Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
Yükselen en ilginç din, ne tanrılara ne de insana hürmet ediyor, sadece veriye tapıyor: Dataizm dini. Sf.381 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap, 1. Baskı Aralık 2016 – Sf. 381) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU; Data yerine veri kelimesi kullanılıyor ama mâlumat kelimesi daha uygun…
-
Bunun üzerine NATO, Sovyetler’in konvansiyonel silahlarla saldırması durumunda, topyekûn nükleer saldırıyla yanıt vereceklerini beyan eden MAD doktrinini benimsedi. “Saldırırsanız, bu savaştan kimsenin canlı çıkmasına izin vermeyiz,” diyerek tehdit ediyordu liberaller. Sf. 278 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap, 1. Baskı Aralık 2016 – Sf. 278)…
-
Demokratik seçimler yalnızca dini inanç ya da ulusal efsaneler gibi belli ortaklıkları paylaşan toplumlarda uygulanabilir. Seçimler temelde anlaşan insanlar arasındaki anlaşmazlıkları çözmek için bir yöntem olarak kullanılabilir. Sf. 262 Muhalif kampların sonuçlara saygı duymak için bir gerekçesi olmadığı bu gibi durumlarda, demokratik seçimler hiçbir derde devâ olamayacaktır. Sf. 263 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir…
-
Aynı dönüşüm pek çok ülkede yaşanmıştır ve bunun en dikkat çekici örneği Çin’dir. Kıtlık, Sarı İmparator döneminden Kızıl Komünistlere dek bin yıl boyunca Çin’deki tüm idarecilerin başına musallat olmuştur. Çin yakın bir tarihe kadar gıda kıtlığıyla özdeşleşmiş bir ülkeydi. Sf. 17 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur…
-
Kuantum uyarlaması yapılan ilk kuvvet elektromanyetizma olmuştur. Kuantum elektrodinamiği veya kısaca KED denilen elektromanyetik alanın kuantum kuramı, 1940’larda Richard Feynman ve diğerleri tarafından geliştirildi ve bütün “kuantum alan” kuramlarına model oluşturdu. Belirtmiş olduğumuz gibi, klasik kuramlarda, kuvvetler, alanlar tarafından aktarılırlar. Ancak “kuantum alan” kuramlarında, kuvvet alanları, bozon denilen çeşitli temel parçacıklardan oluşmuştur; bozonlar kuvvet taşır,…
-
Mushaf’ta Ebu Lehep gibi acımasız bir müşrik yer alır; ama Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, Hamza gibi peygamberin çok önemli dava arkadaşları açık açık yer almaz. Sf. 57 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, 1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 57) kitabından…
-
(17 Ağustos 2013 tarihli görüşme tutanağında) “Kendimizi asla tasfiye ettirmeyeceğiz…” “Sn. Beşir Bey’in bilmesi lazım, kendimizi asla tasfiye etmeyeceğiz. Cemil’den gerillaya kadar herkese siyaset hakkı, kimine şimdi, kimine 5 ay sonra olur. 1 Eylül dediğimiz süre de budur. Ya stratejik çözeceğiz ya da oyalamayı bırakacağız. Sf. 88 “PKK, tarihin iç-dış en büyük savaş potansiyeline sahiptir.…
-
“Bakkal Mektebi” de deniyordu. Mezunlarının çoğu, bakkaliye işlerini sürdürüyorlardı. Bizim zamanımızda üniversite olmuştu ve bizi hızla attılar. Tayyip Erdoğan’ın artık bir yüksekokul diploması olmadığına emin olabiliriz. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli de Ankara Akademisinin (1) “bakkal mektebi” sayıldığı zamanda Akademi’den çıktılar. Sf. 396 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 1. Basım, Kasım 2007 –…
-
Duttan pekmez hazırlardık. Dut bizim ikinci ana ürünümüzdü. Bağlarımızın dut ağaçları eylülü yarıladıktan sonra bile ürün verirdi, başka yerlerdeki gibi sadece haziran, temmuzda değil, iri ve çekirdeksizdi, şiresinden parmakların birbirine yapışırdı. Her evin pekmezi olurdu. Önce siyahken gitgide sararır, katılaşır, taş gibi sertleşirdi. Bıçakla keserdik. Öyle de tatlanmış olurdu ki, içimiz yanardı. Duttan rakı, sirke,…
-
Süt bir besin değildi, hammaddeydi bizim için. Kaynattıktan hemen sonra aşağı alır, mayalar, yoğurt yapardık. Ama yoğurdu da yemek için hazırlamazdık. Evde yiyecek bir şey olmasa bile, bir tabak yoğurt doldurup yemek gelmezdi aklımıza veya kırk yılda bir olurdu, onu da hep beraber değil, bizden biri yerdi. Hastaya, çocuğa da vermezdik. Yoğurt verilir miydi onlara?…
-
Biz sadece ayda bir kere taze, sıcak ekmek yerdik, tandırı yakıp ekmek pişirdiğimiz gün. Bizler bir aylık ekmek pişirir, yirmi dokuz gün kuru ekmek (1) yerdik. Ama bizim ekmeğimiz yuvarlak somun ekmeğine veya francalaya benzemezdi. Onların içi hamur, üzeri kabuk olur, çabucak küflenir. Ramazan pidesine de benzemezdi. O da kaim olur, içiyse hamur. Bizim ekmeklerimiz…
-
Salta ve şalvardan ibaretti giysimiz. Bizim yöresel kıyafetimizdi. Mavi kumaştandı. Mavi çuhadan da olurdu. Sf. 191 Bu mavi ve beyazlar daha çok biz Ermenilerin giysilerinin rengiydi. Sf. 191 Alıntı; Turna Nereden Gelirsin? – Hagop Mıntzuri, (Aras Yayınları 2. Baskı, 2012 – Sf. 191) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2015); Harput folklor ekibinin kıyafeti de mavi ve…
-
Belki de şu yeterlidir, Şemsettin Günaltay’ın hitabesinin bir bölümü şudur: ”İlk mekteplerde din dersleri okutturmaya başlayan Hükümet’in başkanıyım. Bu memlekette, Müslümanların namazlarını öğretmek, ölüklerini yıkamak için imam-hatip kursları açan bir Hükümet’in başkanıyım. Bu memlekette, Müslümanlığın yüksek esaslarını öğretmek için İlahiyat Fakültesi açan bir Hükümet’in başkanıyım.” Demek ki, 1949 yılının ortasına geldiğimizde, artık ilkokullara din dersi…
-
Ahmet Ertegün; “Ordu ve Türkiye’de İsrael; Geçmiş yıllarda, Türkiye ile İsrail dostluğu için çok çalıştım. Gide gide İsrael cumhurbaşkanı ile yakın dost oldum. O zamanlar iki ülke arasında sefir bile yoktu, üçüncü kâtip düzeyinde temsil ediliyordu. Yahudi lobisini bizim tarafa çevirmek için çok uğraştım ama bunu, en doğrusu, bizim Ordu gerçekleştirdi. Bir politikacı kalkıp İsrail…