Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Birinci Dünya Savaşı
-
Bu, birinci mekân ve birinci zamandır; emperyalist donanmanın 18 Mart 1915 tarihinde durdurulmasında Kemal’in hiç bir rolü bulunmuyor. Başka bir mekânda ve başka bir zamanda gerçekleşiyor. Küçümsenmemesi gerekiyor; ancak bu hücumun başarısızlıkla sonuçlanacağı önceden büyük bir ihtimal olarak biliniyor ve daha sonraki değerlendirmeler böyle bir hücumu sadece çılgınlık olarak nitelendiriyorlar. İkinci mekân ve zaman başka…
-
Kemal’in mektupları ve istifalarını saymak kolay olmuyor; Çanakkale savaşı sırasında Liman Paşa’ya yazdığı bir mektupta Enver’i şikâyet ediyor ve Enver’e yazdığı bir diğerinde de Liman’ı eleştirerek sorumluluğu almasını istiyor, Mütareke sırasında, henüz İstanbul’a ulaşmadan önce Sultan’ın başmabeyincisine gönderdiği bir başka mektupta, yeni sadrazamın ismini açıklıyor ve bu arada, kendisi de dâhil bazı isimleri sayarak bunların…
-
İki: Mustafa Kemal Gelibolu’da görev yaptığını belirtiyor ve hiç bir kahramanlık iddiasında bulunmuyor. Bu, daha önce yazdıklarımı doğruluyor; Mustafa Kemal’in Çanakkale’de kahramanlık öyküsü, Çanakkale Savunmasından çok sonra ve Mustafa Kemale karşın besteleniyor. Önce Çanakkale’de kahramanlığın Esat Paşa’ya ait olduğunu belirten Mustafa Kemal daha sonra bunu kabul ediyor ve daha sonraki tarih yazımı da buna göre…
-
15 Mart 1915 tarihinde Çanakkale’de topçu komutanı Selahattin Adil Paşa’nın, Gelibolu’da Yarbay Kemal Bey’in bağlı olduğu Kolordu Komutanı Esat Paşa’nın sadece bir bölümü yayınlanan anılarında ise olumlu bir resim vermiyor; hem Selahattin ve hem de Esat tasfiyeye uğruyor. Çanakkale’de diğer Kolordu Komutanı ve Kafkasya kahramanı Vehip ise, Kemal’in hışmına uğramamak için, İngilizlere yakalanmamak üzere bir…
-
Enver, Haziran Ayı’ndaki gelişinde ise, Kemal’in taarruz planlarından birisine karşı çıkıyor; Moorehead, Enver’in karşı çıkışını, «Kemal was too much given to the squandering of troops» gerekçesine dayandırdığını ileri sürüyor. Enver, Kemal’in askerlerini boş yere harcadığına inanıyor ve âdeti olduğu üzere Kemal istifa ediyor. Liman Paşa araya giriyor ve Kemal’in planladığı taarruz tam bir felaket, Moorehead’in…
-
“Mustafa Kemal Çanakkale’de yedek Tümen komutanı bir yarbaydır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 465 ile 485 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Çanakkale’de Mustafa Kemal’in göğsüne şarapnel parçasının çarpması ve saatini kırması meselesi hakkında Ruşen Eşref’in röportajında; Yüzbaşı Cevat, Mustafa Kemal’in göğsüne şarapnel parçasının çarptığını,…
-
“I. Dünya Savaşı tüm aydınlarca bir kurtuluş savaşı olarak görülüyor. Tek tepki Maliye Bakanı Cavit Bey’den geliyor ve istifa ediyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 344) kitabından birebir alınmıştır.
-
“… beni büyük bir saygı içinde dinleyen Enver Paşa’yı tetkik ediyordum (inceliyordum). Naciye Sultan’la evliydi…. Öfkeli ve muhteris (hırslı, ihtiraslı) bir insan olduğunu hemen fark ettim. Tuhaftır bana Hüseyin Avni Paşa’yı hatırlattı, yalnız onun kabalığı Enver Paşa’da nezakete, zekâsı da kurnazlığa dönüşmüştü. Bu çeşit insanlar bir yere bağlandılar mı, hele menfaatleri de besleniyorsa, sadakatlerine hudut…
-
Nemrut Mustafa’nın Sıkıyönetim Mahkemesinde yargılanan Ziya Gökalp’in; “Milletimize iftira etmeyiniz. Ermeni kırımı yok. Türk – Ermeni vuruşması var. Bizi arkadan vurdular, biz de onları vurduk.” sözü, halkın sempatisini toplar ve İngilizleri korkutur. Bunun üzerine İttihatçıları yargılayıp idam etmekten korkarlar ve Malta’ya sürgün ederler. Nemrut Mustafa’nın Sıkıyönetim Mahkemesi Savcı Yardımcısı Feridun, 3 Haziran 1919 günü “Büyük…
-
“Resmi rakamlara göre Osmanlı, 1. Dünya Savaşı’nda 2 Milyon 850 bin kişiyi silâhaltına almış, 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı zaman ancak 560 bin kişi kalmış. Ölü sayısı Larcher’e göre 500-600 bini aşmıştır. Ayrıca Doğu illerinden Ermeni ve Rumlar sayılmazsa 500 bin kadar halk da savaşa kurban gitmiştir. Nüfus 12 milyon iken 10 milyonun altına düşmüştür.…
-
“Mustafa Kemal 7. Ordu Komutanı iken, 20 Eylül 1917’de bir Rapor yazar ve bunu Sadrazam (Başbakan) ve Harbiye Nazır’ına (Milli Savunma Bakanı, Enver Paşa’ya) gönderir. Mustafa Kemal’in Yaveri Cevat Abbas’ın öne sürüp İsmet İnönü’nün doğrulamasına göre bu raporu gerçekte, İsmet Paşa hazırlamıştır. (Bu önemli rapordan bazı alıntılar var): “… Askeri politikamız, bir savunma politikası veya…
-
“Osmanlı bütçesi 1. Cihan harbi öncesinde 34 milyon altındı. Duyun-u Umumiye’ye (Dış Borçlar İdaresine) yıllık ödenen borç: 14 milyon altın. 800.000 askerli Ordu’ya maaş olarak ödenen 9,5 milyon altın. Maliye bakanı Cavit Bey bütçeden ek kaynak vermemekte çok direnir. ..8 Ağustos 1914’de Müslüman halk için de Bedelli Askerlik Kanunu çıkar, bu Osmanlı tarihinde bir ilktir,…
-
“Alman Genelkurmay Başkanı Moltke (1) 12 Mayıs 1914’te “Türk Ordusu kesinlikle değersizdir. Ne silahı ne cephanesi ne de yiyeceği vardır, Subayların karıları yolların kenarlarında dilenmektedir.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 922) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996); Osmanlı ordusunu eğitmek için 1838’de ülkemize…
-
“8 Ocak 1918’de açılanan Wilson Prensiplerinin 12. Maddesi şöyledir: “Şimdiki Osmanlı İmparatorluğunun Türk olan kısımlarına güvenilir bir egemenlik sağlanmalı, fakat halen Türk olan yönetimi altında bulunan öteki milliyetlere her türlü kuşkudan uzak, bir yaşama güvenliği ve kesinlikle engelsiz bir kendi kendine gelişme olanağı verilmelidir. Boğazlar bütün milletlerin gemilerine ve ticaretine, serbest geçiş için, milletlerarası garanti…
-
“ABD Başkanı Wilson’un yakın çalışma arkadaşı Albay House 1916 Şubatında Londra’da toplanan İngiliz Savaş Kabinesi toplantısına katılmış. Anılarında “Türkiye’yi hem Asya’da hem de Avrupa’da neşe içinde paylaştık.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 302) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İngiliz İmparatorluğu için Türkiye ile savaşın özel bir önemi vardır. Osmanlı Halifesi, İslam dünyasının başı idi ve İngiltere İmparatorluğu içerisinde her şeyden çok Müslüman vardı. Ayrıca Türk İmparatorluğu deniz yollarının üzerinde duruyordu. Gidiş-geliş yolları ve Doğu’daki prestijimiz açısından, Türklerin bize savaş ilan eder etmez yenilip itibarlarını yitirmeleri çok önemli idi. Türk Ordularının üç sefer yılı…
-
“Müttefikler, ABD Başkanı Wilson’ın isteği üzerine 10.Ocak.1917’de savaş amaçlarını açıkladılar: “..uygar dünya bilmektedir ki, Müttefiklerin savaş amaçları, her şeyden önce ve zorunlu olarak… Türklerin kanlı istibdadına (baskısına) düşmüş halkların kurtarılmasını ve Avrupa uygarlığına kesinlikle yabancı olan Osmanlı İmparatorluğunun Avrupa dışına atılmasını içerir.” Halifeliğin Türklerden alınıp, kurulacak Arap devletlerine, Şerif Hüseyin’e verilmesi planlanıyor.”” Alıntı: Milli Kurtuluş…
-
“9.11.1914’de İngiltere Başbakan’ı Asquith, Parlamentolarında “Osmanlı Devleti kılıcını çekmiştir ve kılıçla ortadan kaldırılacaktır. Türk İmparatorluğu savaşa girmekle intihar etmiştir.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır
-
Churchill; “Yenilmiş Türkiye başını kaldırıp da yenen’in İngiltere olduğunu görünce, rahat bir nefes aldı.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mütarekeden (Mütareke: Ateşkes, Burada 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasını kastediyor) sonra, teşkil edilen (oluşturulan) bir parlamento komisyonu, Harp Kabinesinin (savaş sırasındaki Hükümetin) kovuşturma ve soruşturmasını yapar. Bu komisyonun hazırladığı zabıtlara (tutanaklara) göre o dönemin Meclis-i Mebusan (Osmanlı döneminin Millet Meclisi) Reisi Halil Bey harbe girişimizin nasıl olduğunu bilmiyor. Hatta Halil Bey, harbe nasıl girdiğimizden Enver Paşa’nın…