Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: CHP, Cumhuriyet Halk Partisi

  • Bütün engellemelere rağmen 7 Eylül günü Fethi Bey 50 bin kişiye yaklaşan bir topluluğa seslenmeyi başardı. Benzer bir coşku Aydın, Manisa, Akhisar ve Balıkesir’de de olunca, başta tarafsızlık sözü veren Mustafa Kemal, 10 Eylül’de Anadolu gazetesine; “Ben Halk Fırkası ile beraberim ve o fırkanın başıyım!” şeklinde bir beyanat verdi. Cumhurbaşkanı adeta, Serbest Fırka’ya destek verenlere…

  • 12 Ağustos 1930 günü – Mustafa Kemal’in önerdiği resmi adıyla ‘Serbest Layık, Cumhuriyet Fırkası’ (kısaca SCF veya “Serbest Fırka”  denecekti) Sf. 48                  Ağustos sonlarına doğru, partiye 13 bine yakın üye kaydı yapılmıştı. İlgi arttıkça Fethi Bey işi daha çok ciddiye almaya başlamıştı. Sf. 49                         CHF Genel Sekreteri Hilmi Uran, ileriki yıllarda Serbest Fırka…

  • Mesela İttihat ve Terakki’nin aktif üyelerinden Moiz Kohen, Yahudi cemaatine, Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat’tan esinlenerek Evâmir-i Aşere (On Emir) adını verdiği şu tavsiyelerde bulunuyordu: I) Adlarını Türkleştir. 2) Türkçe konuş. 3) Havralarda duaların hiç olmazsa bir kısmını Türkçe oku. 4) Mekteplerini Türkleştir. 5) Çocuklarını memleket mekteplerine götür. 6) Memleket işlerine karış. 7) Türklerle düşüp kalk.…

  • 15 Ekim 1927’de toplanan CHF Büyük Kurultayı’nda, fırkaya girebilmek için Türk kültürünün kabulü (dolayısıyla Türkçe konuşmak) şart koşuldu. Sf. 23 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Başlangıçta süresi iki yıl olan bu İstiklal Mahkemeleri 4 Mart 1929’da hukuken sona erdiler ancak 31 Temmuz 1932’de çıkarılan İstiklal Mahkemeleri Kanunu ve ekleri, 1949 yılına kadar yürürlükte kaldı. Böylece İstiklal Mahkemeleri, tüm Tek Partili Dönem boyunca, rejim muhaliflerinin korkulu rüyası olmaya devam etti. Sf. 359 Alıntı; Öteki Tarih II (Mondros’tan İzmir Suikastı Davası’na) –…

  • Koçgiri Aşireti lideri Haydar Bey 2.000 kişilik bir kuvvetle 23 Nisan 1920’de, Erzincan ile Pilemori (Pülümür) istikametinden, Dersim kuvvetlerine iltihak üzere yola çıkmıştı. Haydar Bey’in komutasında bulunan kuvvetlerden Osmanlı hükümeti tedirgindi. Kürt aşiret lideri Haydar Bey’in kuvvetleri doğuya ilerledikçe, onun güçlerini arkadan takip ediyorlardı. Haydar Bey’in güçleri Erzincan’ın kuzeyinden geçerek Kureşan aşireti dâhiline yerleştiler. Haydar…

  • Hareketin başlangıcında Fethi Okyar, bu meseleye biraz daha ılımlı kaktığı için, Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile istifa ettirilip onun yerine sürekli olarak “biz hocaları ortadan kaldırmadıkça, hiçbir şey yapamayız” diyen asker kökenli İsmet İnönü, kabinenin başına getirildi. Takrir-i Sükûn kanunu çıkarılarak Şark İstiklal Mahkemeleri kuruldu. Ayrıca hareketin bastırılabilmesi için, oradaki şeyhleri elde etme amacıyla, kendi…

  • Şükrü Saraçoğlu hükümeti zamanında, İstanbul’daki posta kutuları kaldırıldı.  Ve mahdut merkezlere atılan mektuplar, orada beklenen hafiyeler tarafından alınarak açılıp tetkike başlandı.  Bu meyanda şüpheli görülen 1.500 kadar imzasız mektubun hepsi polis müdürlüğünce alınarak hiç biri adreslerine gönderilmemiş.  ..nihayet beni, 23 Mayıs 1944 günü akşam üzeri, avukatım Celal Yardımcı, Ağrı Milletvekilinin evinde, kendisiyle görüşürken ve hastalığı…

  • “Varlık Vergisi”nin uygulama merkezi olan İstanbul Defterdarlığı’nda meydana gelen yangında bu konuyla ilgili evrakların yandığı ifade edildiği için cetvellerdeki isimleri tam olarak tespit etmek mümkün olmamıştır.  (Ankara’dan) gönderilen notlar arasında şöyle bir maddeden söz edilir: “Mihver tebaası Yahudiler, muhtekirler (istifçi, vurguncu), Dönmeler; G, M arası bir muameleye tâbi tutulacaklardır”.  Ökte, bunlar için ayrı cetvelin yapılmamış…

  • Mustafa Kemal, Üstad-ı Âzam M. Kemal Öke’den soruyor; -Kemal Bey, Masonluğun umdeleri (ilkeleri) nelerdir? M. Kemal Öke, beylik laflarla anlatınca, Kemal Paşa’nın arkadaşları soru yönelttiler; -Mademki masonluk milliyetçi, halkçı, hümanist, ve cumhuriyetçidir, Halk Partisinin de umdeleri bunlar olduğuna göre ayrıca Farmasonluğun sebebi vücudu nedir? – Masonluk, bu umdelerin memleket haricine çıkması ve yayılmasına.. Mustafa Kemal…

  • Seyhan Mebusu Sinan Tekelioğlu 18.03.1949’da Meclis’e bir tezkere vererek Dâhiliye Vekâletine soruyor; “kanunların açık hükmüne rağmen kökü dışarıda olan Farmasonluğa nasıl izin veriyorlar.” Bakanlar Kurulu Derneğin kurucularına yazı yazarak faaliyetlerinin ne olacağını soruyor. Cevap alamıyor, tekrar sorunca; “Farmasonluğun kökünün dışarıda olup olmadığını bilmiyoruz.” Cevabını alıyorlar. Sf. 19 Alıntı; Farmasonlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat…

  • Türkiye Yahudi tarihi mütehassısı (uzmanı), Meşrutiyet İhtilâlcisi, Türkçü, CHP Niğde Mebusu ve Siyonist müellif Prof. Abraham Galante. Sf. 252 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 252) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ancak 23 Aralık 1930’da Asteğmen Kubilay’ın şehit edildiği isyanı teşvik suçundan oğlu Mehmed Ali Erbilî’yle birlikte gözaltı­na alındı. Bir ay sonra İstiklal Mahkemesi baba ile oğul hakkında idam cezası verdi. Yaşı altmış beşten büyük olduğu için Şeyh Esad Erbilî’nin cezası müebbet hapse çevrildi; oğlu Mehmed Ali Erbilî 28 kişiyle birlikte idam edildi. İdam edilen 29…

  • Yazar Arşen Yarman, bundan üç yıl önce, Ermeni cemaatinde çok konuşulan bir olayı aktardı: “İstanbul Kumkapı eski Ermeni patriği Şinork Kalustyan ölme­den önce çevresine, Diyanet İşleri eski başkam Lütfi Doğan’ın üvey kardeşi olduğunu açıklamış.”  Hangi Lütfi Doğan’la kardeşti; aynı adı taşıyan biri MSP’li, di­ğeri CHP’li iki Diyanet İşleri başkanı vardı. Sf. 256 Alıntı; Beyaz Müslümanların…

  • İçerde düzleyici olmaya çalışıyordu. Dışarıda en muktedir emperyalizmin yeni lideri, Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlanmaya çalışıyordu. İçerde acımasız ve dışarıda etekleyen bir ahlak uyguluyordu; “ahlak” demek hayli zordur, biliyorum. Sf. 55 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cumhuriyet tarihinde üç büyük primitif akümülasyon ya da “ilkel birikim” süreci ve dönemi var. Birincisi, savaş ve sürprizli mübadele işlerindedir. İkincisi, varlık vergisi yoluyladır. Üçüncüsü özelleştirme ve globalleşme dönemindedir. Üçüncüsü ile aktüel zamandayız ve bu masalda sadece İkincisi var. Sf. 13 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 13)…

  • Bu ayrıntılı çalışmaya göre Cumhuriyet döneminde Almanya’dan alınan ilk kredi 31.12.1942 tarihinde 142 milyon 754 bin dolar ya da 197 milyon TL. değerinde “Teslihat Kredisi” oluyor. Bu bilgileri aldığım kapsamlı ve ayrıntılı Devlet Planlama Teşkilâtı çalışmasına göre, Birleşik Krallık Türkiye Cumhuriyeti’ne ilk kez 1938 yılında kredi veriyor. Yaklaşan İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’yi kendi yanına çekmek…

  • Etatizmin (devletçiliğin) başlaması, Sovyetler Birliği’nden önemli bir yardımın alınmasına rastladı. 1933 yılında İnönü, Moskova’yı resmen ziyaret etti ve sonucunda Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında kapsamlı bir ekonomik anlaşma ortaya çıktı. Rusya, Türkiye’ye 8 milyon dolara özdeş (daha sonra 18 milyon dolara çıkarıldı) faizsiz borç verdi. Bu paranın Türkiye’nin sanayileşme programının gerektirdiği makina ve malzemenin Rusya’dan…

  • Cumhuriyet kurulduğu zaman mevcut olan pek az elektrik üretimi ve dağıtımı belediye santralları şeklinde idi ve yabancılara aitti. Bu santraller çok zorlanmıştı ve çok verimsiz olarak işletiliyordu. Bunlar kamulaştırıldılar. Daha sonra yeni belediye santralları kuruldu. Yerel santralların sayısı 1923 yılında 2 iken 1945 yılında 190’a çıktı ve kurulu kapasite de aynı dönemde 30.000 kilovattan 107…

  • 19 Eylül 1949 CHP Milletvekili Nihat Erim;.. “Türkiye küçük bir Amerika olacak.” Müjdesini verdi. 10 yıl sonra da Celal Bayar söyledi. Sf. 31, 32 Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 31, 32) kitabından birebir alınmıştır.