Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Askerlik
-
“İsmet ve Mustafa Kemal, Ali İhsan’ın Ordusuna yaptığı bir tamimi (yazılı emri) Meclis’e verdiler. Bu tamime göre Ali İhsan adeta isyan vaziyetine geçmiş bir halde idi. Derhal azlettiler. . Ben .. Rusya’ya gitmeden önce bizim ordu ikiye taksim edilmişti. Birine Yakup Şevki, diğerine Ali İhsan Paşalar kumandan tayin edilmişti. .. Ali İhsan Paşa’nın yerine Nurettin…
-
“Mustafa Kemal Başkumandanlığı bırakmıyor. Süresi bittikçe uzattırıyor. Bu sefer de uzatmak istemediler. Üçüncü uzatmada istemeyenler o kadar çok idi ki, Kanun’un(Başkomutanlık Kanunu) uzatılması teklif edilmiş, çoğunluk sağlanamamış, kanun demek ki reddedilmiştir. İş bitmiş demektir. Fakat bir gün sonra Mustafa Kemal Meclis’e gidip, mebusların bir kısmını yine yalan-dolan, kimini tehdit ile elde etti. Hatta bu sefer…
-
“Bana “Sen Rusya’ya git, silah cephane alıp yolla! Fransa ve İtalya’ya da subaylar yollayıp, oralardan da silah ve cephane alalım.” dediler ve adamlar yollandı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 906) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Çal Dağı’nın düşmesi bütün ümitleri yitirdi. Bunun üzerine Mustafa Kemal umumi ricat (genel geri çekilme) emri vermiş. Bu haber de geldi. Mustafa Kemal ata binmiş, sarhoşmuş, düşmüş, kaburga kemiği de kırılmış. … meğerse on gündür söktüremediğini gören Yunan ordusu ümitsizliğe düşüp ricat emri vermiş. Bunu Fevzi (Çakmak) sezmiş ve Mustafa Kemal’e demiş; “Aman ricat etme!…
-
“Derken Mustafa Kemal Başkumandanlığı kabul etmem dedi ve bunda temerrüt etti Bütün Meclis de buna kızıyor. Meclis pek sinirlendi. O, kabul etmem diyor. Kızmışım. Bir aralık; “Peki senin vücudun âleme rahmet mi? Ne güne duruyorsun? Hangi işe yarayacaksın?” diye bağırdım. Kızılca kıyamet koptu. Mustafa Kemal bana kürsüden küfürler ve tehdit yağdırdı. Ve bu arada yine…
-
“Eskişehir – Afyon cephesinde müthiş yenildik. Bu öyle bir hezimetti ki (ağır yenilgiydi ki), öyle bir kaçış kaçtılar ki, şimendifer (tren) köprülerini, raylarını bile atmaya (bozmaya) zaman bulamadılar veya akıl edemediler. ..İsmet resmi kumandan ama Mustafa Kemal’in rey (oyu) ve emri olmadan, ondan emir almadıkça hiçbir şey yapmaz. Afyondaki saldırının şiddetine rağmen bizim kumanda, harp…
-
“Bu işi o savaşta bulunan subaylardan öğrendim. Sürekli mağlup olan İsmet, son gün büsbütün yenileceğini zannederek, genel geri çekilme emri vermiş. Oysa düşman da yorulmuş, bıkmış geri çekilmeye başlamış. O sırada bizim ilk hattan bir subay Yunanlıların geri çekildiğini görüyormuş. ..Cephenin güney kısmını Refet (Bele) idare ediyormuş. Dumlupınar’da galip gelmiş, Mustafa Kemal de onu alkışlamış,…
-
“Ali Fuat (Cebesoy) Gediz’de Yunanlılara taarruz etti (saldırdı). Perişan oldu. Mustafa Kemal, Ali Fuat aleyhinde fena propaganda yaptı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 675) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Suriye’ye tayin ediliyor. İngilizlere müthiş surette mağlup oluyor, orada İsmet’te bir Kolordu Kumandanı. (Mustafa Kemal) az kalsın esir oluyor. Ali Fuat ve İsmet kurtuluyor perişan Anadolu’ya kaçıyorlar. Mustafa Kemal bu yenilgiden sonra İstanbul’a geliyor. Hem de İzinsiz. Perişan ordu enkazını arkasında bırakarak. Bu Ordu İngilizlere 65.000 esir vermişti. … Hürriyet ve İtilaf Fırkasına giriyor. O…
-
“Bulgar ordusu Tekirdağ’ında ve daha yukarılarda bulunuyordu. Gelibolu Şibih Ceziresini (kısmını) savunmak için bir Ordu gönderilmişti, bu ordunun Erkân-ı Harbi (kurmay subayları) Fethi ve Mustafa Kemal’di. Enver’in tertibi (düzenlemesi) üzerine aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edeceklerdi, Bulgar fırkalarını mahvedeceklerdi. Tertip yapıldı fakat Enver’in hücumunu beklemeden Mustafa Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı.…
-
“Erat (erler) ve halk çok dindardı, genç subaylar dini ihmal ediyorlardı. Cemiyet-i Muhammediye bunları değerlendirmiştir. Bunların başı Hamdi Çavuş’tur. Hamdi Çavuş 31.03.1909’dan önce Saray’a gider, Padişahı görmek ister, göremez, Mabeyincilerden (Padişah Özel kalemi) birisine Padişahın başa geçmesini rica eder. Abdülhamit reddeder, bunun üzerine Hamdi bir sabah erkenden kendi askerlerini ayaklandırır, nerede bir subay görürlerse tevkife…
-
“1 Temmuz 1927’de Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’lar askerlikten emekli oldular.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Eski Bakanlardan Hilmi Uran’ın anlattığı bir fıkra. Kaymakam iken bir köylüye sormuş; “Hemşerim sen ne iş yaparsın?” Köylü; “Esaslı bir işim yoktur Bey, ikide bir askere gel derler, gider gelirim.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 164) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Sakarya isyan bölgesi temizlenirken 14.6.1920’de İzmit civarında İngilizlerle karşı karşıya geldik. Silahlı çatışma olmuş hatta buna gemileri de katılmış. Fakat bu çatışmadan önce birliklerimize gelen bir İngiliz muhabere subayı İngiliz siperlerine yaklaşılmamasını, kendilerinin Türkiye’nin içişlerine müdahale etmeyeceklerini bildirmiştir.” Alıntı: Tek Adam II – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 361) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Dâhiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) Ali Kemal 22.06.1919’da Sadarete yazdığı müzekkere (teklif yazısı) ile Bakanlar Kurulundan Mustafa Kemal’in azl’i (görevden atılması) için gereken yetkiyi çıkartır. 24.06.1919 Amasya Tamiminden bir gün önce de kararı bütün Valilere tebliğ eder. Ali Kemal bu tebliğinde; “Harp ve darp yaygara ve şamata zamanı değildir. En büyük vatanseverlik, barış konferansında mukadderatımız (geleceğimiz)…
-
“Mustafa Kemal’in Ordu Müfettişliğine tayini 2 Mayıs 1919. Paşa, görevlendirme emrini yazan Genelkurmay II. Başkanı Kâzım İnanç Paşa’ya; “Sen onlar ne istiyorlarsa hepsini yaz. Ama şu iki noktayı mutlaka ekle. Onlar bana yeter. İstediğim birinci madde; Samsun’dan başlayarak bütün şark illerinin kumandanı olmaklığım ve bu kuvvetlerin bulunduğu Vilâyetlerin Valilerine doğrudan doğruya emir verebilmekliğimdir. İkincisi ise…
-
“Mustafa Kemal, 17.09.1917’de Başkumandanlık Vekâletine bir rapor gönderdi. Bu rapor kabul edilmeyince hiçbir askerin hiçbir Ordu kumandanının yapamayacağı bir işi yapıyor. Kendi vekilini (yerine bakacak kişiyi) kendisi tayin ederek kendi kendine vazifesinden çekilir.” Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 310 ile 318 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Savaş…
-
“Rauf Orbay’a göre Yakup Cemil başarılı olsaydı, Mustafa Kemal’i başkomutanlığa getirecekti. Yine Rauf Orbay’a göre Mustafa Kemal bu konuda; “Eğer Harbiye Nezaretine gelseydim ilk önce Yakup Cemil’i cezalandırırdım.” diyor.” Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 303) kitabından birebir alınmıştır.
-
“29 Ekim 1914’de savaş başlıyor. .. Almanya ile yapılan ittifaktan ne Padişah ne Kabine ne de Meclis’in haberi var. Sadece Enver, Talat Paşalarla, Meclisi Mebusan Reisi Halil Bey ile Sadrazam Sait Halim Paşa’nın bilgisi var… Türkiye, sınırları bile ortak olmayan Almanya ve Avusturya gibi iki orta Avrupa ülkesinin safında, hem kara hem de deniz yolları…
-
“Ve 30 Mayıs 1913’de Londra’da Barış Antlaşması imzalandı, Edirne Bulgarlara kaldı. Edirne’nin Bulgarlara kalması İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin itibarını iyice zayıflattı. Muhalefet intikam peşindeydi, 11.06.1913 günü sadrazam Mahmut Şevket Paşa öldürüldü. Bu olayı iktidarın terörü takip etti. İdamlar ve sürgünler Cemal Paşa tarafından organize edildi. 29/30 Haziran 1913 günü II. Balkan Harbi çıktı ve 29…