Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları 1 – Kâzım Öztürk

  • Hastalarıma gerçek meyveden alınan früktozu sınırlayıp, beslenmelerinden glüteni ve işlenmiş früktozu çıkarmalarının, mikrobiyom ile beynin işlevini ve sağlığını korumanın ilk adımı olduğunu söylemeyi seviyorum. Sf. 172 Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.

  • Karaciğer için de büyük bir yüktür, zira früktozu diğer moleküllere dönüştürmek için çok fazla enerji harcamaya zorlanır, böylelikle diğer işlevlerini yeterince yerine getirememe gibi bir risk de ortaya çıkar. Bu enerji tükenmesinin yansımalarından birisi de ürik asit üretimidir, bu da yüksek tansiyon, gut hastalığı ve böbrek taşıyla bağlantılıdır. Sf. 163 Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain…

  • Yirmi yıllık bilimsel literatür, depresyondan şizofreniye kadar akıl hastalıklarında enflamasyonun rolünü vurguluyor. Sf. 87 Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mesela tekerlekli sandalye ve mesane kateteri kullanmasını gerektirecek kadar korkunç bir MS hastalığı olan bir adamdan bahsedeyim. Tedaviden sonra sadece kateterden kurtulup destek almadan yürüme becerisine kavuşmakla kalmadı, aynı zamanda MS hastalığı da gerileme sürecine girdi. Sf. 16 Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları,…

  • Pratik Aklın Eleştirisi’nde Kant, ahlaki bir yaşam sürmek için insanların doğruluğu sevinçle ödüllendirecek bir idareciye gereksinimleri olduğunu öne sürdü. Bu görüş açısında, Tanrı sadece ikincil bir düşünce olarak ahlak sistemine eklenmişti. Dinin merkezi artık Tanrı gizemi değil ama insanın kendisiydi. Sf.450 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus…

  • Muhammed’in ilk biyograficileri daima Arapların Kur’an’ı ilk duyuşlarında yaşadıkları derin şaşkınlığı ve hayreti ifade ederler. Birçoğu o anda din değiştirmiş, dilin bu olağanüstü kullanımının ancak Tanrı’dan gelebileceğine inanmıştır. Dine giren birinin bu deneyimini kapalı kalmış duygularının ilahi bir fetihle uyandığı ve duygu seline kapıldığı biçiminde anlatması çok rastlanan bir durumdur. Sf. 227 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi…

  • Bazı yazarlar tarafından söylendiği gibi, birbirine benzeyen parçalar, birleşme eğilimindedirler; bu genellikle azman bitkilerde görülür; taç yapraklarının birleşip tüp oluşturduğu gibi, normal yapılarda da, birbirine benzeyen yapıların birleşmesinden daha doğal bir şey yoktur. Sf. 161 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eski Yunanlar yaşamla ilgili olarak bu bakış açısını yakalayan bir benzetme yapmışlardı: Bir arabacısınız ve iki tekerlekli at arabanız güçlü kuvvetli iki at tarafından çekiliyor. Beyaz at aklın, siyah at tutkunun temsilcisi. Beyaz at sizi sürekli olarak yolun bir tarafına, siyah at da diğer tarafına çekmeye çalışıyor. Sizin işiniz dizginleri sıkıp ikisini de kontrol altında…

  • Son yıllarda devletler ve piyasalar daha da güçlenip yerel toplulukları iyice ortadan kaldırınca şiddet oranları daha da azaldı. Bugün tüm dünya ortalaması yılda 100 binde 9 cinayettir ve bunların büyük bölümü Somali ve Kolombiya gibi zayıf devletlerde gerçekleşir. Avrupa’nın – merkezi devletlerindeyse ortalama 100 bin ölümün 1’i cinayettir. Sf. 361 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) –…

  • Almanya’da tecavüz yasaları henüz 1997’de yeniden düzenlenerek evlilik içi tecavüz için yasal bir kategori oluşturuldu. Sf. 151 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çoğu toplumda kadınlar erkeğin malıydı, genellikle de babalarının, kocalarının ve erkek kardeşlerinin. Çoğu yasal sistemde, tecavüz, mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirilirdi. Başka bir deyişle, kurban tecavüze uğrayan kadın değil, ona sahip olan erkekti. Durum bu olunca yasal çözüm de mülkiyetin el değiştirmesi oluyordu. Tecavüzcü, kadının babasına veya erkek kardeşine parasını ödeyerek kadının mülkiyetini kendi üzerine…

  • Hammurabi Kanunları, Babil toplumunun düzeninin tanrılar tarafından belirlenmiş evrensel ve ebedi adalet ilkeleri temelinde olacağını öne sürer. Hiyerarşi ilkesi muazzam önemdedir. Kanunlara göre insanlar iki cinsiyete ve üç sınıfa ayrılırlar: üst insanlar, sıradan insanlar ve köleler. Her bir cinsiyetin ve sınıfın farklı değerleri vardır. Sıradan vatandaş olan bir kadının hayatının değeri 30 gümüş şekel, köle…

  • Yine de bütün bunların hiçbiri, insanların kendilerinin yaratıp birbirlerine anlattığı hikâyelerin dışında gerçekleşmez. Evrende hiçbir tanrı, millet, para, insan hakkı, yasa ve adalet insanların ortak hayal gücü dışında var olmaz. Sf. 41 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 41) kitabından birebir…

  • Biyologlar organizmaları türler hâlinde sınıflandırır. Hayvanlar eğer birbirleriyle çiftleşip üretken yavrular yapabiliyorlarsa aynı türe ait kabul edilirler. Atların ve eşeklerin yakın geçmişten ortak bir ataları vardır ve bu iki hayvan pek çok fiziksel özelliği paylaşır. Buna karşılık birbirlerine pek az cinsel istek duyarlar. Eğer teşvik edilirse çiftleşirler de, fakat katır adı verilen yavruları kısır olur.…

  • Önce inançlar oluşur, ardından inançlara ilişkin açıklamalar gelir. Sf. 351 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 351) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yakınlık etkisi: Yakın dönemdeki olaylar önceki olaylardan daha fazla fark etme, hatırlama ve daha değerli sayma eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öykü uydurma eğilimi: Anılan hayal gücüyle birleştirme ve başka kişilerin anlattıklarını kendi başından geçmiş gibi aktarma eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • Normallik eğilimi: Daha önce olmamış bir felaketin yaşanma olasılığını yok sayma eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beklenti eğilimi / deneyci eğilimi: Gözlemcilerin ve özellikle bilimsel deney yürütenlerin bir deneyin sonucuyla ilgili beklentilerine uyan verileri görme, seçme ve bildirme, buna karşılık aynı beklentilerle çatışıyor görünen verileri görmeme, yok sayma ya da inanılır bulmama eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 –…

  • Sonradan bakış eğilimi, zamanın tersine çevrildiği bir tür doğrulama eğilimi olarak, şimdiki bilgilere uyacak şekilde geçmişi yeniden kurgulama eğilimidir. Bir olay meydana geldikten sonra, dönüp geriye bakarak, bu işin nasıl olduğunu, niçin başka bir seyir yerine öyle bir seyir izlediğini ve ortaya çıkışını niçin görmüş olmamız gerektiğini yeniden kurgularız. Sf. 328 Alıntı; İnanan Beyin –…