Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • “Bağımsızlık ve demokrasi kendi dogmalarıyla sosyalizmde vardır; Ancak Sosyalizm, bağımsızlık ve / veya demokrasiye indirgenemez.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 73 ile 77 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Yalçın Hoca, demokrasiyi sosyalizmin içindeki bir unsur olarak görüyor. Sosyalizm mücadelesi dururken, 70’li yıllarda yapılan…

  • Olayları olabildiği kadar somut olarak ele almalı, sonra da tecrit etmek (yalnız bırakmak) istediğimiz şeyi soyutlamalıyız. (Abstraction”) Alıntı: Yarınlara Doğru – Alexis Carrel (1979 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1979); Mecelle’de buna, Ayyarını mâni (aykırı olanları engelleme), efradını câmi (ilgili olanları toplamak)

  • “Prens, özel teşebbüs ile önce toplumu oluşturacak entitelerin (niteliklerinin) gelişmesini istiyor.   Müslüman ve Müslüman olmayan halklara bir yönetim özerkliği, Adem-i Merkeziyet (Merkezden idare olmaması) verilmesini istiyor.  Bireyci eğitime, bireyci aileye ve yerinden yönetim şekline taraftardır.  …bir noktada Le Play’den ayrılıyor Le Play ve yandaşları çalışmalarını saha çalışmasına yöneltirken, Prens’te bu yoktur.    Sabahattin, 1906 yılında yeni hareketinin…

  • “Ziya, hiçbir zaman ciddi Durkheim’ci olmadı ve sosyolojik sayılabilecek bir çalışma yapmadı.   Yükseköğrenimi olmayan, yalnızca birkaç yıl Baytar Lisesinde okumuş Ziya, … Üniversite’de Profesör oluyor. Öğrenciler bir heyet yapıp Fakülte Müdürü ve Maarif Nazır’ına Ziya’yı şikâyet ettiler. Ziya görevinden alınıp Diyarbakır’a İlköğretim müfettişi oldu.    Ziya, Enver için yazdığı şiirleri Mustafa Kemal için de hemen hemen…

  • “Dine karşı en şiddetli tepkiyi II. Mahmut gösterdi. Bektaşi tekkelerini dağıttı,… Kavuklu mezar taşlarını bile kırdırttı. Kemalizm, din kurumuna değil dinin bazı kurumlarına cephe aldı….  Her iki hareket de hiçbir zaman teorik bir özellik kazanmadı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 562) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • “Türk diline ve özellikle düz yazıya önemli bir gelişmişlik getiren, cümle kuruluşunu genişleterek dilin anlatım gücünü arttıran Hüseyin Cahit’tir. (Hüseyin Cahit Yalçın’ın “Edebiyat Anıları” adlı eserinden alıntı:) “… Rauf’un, benim bu yalnızlığımız, doğrusunu isterseniz, bilgisizliğimizden ileri geliyordu. Cenap’ın (Cenap Şahabettin) Arapçasını, Fikret’in kelime hazinesini bize veriniz, bak neler yazardık. En bilgisizi Rauf ile bendim. Bundan…

  • “Fatih Kanunnamesindeki Ulema imtiyazları, Köprülü’den; “Bayram merasiminde Padişah onları kabul ederken ayağa kalkar, merasimde Padişah’ın yanında dururlar. Seferlerde Padişahın yanına girebilirler. Günde ekalli (ortalama) 500 akçe tahsisat (ödenek, maaş) alırlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 456) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2008): Osmanlı’da ulema sınıfı,…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Vulgarize etmek veya Popülarize etmek her ikisi de halklaştırmak demek oluyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Gerçek olan şudur; Türk tarihinde bazı sultanlar, Türk tarihindeki bazı Cumhurbaşkanlarından çok daha fazla halkını sevmiştir.     Ayrıca yapıcı bir sultan olduğu için Sultan Hamit, halkı tarafından da sevilmiştir. Sultan Hamit aydınların çok kızdığı ve halkının çok sevdiği bir sultan olmuştur.      Sultan Hamit, halkına yol, eğitim, güven, hastane verebilmek için canla başla çalışmıştır. Ancak,…

  • “9 Mayıs 1876 günü, Fatih Camii Medreselerinde 250 softa (dini eğitim gören öğrenciler) dersleri bırakma kararı aldı. Çok kısa bir zaman içinde 5.000 softanın bir araya gelerek bir mitingi başlattıkları görüldü.    Öğrenciler hızla silahlanmaya başladılar.  O sırada Rusya’nın İstanbul Büyükelçisi olan Graf İgnatiyef, 1875-1877 yıllarına ilişkin anılarında, softalara silah ve para dağıtımını İngiliz Hükümetinin yaptığını…

  • “Mithat Paşa Büyük Tuna’ya vali atandığı zaman “Köy Sandıkları” kuruyor. (1863)  …. üç yıl sonra yani 1866 da Osmanlı Hükümeti bütün Vilâyetlerde bu tür sandıkların kurulmasını emreden kanun çıkarmıştır. . .. Bu sandıklar sonradan Ziraat Bankası’nı oluşturmuştur.     Sandıkların çalışmasını Müslim ve gayrimüslim halkın temsilcileri denetliyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…

  • Türk Aydını bir Paşaya intisap ederek geliyor ve bilincinde değil ama bir dayanak buluyor; Bu sistem Osmanlı Paşaları için bir devlete intisap biçimini alıyor ve sürüyor.     … sivrilmiş olan ya da sivrilmek isteyen Paşalar içinde bu sürecin dışında kalan yok. (Bu sürecin) çok zaman başlatıcısı Paşanın kendisidir.   Hüseyin Avni Paşa, hastalığını bahane ederek Avrupa’ya gitti…

  • “1867 Yılında Vilâyetler Yasası çıktı, ilk önce Büyük Tuna Vilâyetinde denendi.  Yeni Vilâyetler düzenlemesinin en ilginç yanı, valinin yanında seçimle gelen bir Umumi Meclis’in bulunmasıdır.   Yasa, ….İkisi Müslüman ve ikisi Müslüman olmayanlardan olmak üzere, her sancaktan dört üyenin seçilmesini hükme bağlıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 –…

  • “1868 Şurayı devlet, Meclis-i Mebusan’dan önce meşruti yönetimin (Padişah ve seçilmişlerin ortak yönetimi) bir kurumu kabul edildi. Sultan’ın mutlak iktidarını sınırlayıcı bir kurum olarak ve büyük sevinç gösterileri ile karşılandı. 1868 yılında Mithat Paşa ilk Şurayı-ı Devlet Reisi oldu.   Sultan Abdülaziz, Şurayı Devlet’in açılış töreninde; “Kim olursa olsun, hangi millete mensup bulunursa bulunsun, bütün erbabı…

  • “Babıâli’nin ilk tercümanlarından Yahya Naci’nin torunu, Yahya Naci bir Bulgar mühendisi iken din ve uyruk değiştirip, Osmanlı oluyor.  Ve Ahmet Vefik de babasından birçok dili daha iyi biliyor.  Lehçe-i Osmanî’yi yazıyor, Bursa da vali iken tiyatroyu kuruyor. Ahmet Vefik 73 ve 3 günlük sürelerle iki defa Sadrazamlık yapmış ve “Bana Sadrazam değil Başvekil deyin” diyen…

  • “Mustafa Celalettin Paşa 1869’da “Eski ve Yeni Türkler” adlı kitabı yayınladı. Türkçülük akımının ilk büyük isimlerindendir.  Mustafa Kemal, O’nu Türk Dilini Tetkik Cemiyetinin başına getirdi. Nazım Hikmet’in annesinin dedesidir.    Bu Mustafa Celalettin Paşa’nın asıl adı, Konstantin Borjenski (Konstantin Polkonic Borjenski) olduğu biliniyor. Polonyalıdır ve asil bir aileden geliyor. Konstantin Borjenski 1848 yılında Polonya İhtilaline katılıyor, payına…

  • “Köksüz Türk, Anadolu’daki ilk devletine “Roma Selçukluları” adını uygun görüyor. Resmi yazışmalarını Arapça yapıyor. Ve yöneticilerine Keyhüsrev, Keykavus, Keykubat türünden Farsça isimler koyuyorlar. (Rum Arapçada Roma demek)   Bu devletin yıkıntıları üzerinden büyümüş şairi de Arapça Romalı anlamına gelen Rumi kelimesini beğenerek Mevlana Celaleddini Rumi oluyor. Türkçe, yok denecek kadar az şiir yazıyor, bunun yerine ve…

  • “Osmanlılar edebiyatı İran’dan alıyorlar. (Bizans’ta edebiyat yok)  Biz Türklerin bir teorik geleneği olmaması, sanat birikiminin bulunmaması, Türkçenin basitliği; Biz Türkler için sevinç değil üzüntü kaynağıdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 55 ile 59 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Yalçın Küçük Hoca Türklerin köksüzlüğü…

  • “N. Machiavelli’in Cumhuriyete gelinceye kadar Türkiye’yi (Osmanlı Devleti’ni) bir tür Cumhuriyet ya da Cumhuriyet yakını bir yönetim olarak düşündüğüne hükmetmek mümkün.”…  buna bir krallık denemeyeceği, çünkü ölen kralın yerine çocuklarının değil güçlü olanlar tarafından bu pozisyona seçilenlerin hükümdar olduğu” kaydedilmektedir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.…

  • “Şıpka Kahramanı Süleyman Paşa, Askeri Okullar Başkanlığına gelince (1908)  bütün ders kitaplarını Türkçeye tercüme ettiriyor. Ama tarihi tercüme ettirmiyor. Oturup bir tarih kitabı yazıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 70) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Daha önce tüm medreselerde kitaplar sadece Arapçaydı. İlk Türkçümüz…