Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Dersim (Seyahatname) – Antranik
-
Köy Adları Ermeni Kürt (Alevi) Hane Nüfus Hane Nüfus 1 Peri 653 5.224 100 500 2 Hoşe 10 80 – – 3 Pağnik 15 120 4 20 4 Kuşin 20 160 3 15 5 Kulaksız / Til 16 128 3 15 6 Hayvali …
-
Peri’deki tüm zanaatlar, sanat, tüccarlık ve benzeri bütün işler Ermenilerin elindedir. Türk ve Kürtler bu işlerle, yani ticaretle uğraşmazlar (hele Kürtler için bu mucize olurdu); uğraşanı da, genellikle soğan ve sarımsak satar veya helvacı ya da paçacı olur. Eğitim ve gelişmişlikte de yine Ermeniler birinci sıradadır. Ermeniler, genelde bulundukları yerin eğitim düzeyine göre bilgili, akıllı,…
-
Çadana (çetene); Bu ağacın zamkından günlük kokusu gelir; bıçak veya kılıç yaralarının üzerine bağlanarak yarayı iyileştirmede kullanılır. Sf. 89 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hemen birkaç Ekitzorlu Kürt ve birkaç da yiğit Ermeni gönderdim, kutsal emaneti saklayan o Kürt’ün evine. Gönderdiğim adamlar üç-dört gün sonra haydudu da, kutsal emaneti de geri getirdiler. Haydudu bir güzel dövdürdükten sonra, üç gün üç gece de aç susuz, hapsettirdim, sonra da kutsal emanetlere el uzattığı için yerli birkaç kişinin önünde ölüm kararını ilan…
-
Kazasız belasız ulaşamayacağımıza dair bende korku dolu bir önsezi oluştu. Vartan bana, yanımda kıymetli evrak veya para varsa Marhatun’a vermemi hatırlattı; çünkü Dersimli haydutlar kadınlara tepeden tırnağa altın veya elmasla dahi olsalar yanaşmazlardı. Sf. 62 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…
-
Afrika’daki büyük sahra nasıl pusulasız geçilemezse, Dersim’in korku salan dağlarından, dipsiz vadilerinden ve sık ormanlarından da kılavuzsuz, hele yöreyi iyi tanıyan yerli bir Kürt olmadan geçmek imkânsızdı. Sf. 60 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tuz madeninin yanından geçerek, iki saat boyunca korkunç bir yokuş indik ve Munzur çayının sol kıyısına, Tirişmeg’in (Türüşmek’in) karşısına vardık. Kılavuzumuz Mesrop, çayda yıkanan gençlerden birine seslenip, geçudun nerede olduğunu sordu. Kürt delikanlı geçudu (geçidi) gösterdi; ama biz kendisinin önümüze düşüp bizzat önderlik etmesini istedik, ne kadar isterse karşılığını ödeyeceğimizi söyledik. Kürt kabul etti, ben…
-
Mardik; “Hikimet de (hükümet de) neymiş? Biz o hikimeti tanımayız, çunki o kanunsuzdur, adalet dağıtmayı da bilmiyor. Biz yalnız silah tanırız. ” (Antranik) “Ne yapabilirsiniz ki? Altı üstü kaç kişisiniz ki silahı tanıyorsunuz.” “Biz kalabalığız, bitünümüz de silahlanır, gider onların analarını ağlatırız.” “Hükümet de onların tarafına geçip sizin ananızı ağlatırsa ne yaparsınız o zaman?” “Hikimet…
-
“Bir gün de, aklıma geliyor, bitün begler ve ağalar bir- birleriyle barıştılar, kef yapmak için bitünü de buraya toplandılar. Ağama söyliyim, bir de ne görelim! Bitün begler ve ağalar kendi Ermenilerini toplayıp dediler ki: “Hepiniz bu yazıdaki çukurlara (derinliği bir arşın) gireceksiniz; begler ve ağalar üzerinizde cirit oynayacak.” “Ah Kara gün, kara gün,” deyip ağladı…
-
Harput ovasının doğusu, Uluova ayna gibi gözlerimizin önündeydi. Diyebilirim ki Küçük Ermenistan’ın ve Büyük Ermenistan’ın güzel ovalarının en güzeliydi. Aradzani veya Murat’ın sol tarafında, Dersim ve Toros dağlarıyla çevrili olan ova nüfusça da kalabalık birçok Ermeni köyü, suni ormanları, bahçeleri, bağlarıyla duruyordu. Sf. 32 Ovanın güneyinde sapasağlam bir kale gibi duran Toros sıradağlarının güzel, verimli…
-
Birçok küçük Kürt köyünün yakınından geçip, nihayet akşam vakti Çarsancak’ın kazası Peri’ye ulaştık. Burası için “Can güvenliği var,” derlerdi. Peri’de tam dört gün kaldık. Her tarafı gezdik, gördük. Birçok Ermeni ve az sayıda dacigle (Müslüman Türk) tanıştık. Ertesi günü, Peri kervanı Harput’a doğru yol alacaktı. Sf. 31 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline…
-
Kürtler silahlarını indirip yanımıza oturdular. Peynir yapmasını pek bilmediklerinden ve de peynir onlarda çok pahalı olduğundan bizim ekmeğimizi ve peynirimizi aldılar. Sf. 29 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.
-
Silbuz dağını geçtikten sonra yine sık ve diri ağaçlardan oluşan bir ormana girdik. Burada belli belirsiz bir patika Herdiv köyüne uzanıyordu. Ormanın dış görünüşü ne kadar büyüleyiciyse, içi de bir o kadar korku vericiydi. Ebedi bir karanlık hâkimdi. Buradan geçen yolcu sadece önündeki sık çalılarla kaplı dar patikayı, yukarıya bakınca da sık yapraklı dalların oluşturduğu…
-
Bir keresinde II. Şah Hüseyin Beg tanıdık bir Kürt’e on tane kuzu ile bir mektup verir, bunları Erzincan’a götürüp, 4. Ordu komutanı Müşir Paşaya teslim etmesini tembihler. Kuzularla mektubu teslim alan Kürt, Erzincan’a doğru yola çıkar. İlk günü uzun zamandır uzak kaldığı köyüne varır, istirahat etmek için evine gider; koyunlardan birini keser, yaptığı hırsızlıktan kâğıdın…