Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük
-
“Harekât Ordusu’nun Komutanı bile, bastırmak üzere geldiği olayı, irtica olarak değerlendirmiyor. Harekat Ordusu Komutanı Hüseyin Hüsnü Paşa İstanbul halkına dağıttığı ilk beyannamesinde, 31 Mart Ayaklanmasını bütün alem-i İslam’ın tel’in ettiğini (lanetlediğini) belirtiyor ve amacın istibdat yönetimine dönmek olduğunu kaydediyor…… ve ordunun namusunu ikmal etmek için geldiğini ilan ediyor. 31 Mart 1909 tarihinde isyan, ordu içinden…
-
“1874 Yılında Balıkesir’de doğan Hüseyin Cahit’in çok kavgacı kişiliği var. Hırslı, …. Okumayı seviyor, çok istediği 17 ciltlik Larousse Ansiklopedisinin karşılığını ödeyebilmek için 3.500 sayfa polis romanı çevirmeye razı oluyor. Düz yazının gelişmesine en büyük katkıda bulunanlardan birisi oluyor. Dilin gelişmesine katkıda bulunmakla birlikte, sadeleşmesine karşı çıkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük…
-
“Osmanlı dönemi aydınları, Osmanlı Devleti’ne karşı bağımsızlık mücadelesi veren halklar Marksizm’e sahip çıktıkları için, Marksizm’den uzak durdular.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 656) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İttihat ve Terakki içinde eli kalem tutanlar, Hüseyin Cahit Yalçın, Maliye Nazırı Cavit Bey, Kurucu Dr. Abdullah Cevdet, net bir İngilizci çizgi izliyorlar. Sabahattin de (Prens) burada duruyor. Eli silah tutanlar, ordudan gelenler… Almancı bir politikanın sahibi görünüyorlar. Eli silah tutanlardan Yakup Cemil, İngilizlere dönüyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…
-
Marks, “Tarihte her olay iki kez oluyor, birincisi trajedi ve ikincisi komedi olarak yaşanıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 606) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Prens, özel teşebbüs ile önce toplumu oluşturacak entitelerin (niteliklerinin) gelişmesini istiyor. Müslüman ve Müslüman olmayan halklara bir yönetim özerkliği, Adem-i Merkeziyet (Merkezden idare olmaması) verilmesini istiyor. Bireyci eğitime, bireyci aileye ve yerinden yönetim şekline taraftardır. …bir noktada Le Play’den ayrılıyor Le Play ve yandaşları çalışmalarını saha çalışmasına yöneltirken, Prens’te bu yoktur. Sabahattin, 1906 yılında yeni hareketinin…
-
“Bir akımın kişilik kazanabilmesi için, iki yönden ayrışması gerekiyor. Bunlardan birisi, daha sonradan o akımı oluşturan canlıların kendilerini “ayrı” düşünmeleri oluyor. Bu, akımın “ayrışma bilincidir” . Bir de toplumun diğer canlılarının bu akımı “ayrı” düşünmesi zorunludur. Bu ise bir akımın kişilik kazanması için gerekli toplumsal bilinçtir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin…
-
BAKKAL’IN YORUMU (1995, 2008): Hoca’ya göre, Birinci Dünya Savaşı’nda yöneticiler İslam ülkelerinin kendilerinden yana cihat edeceklerini zannediyorlar. Bunun hayal kırıklığı laisizmi pompaladı. Müslüman devletlerinin Osmanlı Devleti üzerinde yıkıcı etkileri oldu. Cumhuriyetin ilk on-on beş yılında Musul ve Hatay gibi önemli sınır tartışmaları da laiklik düşüncesine ivme kazandırıyor. Yalçın Küçük’ün bu görüşlerine katılıyorum ancak Laikliğin ivme…
-
“Eylemden doğan eylemlerin derine inme gücü az, kalıcılık özelliği zayıf oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 627) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Osmanlı döneminde Türk gericiliğinin temellerini atan iki prens ,… Prens Sait Halim Paşa ile Prens Sabahattin’dir. Prens Sait Halim Paşa, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın torunu. 1863 Kahire’de dünyaya geliyor. Özel öğretmenden yabancı dil öğreniyor ve İsviçre’de üniversite öğrenimi görüyor. 1912 yılında İttihat ve Terakki Cemiyetine Kâtibi Umumi (Genel Sekreter) oluyor. Birinci Dünya Savaşının başladığı zaman…
-
“Ziya, hiçbir zaman ciddi Durkheim’ci olmadı ve sosyolojik sayılabilecek bir çalışma yapmadı. Yükseköğrenimi olmayan, yalnızca birkaç yıl Baytar Lisesinde okumuş Ziya, … Üniversite’de Profesör oluyor. Öğrenciler bir heyet yapıp Fakülte Müdürü ve Maarif Nazır’ına Ziya’yı şikâyet ettiler. Ziya görevinden alınıp Diyarbakır’a İlköğretim müfettişi oldu. Ziya, Enver için yazdığı şiirleri Mustafa Kemal için de hemen hemen…
-
“Birinci Tez: Türk gericiliği aydın düşmanlığıyla başlar. İkinci Tez: Türk aydını, memur olarak doğduğu için, Türk gericiliği bürokrasi düşmanıdır. Üçüncü Tez: Türk gericiliği Tanzimat düşmanıdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 589, 590) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Dine karşı en şiddetli tepkiyi II. Mahmut gösterdi. Bektaşi tekkelerini dağıttı,… Kavuklu mezar taşlarını bile kırdırttı. Kemalizm, din kurumuna değil dinin bazı kurumlarına cephe aldı…. Her iki hareket de hiçbir zaman teorik bir özellik kazanmadı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 562) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
“Hareket Ordusu, ne düzenli bir Ordudur, ne de düzenli bir Ordunun parçası, tümüyle gönüllülerden kurulan, sayısı ve yönetimi çok milli olmayan tam bir silahlanmış halk topluluğudur. Resmi ordu ile bir ilişkisi yok. …yalnızca, İttihat ve Terakki’nin militanı olan bazı genç subaylar bulundular. Yer yer birlikte komuta ettiler.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük…
-
“Mustafa Kemal Bey: Erkân-ı Harp Kolağası (Kurmay Yarbay), 1926’daki İzmir suikastı sırasında Cumhurbaşkanı. Pirlepe’li Fethi Bey (Oyar): Erkân-ı Harp Binbaşısı, İzmir Suikastı öncesinde Başbakan. İzmir’li İsmet Bey (İnönü): Erkân-ı Harp Kolağası, İzmir suikastı sırasında Başbakan. …Vehbi Paşazade Süleyman Askeri Bey: Erkân-ı Harp Kolağası, Teşkilat-ı Mahsusa (Özel Teşkilat, MİT, Özel Harp Dairesi gibi) Başkanı. Ohri’li Eyüp…
-
“Bizim ihtilâllerin “düşünür”ü yok! Son yüz elli yıldır Türkiye’de birçok ihtilâller yaşandı, Türkiye’nin bir tek ihtilâlci düşünürü oldu mu? Avrupa ve Rusya’da yıkmakla işe başlayan aydın, Türkiye’de kurmak için doğdu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 560, 561) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2008): Türkiye’deki ihtilallerin…
-
“Ahlaklı olabilmek için mutlaka kavga etmek gerekiyor, çünkü kavga bir hareketi içeriyor. Duran bir nesnenin ahlaklı olup olmadığına karar vermek imkânsızdır: çünkü ahlak mutlaka bir harekette ortaya çıkıyor. Ancak her hareket de, ahlak araştırmasının alanına girmiyor, yalnızca iradi (bilinçli) olan hareketler bir ahlak sisteminin içinde oluşuyor. Ahlak iradi hareketlerin başlatıcısıdır. Ahlakın kaynağını akılda bulmak imkânsızdır. …
-
(İlber Ortaylı’dan alınmış:) “Akif, Trablusgarp Savaşı sırasında Sırat-ı Müstakim’de, “Osmanlı ve İslam Muhibbi (seveni) Almanlara Açık Mektup” yayınlıyor.” “Biz mahvolursak doğunun anahtarı Almanların değil rakiplerinin eline geçecektir. Doğuyu korumak ve uygarlaştırmak, doğuya doğru Osmanlı ile birlikte gitmek, Doğu’yu al! Ticaret ve sanayi için kazanmak… işte kendisini bilen Osmanlı ve Alman Hükümetleri için büyük bir program.” Alıntı:…
-
“Ahlak yalnızca harekette vardır. Hareketsiz olanın ahlakı yoktur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 541) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Dünyanın her yanında ve tarihin her kesitinde yenilikçiler, içinde yaşadıkları toplum için bir tür acayip yaratıklardırlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 551) kitabından birebir alınmıştır.