Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek
-
Arap ordusu, Arap olmayan toprakları ele geçirdikten sonra, geniş köylü kitlesinin Müslüman olması işlerine gelmiyordu. Böyle bir Müslümanlaşma, dihkanların da işine gelmezdi. Haraç vergisi bir köye kesilirdi. Bir köyün bir kısmı Müslüman, bir kısmı başka bir dinden ise, köyden alınan verginin tüm yükü Müslüman olmayanlara binerdi. Bu nedenle, Müslüman olsa bile köyde kalanlar, haraç vergisine…
-
Birinin, hizmet ve himayesine girildiğinde, oluşan ilişki türüne Arapça da “Vâlâ“ denirdi. “Vala“ kurumu, Türk ve Moğollarda ki unagan-bogol kurumuna benzer bir kurumdu. İslamlık öncesi Arap kabileler arası ilişkilere dayanıyordu, kabileler veya bireyler arasında olabilirdi. Bir kabile üyesi bir kişiyi kendi ailesine alınca, o kişi kabile üyesi kabul edilirdi. Aileye alınan kişi köle veya esir…
-
Haccac Mekke’yi kuşattı ve mancınık ile dövmeye başladı. Haç zamanıydı ve Emevîlerin eylemi Haç farzının yerine getirilmesini engelliyordu. Halife Ömer’in oğlu Abdullah araya girerek, Haç süresince Emevîlerin Mekke’yi bombardıman etmelerini önledi. Haç süresi bitince, Haccac’ın mancınıkları tekrar işlemeye başladılar. Mancınık ile atılan taşların bazıları Kâbe’yi isabet ederek, Müslümanların kutsal mabedinin yıkılıp, hasara uğratmasına sebep oluyordu.…
-
Yezit ’den sonra Muaviye II ve Mervan I kısa süre halife oldular. Mervan I İbn Hakem, 684 ve 685 yıllarında halifelik yaptı. Halife Ömer’in kızı ve Peygamberin eşlerinden Hafsa ölene kadar birinci Kuran’ı sandığında saklamıştı. Hafsa ölünce, Mervan İbn Hakem, bu ilk Kuran’ı alarak yaktırdı. Bu yaktırma işini neden yaptığını, Mervan şöyle açıklamıştır. “Bunu yaptım…
-
Hüseyin ailesi ile birlikte Kûfe’ye giderken, Fırat nehri yakınlarında Kerbelâ’da Yezid’in yolladığı Hurr bin Yezit komutasındaki 2.000 kişilik ordu tarafından yolu kesilip, kuşatıldı. Kûfe’ye gitmeye çalışan muhacirler çocuk, kadın, toplam 155 kişiydiler. Bunların içinde savaşabilecek olanlar 32 süvari ve 40 yaya olmak üzere sadece 72 kişiydi. Emevîlerin, muhacirlerin yolunu kesen 2.000 kişilik ordusuna, Sad bin…
-
Yezit halife olunca, M.S. 680 yılında, Ali’nin küçük oğlu Hüseyin, hakkının elinden alındığı ve verilen sözün tutulmadığı gerekçesi ile Yezid’e başkaldırdı. Hilafetin vesayet yoluyla geçmesinden herkes rahatsızdı. Kûfeliler, Hüseyin’e mektup yazarak, Kûfe’ye gelirse ona biat edeceklerini bildirdiler. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 210) kitabından birebir…
-
Abd Allah b. Saba, “Galiye“ veya “Sebeiye“ kolunu kurmuştur. Bu yola bağlı olanlara göre, “Ali Tanrı’dır” ve bulutların üzerinde oturmaktadır. Bir gün yeryüzüne inerek, dünyayı düzeltecektir. Gök gürlemesi Ali’nin sesi, yıldırım Ali’nin kamçısıdır. Haram denilen her şey, gizli anlamına bakıldığında helaldir. Ancak, Şia’nın en güçlü kolu “İmamiye“ veya “Rafızilik“ denen koldur. Rafızilik, genel olarak bütün…
-
Bu sırada Halife Ali’nin büyük oğlu Hasan, Muaviye ile anlaşarak, Halifelik iddiasından vaz geçmişti, ama bu Muaviye’ye yetmiyordu. Hasan’ın karısı Cude bin Eşas ile Peygamberin torununun öldürülmesi konusunda anlaştı. Hasan’ın karısı, altın ve Muaviye’nin oğlu Yezit ile evlenme karşılığında Hasan’ı zehirleyerek öldürdü (MS. 670). Muaviye vaat ettiği altını verdi ama “peygamberin torununu öldüren, benim oğlumu…
-
Harici üç kafadar İbni Mülcem, Berke ve Temim’den Amr, halkı kurtarmak için Ali, Muaviye ve Amr bin As’ı aynı anda öldürmeyi kararlaştırdılar. Karar 19 Ramazan’da sabah namazında uygulandı. Ali, sabah namazını kılarken öldürüldü, Muaviye kaba etinden yaralandı, Amr ise hastalanıp namaza gidemediğinden, onun yerine namaz kıldıran öldürüldü. M.S. 661 yılında, Ali bir harici olan Abdurrahman…
-
Sadece Hicaz ve Yemen’de 30 binden fazla insan öldü. Tüm İslam topraklarında ölenlerin sayısı 100 binleri aştı. Halife Ali, aslında yağmadan, baskından kaçındığı için, Muaviye’ye yeteri kadar şiddetle cevap vermiyordu. Bu da gün geçtikçe Ali’yi zayıflatıyordu. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu sırada Müslüman dünyasının her yerinde savaşlar oluyor, taraflar birbirini yağmalayıp, öldürüyorlardı. Mısır’a vali olarak Ali; Halife Ebu Bekir’in oğlu Muhammet’i, Muaviye de Amr bin As’ı atamışlardı. Amr, Muhammet’in kafasını kestirip, tüm vilayetlerde dolaştırttı. Cesedi ise, eşek pisliği ile birlikte yakıldı. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 –…
-
Müslüman dünyasında işler iyice karışmıştı. Emevîler Şiilere karşı, Şiiler Emevîlere karşı, Hariciler her ikisine de karşıydı. Muaviye kendini Halife ilan ettirdi. Şam’da bir halife, Kûfe’de bir halife vardı. Muaviye, Mekke Müslümanların eline geçene kadar, İslam’ın en büyük düşmanlarından biri olan Ebu Süfyan’ın oğluydu. Bedr savaşında dedesi Utbe, amcası Velid ve kardeşi Hanzala Ali tarafından öldürülmüşlerdi.…
-
Savaş durdu. Muaviye’den gelen barış önerisi şöyleydi: “İki taraf birer hakem seçsin, bu hakemler barış görüşmelerini yapsınlar.” Ali, ordusunun baskısı ile bu öneriyi kabul ederek, Ebu Musa el Eşari’yi kendi hakemi tayin etti. Muaviye’nin hakemi ise Amr bin As dı. Ali kararını ordusuna duyururken, bazı Bedeviler buna itiraz ettiler ve “Hüküm yalnız Allah’ındır.” dediler. Bu…
-
Ali daha halifeliğinin ikinci gününde “Osman’ın şuna buna verdiği arazilerin, şuna buna verdiği malların hepsi de Allah’ın malıdır, ammenin hakkıdır; hepsi batıldır ve hepsi Beytül-Mal’e (devlet hazinesi) alınacaktır.” diyerek keyfi dağıtılmış malları geri toplamaya başlamış ve sosyal eşitlikten yana bir tavır koymuştu. Hâlbuki Aristokrasinin (kabile ileri gelenleri) daima bir sınıf bilinci vardır. Ve aristokrasi mallarını…
-
Ali’ye karşı Medine’deki muhalefetin başını Peygamber’in sevgili eşi Ayşe çekiyordu. Ayşe önce Osman’a muhalefet etmişti, ona karşı halkı kışkırtmıştı. Ama şimdi Ali’ye karşı muhalefetin en ön safındaydı. “Keşke gökler yere inseydi de bunu duymasaydım. Osman’ı zulümle öldürdüler, vallahi onun kanını isteyeceğim.” diyordu. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013…
-
Bu yorumculardan biri olan Aliyyül-Kari şöyle der: “Türklerde insanlığa has yumuşaklık ve çelebi insanlara mahsus merhamet yoktur. Belki onlar başka tür bir insan cinsidirler. Onlara insan değil nesnas (bir cins maymun) dense daha uygundur. Türklere Yecüc ve Mecüc artıkları ve onların kardeşleri ve temsilcileri olduklarını söylemek, onların nemenem insanlar olduğunu beyan etmeye kâfidir. … Allah…
-
O sırada Medine’de ashaptan en az 10 bin kişi yaşıyordu, eli silah tutan Medinelilerin sayısı 20 binden az değildi. Halife Osman 40 gün yardım istemesine rağmen kimse ona yardıma gitmedi. Öldükten sonra cenazesine de kimse gitmedi. Osman’ın naaşı 3 gün öldürüldüğü yerde kaldı. 3’cü günün sonunda, Osman’ın cesedi, Osman’ı korumaya çalışırken parmakları kesilen karısı Naile…
-
40 gün boyunca kuşatma devam etti ve Osman’ın pes etmesi beklendi. Halife Osman pes etmiyordu. Ama Osman’a hiçbir yerden yardım da gelmiyordu. Ne muhacirler, ne Ensar kimse Osman’ı korumuyordu. Peygamberin hanımı Ayşe, Medine’den gitmişti. İsyancıların başında Ebu Bekir’in oğlu, Ayşe’nin erkek kardeşi Muhammed vardı. 17 Haziran 656 tarihinde isyancılar, Osman’ın sarayına karşı saldırıya geçtiler. Osman’ı…
-
Bu kavga içinde Halife Osman dostlarını ve saygınlığını gittikçe kaybediyordu. Peygamberin hanımlarından biri olan Ebu Bekir’in kızı Ayşe, Osman’a karşı muhalefetin ön saflarında yer almıştı. “Hz. Resul’ün ayakkabılarını, elbiselerini halka göstererek: Bunlar daha eskimedi, Osman O’nun dinini eskitti, yıprattı.” diyordu. Dahası “Öldürün Nasel’i (erkek sırtlan, ahmak ihtiyar), Allah öldürsün Nasel’i” diyerek halkı ayaklanmaya teşvik ediyordu.…
-
Abdullah bin Mesut başta olmak üzere pek çok Kuran uzmanı Osman’ın diğer bütün Kuranlarını toplatıp, yaktırmasını şiddetle tenkit etmişlerdir. Abdullah bin Mesut, Osman’ı, tahrif edilmiş ve Emevîler aleyhindeki bütün ayetleri silen bir metin oluşturmakla itham etmiştir. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.