Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın
-
Adapazarı, Hendek, Sapanca “ölüm üçgeni”nden başka, diğer bölgelerde de infazlar yapılıyordu… 30 Eylül 1993: Ankara Altındağ Nüfus Müdürü Yüksekovalı Mecit Baskın kaçırılıp öldürüldü. 25 Ocak 1994: Liceli Sefa Erciyes Ankara’da kaçırılıp öldürüldü 25 Şubat 1994: Liceli avukat Yusuf Ekinci Ankara’da kaçırılarak öldürüldü. 20 Mayıs 1994: Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Hakkârili Namık Erdoğan Ankara’da…
-
Karacaahmet Mezarlığı morgundan alınan naaş cenaze arabasına konularak ilahiyat Fakültesi Camii’ne getirildi. Cami avlusu oldukça kalabalıktı. Aralarında ünlü isimler göze çarpıyordu: İbrahim Tatlıses, Ahmet Kaya, Ferhat Tunç, Rahmi Saltuk, Sadık Gürbüz, Tarık Ziya Ekinci, Mehmet Ali Eren, Yaşar Kaya, Orhan Doğan, Vekin Aktan, Medet Serhat, Savaş Buldan, Adnan Yıldırım, Kemal Parlak, Nurettin Güven, İdris Özbir,…
-
21 Ekim 1993 tarihinde Lice’de yaşananlar bir mesaj mıydı? Güvenlik güçleri Lice’de üç gün süren bir operasyon gerçekleştirmişlerdi. İlçeye giriş çıkışlar yasaklanmıştı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bile ilçeye sokulmamıştı. Behçet Cantürk 25 Ekim 1993’te Özgür Gündem gazetesine şu demeci veriyordu: “Evimiz özel olarak hedef alınıp ateş edilmiş. Akrabam beş kişi, eve sığınan iki kişi…
-
“Kürt mafyası” Turgut Özal döneminde çok büyümüştü. Kürt işadamları çok zengin olmuşlardı. Türkiye’nin en zengin yüz işadamının yarısı Kürt’tü. Devletin önemli köşe başlarında Kürtler bulunuyordu. Meclis’te yüzü aşkın Kürt milletvekili vardı. PKK da giderek büyüyordu. İstanbul’da her ay milyarlarca lira bağış topluyordu. 1993 yılında Millî Güvenlik Kurulu’nda, “PKK’ya karşı topyekûn ve kesintisiz savaş” kararı alındı.…
-
Hüseyin Baybaşin açıklıyor: “Behçet Cantürk ne iş yapıyor ise Yahya Demirel’le ortaktı. Yahya Demirel, yeraltı dünyasıyla ilişkilerini sürdürebilmek için Behçet Cantürk’ü kullanıyordu. Yani Cantürk’ün saygınlığından, kişiliğinden yararlanıyordu. Yahya Demirel haftanın belli günlerini Behçet Cantürk’ün Mecidiyeköy’deki yazıhanesinde geçiriyordu. Behçet Cantürk’ün yaptığı tüm gayrimeşru işlerden Demirellerin haberi vardır. Behçet Cantürk Türkiye’nin en büyük kredi kullanma imkânına sahipti.…
-
Behçet Cantürk’ün tahliye edilmesinin ikinci bir nedenini de, Jean Jacques Rousseau’nun şu sözü açıklıyor “Zengin, yasayı para kesesinde-taşır!.. ” Sf. 188 Alıntı; Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 15. Baskı Ekim 2005 – Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.
-
Behçet Cantürk davası, hukuk fakültelerinde “örnek dava” olarak öğrencilere anlatılmalıdır… Behçet Cantürk’ün polis sorgusu ise, “devleti koruyan kişilerin bilgisizliğini ortaya çıkaracağı” için acilen “yakılmalıdır”!.. Emniyet görevlisi Behçet Cantürk’e soruyor. “Uyuşturucu, Hazar Denizi’ndeki gemilerle Milano’ya mı götürülüyor?” Hadi, soruyu yönelten emniyet görevlisi, Hazar Denizi’nin dünyanın en büyük gölü olduğunu, Milano’nun ise kıyıdan 500 km içeride olduğunu…
-
Behçet Cantürk ve arkadaşlarının duruşması, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 No’lu Askerî Mahkemesi’nde başladı. Sf. 159 “Bu iddianame, hayalî bir mafya çetesinin oluşturulması için polisin yazdığı bir senaryodur. Ekonomik ve siyasî yönden güçlenmemi istemeyen kan düşmanlarım ve egemen güçler, bu oyunun tezgâhlanmasında başrolü oynadılar…” Askerî hâkim araya girerek, “Egemen güçlerden ne kastediyorsunuz?” diye sordu. Behçet Cantürk,…
-
ABD, Türkiye’de haşhaş ekiminin yasaklanması için, siyasî ve ekonomik tüm gücünü kullandığı 1972 yılında, ülkesinde uyuşturucu kullananların sayısı 500.000 kişiydi. Bugün bu rakam yirmi katını aştı… ABD’de, 11 milyon kişi sürekli uyuşturucu kullanıyor. Bu ülkede “uyuşturucunun ticarî hacmi” 50 milyar doları geçti. Mafyanın kazancı ITT, General Motors, General Electric, Ford Motor, IBM, Chrysler, RCA gibi…
-
Behçet Cantürk’ten bu kez, ASALA’nın Kapalıçarşı eylemini nasıl gerçekleştirdiğini anlatmasını istediler. Başladı anlatmaya: “12 Eylül harekâtından üç dört ay sonra Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da Vitoşa Oteli’nde “babalar toplantısı” yapıldı. 1981 yılında İsviçre’ye yapmış olduğum gezi sırasında, toplantıya katılanlardan Fikri Kocakerim ile Doğan Çelik bu toplantıyı bana anlattılar. Ayrıca amcaoğlu Abdullah Cantürk, toplantıya davetli olmadığı halde, Enis…
-
-Sen bir de Kıbrıs’a eroin gönderiyormuşsun? -Evet, orda Mehmet Gözen var, bu işle görevlendirilmiştir. -Nerede bu Mehmet Gözen şimdi? -Şu anda nerede olduğunu bilmiyorum. Rauf Denktaş’ın oğluyla birlikte iş yapıyorlardı. -Evet, Raif Denktaş, İngiltere’ye sevk ediyormuş… Sf. 110, 111 Alıntı; Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 15. Baskı Ekim 2005 – Sf. 110,…
-
Yardımseverdi. İstanbul’daki yoksul Ermenilere, üniversitede okuyan Kürt Öğrencilere el altından maddî yardımda bulunuyordu. Sf. 65 Alıntı; Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 15. Baskı Ekim 2005 – Sf. 65) kitabından birebir alınmıştır.
-
14 Ocak 1979 tarihinde, Şah Rıza Pehlevî İran’ı terk ederken, kimse yönetimin tamamen mollaların eline geçeceğini tahmin etmiyordu. Ancak Humeyni yönetimi, solcuların “stratejik” hatalarından yararlanıp iktidara el koyuyordu. Şah döneminde uyuşturucu ticareti yasaktı. Mollalar, Şah’ın bu uygulamasını devam ettirdiler. Ancak cezaları çok daha ağırlaştırdılar. Uyuşturucu kullanmanın, satmanın, taşımanın cezası idamdı. İran’daki Tebriz, Rızaiye, Hoy, Sasur…
-
Zürich’te, Sarı Avni’nin yazıhanesinde buluştular. Çaylar içilip hal hatır sorulduktan sonra, iş konuşmaya başladılar. 100 kilo baz morfine ihtiyaç vardı. Behçet Cantürk, Sarı Avni’ye, “Askerlerin bizim işe bir zararları yok. Bu nedenle, o iş kolay. Bir çaresine bakarız.” Sf. 49 Alıntı; Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 15. Baskı Ekim 2005 – Sf.…
-
“Apocular” olarak bilinen Ulusal Kurtuluş Ordusu, 27 Kasım 1978 tarihinde, Lice’nin Fis köyünde birinci kongresini yaparak partileşme kararı alıyordu. Partinin adı, Partiya Karkeran Kurdistan (PKK), genel sekreteri ise Abdullah Öcalan’dı. “Kuzey Kürdistan (Doğu ve Güneydoğu Anadolu) Türkiye’nin sömürgesidir. Kürt sosyalistleri, Türk sosyalistleriyle birlikte değil, ayrı örgütlenmelidir. Kürt halkının kurtuluşu otonomi ya da özerklik değil, bağımsızlıkla…
-
Anadolu, 1972’den sonra, haşhaş üretiminde önceleri sahip olduğu merkezî önemi zamanla yitirdi. Dünyadaki büyük artışa rağmen, Türkiye’de yasadışı üretim ve pazarlamada büyük düşüş yaşandı. Bu nedenle kaçakçılık zorunlu olarak şekil değiştirdi. Uyuşturucunun yerini silah aldı! Sf. 33 Alıntı; Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 15. Baskı Ekim 2005 – Sf. 33) kitabından birebir…
-
Deprem yardımlarının yetersizliğini protesto etmek için Lice’den Diyarbakır’a yürüme fikri ortaya atıldı. Protesto yürüyüşünü dört örgüt organize ediyordu: İlerici Gençlik Demeği (İGD), Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK), Özgürlük Yolu (Türkiye Kürdîstanı Sosyalist Partisi), Kürdistan Kurtuluş Partisi (Rızgari). Behçet Cantürk, otuz beş kişilik yürüyüş komitesine, İGD’yi temsilen girdi. Komite görev bölümü yaptı. Sf. 29 Behçet Cantürk’e, köylüleri…
-
UYUŞTURUCU NAKLI İÇİN ELAZIĞ’DA HAZAR TURİZM KURULDU, RAKİBİ OLAN HARPUT TURİZM’E ÜLKÜCÜLER SALDIRDI
Katırlar yerlerini motorlu taşıtlara bırakıyordu… Sadece Cantürkler değildi otobüs işine girenler. Liceli bazı aileler arka arkaya otobüs alıp şirketlere ortak oluyorlardı. Ekmekçi ailesi, Lâçin ailesiyle birlikte Hazar Turizm Seyahat Acentesini kurdular. Canpolat ailesi ve Erşenel ailesi, Özdiyarbakır firmasına otobüs vererek ortak oldular. Delidere ailesi, otobüs alıp Kâmil Koç firmasıyla birlikte çalışmaya başladı… Sf. 27 Çalışkandı.…
-
İran 1969 yılında topraklarında haşhaş tarımının tekrar yapılmasına izin vermişti. İlginçtir, bu kez Türkiye haşhaş ekimini yasaklıyordu. Türkiye önemli bir döviz kapısını kapatıyordu. Afyon üretiminde dünya üçüncüsüydü. Milyonlarca dolarlık geliri vardı. 90 bin aile haşhaş ekimiyle geçiniyordu. Bu aileler, Toprak Mahsulleri Ofisi’ne 1967’de 119 ton, 1968’de 125 ton, 1969’da 128,1970’te 63 ve 1971 yılında da…
-
Annelerinden çocuklarına bir tek “miras” kaldı: Nizamettin ve Behçet küçüklüklerinden başlayarak, yaşamlarının her aşamasında “Ermeni dönmesi” aşağılanmasına maruz kaldılar… Sf. 21 Alıntı; Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 15. Baskı Ekim 2005 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.