Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  • “Kızıl Ordu’nun başarılı Komutanlarından Frunze 1921 sonlarında Ankara’da Mustafa Kemal ile konuştuktan sonra 22 Aralık 1921’de Dışişleri Bakanı Çiçerin’e bir rapor gönderir: “Halk iyice bitmiş, tükenmiştir, yorgundur, barışı özlemiştir fakat aynı zamanda uzun ve enerjik propaganda sonucu, mücadele zorunluluğunu hayli iyi anlamaktadır. Ordu son derece kötü durumdadır… Fakat Ordu’nun morali hayli yüksektir.” Alıntı: Milli Kurtuluş…

  • “Muhalifler (ikinci gurup) 8.7.1922 günü Meclis’e bir kanun kabul ettirerek, Bakanlar ve bakanlar kurulu başkanının (Başbakan’ın) doğrudan doğruya Meclis tarafından ve gizli oy ile seçilmesini sağlarlar. Bu zamana kadar Bakanlar, Mustafa Kemal’in gösterdiği adaylar arasından Meclis tarafından seçilmekteydi. Ve Mustafa Kemal bakanlar kurulunun doğal başkanı idi ancak bu görevi ona tam bir bağlılık ile Fevzi…

  • “Mustafa Kemal’in Başkomutanlık Kanununun yenilenmesi için 5 Mayıs 1922 son gündür. Meclis’te 4 Mayıs’ta yapılan görüşmede Mustafa Kemal’in Başkomutanlık yetkisi, Meclisin büyük çoğunluğu ile 72 kişi ile düşmüş. Mustafa Kemal 6 Mayıs günü yapılan gizli oturumda Başkomutanlığı bırakmayacağını söylemiş.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 738)…

  • “Kral Konstantin  (İngiltere Başbakanı Lloyd George 15 Ağustos 1921’de “Kral Konstantin Ankara’ya” emrini verdikten sonra) “Ankara’ya doğru” Büyük Yunan Saldırısı emrini 5 Temmuz 1921’de verir. (1) 15 Temmuz 1921’de İnönü, Mustafa Kemal’in uyarısı ile geri çekilme emrini yayınlar. 17 Temmuz’da Kütahya düşer, aynı gün BMM gizli toplantısında evrakların (yazılı belgelerin) Ankara’dan Kayseri’ye taşınması kararlaştırılır, 19…

  • “Ali Çetinkaya: Enver Paşa’nın 1.Dünya savaşından önce kurdurduğu 10.000 kişilik gizli bir ordunun önemli bir kısmının komutanı idi. Kılıç Ali de Enver Paşa’nın kardeşinin emirberi ve daha sonra da ölen, padişahın bendelerinden ve korucularından olan bir maiyet subayı idi. (Maiyet: emrinde birlikte çalışan).  Bunları Rauf Orbay İstiklâl Mahkemesinde söyledi o zaman birisi başkan diğeri üye…

  • “İkinci isyan bölgesi Elâzığ ve havalisi. Şeyh Şerif yanına Yado ile Mısyan, Oxçiyan, Azen kabilelerini, Göktepe ve Palu Zazalarını alarak 21 Şubat günü Palu’yu işgal etti. Beritan Aşireti’ni de alarak 5 Mart günü Elâzığ’a geldiler, bazı yobaz eşraf (şerefliler, ileri gelenler) yüzünden şehre rahat girdiler ve talana başladılar. Hükûmet mensupları esir edildi ve cezaevi boşaltıldı.…

  • “Mart 1925’in sonunda isyan bastırılmıştı. 3 Nisan 1925 günü Şeyh Sait, Şeyh Abdullah, Şeyh Şemsettin, Kân Şeyhleri, Hini’li Salih, Çapakçur Beyleri, Cibran Ağaları, bütün elebaşılar, Solhan’ın Kirvaz köyünde toplanıp buradan Irak veya İran hududuna geçmeye çalışmışlardı. 27 Nisan’da Varto civarındaki Abdullah Paşa Köprüsünde Şeyh Sait ve arkadaşları bir tabur asker tarafından kuşatıldı. Cibranlı Kasım’ın ısrarı…

  • “5 Şubat 1925 günü Piran’da bir mülâzım (teğmen) ile on nefer (er) vardı, Bunlar Şeyh’in silahlı adamları arasında beş katil mahkûmu görünce yakalamak istemişler. Şeyh kendisine hürmeten (saygı göstererek) bu katillere dokunulmamasını rica etmiştir. Genç Mülâzım hatır dinlemeyeceğini ve katillerin teslimini isteyince Şeyh’in kardeşi Abdurrahman ileri atıldı ve yüz silahlı adamı ile karakolu ateşe tuttu…

  • “Şeyh Sait, Ali Rıza ve onlarla gelen iki kişi ile 6 Ocak 1925 günü Karlıova (Xanireş) ilçesine Cibranlı Kamil Bey’in evine gelmişlerdir. Buradaki toplantıda Şeyh Sait her aşiret ağasının aşiretinin başında kalıp, isyan patlayınca, bu kuvvetlerin Hormek Aşireti’ne saldırmasını tembih edip, 8 Ocak 1925 günü Solhan İlçesinin Melekân Köyüne gelmiştir. Burada Şeyh Sait dayısı Şeyh…

  • “Her Alay’ın başında tek bir harf okumasını dahi bilmeyen bir Kaymakam (Yarbay)dikilmiştir. Bu Kaymakamlar da o aşiretin eski ağası idi. Yine her Alay’da Aşiret Ağasının arkasından iki Binbaşı ve Aşiret ileri gelenlerinden dört Yüzbaşı, sekiz Mülâzım (Teğmen) vardı. Bunların hiç biri okuma yazma bilmezdi. 1893 yılında bu Hamidiye Alaylarının Kaymakamları, Padişah’ın huzuruna çıkmışlar, Abdülhamit bunlara…

  • BAKKAL’IN NOTU (1993); Müşir; Mareşal, 1. Ferik; Orgeneral, Ferik; Tümgeneral ile Korgeneral arası, Mirliva; Tuğgeneral ile Tümgeneral arası, Miralay; Albay, Kaymakam; Yarbay ve Binbaşı, Kolağası; Kıdemli Yüzbaşı ve Yüzbaşı,  Mülâzımı Sâni; Üsteğmen, Mülâzımı Evvel; Teğmen, Çavuş, Onbaşı ve Nefer yani er. Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf.?) internetten…

  • “23 Eylül 1922’de İngiliz Hükûmeti müttefiklerle birlikte Ankara’ya bir nota (Diplomatik İhtar yazısı) yollar: “tarafsız Bölgeye asker gönderilmemesi” istenir. Aynı gün Türk süvarileri (atlı birlikler) tarafsız bölge sınırını aşarlar. Ama Türk süvarileri tüfeklerinin namlularını yere doğru tutarak, savaşmak niyetinde olmadıklarını belirtirler. (1)    Londra Harrington’a; “Türk askeri tarafsız bölgeyi çiğnerse ateş açma yetkisi verir ve…

  • “Kâzım Karabekir Paşa’nın 15. Kolordusundan başka, öteki Kolordular bir iskelet haline getirilir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır BAKKAL’IN NOTU (2007): 15. Kolordu’nun Sovyet yayılmacılığına karşı bir güç olarak bulunması, İngiltere’nin de yararına olmalıdır.

  • “Diyarbakır’da Umumi Müfettişlik kuruldu, başına da Mahmut Tâli Bey (1) getirildi. 30.000 mavzer (beş kurşun atabilen ve zamanın en iyi Alman tüfeği) ve 130.000 silah verildi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993); Mustafa Kemal’in yaveri, yakın koruması yani,  Mahmut Tâli Öngören Selaniklidir

  • “Batı Cephesi Komutanı (İsmet Paşa) 61. ve 11. tümenler ve geçici güçlerle (1) 24 Ekim 1920’de Gediz’deki düşmana saldırıldı. Efendiler, dalgalı, düzensiz ve komutasız bir takım savaşlardan sonra bildiğiniz gibi Gediz de yenildik. .. cephenin her yanında yeniden genel bir yenilgiye uğradık.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 –…

  • “Bütün hayatım süresince şunu gördüm ki: Belirli usul ve haklara dayanarak kademe kademe yükselmeyip te bir hamlede birkaç merhale (aşama) atlayanlar, dengesini kaybediyor. Dehâsı (olağanüstü aklı) sayesinde oraya çıkmaya hak kazandığını zannediyor.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 772) kitabından birebir alınmıştır.

  • “20 Eylül 1920’de Ermeni harekâtına Mustafa Kemal Paşa’nın müsaade eden telgrafı geliyor…. 28 Eylülde de saldırı başlıyor.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 847) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İsmet Paşa kuvvetleri sağ cenah (kenar) gerisinde toplamış, Fevzi Paşa bunu düzeltmiş, sol cenaha sevk etmiş… Sakarya Meydan Muharebesinin son günü, Mustafa Kemal Paşa savaşı kaybettiğine hükmederek, ricat (geri çekilme) emri vermiş ise de Fevzi Paşa, bunu, sabahki durumu gördükten sonra kumandanlara bildirmeyi uygun görmüş. Hâlbuki sabahleyin düşmanın ricatı görülünce, zaferin bizde kalması temin olmuş.…

  • “TBMM Dersim meselesini konuşurken sorumlu komutan olarak Abdullah Alpdoğan Paşa’ya yetki veriliyor.” Alıntı: Belgelerle Dersim Raporları – Faik Bulut (1992 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bekir Sami Bey Ödemiş’ten Dâhiliye Nezaretine (İçişleri Bakanlığına) telgraf çekiyor; “Yunanlılar güzel İzmir’i işgal ettiler. Kâfi (yeterli) kuvvet, kudret ve imanımız vardır. Emirlerinizi makine başında bekliyorum.” İstanbul Bekir Sami Bey’e cevap verir; “Talimatı Validen alınız.” Telgrafın altındaki imza; Timyolyon’ du. Bekir Sami Bey, Dâhiliye Nazırına yeniden bir telgraf çekti; “Ben, Timyolyon adında bir Müsteşar’ı tanımıyorum.…