Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
“Meclis-i Mebusan’a 451 kişi seçildi, bunun 14 kişisi mükerrer (tekraren, yani birkaç yerden birden seçilmişler) seçildikleri için 437 kişinin adı geçiyor. BMM Ankara’da açıldığı zaman, 338 kişilik mebus listesinin 115 kişisi katılmıştı. Mayıs ayı sonunda 62 mebus daha katıldı ve üç mebus ta Aralık ayında geldiler.” (Mustafa Kemal Paşa;) “İç isyanları bastırmak Yunan saldırısını tutmaktan…
-
“28 Ocak 1920 günü İstanbul’da, Meclis-i Mebusan’da kabul edildi; Madde 1- … Savaş sonrası işgal altında kalan yerlerde kamuoyuna başvurulacak, tamamıyla bağlı Osmanlı çoğunluğu ile meskûn (yerleşilmiş) bulunan kısmın tamamı.. hiçbir sebeple ayrım kabul etmez bir bütündür. Madde 2- Elviye-i Selase’de (üç livalarda, Kars, Artvin, Ardahan’da) tekrar kamuoyu yoklamasına gideceğimizi kabul ederiz. (1) Madde 3-…
-
BAKKAL’IN NOTU (1993): Halit Paşa, yıllarca İstiklâl Mahkemesi başkanlığı yapan Ali Çetinkaya’nın Meclis’te öldürdüğü, çok asabi bir mebus. Mustafa Kemal Paşa, Halit Paşa’yı Trabzon’a Tümen Kumandanı yapmak istiyor, bu tayinin kendisinin başını ağrıtacağını düşünen Kâzım Karabekir Paşa karşı çıkıyor. Ayrıca Karabekir, Halit Paşa’nın Ermeni tehcirinde Ardahan’daki tutumundan dolayı sicilinin bozuk olduğunu da biliyor. Mustafa Kemal…
-
“Bizi İtilaf Devletleri bağımsız bir devlet olarak tanısa bile biz yardıma muhtacız… Amerikalılar da mandadan korkmamamız gerektiğini söylemektedirler. İstanbul’daki Amerika temsilcisine bir mektup yazarak Amerika’ya gizlice bir heyet gönderebilmek ve görüşmelere girişmek üzere emrimize bir torpido tahsis (hususi olan, özel ayrılmış) edilmesini isteyebiliriz.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber I – Mazhar Müfit Kansu (TTK…
-
“Aynı celsede Refet Paşa da konuşuyor; “Manda ile istiklâl (bağımsızlık) biri birine engel şeyler değildir. Şu kadar ki kuvvetli olmak lâzımdır. Kuvvetli olmazsak o zaman manda altında eziliriz. .. Biz harici ve dâhili istiklâl-i tam (içeride ve dışarıda tam bağımsızlık) istiyoruz. Bunu kendi kendimize yapabilecek miyiz ve bizi kendi başımıza bırakacaklar mı? Şurası muhakkaktır ki…
-
“Meclis-i Mebusan kapatılınca Mazhar Müfit ve diğer mebusları Fransa Sefareti (Büyükelçiliği) memurlarından Mösyö Marcel Anadolu’ya kaçırıyor.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber II – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 550) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Osmanlı Paşaları, çok omurgasız, ne zaman sıkışsalar kendi halklarına veya güçlerine değil de bir…
-
“Muhterem Efendim, … Harici vaziyet İstanbul’a şöyle görünüyor; Fransa, İtalya, İngiltere, Türkiye’de mandaterlik meselesini Amerika Senatosuna resmen teklif etmiş olmakla beraber, bütün kuvvetlerini Senato’nun kabul etmemesi için sarf ediyorlar. Taksimden (Osmanlı Devletinin paylaşılmasından) hisse kaçırmak tabii ki işlerine gelmiyor. Suriye’de hüsrana uğrayan Fransa, zararını Türkiye’de telafi etmek (karşılamak) istiyor. İtalya namuskâr (namuslu) bir emperyalist olduğundan…
-
“Trabzon’a yazılan bir yazıda Mustafa Kemal; “Maksat diktatörlük kurmak ise, buna artık bu memlekette imkân düşünülemez.” diyor.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber II – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 356) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Yıllar sonra, gazetecilere “evet ben bir diktatörüm” diyecektir.
-
“25-26 Temmuz 1919’da Bekir Sami Bey’in Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Orbay Paşa’ya yazdığı mektup; “İstiklâl şayan-ı arzu ve tercihtir. (Bağımsızlık arzulanan bir tercihimizdir.) Ancak İstiklâl-i tam (tam bağımsızlık) talep ettiğimiz halde, mülkün menatık-ı müteaddideye taksimi (mülkümüzün, ülkemizin, çeşitli mıntıkalara, bölümlere ayrılması) kati (kesin) ve şüphesizdir. Şu halde iki üç vilâyete münhasır (sınırlanmış, özgü) kalacak…
-
“Ne idüğü belirsiz olan bu zat (1); “Kışlaları kapatalım, askerleri kâmilen (tamamen) terhis edelim, sulh içinde yaşamanın şartlarını hazırlayalım ve gereğinde askeri hizmetleri milis teşkilatı (düzensiz, gönüllü halk savaşçıları) kurarak ona tevdi edelim (yönlendirelim).” teklifinde bulunuyordu. Bolşevikliğin bir dünya saadeti propagandası halinde dünyaya yayıldığı o anlarda, bu teklif kongreyi çıldırtacak hale getirmiş ve Ömer Fevzi’ye…
-
“Ayrıca Elçiliklere yazdığımız muhtıranın (siyasi ihtar yazı) sureti de şudur; “..Sekiz ay önce kapatılmış olan Millet Meclisimiz, Kanun-i Esasi (anayasa) gereğince, dört ay içerisinde yeniden toplanması gerektiği halde, .. hâlâ toplanamamıştır. Bu vaziyet (durum) üzerine harekâtı ile icraatında hiçbir fikri meşruiyet (haklılık) kalmayan Ferit Paşa kabinesi (hükümeti), genel nefret karşısında zulüm ve şiddetle payidar olabilmek…
-
“20 Temmuz 1919 “Paşam, muvaffak olursak idare şekli nasıl olacaktır?” Mustafa Kemal Paşa; “Açıkça söyleyeyim, şekli hükümet, zamanı gelince, Cumhuriyet olacaktır.” diyor.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber I – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Uydurma hadisler gibi bu kitaplarda da çok sayıda…
-
BİLGİ; Ahmet Mazhar Müfit Kansu 1874 Denizli doğumlu. Çeşitli illerde valilik yapmış, Bitlis Valisi iken, 1918 Mütarekesinde (Mondros Ateşkes Antlaşmasında) Damat Ferit Paşa Hükümetince azledilmiş (memuriyetten atılmış) ve yargılanması istenmiş, o da Erzurum’a giderek Mustafa Kemal Paşa’ya katılmıştır. 1920 yılında Hakkâri Mebusu iken Elaziz’de Valilik yapmış, 1925‘de Şeyh Sait İsyanında Şark İstiklâl Mahkemesinde Başkanlık yapmış,…
-
BAKKAL’IN NOTU (1993): Mustafa Kemal Paşa bu hatıra defterini yaverlerinden biri olan Şükrü Tezel’e Doğu cephesinde iken vermiş. Mustafa Kemal hatıralarında 20 Kasım 1926’da annesinden Zübeyde Hanım diye bahsediyor. İnsanın hatıratında annesinden bu şekilde söz etmesi normal değil. Alıntı: Atatürk’ün Hatıra Defteri – Şükrü Tezer (1993 – Sf. 73) kitabından not çıkartıldı.
-
“10 Temmuz 1923 günü Ankara İstasyonunda Halk Partisi Tüzüğü hazırlanırken, Kâzım Karabekir İle Mustafa Kemal yalnız hasbıhal (sohbet) ediyorlar. Mustafa Kemal; “Dini ve ahlakı olanlar aç kalmaya mahkûmdurlar.” diyor ve devam ediyor; “Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkûmdurlar. Böyle kimseler ile memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Onun için önce namus ve din telakkisini (anlayışını)…
-
“18 Temmuz 1923’de Trabzon’dan gelen haberler, Mustafa Kemal Paşa’nın canını çok sıktı. Ali Şükrü Bey cinayeti, gazete sütunlarında kendisine atfolunuyordu (yakıştırılıyordu). Trabzon hakkında, Sivas Kongresi sırasında da çok sert hareket etmek istedikleri zaman da mani (engel) olmuştum. Mustafa Kemal Paşa bana şunu söyledi; “Trabzon’da kaynayan bir kazan var.. Sen bunu zamanında söndürmedin, şimdi de yeniden…
-
“Mustafa Kemal, Halk Partisinin ilkelerini açıklarken, 5.Maddede; “Dayanağı TBMM olan Makam-ı Hilafet (halifelik), beynelislam (müslümanlararası) bir makam-ı muallâdır. (yüce, ulu makamdır) “Mustafa Kemal Paşa, namaz, imam halife ilişkisini açıkladıktan sonra, devam ediyor; “Yeryüzünde bir hilafet makamı bulunmazsa, İslam âlemi kendisini imamesiz kalmış bir tespih gibi dağılmış, perişan gözükür. Bu ifadeden anlaşılıyor ki, mutlaka İslam ümmetinin…
-
“Trabzon mebusu Ali Şükrü’yü boğarak öldüren, Mustafa Kemal’in muhafız birliği komutanı Topal Osman Ağa, 2 Nisan 1923’de öldürülüyor, 4 Nisan’da Meclis kararı ile Meclis’in önüne asılıyor.” Alıntı: Kâzım Karabekir Anlatıyor – Uğur Mumcu (1993 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Bu insanlık ve hukuk dışı uygulamalar, pek çok insanımız tarafından, o dönemin…
-
“Mustafa Kemal, 1 Kasım 1922’de Mecliste, Hilafetin faydalarını anlatan uzun bir konuşma yapıyor. “Emr-i hilafet, milel-i İslamiyece (İslam milletlerince), en büyük maslahattır. (önemli iştir) Çünkü Efendiler, Hilafet-i Nebeviye (peygamberin halifeliği) Ehli İslam arasında rabıta (bağlayıcı) olan bir emanettir. .. bugün dahi saltanat ve hakimiyet makamını hilafetin yan yana bulunabilmesi en tabii halattandır (hallerdendir) 23 Şubat…
-
“14 Ocak 1923 günü Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir ve Fevzi Paşa ile birlikte İzmir’e gider. Gazi o gün çok öfkelendi, öfkesinin nedeni de Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’in (1) çıkaracağı gazete için Ankara’ya matbaa makinesi getirmesidir. Karabekir anlatıyor; Gazi pek asabi idi, “Muhaliflerden Ali Şükrü Bey Ankara’ya matbaa makinesi getirmiş, Tan adında bir gazete çıkartacakmış,…