Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın
-
Gariptir, Hasan Âli Yücel başta olmak üzere birçok aydını ‘‘Türk” olmamakla itham eden, alnına Hitler’inkine benzer bir perçem bırakan, ırkçı-milliyetçi Nihal Atsız’ın kendisi bir “dönme”ydi! Bunu devletin resmî belgesi diyordu. Eylül 1944 tarihli, “Turancıların Muhakemeleri Hakkında Örfî İdare Komutanlığının İlk Duruşmalara Ait Raporu” bakın ne diyordu: ‘Menfi ruhlu olan bu maznun (Nihal Atsız), 1905 senesinde…
-
1250-1517 tarihleri arasında Mısır’a hâkim olan Memluklar, neden bizim tarihimizde hak ettiği ilgiyi görmemektedir? Tarihte, resmî olarak “Türkiye Devleti” (Devlet üt- Türkiye) adını kullanan ilk devleti Memluklar kurmuştu. Ne ilginç değil mi, Yavuz Sultan Selim’in İran’da Safevîler ve Mısır’da Memluklar tarafından kurulan Türk devletleriyle savaşmasını nasıl değerlendirmemiz gerekiyor? Sf. 210 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı…
-
Şeyhülislam Musa Kâzım Efendi, yaşamı boyunca, mason olduğunu hep reddetti. Ama gelin görün ki, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın resmî Internet sayfasında, mason olduğu yazılıdır. Ayrıca koca bir de fotoğrafı vardır. Ben bugüne kadar pek kaynaklarda görememiştim, fotoğrafı olan bir diğer mason şeyhülislam ise İzzeddin Efendi’ymiş! Listede adı olan bir diğer mason da,…
-
İkinci Meşrutiyetin ilanından hemen sonra yayın hayatına başlayan Sırat-i Müstakim’in yazarları arasında Şeyhülislam Musa Kâzım Efendi (bir dönem Darülfünun’da rektörlük yapan, mason) Babanzade Ahmed Naim Bey (Halide Edip’in “Yahudi dönmesi” dediği); Ahmed Ağayev (Ağaoğlu), Yusuf Akçura (Türkçü), Ethem Nejat (sosyalist) gibi isimler de vardı. Ancak yollar zamanla ayrıldı. Ebülula Mardin ve arkadaşlarının çekilmesinden sonra Eşref…
-
“Tanburî Cemil Bey’in (oğlu Mesud Cemil) babasının veya babasının babasının Macar mühtedisi (dönmesi) olduğunu vaktiyle işitmiş ve üzerinde durmamış, hatta unutmuştum. Fakat bunların Macar olmayıp ‘Macar Tziyani’ (Çingene) olduklarını hiç duymamış, hiç bitmiyordum. Bunu Asım Sönmez Beli’den işittim ihtiyatla naklediyorum. Büyük şairimiz (Yahya Kemal) Varşova’da elçi, oranın ileri gelme Yahudilerinden birine sormuş: ‘Niçin Polonya’da Yahudiler…
-
Ama bu meseleye devanı etmeden önce, hayatında birçok karanlık noktalar olan bir kişiyi size tanıtmaya çalışacağım. Gelin XVII. yüzyıla bir daha gidelim… Gerçek adı tam bilinmiyor. Albertus Bobowski… Alberto Bobevio… Leopolitano Bobowsky… Albertus Bobovius… Albert Bobowski… Wojciech Bobowski. 1610 yılında zengin ve asil bir ailenin oğlu olarak Lehistan’ın Lwow şehrinde doğdu. Litvanyalı olabileceği de iddia…
-
Müzikologların üzerinde anlaştıkları konu, klasik Türk müziğinin Sultan III. Selim döneminde altın çağını yaşadığıydı. Bir diğer öğretmen Haham Abraham Mandil (Haham Ağa) ise, Galata Mevlevîhanesi postnişini Ataullah Efendi’nin hocasıydı. Bazen Galata Mevlevihane’sine gidip ilahi okuyordu. Sf. 191 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf.…
-
Yahudi tasavvufçular ile Mevlevîlerin etkileşiminden doğan müziğe “maftirim” deniyor. Maftiriminin hikâyesi, 1492’de İspanya’dan gelen Yahudilerin en önemli yerleşim merkezlerinden biri olan Edirne’de başladı. Yahudiler, Endülüs’te Arap musikisini çok iyi biliyorlardı. Araplardan etkilenip yaptıkları ilahilere “piyyutim” diyorlardı. Sf. 190 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 –…
-
Türkçe olarak kaleme “alınmış ilk musiki risalesinin, Çemişkezekli olduğu tahmin edilen Ahmed oğlu Şükrullah’a ait olduğu iddia ediliyor. Sf.189 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.
-
Evet, kaynaklarımız daha çok Batılı gözlemcilerin yazdıklarıyla sınırlıdır dersek yanlış söylemiş olmayız, örneğin Cizvit papazı Giambatista Toderini’nin iddiası, “İstanbul Türkleri IV. Murad’ın Bağdat’ı aldığı hicri 1047 (1677) yılına kadar musiki sanatını yahut bilimini tanımıyorlardı” şeklindedir. Burada kastedilen yüzyıllardır kültür geleneğimiz olan halk müziği değildir kuşkusuz. Mesele halk müziği değil. Sf. 189 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük…
-
Ancak, 1873’te Mithat Paşa’nın Selanik’e vali olarak tayini bu mektebin yeniden açılmasına neden oldu. Osmanlı Devleti, modern okulların açılmasına izin verirken, yerel yöneticiler her türlü kolaylığı gösterirken, Hafız Kerim’in okulunu kapattırmasını nasıl açıklayacağız? Şemsi Efendi’nin torunu Ilgaz Zorlu, dedesinin devrin ünlü Kabalistlerinden olduğunu ve öğrencilerine dinî bilgiler verdiğini yazdı; bu bir neden olabilir mi? Sf.181…
-
Tanzimat Fermanı’nın okunuşunda İstanbul Hahamı’nın bütün Osmanlı Yahudilerini temsil eden bir hahambaşı niteliğiyle törene davet edilmesi, gerçekte bulunmayan bir makamın resmiyet kazanmasına neden olmuştu. Osmanlı tebaası Hıristiyanlar, “Siz bizi nasıl Yahudi’yle eşit hale getirirsiniz?” diye neden serzenişte bulunmuşlardı. Tanzimat ve Islahat fermanlarına en çok karşı çıkanlar Hıristiyanlardı. Patrikhane ile Hahambaşılık’ın eşitlenmesine büyük tepki gösterdiler! Sf.174,…
-
Mevlevi matbahına (mutfağına) balık giremezdi! Onlara göre balık, varlığın büründüğü en aşağılık şekildi! Denizden çıkanlar yenilirse insanın manevî feyzinin kapanacağına inanıyorlardı… Güzel. Peki, ama biliniyor ki, Mevlânâ balığı çok severdi. Hatta bu nedenle oğlu Sultan Veled, canlıları ikiye ayırıyordu: hayvanlar ve melekler. Hayvanlar, toprakta yaşayan yılanlar, melekler ise denizlerde yaşayan balıklardı; çünkü babası balık seviyordu!…
-
Samiha Ayverdi’den sonra Kenan Rifaî Dergâhı’nın postnişini yine bir kadın oldu: Cemalnur Sargut. Bu dergâhta şeyhlik kadından kadına geçiyordu anlaşılan!.. Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.
-
Selanikli Kenan Rifaî’yle de akrabalık olabilir, çünkü Mesut Yılmaz’ın kuzeni (Yahudi işadamı Sami Ofer’in ortağı) Mehmet Kutman, 24 Temmuz 2004 tarihinde CNN Türk’te katıldığı programda, babasının Karadenizli, annesinin ise Selanik kökenli olduğunu söyledi. Şişli Terakki mezunu Berna (Müren) Yılmaz’ın anne tarafı da Selanikli’ydi… Sf. 150 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın,…
-
Alyans okulları Siyonizm’e karşıydı. Amacı, Yahudileri, bulundukları ülkenin “iyi insan” ve “iyi vatandaşı” yapmaktı. Sf. 114 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Nur” Tevrat’ta da var. Keza, “Hür ve Kabul Edilmiş Masonların, 1987’de İsrail’de kurdukları localarının adı da “Nur”; ama benim aradığım “nur” değil, “ışık”!.. Sf. 108 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 108) kitabından birebir alınmıştır.
-
Örneğin, Süleymancılık olarak bilinen dinî cemaatin kurucusu Silistreli Süleyman Hilmi Tunahan, neden kızına, Türkçe’de bulunmayan İbranice “Yaratılış” anlamına gelen “Beria” ismini koymuştu? “Işıkçılar” olarak bilinen dinî cemaatin kurucusu Hüseyin Hilmi Işık, neden “Işık” soyadını aldı? Nurcuların öğrenci pansiyonlarına neden “Işık Evleri” adı veriliyor? Önceki sayfalarda okuduk, Yahudi Kabalasından etkilenerek, harflere esrarengiz anlamlar yükleyen Hurufîlere “ışık”…
-
“Evet, Ben Selanikliyim” kitabını yazan Ilgaz Zorlu; “Eminim ki Bediüzzaman Said-i Nursî yaşasaydı ondan öğreneceğim çok şey olurdu.” Diyor. Sf. 100 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.
-
Öte yandan. “Bediüzzaman Sempozyumu”na neden Yahudi din adamları daha çok ilgi gösteriyor, merak ediyorum… “Dindar, fakat Anti-Siyonist bir Yahudi’yim” diyen Central Connecticut Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Norton Merzinsky sunduğu tebliğde, Risalelerin diğer kitaplardan ayrılan üç özelliği olduğunu belirtiyor. Barışa sık sık atıfta bulunması; kendisi gibi düşünmemeye anlayış ve Müslüman – Yahudi ilişkilerine bakışta tek bir…