Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Bilim
-
İslam düşünürü el-Birunî de (973-1051) bu etkiyi kabul etmişti: “İslam medeniyeti Yunan medeniyetinin bir devamıdır.” Sf. 24 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilimde nesne, harekettir; hareket yasalarını bilmek teoridir. Einstein, tüm buluşlarına, bir deney ile başlıyor: «Varsayın ışığa bindim.» Bu, belki de deneylerin en öğreticisi oluyor; aklın dışına çıkmayan bir deneyi gösteriyor. Sf. 35 Alıntı; Quo Vadimus? Nereye Gidiyoruz? – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.
-
(John Desmond Bernal, Science in History, Türkçe baskısı Materyalist Bilimler Tarihi iki cilt. Alıntı 1. Cilt sf. 71 ile 80 arası;) “İnsan gruplarının genel ekolojik karakteri ilk başta kesinlikle, daha sonraları çok büyük ölçüde, besinlerini nasıl bulduklarına göre belirlenmiştir. İnsanlar ilkin tohum, çekirdek, meyve, kök, bal, böcek ve çıplak elle tutulabilir her türlü ufak hayvan…
-
İnsanlığın gelişimi, doğanın kontrolü yönündedir. İnsan doğayı ve kendi yazgısını kontrol ettiği ölçüde insanlaşıyor. Böylece insanlığın gelişimi doğaüstü güçlerin varlığını red ile birlikte yükseliyor. Doğaüstü güçlere inanmak, insanın zavallılığıdır. İnsan olmaktan çıkışını gösteriyor. Bu bağlam içinde Marx’in, Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı-Önsöz’ünden bir aktarma yapmak zorunluluğunu duyuyorum: Şöyle: “Din, ya kendisini henüz bulamamış ya da…
-
“Bütün âlem kendisini bütünleyen parçalarıyla birlikte sapasağlam bir insan gibidir. Ucu bucağı bulunmayan bu boşluk içindeki, büyük ve küçük herhangi bir şeyin diğerlerine çok kuvvetli bir bağlantısı ve göz ardı edilemeyecek birçok etkileri vardır. Bu âlemin düzenine neden olan şey, onun bu bağlantılı durumu üzerine kurulmuş olmasıdır. Bu nedenle. “Yer, gök ve diğer yıldızlar bulundukları…
-
Yahudilerin bilgiden başka vatanları yoktur diyordu, Sf. 76 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.
-
Araştırma ya da bilim, başlangıcında parçalara ayırmaktır. Daha doğrusu önce parçalamak ve sonra ayırmaktır; “analiz” yapmak ta eninde-sonunda budur. Sf. 333 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 333) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilmek, öncelikle bilmeyi bilmektir, “bilme ne demektir” bunu bilebilmektir ve bilen, bilgi hamalı değildir. Sf. 296 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır.
-
Üniversiter düzende en yüksek derece “doktor” olup, “bilen” demektir, Latince “docore” fiilinden geliyor, “doçent”, bildiren, öğreten veya okutan karşılığıdır ve üniversite için gerekli olan da budur profesör sözcüğünün ise hiçbir önemi yoktur ve sadece bir rütbedir, kıdem de diyebiliriz; hal böyle iken bir tıp profesörünün tıpla ilgili olmayan bir gazete yazısında, adının başına “profesör” yazısını…
-
İstanbul’dan İtalya’ya Rönesans yaratacak türden bilgin ve edebiyat adamı da gitmiyor. Sf. 222 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.
-
Da Vinci insan anatomisi üzerinde çalışmak için cesetleri mezardan çıkarırmış. Ters el yazısı ile günlük tutuyormuş. Sf. 57 Pek çok Hıristiyan tablosuna, Hıristiyanlıkla ilgisi olmayan gizli semboller yerleştiriyor, Kiliseye, belli etmeden, küçümsüyor. Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 57) romanından birebir alınmıştır.
-
“Kendini tarif özgürlüğü…” 2002 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Macar romancı İmre Kertesz’in bir sözü bu. “Sürgündeki dil” başlığını taşıyan bir yazısında uzun uzun “kendini tarif özgürlüğü” üzerinde durmuş. Batı demokrasilerinde bile devlet otoritesinden kaynaklanan ayrımcılıktan dert yanıyor. Toplumda kendini ayrıcalıklı görme illetinin, “öteki”ne üstün görme küstahlığının demokrasilerde de sona ermemiş olmasından yakınıyor. “İnsan ruhunu…
-
Bir noktanın altını çizmek istiyorum; önemli olan hareket değil hareketin hızındaki değişmedir. Bu, Galileo’dan beri biliniyor ya da bunun bilinmesi gerekiyor. Aynı biçimde, önemli olan sapmadır; sapmalar, düzlükten daha düşündürücü ve aydınlatıcı oluyor. Sf. 173 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Sirina”, ilk buharlı ya da “steamer”, Londra’dan yüz yolcusuyla New York’a hareket ettiği zaman Marx yirmi yaşındadır. Kraliçe Viktoria’nın demiryolculuğunu onurlandırdığı ve bunun için de ilk kez trene bindiği 1842 yılında ise yirmi dört yaşını sürüyor. Bundan bir yıl sonra ABD Kongresi, Morse’a ilk elektrikli telgraf hattını kurması için ödenek ayırıyor. Bir yıl sonra selülozdan…
-
Tanrı, yönetmek içindir. Tek Tanrı yetmeyince, ikinci ve üçüncü sınıf Tanrılar icat edildiğini, antik Elenistan ve Roma’dan biliyoruz. Tekelokrasi ancak tabansızlıkla mümkündür ve bunun için Tekeliyet, aynı zamanda büyük bir tanrıcık imalathanesidir. Sf. 9, 11 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 9 ile 11 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
Endogaminin nesilden nesile zekâ yitimine neden olduğunu artık hepimiz biliyoruz; bu, Sabatayistlerimizin hızla aptallaştıkları anlamına gelmektedir. İç evliliğe bir de yarışın olmaması ve deseleksiyon sürecinin rahatlığını ekleyebiliyoruz, akıllarını kullanmaya ihtiyaçları kalmıyor. Hem bütün kapıları tutmuşlar ve hem de sürekli aptallaşıyorlar; felakete yol alıyoruz. Sf. 455 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı…
-
Hegemonik düzen, işkence düzenidir; kendinden çıkarmaya yaramaktadır. İşkence okşamaktır. Teneke cızırtısı şarkıdır. Sf. 448 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 448) kitabından birebir alınmıştır.