Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • BAKKAL’IN YORUMU (1995): Gücü çok seviyor, güreşlere düşkün, deve, koç, horoz güreşlerini de çok seviyor. Hatta galip gelen hayvanlara devlet adamlarıyla generallere verdiği madalyalardan takıyor. Ve hemcinslerine meylediyor, yani homoseksüel iddiası var. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 432) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Abdülaziz, Mısır Hidiv’i İsmail’in kızı Tevhide ile evlenmek istiyor. … Sadrazam Fuad, … Mısır Hidivi’nin daha da şımaracağından endişe ediyor. Evliliğe karşı çıkıyor. Padişah ısrar ediyor: Sadrazam diretiyor. En sonunda görüşünü bir kâğıda yazıp Padişah’a sunuyor: “Kullarında iki hal vardır, birisi sadece Fuad’lık, o birisi Sadrazamlıktır. Fuad’lık, efendimizin rahatı ve gönlü neyi isterse onu yapmaktır.…

  • “Halil İnalcık şunları yazıyor: “Siyasi tarih bakımından Senedi İttifak, Büyük Ayan’ın devlet iktidarını kontrol altına alma girişimini ifade eder, Gülhane Hattı ise ona karşı Padişah’ın mutlak otoritesini savunarak, merkeziyetçi devlet idaresinin, başka deyimle bürokrasinin işlere mutlak bir şekilde el koymasını ifade eder.” Tanzimat diktatoryası en yüksek noktasına Ali Paşa ile çıktı….. Abdülaziz’in, Ali Paşa’nın (Sadrazam)…

  • “Türk aydını tarihi, .. Halkı yenilikçi yapma mücadelelerinin tarihidir. ..  Amerikan siyaset tarihi, halkı kandırıcı kurnazlıkların tarihidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): Halkı yanıltıcı kurnazlıkların zirvesi Türkiye tarihidir. Dünyada hiçbir halka bizim halkımıza uygulanan beyin yıkama yöntemi bu…

  • “Kendisini özel giysileri ile kabul etmek isteyen Sultan Abdülaziz’i bile “Efendimiz İstirahat buyuruyorlarmış, neden rahatsız ettik.” diye terk ederek, elbise değiştirmeye zorlayan bir Babıali bürokratı oldu. Sf. 397  Medeni Kanunun alınmasını ilk kez önerdi. Olmadı, Ali Paşa döneminde Mecelle (Osmanlı Devletinin Medeni Kanunu) yazıldı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…

  • “Meclis-i  Vâlâyı Ahkâm-ı Adliye, Tanzimat diktatoryasının özel mahkemesi olarak da çalıştı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 382) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995) İlber Ortaylı; Adli Kararlar Yüksek Kurulu, Ahmet Mumcu ise Adalet-Hukuk İşleri Yüksek Kurulu diye adlandırıyorlar. Bu mahkeme de tıpkı İstiklâl Mahkemesi gibi,…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Reşit Paşa, Tanzimat Fermanı’nı okuduğu zaman Hüsrev Paşa Sadrazam’dı. Birkaç yıl sonra Reşit Paşa, Hüsrev Paşa’nın bu görevi sırasında rüşvet aldığını ileri sürerek Meclis-i Vâlâyı Ahkâm-ı Adliye (Meclisin Yüksek Hüküm Mahkemesi, Yüce Divan gibi) bir özel mahkemeye verdi ve Hüsrev’i mahkûm ettirdi. “Diktatorya için bu gerekti.” diyor Yalçın Hoca. Hüsrev Paşa “gulam”…

  • “Prens Sabahattin tam bir Tanzimat düşmanı olarak ortaya çıkıyor; “Türkiye Nasıl Kurtulur?” adlı eserinde; “Tazimatın özü; İleride gösterileceği gibi, gelirleri bir merkeze toplayarak, büyük bir yönetim hayatı cemaati (topluluğu), yani merkezi yönetim örgütü ile çerçevelenecek bir memurlar topluluğu meydana getirmekten başka bir şey değildir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…

  • “Aziz Nesin anlatıyor; “4 Aralık 1945 günü…. CHP’nin el altından çabalarıyla, yardımlarıyla, kışkırtmalarıyla, Tan Gazetesi ve Basımevi polislerin gözleri önünde ve onların korumaları altında yıktırıldı… ertesi günü 5 Aralıkta İstanbul’daki bütün lokantaların yemek listesinde Rus salatasının adı Amerikan salatası oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf.260) kitabından…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Osmanlı’da bürokrata erbabı-ı kalem (kalem ustası) deniliyor. Uzun yıllar bürokratı sadece kalem tanıtıyor. Masa kullanılmıyor. Arap alfabesi sağdan sola yazıldığı için masaya pek ihtiyaç duyulmuyor. Çünkü sağ ele alınan kalem, biraz bükülen vücutla, sol ayak üzerine konulan kâğıda yazılabiliyor.  Latin alfabesinin alınması Türkiye de çok önceleri de tartışıldı. Namık Kemal Bey buna…

  • “Yenilenin aklı, genellikle yenenin gücünün büyüsüne kapılır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.200 ve 202) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isyanı, büyümesi, Osmanlı’da yenileşme ihtiyacını dayatıyor. Hatta modeli de veriyor.

  •  “3.000 yeniçerinin olay sırasında öldüğü, 7-8 bin yeniçerinin yakalanarak idam edildiği ve 200 bin kadarının da İstanbul’dan sürüldüğü.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi, 2. Basım 1985 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Mora’da Yunan isyanı çıkmış, Mora Valisi Hurşit Paşa, Tepedelenli’yi bastırmaya gönderiliyor. İsyan 1821’de başlıyor. Mahmut,…

  • “Yavuz ve Kanuni zamanlarında İstanbul’da matbaa vardı. Yahudi ve Ermenilerde var.    İstanbul’a matbaa girmesine ferman var; Türkçe ve Arapça kitap basımına izin yok. … Ulema ayrıcalıklı bir sınıf olduğu için; Yer yer kast özelliği gösteren ve kendi çıkarlarını kıskançlıkla koruyan bir sınıf.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…

  • “Osmanlı’dan bir miras var; Kendini korumak, alternatifi yok etmek demek. (1) Sf. 148 Osmanlıda Padişahların kızlarından olan erkek çocukları hemen boğduruluyordu. Mahmut bunu yasakladı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 148 ile 155 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2015): Nazım Hikmet’in Kemal Paşaya hakaret…

  • “Prens Sabahattin çok gerici bir politikacı çok gerici ve hevesli bir sosyolog olmasının yanı sıra bir sahtekârdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 154) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): Hoca, sosyalist olduğu için ve Prens de Osmanlı’nın ilk bilinçli liberali olduğundan ona ve onun gibi…

  • “Laisizm Türkiye’de İkinci Mahmut’un üç düşmanıyla savaşından ortaya çıktı. Mahmut Yeniçeriliği ortadan kaldırdı. Ancak Yeniçeriliği ortadan kaldırmak, aynı zamanda, İslamik bir tarikatı, Bektaşiliği yerle bir etmek demek oluyordu. Mahmut bunu da yaptı. İslam’ın bir türüne acımasız savaş açtı ve kazandı. Mustafa Kemal’den yüz yıl kadar önce! Tekkeler İkinci Mahmut tarafından kapatıldı. Mahmut ulema (Kadılar ve…

  • 1- Arpalık ve maişetlerin (Devletin bazı arazileri yararlılığı görülenlere vermesi, maişet ise geçim demek) iltizam (ömür boyu , sürekli mülk kullanma hakkı) ….verilmeyerek,  emanet yoluyla ve belli bir ücret karşılığında ehliyetli ve insaflı naiplere (naip; başkasının yerine, burada devletin yerine bir işi idare eden güvenilir kişi) verilmesi. (1) 2- Anadolu ve Rumeli kadılarından hastalıklı ve…

  • “Yenilik hareketi,… yeni bilim adamı ve yeni aydını yaratmak demek… eskisini ortadan kaldırmak demek… Selim bunu biliyor. Sf.128  “Avrupa’ya fen ve maarif talim eylemek için ilk talebe İshak Bey’i, Üçüncü Selim Avrupa’ya gönderdi.  Üçüncü Selim 1793 yılında İhtilal Fransa’sının Dışişleri Bakanlığı’na resmen başvurarak, Türkiye’de görev yapacak uzmanlar istiyor.   Tahta geçişinin ertesinde… devlet büyüklerinden, ordu bürokrasisinin…

  • Üçüncü Selim, 1789 yılında 28 yaşında tahta çıktı. …. Fransız İhtilali’nin çağdaşı ve sıcak bakıyor. (Sf. 119) Selim yel değirmenlerine hücum etti.   Yenilikçi embriyonik bir biçimde Don Kişot’tur.. Yenilikçi aydın her zaman bir “saf akıllı” olmalı. Çok akıllı veya pek hesaplı, ancak düzenin adamıdır.   Düşüncede ampirist politikada popülist, her zaman …. kuş beyinlidir. Sf. 120  …

  • “Türk Entelijansiyası son derece ilginçtir; Koçi Bey Lâyihasını (İkinci Selim’e sunulan, ülkenin durumu hakkındaki görüşleri) çok beğeniyor. Hâlbuki Türk Entelijansiyasına aşağılık kompleksini enjekte ediyor. (Arnavut asıllı Koçi Bey Lâyihasından bir kısım): “Her zümreye, milleti ve mezhebi bilinmeyen, şehir oğlanı, Türk, Çingene, Tatar, Kürt, ecnebi (yabancı), Laz, Yörük, katırcı, deveci, hamal, ağdacı yol kesen, yan kesici…