Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek

  • Claudius doğduğundan beri hastalıklı, zayıf ve silik bir tiptir. Çocukken önce sıtma, sonra kızamık, sonra yılancık, sonra kalınbağırsak iltihabı ve en sonda çocuk felci olmuştu. Bir kulağı az duyuyordu, bir bacağı aksıyordu, kekemeydi, kalbinde de bir problem vardı, sık sık kalp ağrısı çekerdi. Ailecek, Julian ailesine uygun olmadığı düşünülür ve hiç sevilmezdi. Aslında çok zeki…

  • Yunan saraylarında ve varlıklı evlerinde olan yalıtılmış kadınlar bölümü veya daha açık bir tabirle “harem” geleneği Roma’da bilinmiyordu. Roma geleneklerinde yoktu. Romalıların cinsellik anlayışı oldukça faydacıydı. Bu ahlak kuralına göre Romalı kesinlikle aktif ve etkin olmalıdır. Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bazı tarihçilere göre ilk 16 İmparatordan 15’i biseksüeldi. Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Augustus zamanında Julian takvimi de değişti. Augustus adı Temmuz’dan (July) sonraki ada verilince, ortaya ayın kaç gün olacağı sorunu çıktı. July (Temmuz) 31 gün iken Augustus’un (Ağustos) 30 gün çekmesi pek uygun görülmemiş olacak ki yine son ay olan Şubattan bir gün alınıp Ağustos da 31 güne yükseltilerek, çağın moral değerleri korunmuş oldu. Alıntı; Bizimkiler…

  • Anadolu’da, Hititler zamanından beri belli bir yol ağı vardı. Anadolu’nun coğrafi yapısı, yolların, coğrafi yer şekillerine uygun yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu bugün de böyledir. Yani, tarihin ilk zamanlarından beri, Anadolu yol güzergâhları çok fazla değişmemiştir. Lidyalılar, Persler ve krallıklar döneminde ticari ve askeri amaçlı yollar yapılmıştı. Seleukoslar, yeni kurdukları kentleri, bir yol ağı ile birbirine…

  • Musa tek başına dağa çıkmıştı, burada Kanun tabletleri kendisine verilmişti. Eskiden, ahenk ve adalet bizzat nesnelerin doğasındayken, şimdi Kanun yukarıdan iniyordu. Burada Tanrı ile (İsrail halkı adına) Musa arasında bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmayla, İsrailliler, diğer bütün Tanrıları görmezden gelerek, Sina dağı Tanrı’sı Yahova’yı biricik Tanrı olarak tanıyacaklarına söz veriyorlardı. Ancak, uzun bir zaman diliminde,…

  • Daha önce kısaca anlattığımız gibi, Musa, Mısır’dan kaçıp, kayınpederinin koyunlarını güderken, tutuşturmadan, bir dış etki olmadan yanan bir çalılık görmüştür. İncelemek için yaklaştığında, Yahova onu adıyla çağırmış ve Musa buradayım (bineni) diye bağırmıştır. Tanrı “Daha yakına gelme” demiştir, “ayakkabılarını çıkar, çünkü üzerinde durduğun yer kutsaldır. Ben atalarının, İbrahim’in, İshak’ın ve Yakup’un Tanrı’sıyım.” Her ne kadar…

  • Eski Ahit, Kitap-ı Mukaddes’in birinci bölümüdür, ikinci bölüm ise Hıristiyanların Yeni Ahitleri yani İncil’dir. Eski Ahit’i meydana getiren kitaplar İbranice yazılmıştır, bazı bölümleri ise Aramca yazılmıştır. Eski Ahit’in Massoretik denilen, İbranice yazılmış geleneksel nüshası bundan 14 ila 11 yüzyıl önce yazılmıştır. Kutsal kitabın hiçbir İbranice, orijinal, el yazması nüshası bugüne gelememiştir. Ama Yunanca ve Latince…

  • Babil sürgünü sonunda biten peygamberler döneminin yerini, hahamlar devri almıştı. Hahamlar dönemi, bundan sonra sürüp gidecektir. Hahamlar Musevi dinini ve kutsal kitap Tevrat’ı geliştirerek, son haline getireceklerdir.  Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sakarya ile Kızılırmak arasındaki geleneksel Galatya topraklarına, Likaonya (Lykaonia, Konya ovası), ve buradaki kentler, Derbe (Kertihöyük), Listra (Lystra, Hatunsaray), Laranda (Karaman) dâhil olmuştu. M.Ö. 39 yılında Pisidya (Göller bölgesi) ve Pamfilya (Pamphylia, Antalya ili),….  Mazaka’nın (Kayseri) adı, Galat Kralı Arkhelaos tarafından Sezarya (Caesarea) olarak değiştirilmişti. Likaonya (Lykaonia, Konya), Melitene (Malatya) yolu; Ankara (Ankyra), Kilikya kapıları…

  • Roma edebiyatı, M.Ö. 100 yılından başlayarak Augustus’un ölümüne kadar altın çağını yaşamıştır. Bizzat Augustus’un hamilik yapması ile edebiyat, tarih ve felsefeyi destekleyen pek çok zengin şahsiyet ortaya çıkmış, bu da özgün eserlerin yaratılmasına yardımcı olmuştur. Edebiyatçıları destekleyen en önemli kişilerden biri de Maecenas’dır. Maecenas’ın kültür ortamı içinde kendine yer bulan, Q. Horatius Flaccus (M.Ö. 65…

  • Karadeniz kıyısındaki kentler Sinope (Sinop), Amissos (Samsun). … Laodikeya (Eskihisar), Apameya (Dinar), Synnada (Şahut) … Hellespontos (Çanakkale Boğazı), Propontis (Marmara denizi), Pontos Eukseinos (Karadeniz kıyıları) dır. Bu kentler, Hellespontos’da Colonia Gemina Lampsacus (Lapseki), Propontis’de Colonia İulia Condordia Apameia (Mudanya), Pontos Eukseinos’ta Colonia İulia Felix Sinope (Sinop) ve Herakleia Pontika (Karadeniz Ereğlisi) dir. Ayrıca, Colonia Augusta…

  • Caesar Julian takvimini oluşturdu. Julian takvimi M.S. 16. yüzyıla kadar değiştirmeden kullanılan bir takvimdir. Mısır Takvimi bu takvimin esasını oluşturur. M.Ö. 44’lerde Julius Caesar (Sezar) Mısır takvimindeki bazı zamansal pürüzleri gidermesi için yine Mısırlı olan Sosigenes’e görev verdi. Mısırlılar yılın 365 gün ve altı saat olduğunu dört yılda bir 1 gün hesabıyla 1460 yılda zamanın…

  • Caesar, Asya eyaletinin Roma’ya verdiği verginin fazla olduğunu anlamıştı, bu vergiyi üçte bir oranında azalttı. Ama yaptığı en önemli reform, vergi mültezimleri (publicani) sistemini yürürlükten kaldırması oldu. Bundan böyle halkın verdiği vergiler, doğrudan doğruya kestöre (quaestor: en yüksek mali devlet memuru, pretör 1ci yardımcısı) verilecekti. Artık, vergiler doğrudan devletin elinde toplanıyordu. Halk, vergi mültezimlerinin elinden…

  • Romalılar, atalarının ruhlarının, evin ocağında sembolize edilen bir tarzda, kendileri ile birlikte yaşadıklarına inanırlardı. Roma ailesine güç veren şey, yaşayan ve ölmüş tüm aile bireyleri idi. Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 101) kitabından birebir alınmıştır.

  • Suriye ile Kapadokya arasında Kommagene krallığı olduğunu biliyoruz. Kommagene krallığı Seleukosların vasıllığında bir krallıktı. Başşehri Samosata (Samsat) idi. Kralı ise 1. Antiokhos’du. Pompeius, stratejik Kommagene krallığını, Roma’ya vassal bir krallık şeklinde, 1. Antiokhos yönetimine bıraktı. Kommagene’nin güneyinde, Osrhoene (Urfa) krallığı da Roma vassalı oldu. Pompeius, Armenia krallığını da vassal krallık haline getirdi. Böylece Roma ile…

  • Roma komutanı Pompeius, Suriye’de idi. İç savaşa karışarak, Kudüs’ü kuşattı ve M.Ö. 63 yılında zapt etti. Kudüs’ün düşüşünden sonra, Romalı generalin, o güne kadar sadece başrahibe ait olan tapınağın iç kutsal sığınağına girmesi, Yahudilerin kafasında hiç silinmeyecek bir etki yaptı. Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf.…

  • Seulokos (1) kralı Antiokhos’un, Kudüs’ü zapt edip, duruma hâkim olduğu zaman başlayan Yahudi direnişi Juda (Yahuda) kabilesinden Makkabeus önderliğinde devam etmiş ve sonunda bağımsız bir Yahudi krallığı oluştu. Başa Hasmoniler sülalesi geçmişti. Baştan birkaç kardeş peş peşe, başrahip ve kralın yerel yöneticisi olarak hükümran olmuşlardı. Nihayet M.Ö. 140 yılında, kardeşlerin sonuncusu olan Şimon’u, bir halk…

  • Roma, Akdeniz’in en uygar ve iktisaden en gelişmiş yerlerini fethetmişti. Buralarda, üretim, İtalya’da olduğundan daha örgütlü ve daha kaliteliydi. Roma, bu kaliteli insanları ve el emeğini, Roma’da toplamanın veya Roma hizmetinde kullanmanın yolunu bulmuştu. Bu yol, köleleştirmekti. Köle, doğuştan olunurdu, borç ödenemediği için olunurdu, terk edilen çocuklar ve kaçırılan çocuklar ve yetişkinler köle kaynakları idi,…

  • Anadolu, Pers imparatorluğu döneminde, imparatorluğun faydaları ile tanışmıştı. İlk defa, Anadolu’nun büyük bir bölümü sulh ve sükûna kavuşmuştu. Yollar daha güvenli hale gelmiş, ticaret ve iletişim artmıştı. Roma ile birlikte, Anadolu da, diğer yerler gibi, imparatorluğun kötü yüzü ile karşılaşacaktır. Soyulacak, soyulacak ve bir daha soyulacaktır. Roma imparatorluğu dünyayı emperyalizm ile tanıştırmıştır. Sonradan, Roma imparatorluğundan…