Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeyan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan

  • 15 Eylül 1922 Cuma Tepecik’e varıyoruz ve biraz sonra Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hıristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmışken, karşı taraftaki Türk bölgeleri olduğu gibi duruyor. Yangın sol tarafa da ilerlemiş, ama yayılmamış; Türklerin büyük çabası sayesinde orada durmuş. Bir Türk süvari taburu adım adım ilerlediğimiz bu yol boyunca gidiyor ve kısmen…

  • Bazı gizli birliklerin ardından illegal siyasal partilerin kurulması gerçekleşti, bunlar arasında sadece Marksist eğilimli Hınçaklar, Ermenilerin hem Osmanlı İmparatorluğundan hem de Rus Çarlığından bağımsız olması için savaşım veriyor ve bağımsız, cumhuriyetçi bir ulusal devletin kurulması için çaba harcıyorlardı. Buna rağmen Batı Ermenistan’daki kırsal nüfusun geniş kesimleri özellikle tutucu ve siyaset dışı kaldı. Sassun’da 1894 yılında…

  • (1876-1952) Dr. Garabet Haçeryan 1876’da, Türkçe Bahçecik adıyla bilinen, Bardizag‘da doğmuştur. Bardizag adı İzmit (Nicomedia) Sf.13 1914’de, Bardizaglı 1.500 gençle birlikte Türk ordusuna katıldı ve I. Dünya Savaşı süresince tıbbiye zabiti olarak hizmet etti. İstanbul, Çanakkale, İzmir ve Romanya’daki üstün askeri hizmeti nedeniyle askeri madalyalarla taltif edildi. 1915’de askerlik görevini ifa ederken, Bardizag’ın Ermeni nüfusu…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) “Namus Padişahındır”  ifadesi tecavüz edilenin annesi veya kaynanası tarafından Türk tecavüzcüye, padişahın veya sultanın bir askeri görevlisi olduğunu hatırlatmak ve namus anlayışını uyandırmak içindir. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 67) kitabından birebir…

  • 1915 teki kitlesel tehcir sırasında Kütahya Valisi olarak görev yapan Kürt Şair Faik Ali Bey, hükümetinin talimatlarına uymayı ve “Ermenilere yardım elini uzatan herhangi birini tevkifle tehdit ve ölüme mahkûm etmeyi.” reddetti. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf.…

  • 24 Eylül 1922 Pazar İzmir’den ayrılmadan önce sadece Türkler tarafından soyulmadık, aynı zamanda son dakikada, mültecileri kendi paralarıyla güvenli bir bölgeye nakletmek gibi insani amaç taşıyan Amerikan Relief tarafından da soyulduk. Bu sahte biletlerden edinilen kâr, kurtarma Teşkilatının kasasına girmeyecekti elbette, .. Dolayısıyla zaten kanları emilmiş mülteciler bir kez daha soyuluyorlardı.    Alıntı; Bir Ermeni…

  • 17 Eylül 1922 Pazar Etrafıma bakıyorum ve biraz uzakta iki tanıdığı görüyorum. Birisi bir Musevi, adı İshak, Akhisar’dan komşumuz ve İzmir’deki evini doktor olarak birkaç kez ziyaret etmiştim. Diğeri Akhisarlı Hacı Osman adında dini fanatizmi ile tanınan bir tüccar. Her ikisi de bir kahvenin önünde oturmuş çay içiyorlar. .. Askerler, ellerinde elektrik lambaları, kadınların yanına…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Bu şiddet içeren sürgün ve soykırım zamanlarından kalma, hükümetin baskıcı politikalarına karşı çıkan ve zulüm gören Ermenilere yardım elini uzatan sıradan Türk vatandaşlarına ilişkin etkileyici öyküler de vardır. Polis Hüseyin de bunlardan biridir. Hüseyin’in yardımı olmasaydı Dr. Haçeryan’ın kaderi farklı olabilirdi. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi)…

  • 15 Eylül 1922 Cuma… Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmış iken, karşı taraftaki Türk mahalleleri olduğu gibi duruyor. … kısmen harabe olmuş evleri yağmalayan pek çok Türk kadın ve yetişkin genç görüyoruz.” Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Kâfir, imansız anlamlarına gelen gâvur kelimesi, Türkler tarafından tüm gayrimüslim azınlıklar, özellikle de Ermeniler ve Rumlar için kullanılan alçaltıcı bir addır. Buradan hareketle Gâvur İzmir, kâfirlerin şehri anlamına gelir. “Gâvur İzmir, Türk İzmir oldu.” cümlesi, Türkiye’nin “Türkiye Türklerindir.” şeklinde özetlenebilecek nihai amacına işaret eder. Bundan ötürü, hiç kuşku yok ki,…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) İzmir, soykırıma ve genel tehcire tabi tutulmadığı için, soykırımdan sağ kalan öksüz ve yetimler de dâhil olmak üzere, 1922’ye kadar Türkiye genelindeki tüm mülteciler için bir sığınak yeri olmuştu. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Himaye sistemi, Osmanlı Hükümetinin tebaalarına, yabancı konsolosluklarda ve işyerlerinde hizmet görmeleri karşılığında, Avrupa himayesi sağlıyordu. Himaye altındakiler, vergi ödeme, askerlik ve anavatanlarının adli yetkisinden muafiyet de dâhil olmak üzere, yabancılar statüsünden yararlanıyorlardı. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1.…

  • 9 Eylül 1922 Cumartesi. “Vapurlar, yaklaşan Türklerden korkarak İzmir’e sığınmak isteyen Kokoryalı’lı (Güzelyalı) Hıristiyanlarla hemen doluyor. Vapurda, Musevilerce yayınlanan ve Mustafa Kemal’i ve muzaffer ordusunu överek esir düşen binlerce Yunan askerinin hikâyesini anlatan Fransızca bir gazete okuyorum.” Sf. 47 “Şapkamı eve bıraktım ve fes giydim. Yeleğime Osmanlı askeri şeref madalyasını ve altın renkli bir hilal…

  • 13 Eylül 1922 Çarşamba…. İçimizde artık umut kalmadı, mahvolmamız sadece an meselesi. Rıhtımın karşısındaki binalarda bulunan Pasaport dairesi (pasaport semtine adını veren bina) bir saat içinde bir kül yığınına dönmüştü. Rıhtımdaki (Kordondaki) tüm muhteşem binalar, meşhur Carpet te Oriantale Enstitüsü, Spor Kulübü, Theatre de Smyrne, Kramer Palas ve diğer eski binalar birkaç saat içinde ateşlere…

  • 1922’den beri tanıkların ifadelerini temel alan çeşitli kaynaklar, İzmir’in Ermeni bölgesindeki yangının 13 Eylülde Türkler tarafından başlatıldığını doğrulamaktadır. Nihai amaç, İzmir’deki Hristiyan unsurun tamamen bertaraf edilmesiydi. Yangının kentte kalmaya devam eden Ermenileri paniğe uğratacağı ve onları evlerinden çıkarmaya zorlayacağı bekleniyordu. Yanarak ölen yüzlerce Ermeni’nin yanı sıra 1.500 Ermeni evi ve dükkânının tahrip olduğu tahmin ediliyor.…

  • 3 Eylül 1922 Pazar. Yunan orduları, yolları üstünde mezalimler uygulayarak, terk ettikleri şehirleri ateşe veriyorlar. Alaşehir, Nazilli, Kasa vb. gibi yerleşim yerleri birbiri ardından yerle bir edildi. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • 11 Eylül 1922 Pazartesi..  Franka bölgesinden geçiyorum: Dükkânlar kapalı. Türk ve Musevi dükkânlarında Türkçe harflerle İslam veya Musevi yazılı. .. Yunan işgali sırasında, kırmızı fesli Türkler sokaklardaki binlerce insanın arasında dikkat çekiyorlardı: o günlerde, seslerini yükseltmeye cesaret edemezlerdi. Şimdi şehrin mutlak hâkimleri olduktan sonra, azınlıkta kalan şapkalılara tepeden bakıyorlar.  Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet…

  • 10 Eylül 1922 Pazar …. Yolda, Haynots’un yağmalanmış, kadın ve kızların ırzına geçilmiş ve Surp Stepannos kilisesi ile Patrikliğin, Türk ayak takımı ve askerinin muhasarası altında olduğunu söyleyen yabancı ülke vatandaşı Ermenilerle karşılaşıyoruz. .. Dükkânlar da yağmalanmış. Açık olan evleri yağmalayan Türk askerlerini görüyorum. … Rıhtıma varmak için Hidroterapi sokağından geçmeye çalışıyorum. … O, ister…

  • 9 Eylül 1922 Cumartesi… Vapurlar, yaklaşan Türklerden korkarak İzmir’e sığınmak isteyen Kokaryalı’lı Hristiyanlarla hemen doluyor. Vapurda, Musevilerce yayınlanan ve Mustafa Kemal’i ve muzaffer ordusunu öven… Fransızca bir gazete okuyorum… Karım, çocuklarım ve ben rıhtıma doğru yola koyuluyoruz. Şapkamı eve bıraktım ve fes giydim. Yeleğime Osmanlı askeri şeref madalyasını ve altın renkli bir hilal taktım. ..…

  • 8 Eylül 1922 Cuma… Türk ordusu, Yunanlıların çekilmeden önce alışılageldiği gibi ateşe verdiği Menemen’e kadar ilerlemiş. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.