Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  • “1846 ve 1847 yıllarında İngilizlerin ve Fransızların isteği üzerine Kürtlere karşı bir harekât yapılır.(1) Bu Harekâttan sonra 1847’de Merkezi Erzurum’da olan bir Kürdistan Eyaleti kurulur. Fransa’nın Van Konsolosunun da belirttiğine göre 1846 Kürt operasyonu Ermenileri rahatlatır ve zenginleşmeye başlarlar.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1069-1070) kitabından…

  • “.. Büyük Türk (Osmanlı’yı kastediyor), çeşitli dinden yirmi milleti barış içinde yönetmektedir. İstanbul’da 200 bin Rum, güvenlik içinde yaşamaktadır… Selim zamanında, öteki Sultanlar zamanında, Türkler Hıristiyanlara, savaşta ölçülü olmayı, zaferde de yumuşak davranmayı öğretmişlerdir.” diyor. Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1054) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • “Ethem’in şerrinden (şiddet içeren kötülüklerinden) Yunan’a sığınan hatta Yunan’ı çağıran köy ve kasabalar görülür.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1020) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Resmi rakamlara göre Osmanlı, 1. Dünya Savaşı’nda 2 Milyon 850 bin kişiyi silâhaltına almış, 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı zaman ancak 560 bin kişi kalmış. Ölü sayısı Larcher’e göre 500-600 bini aşmıştır. Ayrıca Doğu illerinden Ermeni ve Rumlar sayılmazsa 500 bin kadar halk da savaşa kurban gitmiştir. Nüfus 12 milyon iken 10 milyonun altına düşmüştür.…

  • “Sakarya Zaferi’nden sonra firarlar azalır, Temmuz 1921’de 30 bin firar olayı var iken, Kasım 1921’de 3 bine düşer. Mustafa kemal Sakarya savaşını “Subay Savaşı” diye nitelendirir. Bu Savaşa katılan subayların % 20 den fazlası şehit veya yaralıdır. Genç ve acemi askerlere cesaret vermek için subaylar birliklerinin önüne atılmışlardır.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan…

  • “1918 Eylülü’nde Osmanlı İmparatorluğunun nüfusu 450 milyon. Cumhuriyet kurulduğu zaman 10 milyon. Mütarekeden (Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan) sonra ordumuzda çok hızlı bir firar (kaçma, askerden kaçma) furyası başlıyor. Sadece Erzurum’daki 15. Kolordu ayakta kalıyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 973, 974) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • “Yüzbaşı Kemal Bey tarafından Yunan’a karşı savaşmak için kurulan müfreze, dağılıyor ve toplanan gönüllüler Yüzbaşı Kemal’i Yunan’a teslim ediyorlar. Trakya’da 1920 Temmuzunda Yunan ilerleyişi karşısında birliklerimiz dağılırken, Vize-Saray bölgesindeki Süvari Birliğinin halk tarafından zorla silahları alınır ve birlik savaş dışı bırakılır. Komutan Cafer Tayyar Paşa atından düşmüş yerde baygın yatarken, köylüler tarafından Yunan’a teslim edilir.”…

  • “Liman Von Sanders Paşa’nın 1917’de yazdığı “Türk Ordularının Bugünkü Durumu” adlı raporundan: “Türk Ordusunda asker kaçaklarının sayısı 300 bini aşmış bulunuyor. … Türk askeri, özellikle Anadolu askeri mükemmeldir. Bu insanlara biraz özen göstermekle, gereği kadar yiyecek sağlamak ve güvenli bir yönetimle en büyük görevler yaptırılabilir. Ordu’nun birçok kısımlarında savaş yeteneğinin zayıflaması, Türk Genel Kurmaylarının aldığı…

  • “Mustafa Kemal 7. Ordu Komutanı iken, 20 Eylül 1917’de bir Rapor yazar ve bunu Sadrazam (Başbakan) ve Harbiye Nazır’ına (Milli Savunma Bakanı, Enver Paşa’ya) gönderir. Mustafa Kemal’in Yaveri Cevat Abbas’ın öne sürüp İsmet İnönü’nün doğrulamasına göre bu raporu gerçekte, İsmet Paşa hazırlamıştır. (Bu önemli rapordan bazı alıntılar var): “… Askeri politikamız, bir savunma politikası veya…

  • “Osmanlı bütçesi 1. Cihan harbi öncesinde 34 milyon altındı. Duyun-u Umumiye’ye (Dış Borçlar İdaresine) yıllık ödenen borç: 14 milyon altın. 800.000 askerli Ordu’ya maaş olarak ödenen 9,5 milyon altın. Maliye bakanı Cavit Bey bütçeden ek kaynak vermemekte çok direnir. ..8 Ağustos 1914’de Müslüman halk için de Bedelli Askerlik Kanunu çıkar, bu Osmanlı tarihinde bir ilktir,…

  • “Alman Genelkurmay Başkanı Moltke (1) 12 Mayıs 1914’te “Türk Ordusu kesinlikle değersizdir. Ne silahı ne cephanesi ne de yiyeceği vardır, Subayların karıları yolların kenarlarında dilenmektedir.” diyor.”   Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 922) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996); Osmanlı ordusunu eğitmek için 1838’de ülkemize…

  • “Kızıl Ordu’nun başarılı Komutanlarından Frunze 1921 sonlarında Ankara’da Mustafa Kemal ile konuştuktan sonra 22 Aralık 1921’de Dışişleri Bakanı Çiçerin’e bir rapor gönderir: “Halk iyice bitmiş, tükenmiştir, yorgundur, barışı özlemiştir fakat aynı zamanda uzun ve enerjik propaganda sonucu, mücadele zorunluluğunu hayli iyi anlamaktadır. Ordu son derece kötü durumdadır… Fakat Ordu’nun morali hayli yüksektir.” Alıntı: Milli Kurtuluş…

  • “Muhalifler (ikinci gurup) 8.7.1922 günü Meclis’e bir kanun kabul ettirerek, Bakanlar ve bakanlar kurulu başkanının (Başbakan’ın) doğrudan doğruya Meclis tarafından ve gizli oy ile seçilmesini sağlarlar. Bu zamana kadar Bakanlar, Mustafa Kemal’in gösterdiği adaylar arasından Meclis tarafından seçilmekteydi. Ve Mustafa Kemal bakanlar kurulunun doğal başkanı idi ancak bu görevi ona tam bir bağlılık ile Fevzi…

  • “Mustafa Kemal’in Başkomutanlık Kanununun yenilenmesi için 5 Mayıs 1922 son gündür. Meclis’te 4 Mayıs’ta yapılan görüşmede Mustafa Kemal’in Başkomutanlık yetkisi, Meclisin büyük çoğunluğu ile 72 kişi ile düşmüş. Mustafa Kemal 6 Mayıs günü yapılan gizli oturumda Başkomutanlığı bırakmayacağını söylemiş.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 738)…

  • “Kral Konstantin  (İngiltere Başbakanı Lloyd George 15 Ağustos 1921’de “Kral Konstantin Ankara’ya” emrini verdikten sonra) “Ankara’ya doğru” Büyük Yunan Saldırısı emrini 5 Temmuz 1921’de verir. (1) 15 Temmuz 1921’de İnönü, Mustafa Kemal’in uyarısı ile geri çekilme emrini yayınlar. 17 Temmuz’da Kütahya düşer, aynı gün BMM gizli toplantısında evrakların (yazılı belgelerin) Ankara’dan Kayseri’ye taşınması kararlaştırılır, 19…

  • “Ali Çetinkaya: Enver Paşa’nın 1.Dünya savaşından önce kurdurduğu 10.000 kişilik gizli bir ordunun önemli bir kısmının komutanı idi. Kılıç Ali de Enver Paşa’nın kardeşinin emirberi ve daha sonra da ölen, padişahın bendelerinden ve korucularından olan bir maiyet subayı idi. (Maiyet: emrinde birlikte çalışan).  Bunları Rauf Orbay İstiklâl Mahkemesinde söyledi o zaman birisi başkan diğeri üye…

  • “İkinci isyan bölgesi Elâzığ ve havalisi. Şeyh Şerif yanına Yado ile Mısyan, Oxçiyan, Azen kabilelerini, Göktepe ve Palu Zazalarını alarak 21 Şubat günü Palu’yu işgal etti. Beritan Aşireti’ni de alarak 5 Mart günü Elâzığ’a geldiler, bazı yobaz eşraf (şerefliler, ileri gelenler) yüzünden şehre rahat girdiler ve talana başladılar. Hükûmet mensupları esir edildi ve cezaevi boşaltıldı.…

  • “Mart 1925’in sonunda isyan bastırılmıştı. 3 Nisan 1925 günü Şeyh Sait, Şeyh Abdullah, Şeyh Şemsettin, Kân Şeyhleri, Hini’li Salih, Çapakçur Beyleri, Cibran Ağaları, bütün elebaşılar, Solhan’ın Kirvaz köyünde toplanıp buradan Irak veya İran hududuna geçmeye çalışmışlardı. 27 Nisan’da Varto civarındaki Abdullah Paşa Köprüsünde Şeyh Sait ve arkadaşları bir tabur asker tarafından kuşatıldı. Cibranlı Kasım’ın ısrarı…

  • “5 Şubat 1925 günü Piran’da bir mülâzım (teğmen) ile on nefer (er) vardı, Bunlar Şeyh’in silahlı adamları arasında beş katil mahkûmu görünce yakalamak istemişler. Şeyh kendisine hürmeten (saygı göstererek) bu katillere dokunulmamasını rica etmiştir. Genç Mülâzım hatır dinlemeyeceğini ve katillerin teslimini isteyince Şeyh’in kardeşi Abdurrahman ileri atıldı ve yüz silahlı adamı ile karakolu ateşe tuttu…

  • “Şeyh Sait, Ali Rıza ve onlarla gelen iki kişi ile 6 Ocak 1925 günü Karlıova (Xanireş) ilçesine Cibranlı Kamil Bey’in evine gelmişlerdir. Buradaki toplantıda Şeyh Sait her aşiret ağasının aşiretinin başında kalıp, isyan patlayınca, bu kuvvetlerin Hormek Aşireti’ne saldırmasını tembih edip, 8 Ocak 1925 günü Solhan İlçesinin Melekân Köyüne gelmiştir. Burada Şeyh Sait dayısı Şeyh…