Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Birinci Dünya Savaşı

  • Bazı işlerde Almanların bizden ziyade Enver Paşa’ya yakın olduğunu hissediyorduk. Gizli kararlardan biri de, büyük kıtalar, birlikler kumandanları Alman olursa Erkânıharp Reisinin Türk olacağını ve kumandan Türk olursa Erkânıharp Reisinin Alman olacağına dairmiş. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • General Bronzart, muhtelif vaziyetlere göre sefer planlarımızı hazırlamış; Genel Kurmay Reisi olan Enver Paşa da bunlarla hem fikir olduğunu beyanla aynen kabul ve tasdik etmiş.   Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 170) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sefer planlarını bizzat Genel Kurmay Reisi yapacaktı.  Bizim Genel Kurmay Reisimiz, Erkânıharbiye-i Umumiye Reisimiz Enver Paşa idi.  O böyle şeylerle meşgul değildi.  Harbiye Nezareti (Savaş Bakanlığı) ve parti işleri, onu daha çok meşgul ediyordu.  General Bronzart, Genel Kurmayın Birinci Reisi Sanisi (ikinci reisi) ise de hakikatte Genel Kurmay Reisliğini yapıyordu.  Şu halde sefer planlarımızı da…

  • 1-2 Ağustos gecesi Yeniköy’de Sadrâzam ve Hariciye Nazırı Sait Halim Paşa’nın yalısında toplanan ve Enver Paşa, Cemal Paşa, Talat, Cavid ve Halil Beylerden mürekkep bir kısım vekiller heyeti hemen vaziyeti müzakere ile (durumu görüşerek) Osmanlı ordusunun seferber hâle vaz’ına (duruma getirilmesine) ve aynı zamanda; Umumî Harb’de Türkiye’nin bitaraf kalacağının .. karar verdi.  …  2 Ağustos…

  • Üçlü İtilaf denilen Fransa, Rusya ve İngiltere..  Üçlü İttifak denilen Almanya, Avusturya, İtalya.. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 70) kitabından birebir alınmıştır.

  • 11 Kasım 1918 tarihinde Compiegne Ormanı’nda ateşkes anlaşması imzalandı. Bunu kader, insanları mahveden bir adama, Merkez Parti sorumlusu Mathias Erzberger’e (Almanya’da, Merkez Partisi sol kanadının önderi. I. Dünya Savaşı sonunda, Almanya adına ateşkes imzalamıştır. Kara Ormanlar’da tatildeyken milliyetçi bir örgütün üyelerince vurularak öldürüldü. e.n.) -çeşitli iddialara göre bir hizmetçiyle bir Yahudi işverenin gayrimeşru çocuğuydu nasip…

  • Kasım’da gerginlik genel bir hal aldı ve bir gün felaket birdenbire patladı.  Donanma askerleri motorlu araçlarla gelip halkı ihtilale teşvik ettiler. Ne yazık ki, bazı genç Yahudiler, .. Bu hareketin liderleriydi. … Hava tam ihtilal kokuyordu. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 172) kitabından birebir…

  • Yahudiler Alman milletinin kanını yavaş yavaş emmeye başlamışlardı.  …  1916-1917 kışından itibaren üretimin hemen hemen tamamı Yahudilerin kontrolüne girmişti.  …  Halk Prusyalılar aleyhine kışkırtılıyordu.  Böylece halkın dikkatini kendi üzerlerinden uzaklaştırarak başka noktalara çeviriyorlardı. ….  tam bu sırada Almanya’da genel grev patlak verdi.  …  İngiliz, Fransız ve Amerikan gazeteleri “Almanya, ihtilalle burun buruna!”  Alıntı; Kavgam –…

  • 3 Ağustos’ta (1914) Kral III. Louis’ye bir dilekçe sundum ve Bavyera Alayına gitmek lütfunu benden esirgememesini istedim.  Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 140) kitabından birebir alınmıştır.

  • Biz Almanlar ekmeğimiz için savaştığımız sırada onlar, özgürlük, hatta kendi özgürlükleri için değil küçük milletlerin özgürlükleri için savaşıyorlardı. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır.

  • II. Abdülhamid; 23 Aralık 1876’da Birinci Meşrutiyet’i ilan etti, ancak 13 Şubat 1878’de Osmanlı-Rus Savaşı’nı bahane ederek Meclis’i dağıttı.    Ahmed Tevfik Paşa: Osmanlı İmparatorluğu’nun son sadrazamı (Kasım 1920) olarak tarihe geçti.     Akgöl (Eyüp Sabri), Bleda (Mithat Şükrü):  Mustafa Kemal’in emri üzerine 1935’te Sivas mebusu seçildi.  Masondu.     Çetinkaya (Ali): Kel Ali de denir (Afyon 1878-İstanbul 1949). …

  • …  İttihat ve Terakki seçimlerinde Taşnak Komitesi’yle hep ortak liste çıkarırdı.  Ermeni cemaati bizim listelerden Meclis’e her seçimde (1902-1912) 14 milletvekili sokardı.  Ne eksik, ne fazla, hep 14 milletvekili. Sf. 208  …  Kâğıt üzerinde her şey düşünülmüştü.  Boşaltılan evleri işgal etmek isteyen Müslümanlar, buralarda ancak kiracı gibi oturacaklardı.  Kiralarını hep şehir merkezinde kurulan fona yatıracaklar,…

  • (Dede Yakup Cemil anlatıyor;) “Sadece ben değil, İzmirli Mümtaz, Yenibahçe’li Şükrü, kardeşi Nail, Çerkez Eşref ve kardeşi  Selim Sami gibi Teşkilatı Mahsusa fedailerinin çoğu Çerkez’di.”  (Dipnot; İlginçtir, Türkiye’deki güvenlik güçlerinin (ordu ve polis) kilit noktalarında hala hep Çerkezler vardır.) Sf.198  “Enver Paşa, başkumandan vekili ve Şark Cephesi kumandanı sıfatıyla Sarıkamış etrafında süren harbi bizzat cepheden…

  • Türk tarafından Anzac tarafına bir paket sigara uçuyor ve üzerinde, Türk zabitler, Fransızca “bizim kahraman düşmanlarımıza” yazıp, az sigaralarından bir paket uçuruyorlar, Sf. 197 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demek ki, Türkler, Gelibolu’da sadece Anzaklar ile değil bir de Yahudiler ile savaştılar. Hoş, Türk tarafına bir Alman Yahudi’si komuta ediyordu ve diğer taraftan, Sion Katır Birliği eratının büyük çoğunluğunun ise Rusya Yahudi’si olduklarını tahmin edebiliyoruz. Sf. 45 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çanakkale’deki ünlü söz, “ölmek var dön­mek yok”, Esat Paşa tarafından telaffuz edilmiştir. Sf. 259 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Dr. Bilal Şimşir’den aktarma;) “İngiltere Savunma Bakanlığı ‘suçlu’ Türkleri yakalatıp cezalandırmak üzere hemen eyleme geçer. 15 Ocak 1919 günü İstanbul, Kahire, Bağdat’taki İngiliz Başkumandanlıklarına şifre telgrafla dokuz Türk komutanın adlanın verir. Cezalandırılmak üzere bunların yaka­lanmasını ister. Bu Türk komutanlarının adları ve sözümona suçları şöyle sıralanmıştır: “Nuri Paşa: Kafkasya’da eski İslam Ordusu Komutanı. Azerbay­can’a asker sokmak,…

  • Ali İhsan Paşa’ya “Musul Komutanı” da diyebiliriz. Musul’u İngilizlere bırakmamak için kıvranmaktadır; bir direniş peşindedir. An­cak sadece Altıncı Ordu ile bu işi yapamayacağını biliyor; yakında, Halep’te, Yedinci Ordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa var, fakat, Mustafa Kemal Paşa, silah bırakma kararı ile birlikte İstanbul’a dönü­vermişti, hiç beklemediğini tespit ediyoruz.. Ali İhsan, Mustafa Ke­mal’in bu aceleciliğini hiç…

  • Çanakkale’de kahraman Esat Paşa’nın da anılarının tamamını yayımlamaya hâlâ cesaret edilemiyor. .. Yakup Şevki’nin anıları da aynı durumdadır. Esat, Gelibolu’da Mustafa Kemal’in komutanı idi, bir zaman “Gelibolu Kahramanı” sayılıyordu. Kemal Paşa’nın önündeki Paşalar, Ankara’ya katılamadılar. Sf. 221 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Bilal Şimşir’in Malta Sürgünleri adlı kitabından alıntı;) “Yakup Paşa, hükümetin buyru­ğuna karşı gelemez, direnişe karar veremez. Yalnız, yerli Türklerin sa­vunma hazırlıklarına yardımcı olur. Kars’ta, ordunun çekileceği Arda­han, Artvin, Oltu, Kağızman, Sarıkamış gibi yerlerde Milli Şura Hü­kümetleri kurulmasını destekler. Bu minyatür hükümetler, Ermenilere karşı kendi başlarının çaresine bakmaya ve bölgesel kurtuluş sava­şına hazırlanır. Denilebilir ki, ‘Doğuda…