Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Cinsellik

  • Üsküdar’daki bütün genelevler Bülbül Deresi’ndedir. Kadıköy bölgesinde, Rıza Paşa’da dört, Yel Değirmeni ve Orta sokaklarında (Moda’da) birer genelev bulunmaktadır. Beyoğlu ve Galata’da ziyaret edilen 159 genelevde faaliyet gösteren fahişelerin milliyetlerine göre dağılımı ise şöyleydi:             Abanoz         Ziba    Galata         Toplam        Yüzde Rum       147             52        187               386               58 Ermeni     49             13     …

  • Odessa coğrafi konumu ve kayda değer Yahudi nüfusu nedeniyle beyaz kadın ticaretinde önemli bir diğer merkezdi. 1860 yılında Odessa’yı gezen bir Fransız seyyah Yahudilerin beyaz kadın ticaretini ellerinde tuttuklarını ve tuzaklarına düşürdükleri kadınları İstanbul’a gönderdiklerini yazıyordu. Bir gazeteciye göre İstanbul’da fuhuşla meşgul olanların sayısı o kadar kalabalıktı ki bununla iştigal edenler Sefarad ve Aşkenaz cemaatlerinden…

  • Hâlbuki 1880 ila 1939 yılları arasında Yahudiler hem “beyaz köle ticareti”nde aşikâr bir şekilde etkindiler, hem de bu etkinlik coğrafi olarak çok geniş bir alana yayılmıştı.  Galiçya, Avusturya, Polonya, Romanya gibi Doğu Avrupa’nın önemli Yahudi yerleşim merkezleri fuhşun en yoğun olduğu ülkelerdi. Sf. 323 İstanbul’daki genelevlerin Galata’da yoğunlaşmalarının nedeni de aşikârdı: Galata limana yakındı.  İstanbul’da…

  • (Alliance Israelite Universelle (AIU) Arşivlerindeki Aron Halevy’nin Paris’e yolladığı 12 Mart 1890 tarihli mektubundan) “Belli bir öneme sahip ilk Polonyalı Yahudilerin Konstantiniye’ye yerleşmelerinin 1854 yılında başladığı görülmektedir. Kırım savaşı döneminde Müttefik Orduları tarafından esir alınan bazı Rus Yahudi’si askerler Konstantiniye’ye nakledildiler ve orada halen yaşadıkları semtte kalmaları emredildi. Bu askerlerin gelmelerinden epey önce Konstantiniye’de parlak…

  • (Moltke’nin Mektubundan; 12 Şubat 1836, Arnavutköy, İstanbul) Eğer bir Türk kadını Müslüman bir erkekle ihanette bulunursa kocası onu hakaretle boşar, yok eğer bunu reayadan, yani devletin Hıristiyan uyruklarından biriyle yaparsa bugün de, 1836’da da, hiç acımadan suda boğulur, reaya da asılır. Bu barbarlığa bizzat ben şahit oldum. Sf. 39 Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth…

  • (Moltke’nin Mektubundan; 9 Şubat 1836 Arnavutköy, İstanbul) Bana, Doğuda esirlerin kaderinden çok daha acısı, Türklerin zayıf cins üzerindeki maddî hâkimiyetlerinin büyüklüğü yüzünden, kadınların durumu görünüyor. Doğuda evlenme sırf cinsî niteliktedir ve Türkler âşık olmak, kur yapmak, ahu vah etmek, mutluluğun en yüksek derecesine ermek filan gibi dırıltılara kulak asmadan yahut faux frais’ lere (1) uğramadan…

  • Abdülmecid, gerek aldığı eğitim gerekse bu sohbetler ve dergiler sayesinde, Batılı kadınların serbestliğinin ille de ahlaki bir zayıflık anlamına gelmediğini, eğitimli kadının aileye ve topluma daha çok katkı yapacağını fark etmişti. Kızların eğitimi konusunda halka örnek olmak için şehzadesi Murad’la kızı Fatma Sultan’ı ellerinden tutup ilk mektebe kaydettirmesi tarihe düşülmüş bir nottu. Cevdet Paşanın Maruzat…

  • Oğuzlar ticaret de yapıyorlardı. İranlı tüccarlarla kâr ortaklıkları kurarlar, kervanlara hayvan satarlardı. Ayrıca hayvanlarını kentlere götürerek de satarlardı. İbn Faldan bir Oğuz boyuna koyun satın almaya gelen İranlı bir tüccar ile ilgili ilginç bir hikâye anlatır. İran’da oğlancılık yaygındır. Buna karşılık Oğuz töresine göre de bu suçu işleyenler ölümle cezalandırılırlar. İranlı tüccar, evine konuk olduğu…

  • Bedevilerde, kadınlara geniş bir cinsi özgürlük tanınırdı. Özgür kadınlar, gizliliğe dikkat etmek şartıyla, dost edinme hakkına sahiptiler. Kadın ve erkek, velilerinin iznine gerek duymaksızın, kısa bir süre için geçici evlilik yapabilirlerdi. Bu tip geçici evliliklerde, kabilesinde kalan kadın, erkeğe mızrak ve çadır verirdi. Erkek, kadının kabilesi içinde yaşar ve bu süre içinde kabile üyesi gibi…

  • “…Nero evli kadınları ve hür doğmuş erkek çocukları iğfal etmekle yetinmez, Vesta Rahibesi Bakire Rubria’ya zorla tecavüz eder… Oğlan Sporus’u ameliyat ettirerek kıza çevirir ve bir merasimle onunla evlenerek onu karısı yapar. Nero bir erkekle evlenen ilk Roma imparatorudur ve belki de tarihin tek imparatorudur. …Nero her türlü şehvete müstehcenliğe düşkündür… Alıntı; Bizimkiler V (Hıristiyanlık)…

  • Yunan saraylarında ve varlıklı evlerinde olan yalıtılmış kadınlar bölümü veya daha açık bir tabirle “harem” geleneği Roma’da bilinmiyordu. Roma geleneklerinde yoktu. Romalıların cinsellik anlayışı oldukça faydacıydı. Bu ahlak kuralına göre Romalı kesinlikle aktif ve etkin olmalıdır. Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bazı tarihçilere göre ilk 16 İmparatordan 15’i biseksüeldi. Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Roma eşcinselliği ile ilgili elimizdeki yazılı dokümanların en önemlisi Roma Kanunları ve devrin yazarlarının eserleridir. Lex Scatinia (Scantinia) adıyla anılan kanun M.Ö. 226 yılından sonra ama en geç M.Ö. 149 yılında çıkarılmıştır. Yayınlanma tarihi tam olarak bilinmemektedir. Roma’da kanunları, o kanunu çıkartanın adı ile anmak adet olmuştu. Lex Scatinia’da eşcinsel ilişkiler kurala bağlanmıştır. Bu kanun…

  • Lesbiazein fiili, emmek anlamına geliyordu. Yunan haremlerinde ve Roma’da kadınlar arasında göz yumulan bu uygulama, sakalı çıkmaya başlayan özgür bir erkek için utanç verici bir iğrençlikti. Lezbiyenlik iki kadının gerek duygusal, gerekse fiziksel anlamda eşcinselliği olarak bilinir. Kısaca bir cinsel yönelimi ifade eder. Tarihin ünlü kadın şairi Sappho’nun yaşadığı Lesbos adasına izafeten sonradan verilmiş bir…

  • Atina’da erkeklerin fahişelik yapması, bunu yapan kişinin vatandaşlık haklarını yitirmesine neden oluyordu; aynı kişi politika yaparken yakalanırsa, ölümle cezalandırılıyordu. Bu, kadınların zina yapmasından daha yüz kızartıcı bir suç olarak kabul ediliyordu. Kadınlara zina nedeniyle ölüm cezası verilemiyordu. Kadın fahişeliği günlük hayatın parçası ve kârlı bir işkoluydu. Genelevler ayıplanmaz hatta merkezi yerlerde kurulabilirlerdi. Yaşlı zengin hanımlara…

  • Aristoteles, insanların çoğalmasını sağlayan kadın erkek ilişkisini ve aralarındaki aşkı küçük görmekteydi. Çünkü eksik yaradılışlı kadına duyulacak aşkın yüceltilmesi mümkün değildi. Gerçi kadın ve erkeğin çoğalması için çiftleşmesi gerekliydi ama bu süreç “aşkın dünyevi bir biçimiydi.” Bu aşk biçimi; bilgeliği seven erkeklerin, ulaşmaya çabaladıkları “göksel aşk“ değildi. Atinalı erkekler, “cesaret, yüreklilik ve erkekçe sevgiler aramalı,…

  • Bazı bölgelerde örneğin Boeotia’da bir erişkin erkekle genç oğlan, bir çift olarak açıkça yaşayabilirdi. Elis’te genç oğlanları bu işe razı etmek için hediye vermek adetti. Ama İyonya’da (1) eşcinsel ilişkiler yasaktı. Pederastik, kast yaşamıyla ünlenmiş Sparta’da ise, bir erişkin erkeğin genç bir oğlana aşkı açıkça yaşanabilecek bir şeydi. Tabiî ki bir takım kurallar vardı. Genç…

  •   …  pederastirinin Girit’ten Sparta’ya yayıldığını, peşinden kimi Yunan şehirlerince de benimsenerek Yunanistan’a yerleştiğini, diğer teorilerden daha kuvvetli bir olasılık haline getirmektedir. Teori ne olursa olsun pek az kültürde eşcinsel ilişkiler Yunanistan’da olduğu kadar öne çıkarak toplumsal kurallara dönüşmüştür. M.Ö. 630 civarına gelindiğinde ise Pederastri artık bir Dor geleneği olarak biliniyor ve yayılıyordu. Öte yandan…

  • Aristo kadınlar için de şöyle düşünür. Kadında bir şeyler eksiktir. Hatta kadına eksik erkek bile denilebilinir. Üremede etken erkek olduğundan, çocuk erkeğin özelliklerini alır. Çocuk erkek tohumunda her şeyi ile hazırdır. Kadın bu tohumun ekilip, yetiştiği topraktır.       … İskender’in, imparatorluğunu kurması ile birlikte batı dünyasında yeni bir çağ başlar. Bu yeni dünyada Yunan kültürü…

  • II. Filip’in oğlu İskender M.Ö. 356 yılında Makedonya’nın başkenti Pella’da doğdu… Yunanlı büyük filozof Aristo’dan dersler alıyordu. Genç Aristo ona bilim, tıp, edebiyat ve felsefe öğretirken, devlet yönetimiyle ilgili de bilgiler veriyordu.. ..  İskender’in güzel kadınlara ve güzel erkek çocuklara tutku derecesinde düşkünlüğü vardı. Çocukluk arkadaşı Hephaestion ile birlikteliği Hephaestion’nun 324 deki ölümüne kadar sürdü.…