Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük

  • Bu kitabın, “Askere Din Kitabı”, ilk önce Cumhuriyet’in ilk yıllarında tertip edildiğini anlıyoruz, “Diyanet işleri Riyaseti Celile’sine” yazısı, 26 Mart 1925 tarihlidir ve “ordunun maneviyat dersleri içinde en mühim kısmı diyanete müteallik tedrisattır” cümlesiyle başlıyordu, “Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Müşir Fevzi” imzası var. Osmanlı Dönemi’nin son harbiye vekillerindendi, şimdi Cumhuriyet’te genelkurmay başkanı oldu, İbrani asıllı…

  • Sonunda, İsrael Devleti, 14 Mayıs 1948 tarihinde kuruldu, ancak, bundan iki haftadan daha kısa bir zaman öncesinde de, İstanbul’da “Hürriyet Gazetesi” yayına başladı. Sf.369 Hürriyet’in kurucusu Sedat Simavi’nin İbrani asıllı olduğunu ve gazetenin ilk günlerinde bir “Yahudi Gazetesi” iddiası o kadar yaygındı ki Simavi bir başyazı ile bunu yalanlamak zorunda kalıyordu. Yalanlasa da, bu düşünceyi…

  • Tan Olayı, Türkiye’de komünist tehlikesi olduğu konusunda İngiliz ve Amerikan yöneticilerini uyarmak için düzenlendi. Zincirli Hürriyet Olayı, Truman Doktrinini haklı göstermek için planlandı. Solcu Profesörler Olayı, Marshall Planı’ndan önemli bir pay almak için sahneye kondu. Şubat 1948: CHP’nin İlkokullara Din Dersi Ve İlahiyat Fakültesi Kararı 2 Nisan 1948: Solcu Profesörler Üniversite’den Çıkarıldı 4 Ocak 1949:…

  • Belki de şu yeterlidir, Şemsettin Günaltay’ın hitabesinin bir bölümü şudur:  ”İlk mekteplerde din dersleri okutturmaya başlayan Hükümet’in başkanıyım. Bu memlekette, Müslümanların namazlarını öğretmek, ölüklerini yıkamak için imam-hatip kursları açan bir Hükümet’in başkanıyım. Bu memlekette, Müslümanlığın yüksek esaslarını öğretmek için İlahiyat Fakültesi açan bir Hükümet’in başkanıyım.” Demek ki, 1949 yılının ortasına geldiğimizde, artık ilkokullara din dersi…

  • Hangisi önceliyor, çünkü İsrael Devleti’nin kuruluşu, 1946 yılında kesinleşmiş görünüyor ve Amerika’nın Türkiye’yi himayesi altına aldığını ilan etmesi, 1947, bu halde, İsrael Devleti’nin kuruluşunun, 1948 ve Türkiye’nin dünyada tanıyan ilk devlet oluşunun, 1949, öncesindedir. Acımasız bir Elen düşmanlığı ile çıkan Hürriyet Gazetesi ile Sefarad-renkli Demokrat Partisi’nin kurulması ise bir ve iki yıl evvelin hazırlıkları durumundadır.…

  • Türkiye politikasında, Londra’da, politikacılar ve yüksek kamu görevlileri birlikte ele alındığında, iki parti vardı; bunlardan birisi, Türkiye’de tampon devlet kurmak isteyenler ve diğeri ise Türkiye’yi tampon devlet olarak kurmak isteyenlerdi, Churchill bu ikinci partinin lideridir. Bu ikinci parti, ayrıca, Türkler ile Araplar arasına bir “tampon Kürt Devleti” gereğine inanmaktadır. Bunun çok açıklıkla ifade edildiğini görüyoruz.…

  • Anadolu Türklerine ilk komşu Türkler, Azerilerdir. Öyleyse, Sevres’deki Ermenistan ve muhtemel Kürt Devleti Projeleri’nin, Anadolu Türkleri ile Azeriler ve oradan da İç Asya Türklerinin arasına bir duvar çekme işi olduklarını kolaylıkla söyleyebiliriz. Sf. 329, 330 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 329, 330) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şunu söyleyebiliyoruz, Birinci Dünya Savaşı başladığında, Büyük Britanya, Panislamizm ve Pantürkizm’den çok korkuyordu. Tabii, Birinci Dünya savaşı sona erdiğinde, Londra, Osmanlı gücünü, bizim Kemalist tarihte okuduğumuz ölçüde görmüyordu, Sf. 329 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 329) kitabından birebir alınmıştır.

  • Profesör Olson, İngiliz ajanlarından söz ederken, a former minister in a cabinet of Mustafa Kemal’s government during the period 1921-1924, diyordu ve ezcümle, 1921-1924 yıllarında, Mustafa Kemal’in kabinesindeki bir bakanın da, İngilizler için casusluk yaptığını haber veriyor.  Mustafa Kemal Hükümeti’ndeki bu ajan-bakan, İngilizlere sürekli olarak, “Ankara never really thought of employing large military forces to…

  • Tarih rastlar mı, Koçgiri Ayaklanmasının en şiddetli olduğu tarihte, Ankara’da Meclis’te içinde “Türk” ve “Müslüman” geçmeyen bir manzume “İstiklal Marşı” olarak kabul ediliyordu, 12 Mart 1921 tarihindedir. Aynı şekilde, Musul-Revanduz’u, Özdemir Komutasındaki Türk kuvvetlerinin, Türk “Gerillaları” diyebiliriz, İngilizlerin ağır hava bombardımanı altında, teslim ile boşalttığı tarih, 23 Nisan 1923 idi ve kesintiye uğramış olan Lozan…

  • Kürtlerin asimilasyonu da, Yahudilerin Kudüs’te toplanmaları ve dolayısıyla İsrael Devleti de Hamit ile başlamaktadır. Sf. 325 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 325) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sykes, sonradan değişikliklere uğrasa da, Türkiye’nin en son ve kullanılabilir parçalanma haritasını yaptı ve Balfour Deklarasyonu’nu hazırlayanlar arasında yer aldı. Lloyd George, İsrael Devleti’nin temellerini attı, Musul’a el koydu ve Yunanileri İzmir’e çıkarttı ve orada bıraktı. Böylece, istemese de, kurulmakta olan Türkiye Cumhuriyeti’ne bir zafer hazırladı ve büyük bir moral gücü kazandırdı. Özet, budur. İzmir’e,…

  • “Emrediniz, dünyanın en iyi insanı ve en cömert düşmanı olurlar, emrediniz, babalarını döverler, annelerinin bağırsaklarını deşerler ve bütün bunları da sükûnet içinde yaparlar, sanki bir iş yapmıyorlar ya da çok iyi bir iş yapıyorlar, bu havadadırlar. Umutsuzluktan kaynaklanan ya da sıtma-vurmuş insanda görünen bir ataletleri var; en dayanıklı ve şevksiz askerler işte bunlardır.” Lawrence, Türklerden…

  • Burada bir “gizli tarih” sırrı ile karşılaşabiliyoruz, Churchill, Eylül 1921 memorandumunda, Mustafa Kemal’in makul ve uzlaşmaya hazır olduğunu ifade ediyor ve bunu, Londra’da müzakereler yapan Dış İşleri Vekili Bekir Sami’nin yaklaşımından çıkarıyor; buradan hareketle bir tarihsel karanlığı açmamız mümkün görünüyor. Çünkü biz resmi tarihimizde, Bekir Sami’nin, Londra’da, kendi inisiyatifi ile fazla tavizkâr olduğu şeklinde yazıyor…

  • Sır mı, Rumlar, Hürriyet’i getiren İttihat ve Terakki Fırkasını, bütünüyle bir “Yahudi Partisi” olarak görüyorlardı ve İttihatçı iktidarı ile iktidarları ve rahatlarının tehlikede olduğunu düşündüler. Sf. 316 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 316) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Evanjelistler, Eski Ahit’in, Yahudilerin, Tanrı’nın seçilmiş halkı olduğunu, Kutsal Toprakların Yahudilere ait olduğunu, Yahudiler’in Mesih’in gelişi ile birlikte dünyanın egemeni olacağı gibi hüküm ve kehanetlerini tamamen kabul etmektedirler.” Mustafa Karaca, Evanjelizm ve Vahhabillk, İstanbul, 2005. s.17 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 278) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toynbee’nin çok güzel yakıştırmasıyla büyük hırsız mı; hırsızların en büyüğü, hırsızlık ortaklarından çalandır. L. George, savaş öncesi Osmanlı topraklarını paylaşım antlaşmalarını bir kenara bıraktı ve Akdeniz sahillerini İtalyanlardan, Musul’u, Fransızlardan çalmakta hiçbir beis görmedi; Sf. 277 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır.

  • Balfour Deklarasyonu’na kadar, Siyonizm bayrağı Almanya’daydı ve Londra, politika ve edebiyatta, İttihat ve Terakki’yi bir Yahudi Partisi olarak görüyordu. Romanda, Enver’e, “Polonyalı bir Maceracı” ve iktidardaki hükümete de, a collection of Jews and Gipsies, “Bir Yahudi ve Çingene Tayfası”, deniyordu. Türkçe’de bunlar temizlenmiştir. Çünkü şimdi tarihimizdeki ve içimizdeki Yahudiliği gizlemek esas iştir. Sf. 274 Alıntı; Çöküş…

  • Lloyd George Elenleri terk etti. Büyük Taarruz’un evvelindeyiz. Çok parlak bir politikacıydı, çok enerjikti ve çok büyük bir hatipti, büyük bir devlet adamı oldu; emperyalist aşamanın başlarında, devlet adamı olmak, Büyük Britanya emperyalizmini yaşatmak ve güçlendirmek demekti ve bunun için de reform gerekiyordu, Lloyd George, bu anlamda, reformisttir. İşçi sendikalarını hükümet daireleri ile yakınlaştırdı, tekeliyet’te…

  • 1996 yılında, Erbakan-Çiller Hükümeti, yeni bir Türkiye-İsrael ittifakı imzaladı, hâlâ çok gizlidir ve iki devlet birbirine çok yaklaşmış oldu. Ortak askeri tatbikatlar bundan sonradır; Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı idi, İsrael’i ziyaret eden ilk Genelkurmay Başkanı olmuştu. Sf. 245 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.