Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Dersim (Seyahatname) – Antranik

  • Harput’un arka taraflarında kalmakla birlikte en büyük mahallelerinden olan Abdıher’de oturanların tamamı o dönemde göç etmiş Dersimli Kürtlerdir. Harput’tan yarım saat uzaklıktaki Hüseynik köyünün ise Karaçor adında bir mahallesi de vardır. Burada yaşayanlar da tümüyle Dersimli, yani Çarsancak Ermenileridir. Sf. 183  Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf.…

  • (Elisee Reclus, “Lazistan, Ermenistan ve Kürdistan” çev. “Miyapan”, Vağarşabad, 1893, Alıntı;) “Ermeni ve Kürt yaylalarında yaşayan aşiretlerde tüm Müslüman ve Hıristiyan tarikatlarının yanı sıra Mazdaizm’den bilinçsiz izler de vardır. Kızılbaşlar (bu kelime Afganistan ve birçok Doğu ülkesinde Pers ırkına ait insanlar için kullanılır) çoğunlukla Kürt’tür. Bu tarikata ait 400.000 insanın 15 bini Türkmen soyundandır. İki-üç…

  • Kureşanlılar: Dersim’de tek başlarına etkin bir aşirettir. Onların dışında kimsenin dini lider olmak gibi bir gücü ve hakkı yoktur. Sf. 179  Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sultan bu sefer Dersim ormanlarını yakmaya, tüm o yüce dağları çıplaklaştırmaya karar verdi. Amacına ulaşmak için Batum’dan Dersim’e, Trabzon üzerinden büyük miktarda petrol getirtti. Her şey hazır olduktan sonra, Kuzuçan ve Çarsancak’tan başlayarak petrolü ormana serpip ateşe verdiklerinde, herkesi şaşkına çeviren bir şey oldu; bu sefer de doğa Osmanlılara karşı çıktı. Hava bulutlandı, dağlar karardı,…

  • Sultan silah zoruyla Dersim’i kendisine bağlayıp emellerine alet edemeyeceğini anladı. Diğer Kültlere yaptığı gibi, daha önceden planladığı son bir yola başvuracaktı, Yeniçeriliği, Hamidiye Alayı adıyla tekrar kuracaktı. Sf. 168 Reislerin bir kısmı sultanın önerilerini reddedip çetelerini toplayıp çevredeki köy ve kasabalara saldırdılar, talan edip ateşe verdiler, insanları kılıçtan geçirdiler. Sultan hem şaşırdı hem de öfkelendi.…

  • Bu durum altı-yedi yıl sürdü, ta ki sultan sonunda sürdürdüğü bu uzun savaşların isyankâr Dersimde boyun eğdiremeyeceğini ve bir yarar da sağlamadığını hissedene kadar. Tersine, Dersimlilerin içlerindeki savaşçı ruhu daha da körüklemiş, Osmanlı devletine yarar getireceğine iki, üç katı zarar vermiş oldu. Çabalarının böylece tümüyle boşa gittiğini görünce Dersim vilayetini dağıtmak zorunda kaldı. Yani devlet…

  • Komutan Paşa evvelce, yani Dujik-Baba’yı alır almaz hemen Sultan II. Abdülhamid’e “Dersim kaleleri alındı ve ıslahat kabul olundu” diye haber ulaştırmıştı. Ama bu son mağlubiyeti bildirmedi ve Dersim’i tümüyle zapt edilmiş, Osmanlı’ya bağlanmış gibi gösterdi. Sultan da Dersim’i vilayet ilan etti ve 400-500 haneden ibaret bir köy olan Hozat’ı da vilayet merkezi yaptı. Burada üç-dört…

  • (1877) Osmanlılar sadece Munzur’u geçmek için çok büyük kayıp verdiler ve bir kez daha başarılı olamadılar. İçlerinden Arnavut bir binbaşı, elinde Osmanlı bayrağı, “Padişahım çok yaşa,” diye bağırarak zar zor Munzur’un öbür tarafına geçti, ama bu cesur hamlesiyle esir düştü. Kürtler, Osmanlı bayrağına tükürmesi için onu zorladılar, ama -zaferin zaten kendilerinde olduğunu düşünerek- buna yanaşmadı.…

  • Rusya ilk defa halkların özgürlüğü için Osmanlı halifelik tahtında oturan Sultan Mahmud’a karşı savaş açınca ve büyük bir cesaretle onun gücünü dağıtıp, Yunanistan da bağımsızlık ilan edilince, Sultan Mahmud çok geniş bir alana yayılmış olan imparatorluğundaki irili ufaklı çeşitli halkların hızla Yunanistan’ı örnek alabileceklerini, bunun da kutsal halifelik tahtını tehlikeye düşüreceğini hissetti.  Sf. 155 Yıllar…

  • Kızılbaşlar Osmanlıların deyişiyle Rafızi’dir. (dinsiz, batıl itikatlara inanan). Osmanlılar ise Kızılbaşlar nezdinde kokuşmuş Müslümanlardır veya tüm Kürtler nezdinde Horomlardır (Rum dölleridir). Sf.148  Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dersimlilerin kendilerine has hekimlikleri vardır. Dersim’in dağlarında yetişen bütün otlar ismiyle ve özellikleriyle her Dersimli tarafından bilinir. Her ot veya çiçek bir hastalık içindir ve yerliler genellikle otları o hastalıkların ismiyle de anarlar. Mesela kordnug khod [siğil otu] siğili olana yedirilir ve siğil derhal yok olur. Kosi khod [uyuz otu] da hastaya yedirilir veya kaynattıkları…

  • Dersim’de, bilhassa Dujik taraflarında çok sayıda Ermeni yaşar. Tamamen özgür ve her türlü vergiden muaf olan bu Ermeniler, Mirakyanlar olarak bilinirler. Nüfusları 7.000 kişiyi bulan Mirakyanlar savaş sırasında, her zaman hazır bekleyen, 3.000 kadar cesur, Kürtler gibi savaş deneyimi olan askere sahiptir. Sf. 131 Kadınlar erkeklerle aynı sofraya oturmaya yeltenmezler, “Yakışık almaz, kadınlar ve kızlar…

  • Dersimliler vicdanlı, merhametli, vazifelerine çok bağlı insanlardır. Güçsüze yardım etmek, fakire acımak, aç olanı doyurmak, üstü başı olmayanı giydirmek ve düşmanı affetmek veya cezalandırmak sevaptır. Sf. 129 Zaman zaman sevdiği kız yüzünden başı belada olan sevgililer olur; çeşidi dini veya siyasi aşılmaz engeller karşısında sevdikleri kızla evlenemez, bu nedenle kaçmak zorunda kalır ve Dersim’e sığınırlar.…

  • Dersimliler aynı zamanda güneşe, aya, çeşitli parlak yıldızlara (gezegenler), şafağa, günbatımına, havanın çeşitli durumlarına, her birine birer anlam yükleyerek huşuyla taparlar. Aynı şekilde ateşe, suya, toprağa, taşa, oduna, bitkiye, ağaca vs. de inanır, tapınırlar. Sf. 125 Kuraklık yıllarında, yeni ölmüş birinin kafasını (ölü yakınlarından gizli) keserler ve götürüp nehrin veya gölün kıyısına gömerler ki yağmur…

  • Dersimlilerce sayılacak en kutsal şey erkândır (amentü veya Musa’nın asası). Biri Musa’nın asasına küfür etmeye cüret etse Dersimliler fena halde öfkelenir, hatta ölümle tehdit ederler. Seyitlere ve dedelere göre Musa atalarıdır ve kimi de kendilerinin, özellikle seyit ve dedelerin onun soyundan geldiğini iddia ederler. Sf. 123  Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan,…

  • Dersimlilerin kendine özgü, hiçbir kitaba bağlı kalmadan, sözlü olarak aktardıkları bir dinleri vardır. Ama bu dine ne ad verilir bilemiyoruz. Ne Hıristiyan, ne Müslüman ne de Musevi. Hepsinin karışımı; eski ve yeni tüm dinlerin karışımı. Görünüşe göre Museviliğe daha yönelimlidirler. Museviliğe ait dini ritüeller hemen büyük ölçüde onlarda da görülür ama Tanrı tarafından gönderilen tek…

  • Burada, kendi kökenleri hakkında bizzat Dersimlilerin görüşlerinden bazılarını da ekleyeyim. Hepsi olmasa da büyük bir kısmı, atalarının Ermeni olduğu görüşündedir. Buna tamamen kanaat getirmişlerdir ve karşılarındakini de bu görüşlerinde hiçbir acayiplik olmadığına ikna etmeye çalışırlar. Yolculuğum esnasında meşhur bir seyidin yanında misafirdim. Onların gelenekleriyle ve geçmişleriyle ilgileniyordum. Ataları hakkında bilgi rica edince seyit şunları anlattı:…

  • Bütün Dersim’de, ayrı ayrı aşiretler halinde, 200 bin dolayında İslam olmayan Kürt yaşar. Bunlara genellikle Kızılbaş adını verirler. Bunların bir bölümüne de Çırak söndüren (1) derler. Bugüne değin hangi ırka veya millete ait oldukları, yani hangi soydan geldiklerine dair somut bir kanıt yok. Şimdiye kadar hemen tümüyle başına buyruk kalarak, yurdumuzda bir tür cumhur idaresiyle…

  • Dujik veya Movses Khorenatsi’ye göre Arüdz; Dujik-Baba dağının adıyla anılan Dujik, Kuti Deresi’nin güney batısında, Ovacık’ın doğu sınırının yakınındadır. Burası bağımsız Dersimin en büyük bölgesidir. Dujik’te 65-70 bine yakın Kızılbaş Kürt yaşar; çeşitli aşiretlere bölünmüşlerdir. En büyük aşiret reisi aynı zamanda Dersimin genel dini lideri Kureşanlılar aşiretinden Seyit İbrahim Beg’dir. 35-40 bin kadar silahlı genç…

  • Kaymakamlık kenti olan Peri’de Bidayet Dairesi (İlk mahkeme) bulunur. Haftada iki üç kere toplanıp hem halkın meselelerini hem de katillerin davalarını hükme bağlarlar. Anayasaya göre, bu kurulda biri sivil, diğeri ruhani (kentin papazı veya rahibi) olmak üzere iki de Hristiyan (Ermeni) hazır bulunur. Sf. 99, 102  Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan,…