Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük

  • “Devlet Başkanlığı köşkünden İsmet Paşa’nın desteği ile Garip Akımı başlatılıyor. Tam bir kaçış akımıdır. Abdülhamit’in Sarayından desteklenen Servet-i Fünûn akımı da bir kaçış akımı olmuştur.  Garip Akımı ve Orhan Veli ile diğer öncüleri, Türk Aydınının yüz karasıdır; Aydın olmaya reddiyedir. “Halkçılık” adına büyük bir tembelliğin ötesinde, insan ruhunu ve yapısını basitleştirici, insanlığın ortak kazanımı olan…

  • “Dilin gelişmesi için önce düşüncenin gelişmesi gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 418) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kollektivitede onu oluşturan bireylerinkinden daha zengin bir akıl var.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 439) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Unutulmamalı, Abdülhamit Türk Tarihinin önde gelen reformatörlerinden biridir; Ancak, mevcut yapıyı korumak için reform yapmak zorunluluğunu duyuyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 441) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Batıda, Rusya da dâhil, edebiyat kelimesi, Latince harf anlamına gelen ittera kelimesinden geliyor.  Tanzimatçılar iyi davranış demek olan “edep” kelimesinden edebiyatı türetiyorlar. Tanzimat’tan önce Türkiye’de edebiyat yoktur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 397) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osmanlı toplumunun yükselişi döneminde de yönetime katılım, dikey mobilite bir yana, tebaanın şikâyet ederek dertlerini bildirmesine de dayanıyor. Tebaa başkente ve saraya, dilek ve şikâyetlerini yazıyla bildirmek hakkına sahip. Bunlar çok büyük bir ciddiyetle ele alınıyor: Ciddiyetten özel defterlere geçirilmesi anlaşılıyor.  Hamit, şikâyet hakkını modern bir kurum haline getirdi.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II –…

  • “Hamit, Namık Kemal’in oğlu Ali Ekrem’i (Bolayır) mabeyin (Yakınındaki, özel kalem) kâtipliğine atıyor. Ali Ekrem on sekiz yıl Yıldız Sarayı’nda ve Hamit’in yakını olarak çalışıyor.  Namık Kemal ölümünden 29 gün önce babasına mektup yazıyor, bu mektupta Hamit’in saltanatının uzun olması için duacı olduğunu söylüyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…

  • “Sanat yeni insan yaratır…..Dehâ, tekilde soyutu; geçicide kalıcı olanı görebilmektir” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 386) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dâhil, pek az devlet başkanı Abdülhamit kadar eğitimle ayrıntılı bir biçimde ilgilenmiştir.  Ahmet Hamdi Tanpınar, ‘Yaşadığım Gibi’de şunları yazıyor: “Garptaki teknik ve geleneği ile güzel sanatlar ülkemizde Abdülhamit devrinde, müze müdürü ve kurucusu Hamdi Bey’in himmetiyle başlar. İlk Türk resim ekolü de o yıllarda eserini verir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Vulgarize etmek veya Popülarize etmek her ikisi de halklaştırmak demek oluyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Genel tez şu; Eylemli olarak halkçı bir yönetimde, halkçı muhalefet olamaz.   Özel tez şu; Abdülhamit yönetiminde her hangi bir muhalefet hareketinin muhalefet şansı yoktur.    Abdülhamit döneminde muhalefet içeren her hareket, kadro hareketi olmak zorundadır.   İttihat ve Terakki hareketi ile Servet-i Fünûn hareketi kadro hareketi olarak doğdular ve geliştiler.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın…

  • “İsmail Hami Danişmend; “Musikiyi, Guatelli ve Lombardi adında iki İtalyan öğretmenden öğrenmişlerdir, Sultan Hamit’in garp (batı) müziğini şark (doğu) müziğine tercih etmesi, işte bundandır. Özellikle Türk müziğini hazin bulduğundan bahsedilir.”  diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 355) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ali Fethi (Okyar) Abdülhamit’i tahttan indirildikten sonra Selanik’e götürüyor. “Hiç şüphesiz şahsen merhametli idi. Otuz üç yıllık saltanatında icrasını emrettiği ölüm fermanı sayısı on bir idi.” diyor. Mithat Cemal Kuntay: “Hamit üç şeyden korktu: Hal’ edilmek (tahttan indirilmek), öldürülmek ve idam cezası vermek. Abdülhamit, eniştesi Mahmut Celalettin Paşa’yla Sadrazam Mithat Paşa’yı Taif Kalesinde boğdurtarak öldürttü.…

  • “Her yer ve pozisyonda görevlendirme yaparken mutlaka zıtları yan yana koyuyordu…. Hem bunların kendisine karşı birlik olmalarını önlemiş, hem de sürekli bilgi gelmesini sağlamış oluyordu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 363) kitabından birebir alınmıştır.

  • “14 Temmuz 1880’de iki taraf arasında yapılan bir sözleşme ile Osmanlı Hükümeti, Osmanlı rütbesi ve üniforması taşıyacak bazı asker ve sivil uzmanları kadrosuna alıyor.   Times Gazetesi “İstanbul’da Alman subayları” başlığı altında tepkisini ve hayretini yazdı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 350) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sultan Hamit casusluk ve siyasi polis faaliyetlerini düzenlemek için bu konuda uzman olan İntendandurrant Fleischer’i Türkiye’ye davet ediyor. Fleischer Türkiye’ye danışmanlık yapıyor. “Çalışmalarım başarılı oldu.”  diyor.  “Türkler, bütün geri kalmış toplumlar gibi, üstün bir taklit ve izleme kabiliyetine sahiptir.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.…

  • “…başlarında Okul Komutanı Süleyman Paşa olmak üzere Harbiye öğrencileri harekete geçiyor. Taşkışla ve Gümüşsuyu barakalarındaki askerler de İstanbul Komutanı Refik Paşa’nın komutasında Dolmabahçe Sarayını kuşatıyorlar. Artık Aziz’in tahtta son günü gelmiştir.    Aydınlar Partisinin (Aydınlardan oluşan siyasi bir birliğin) darbeden önce Murat Efendi ile anlaştığı biliniyor.   Murat Efendi tahta çıkıyor, ama kendisi deli çıkıyor.  Yerine aklı…

  • “Gerçek olan şudur; Türk tarihinde bazı sultanlar, Türk tarihindeki bazı Cumhurbaşkanlarından çok daha fazla halkını sevmiştir.     Ayrıca yapıcı bir sultan olduğu için Sultan Hamit, halkı tarafından da sevilmiştir. Sultan Hamit aydınların çok kızdığı ve halkının çok sevdiği bir sultan olmuştur.      Sultan Hamit, halkına yol, eğitim, güven, hastane verebilmek için canla başla çalışmıştır. Ancak,…

  • “9 Mayıs 1876 günü, Fatih Camii Medreselerinde 250 softa (dini eğitim gören öğrenciler) dersleri bırakma kararı aldı. Çok kısa bir zaman içinde 5.000 softanın bir araya gelerek bir mitingi başlattıkları görüldü.    Öğrenciler hızla silahlanmaya başladılar.  O sırada Rusya’nın İstanbul Büyükelçisi olan Graf İgnatiyef, 1875-1877 yıllarına ilişkin anılarında, softalara silah ve para dağıtımını İngiliz Hükümetinin yaptığını…

  • “Mithat Paşa Büyük Tuna’ya vali atandığı zaman “Köy Sandıkları” kuruyor. (1863)  …. üç yıl sonra yani 1866 da Osmanlı Hükümeti bütün Vilâyetlerde bu tür sandıkların kurulmasını emreden kanun çıkarmıştır. . .. Bu sandıklar sonradan Ziraat Bankası’nı oluşturmuştur.     Sandıkların çalışmasını Müslim ve gayrimüslim halkın temsilcileri denetliyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…