Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: CHP, Cumhuriyet Halk Partisi
-
“Samsun’un Çarşamba ilçesinde, 1930 seçimlerinde bazı kadınlar bir bayan öğretmene “Hangi fırkaya oy verelim?” diye sorarlar, bayan öğretmen de; “İstediğiniz fırkaya oy verin.” der… Görevinden uzaklaştırılır.“ Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU: (1993): Öğretmen, “CHP ye oy verin” demediği için görevinden uzaklaştırılıyor.
-
“Meşrutiyet’i izleyen beş yılda (1908- 1913) 22 siyasi partinin kurulmasına karşılık, 1918-1923 döneminde 55 parti ortaya çıkıyor. …” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.39) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): 1923 ile 1938 arasında ise iki muhalif siyasi parti kuruluyor, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Fırka, kapatılmaları kanlı oluyor.…
-
“.. Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. (Şiddetli ve sürekli alkışlar) .. Binaenaleyh (bundan dolayıdır ki) Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin ekonomik siyaseti bu asli amacı elde etmeye yöneliktir.” … Tunalı Hilmi Bey “Yaşa ulu ruhlu Paşa’m yaşa” diyor. Mustafa Kemal Paşa devamla.. “Ekonomik siyasetimizin önemli araçlarından biri de, genel menfaati doğrudan…
-
“10 Temmuz 1923 günü Ankara İstasyonunda Halk Partisi Tüzüğü hazırlanırken, Kâzım Karabekir İle Mustafa Kemal yalnız hasbıhal (sohbet) ediyorlar. Mustafa Kemal; “Dini ve ahlakı olanlar aç kalmaya mahkûmdurlar.” diyor ve devam ediyor; “Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkûmdurlar. Böyle kimseler ile memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Onun için önce namus ve din telakkisini (anlayışını)…
-
“Alman yenilgisi ve Müttefik zaferi kesinleşince, 15 Mart 1944’te Varlık Vergisi kaldırılır. Yalnız vergi cezaları değil, ödenmeyen ‘vergiler de iki gün içinde bağışlanır. Bu birden değişikliği Prof. Weisband şöyle yorumlar: “Yasanın kaldırılmasına günün koşulları neden gösterilmişti, ama aslında, özellikle Birleşik Devletler’in baskısına olumlu bir cevap vermek ve Türkiye ile Batılı müttefikler arasında daha iyi ilişkiler…
-
“Mustafa Kemal 27.01.1931 İzmir CHP il Kongresinde; “Halkımız yaratılıştan devletçidir.” der. CHP parti programı yabancı sermayeyi anormal saymaktadır.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1394) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türk Parasının Değerini Koruma Yasası” hükümete ekonomik yapıya müdahale imkânını çok genişletiyor. Bu yasa Devletçiliğin en önemli yasal dayanağıdır. Çay, kahve, şeker ithalatı devlet tekeline bırakıldı. İlk 5 Yıllık Plan 1933’de Sovyet uzmanlarının katkısı ile gerçekleştirildi. 1937 yılında Özel Ormanlar devletleştirilmiştir. 1935 yılında Köy Enstitüleri kurulmuştur.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin…
-
“Deniz Bakanı ve Eski istiklâl Mahkemesi Başkanı Topçu İhsan Yavuz-Havuz davası olarak bilinen yolsuzluktan dolayı Yüce Divan’da ifade verirken: “Hepiniz, başta Başkanımız, olmak üzere, zenginleşmek gerektir, demokrasi zenginliğe dayanır, demiyor muydunuz? Hepiniz aynı işlere girmediniz mi? “ der. Ama bu savunma onu mahkûmiyetten kurtarmaz.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5.…
-
“Yusuf Tengirşek: “İsmet Paşa’nın Sovyetler Birliği’ne yaptığı geziden çok etkilendiğini ve Sovyet uzmanlarına Türkiye’nin gelişmesi için bir tarım planı ile sanayi planı yaptırıyor.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 682) kitabından birebir alınmıştır.
-
“CHP Genel Sekreteri, Mahmut Şevket Esendal, sanayi ve sanayi medeniyetinin düşmanı geçiniyordu. Bu medeniyete vertikal (dikey) medeniyet derdi. Hasreti Ortaçağ’a idi. Sanayinin dünyaya felaket getirdiğine ve bizim kendimizi bu afetten mümkün olduğu kadar korumamıza taraftardı.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 464) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Sağlam para, denk bütçe kuralına öylesine bağlanılmıştı ki, para adeta fetiş haline getirilmişti. II. Dünya savaşı yıllarında nüfus başına düşen bütün pamuklu dokuma miktarı yılda 6 metre, şeker 4 kg, diğer üretimlerimiz de bunun gibiydi.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 453, 454) kitabından birebir alınmıştır.
-
BAKKAL’IN NOTU: Şevket Süreyya’nın anlattıklarının özeti: Türkiye yaklaşan 2. Dünya Harbinden de bihaberdi (haberi yoktu). Bir Muamele Vergisi Kanunu ile küçük işletmelerin, büyük fabrika olmaları adeta engelleniyor, sermaye birikimi oluşmuyordu. Yaklaşan savaşa göre, Almanya ve Rusya sanayi bazında hazırlık yapıyordu. Biz ise uyuyorduk. Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 453,…
-
“Bir aralık CHP Genel Sekreteri Recep Peker, “Liberal demek vatan haini demektir.” demiştir.”” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU: Devlet Partisi olan CHP’nin genel Sekreteri olması, hatta daha sonra Başbakan bile olması işi daha da vahim kılıyor. Aynı kişi, sanırım Başvekil iken Eskişehir’de “açız”…
-
“Recep (Peker), Mustafa Kemal’in karargâhında bir yüzbaşı, sonra Başbakanlık yapıyor.” Alıntı: Kutsal İsyan IV – Hasan İzzettin Dinamo (1992 – Sf. 227) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bülent Ecevit; “Devrimcilik aklın kaç karış olduğuna göre ölçülmez. Devrimcilik ayağın yere ne kadar sağlam bastığıyla ölçülür.” Alıntı: Sol’da Vur Emri – Uğur Tekin (1980 – Sf. 55) Kitabından birebir alınmıştır.
-
“18-19 Mayıs 1944 tarihinde gece yarısından sonra Süleymaniye Camii’nin iki minaresi arasına “Saraçoğlu faşisttir” ibaresi yazılı ve altında “Faşizm ve Vurgunculukla Savaş Cephesi” imzası bulunan büyük bir afişi asmak isterken Mihri Belli, Tahsin Berkem ve Safha Gürdanur yakalanmışlardır.” Alıntı: Sovyet Rus Stratejisi ve Türkiye I, II Taha Akyol (1979 – Sf. 239) kitabından birebir alınmıştır.