Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  • Rusya ilk defa halkların özgürlüğü için Osmanlı halifelik tahtında oturan Sultan Mahmud’a karşı savaş açınca ve büyük bir cesaretle onun gücünü dağıtıp, Yunanistan da bağımsızlık ilan edilince, Sultan Mahmud çok geniş bir alana yayılmış olan imparatorluğundaki irili ufaklı çeşitli halkların hızla Yunanistan’ı örnek alabileceklerini, bunun da kutsal halifelik tahtını tehlikeye düşüreceğini hissetti.  Sf. 155 Yıllar…

  • Buralarda hiç gıybet, kötülük, gevezelik, sövme kötü düşünce, kibir, kin ve düşmanlık yoktur. Ama başka kavimlere düşmanlık ederler. Üzerlerine gidip mallarını yağmalarlar. Bütün Kalmuk kavmi on iki padişahlıktır. Her biri beşer, altışar yüz bin adama sahiptir. Hepsinin dilleri birbirlerine başka olup on iki dilleri olduğu inşallah yerleriyle birlikte yazılacaktır. Karanlık dünyaya varınca dünyayı sarmış çeşitli…

  • Savaşlarda ele geçirilen güçlü kuvvetli esirler Orhan Gazi döneminde pençikoğlanı adıyla nefer olur, pençikoğlanı teşkilatı kurulur, Murat I zamanında Gelibolu ocağı adıyla ocak kurulur ve kapıkulu ocaklarının temeli atılır. Murat II zamanında çıkarılan devşirme kanunu ile Rumeli Osmanlı tebaası Hıristiyan çocuklarından 8-18 yaş arası gürbüz olanları devşirilir. Bu iş ile yeniçeri ağası ile acemi ocağı…

  • Azap (1) Enveri’nin Düsturname adlı eserinde geçer. Azap, ok ve kancalarıyla düşman gemilerinin arkasına takılan Timur Paşa tayfalarıdır. Zanaatkâr ve köylü Türklerdir. Fatih bunları daha sonra sınır şehirlerinde ve kale birliklerinde kullanır. Dönmelerden oluşan akıncıların tam karşıtıdır. Sf. 220, 221 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı…

  • Çift bozanın zorla tarlasının başına getirilebilmesi ve çift bozan resmi alınması söz konusudur. Ama bu feodal düzende olduğu gibi kişisel ve özel bir tabiiyetin ve sahipliğin sonucu değil, devlet nizamıyla ilgili bir amme hukuku müessesesidir. Amaç üretimi korumaktır. Sipahilerin birbirinden raiyet (emirlerindekileri) çalması yasaktır. Kaçak köylüyü iade şarttır. Elinde bir “çiftlik” yeri olan reaya, Bursa…

  • İnalcık’a göre, “Osmanlı istilasının mahiyet ve esprisine ait eski kanaatlerde bir hayli değişiklik yapmak ve bilhassa bu istilayı bir haçlı seferi mistiği içinde Hıristiyanlık dinini ve Hristiyanları yok etmek için harekete geçmiş bir taassup dalgası halinde görmekten vazgeçmek lazımdır. Hakikaten, elde mevcut arşiv vesikaları, Arnavutluk için olduğu kadar, fethe ait bir tarihe ait olmadıkları halde…

  • Suriye, ülkenin kuzeydoğu köşesinde bulunan Cezire bölgesinde yerleşmiş yaklaşık 1 milyonluk bir Kürt nüfusa sahiptir. Suriye Kürtlerinin çoğunluğu, Türk baskısı nedeniyle 1920’lerde sınırın öte yakasına kaçarak Türkiye’den bu bölgeye gelmiş sığınmacıların torunlarıdır. Bu yüzden kuvvetli bir Türk karşıtlığı eğilimine sahip olan bu toplulukların Irak’taki komşu Kürt bölgelerine erişimleri gayet kolaydır. Sf. 181 Alıntı; Yeni Türkiye…

  • “Kürt mafyası” Turgut Özal döneminde çok büyümüştü. Kürt işadamları çok zengin olmuşlardı. Türkiye’nin en zengin yüz işadamının yarısı Kürt’tü. Devletin önemli köşe başlarında Kürtler bulunuyordu. Meclis’te yüzü aşkın Kürt milletvekili vardı. PKK da giderek büyüyordu. İstanbul’da her ay milyarlarca lira bağış topluyordu. 1993 yılında Millî Güvenlik Kurulu’nda, “PKK’ya karşı topyekûn ve kesintisiz savaş” kararı alındı.…

  • Zürich’te, Sarı Avni’nin yazıhanesinde buluştular. Çaylar içilip hal hatır sorulduktan sonra, iş konuşmaya başladılar. 100 kilo baz morfine ihtiyaç vardı. Behçet Cantürk, Sarı Avni’ye, “Askerlerin bizim işe bir zararları yok. Bu nedenle, o iş kolay. Bir çaresine bakarız.” Sf. 49 Alıntı; Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 15. Baskı Ekim 2005 – Sf.…

  • Gladio adı o tarihlerde henüz bilinmiyordu. Bu karmaşık ilişkilerin arkasında bulunan örgütün adının Gladio olduğunun anlaşılması için 1990 yılını beklemek gerekti. İtalyan Savcı Felice Casson, yeraltına gömülü çok sayıda silah deposu buldu ve bunların İtalyan gizli servisinin emrinde olduğunu saptayınca harekete geçti. Başbakan Giulio Andreotti’ye gizli servisin arşivlerini inceleme izni için başvuruda bulundu. Uzun süre…

  • Mücadele tekniklerinden birisi de şiddet hareketleri ve misillemeleridir. Ancak bu tekniğin halka uygulanışının çok hassas olduğu unutulmamalıdır.         Cihat Akyol- Tümgeneral Özel Harp Dairesi Başkanı – “Gayri Nizamî Kuvvetlere Karşı Harekât” (Silahlı Kuvvetler Dergisi, Mart 1971, s.14) s. 212 Tehlikenin büyüklüğünü ispat yollarından biri de, eldeki hadiselerin sayısını artıracak, sanki ayaklanma kuvvetleri yapıyormuş gibi halka…

  • Türkiye NATO üyesi olduğu için böyle bir kuruma sahip olması doğaldır. ABD’nin de bu kurumu desteklemiş olmasını yadırgamam. 21 Kasım 1990 William Colby CIA Başkanı. s. 210 Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 210) kitabından birebir alınmıştır.

  • 197l’in son günlerinde kurulduğunu öğrendiriniz kontrgerilla örgütü Genelkurmay başkanının emriyle İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve MÎT tarafından müştereken kanundışı kurulmuş, yönetilmiş ve kanundışı çalışmış bir örgüttür. Kuruluşu yasaya aykırıdır. 1978 Sadi Koçaş 12 Mart cuntasının başbakan yardımcısı; (Atatürk’ten 12 Mart’a kitabından) s. 209 Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005…

  • “Kadıköy’deki köşkü kontrgerilla örgütüne özel olarak hazırlattım.” 1 Ekim 1973 Faik Türün,12 Mart cuntasının İstanbul Sıkıyönetim komutanı. s. 208 Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 208) kitabından birebir alınmıştır.

  • 26 Kasım 1996 Kenan Evren. Emekli Cumhurbaşkanı; “Kanaatim o ki, Genelkurmay başkanlığım sırasında bu teşkilat (Özel Harp Dairesi) görevi dışında kullanılmadı. Ama belki bana intikal ettirilmeden bazı yerlerde gayri resmî olarak teşkilattan bazı kişiler bu işe bulaşmış olabilir. Bunu bilemem:” s. 207 Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005…

  • 6 Mart 1978 Orgeneral Semih Sancar Genelkurmay Başkanı; “Bilindiği üzere Gayri Nizamî Savaş’ın adı “gerilla harbi” dir. Buna karşı aldığımız tedbir “kontrgerilla harbi” dir. Bizde kontrgerilla diye bir kuruluş yoktur. Özel Harp Dairesi vardır.” s. 206 Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer Ersever bu karanlık işlere karıştı ise bunu kendine çıkar sağlamak için mi yapmıştı? Yoksa devlet çıkarı için mi yapmıştı. Bilindiği gibi, dünyanın her ülkesinin istihbarat (özellikle kontrgerilla) örgütleri giderlerinin büyük bir bölümünü uyuşturucu, silah kaçakçılığı gibi yasadışı yollardan elde ederler. İtirafçıların bir bölümü JİTEM’e memur yapılıyor. Bir devletin örtülü ödeneğinden maaş alıyor. Ancak bunlar…

  • (Cem Ersever Anlatıyor;) Yine bunların yaptıkları bir başka iş; gasp! Araba kaçırıp satarlar. Adam soyarlar. Bak, bir devlet yetkilisi çıkıp da ‘Bunlar doğru değil, Ersever yalan söylüyor’ diyemez. Devlet bunların hepsini biliyor ve göz yumuyor. İtirafçılara mecbur kalmıştır koskoca Türkiye Cumhuriyeti. s. 161 Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos…

  • Ersever basına çatmaya başladı. “Her aldığınız haberi doğru olup olmadığına bakmadan yazıyorsunuz. Geçen gün televizyonun karşısına geçtim. Uzun boylu, yakışıklı, yılların gazetecisi ve televizyon programcısı bir adamı seyrettim. Güya her haberi çekinmeden yaparmış. Yahu arkadaş, adam 1981 yılında Soğukoluk’tan yirmi tane kızı Ortadoğu’ya sattı. Sonra tutup Soğukoluk’un haberini yaptı! Mutlaka Soğukoluk’un patronlarıyla arası açıldığı için…

  • (Cem Ersever Anlatıyor;) “Sakallı, Elazığlı. Dört veya beş kişiyle dolaşır. Elazığ’da 1970’li yıllarda sıkı bir MHP’liymiş. Hatta bir ara Türkeş’in koruma görevlisi olmuş veya şoförlüğünü yapmış. O dönemde de tetikçi.” “Sizin basın ve yöre halkı ondan hep Sakallı diye bahsetti. Aslında biz onu ‘Yeşil’ diye biliriz. Kod adı Yeşil’dir!” “Bakın, ne polis ne de asker…