Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Dersim
-
Kızılbaşlar Osmanlıların deyişiyle Rafızi’dir. (dinsiz, batıl itikatlara inanan). Osmanlılar ise Kızılbaşlar nezdinde kokuşmuş Müslümanlardır veya tüm Kürtler nezdinde Horomlardır (Rum dölleridir). Sf.148 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dersimlilerin kendilerine has hekimlikleri vardır. Dersim’in dağlarında yetişen bütün otlar ismiyle ve özellikleriyle her Dersimli tarafından bilinir. Her ot veya çiçek bir hastalık içindir ve yerliler genellikle otları o hastalıkların ismiyle de anarlar. Mesela kordnug khod [siğil otu] siğili olana yedirilir ve siğil derhal yok olur. Kosi khod [uyuz otu] da hastaya yedirilir veya kaynattıkları…
-
Dersim’de, bilhassa Dujik taraflarında çok sayıda Ermeni yaşar. Tamamen özgür ve her türlü vergiden muaf olan bu Ermeniler, Mirakyanlar olarak bilinirler. Nüfusları 7.000 kişiyi bulan Mirakyanlar savaş sırasında, her zaman hazır bekleyen, 3.000 kadar cesur, Kürtler gibi savaş deneyimi olan askere sahiptir. Sf. 131 Kadınlar erkeklerle aynı sofraya oturmaya yeltenmezler, “Yakışık almaz, kadınlar ve kızlar…
-
Dersimliler vicdanlı, merhametli, vazifelerine çok bağlı insanlardır. Güçsüze yardım etmek, fakire acımak, aç olanı doyurmak, üstü başı olmayanı giydirmek ve düşmanı affetmek veya cezalandırmak sevaptır. Sf. 129 Zaman zaman sevdiği kız yüzünden başı belada olan sevgililer olur; çeşidi dini veya siyasi aşılmaz engeller karşısında sevdikleri kızla evlenemez, bu nedenle kaçmak zorunda kalır ve Dersim’e sığınırlar.…
-
Dersimliler aynı zamanda güneşe, aya, çeşitli parlak yıldızlara (gezegenler), şafağa, günbatımına, havanın çeşitli durumlarına, her birine birer anlam yükleyerek huşuyla taparlar. Aynı şekilde ateşe, suya, toprağa, taşa, oduna, bitkiye, ağaca vs. de inanır, tapınırlar. Sf. 125 Kuraklık yıllarında, yeni ölmüş birinin kafasını (ölü yakınlarından gizli) keserler ve götürüp nehrin veya gölün kıyısına gömerler ki yağmur…
-
Dersimlilerce sayılacak en kutsal şey erkândır (amentü veya Musa’nın asası). Biri Musa’nın asasına küfür etmeye cüret etse Dersimliler fena halde öfkelenir, hatta ölümle tehdit ederler. Seyitlere ve dedelere göre Musa atalarıdır ve kimi de kendilerinin, özellikle seyit ve dedelerin onun soyundan geldiğini iddia ederler. Sf. 123 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan,…
-
Dersimlilerin kendine özgü, hiçbir kitaba bağlı kalmadan, sözlü olarak aktardıkları bir dinleri vardır. Ama bu dine ne ad verilir bilemiyoruz. Ne Hıristiyan, ne Müslüman ne de Musevi. Hepsinin karışımı; eski ve yeni tüm dinlerin karışımı. Görünüşe göre Museviliğe daha yönelimlidirler. Museviliğe ait dini ritüeller hemen büyük ölçüde onlarda da görülür ama Tanrı tarafından gönderilen tek…
-
Burada, kendi kökenleri hakkında bizzat Dersimlilerin görüşlerinden bazılarını da ekleyeyim. Hepsi olmasa da büyük bir kısmı, atalarının Ermeni olduğu görüşündedir. Buna tamamen kanaat getirmişlerdir ve karşılarındakini de bu görüşlerinde hiçbir acayiplik olmadığına ikna etmeye çalışırlar. Yolculuğum esnasında meşhur bir seyidin yanında misafirdim. Onların gelenekleriyle ve geçmişleriyle ilgileniyordum. Ataları hakkında bilgi rica edince seyit şunları anlattı:…
-
Bütün Dersim’de, ayrı ayrı aşiretler halinde, 200 bin dolayında İslam olmayan Kürt yaşar. Bunlara genellikle Kızılbaş adını verirler. Bunların bir bölümüne de Çırak söndüren (1) derler. Bugüne değin hangi ırka veya millete ait oldukları, yani hangi soydan geldiklerine dair somut bir kanıt yok. Şimdiye kadar hemen tümüyle başına buyruk kalarak, yurdumuzda bir tür cumhur idaresiyle…
-
Dujik veya Movses Khorenatsi’ye göre Arüdz; Dujik-Baba dağının adıyla anılan Dujik, Kuti Deresi’nin güney batısında, Ovacık’ın doğu sınırının yakınındadır. Burası bağımsız Dersimin en büyük bölgesidir. Dujik’te 65-70 bine yakın Kızılbaş Kürt yaşar; çeşitli aşiretlere bölünmüşlerdir. En büyük aşiret reisi aynı zamanda Dersimin genel dini lideri Kureşanlılar aşiretinden Seyit İbrahim Beg’dir. 35-40 bin kadar silahlı genç…
-
Kaymakamlık kenti olan Peri’de Bidayet Dairesi (İlk mahkeme) bulunur. Haftada iki üç kere toplanıp hem halkın meselelerini hem de katillerin davalarını hükme bağlarlar. Anayasaya göre, bu kurulda biri sivil, diğeri ruhani (kentin papazı veya rahibi) olmak üzere iki de Hristiyan (Ermeni) hazır bulunur. Sf. 99, 102 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan,…
-
Köy Adları Ermeni Kürt (Alevi) Hane Nüfus Hane Nüfus 1 Peri 653 5.224 100 500 2 Hoşe 10 80 – – 3 Pağnik 15 120 4 20 4 Kuşin 20 160 3 15 5 Kulaksız / Til 16 128 3 15 6 Hayvali …
-
Peri’deki tüm zanaatlar, sanat, tüccarlık ve benzeri bütün işler Ermenilerin elindedir. Türk ve Kürtler bu işlerle, yani ticaretle uğraşmazlar (hele Kürtler için bu mucize olurdu); uğraşanı da, genellikle soğan ve sarımsak satar veya helvacı ya da paçacı olur. Eğitim ve gelişmişlikte de yine Ermeniler birinci sıradadır. Ermeniler, genelde bulundukları yerin eğitim düzeyine göre bilgili, akıllı,…
-
Çadana (çetene); Bu ağacın zamkından günlük kokusu gelir; bıçak veya kılıç yaralarının üzerine bağlanarak yarayı iyileştirmede kullanılır. Sf. 89 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hemen birkaç Ekitzorlu Kürt ve birkaç da yiğit Ermeni gönderdim, kutsal emaneti saklayan o Kürt’ün evine. Gönderdiğim adamlar üç-dört gün sonra haydudu da, kutsal emaneti de geri getirdiler. Haydudu bir güzel dövdürdükten sonra, üç gün üç gece de aç susuz, hapsettirdim, sonra da kutsal emanetlere el uzattığı için yerli birkaç kişinin önünde ölüm kararını ilan…
-
Kazasız belasız ulaşamayacağımıza dair bende korku dolu bir önsezi oluştu. Vartan bana, yanımda kıymetli evrak veya para varsa Marhatun’a vermemi hatırlattı; çünkü Dersimli haydutlar kadınlara tepeden tırnağa altın veya elmasla dahi olsalar yanaşmazlardı. Sf. 62 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…
-
Afrika’daki büyük sahra nasıl pusulasız geçilemezse, Dersim’in korku salan dağlarından, dipsiz vadilerinden ve sık ormanlarından da kılavuzsuz, hele yöreyi iyi tanıyan yerli bir Kürt olmadan geçmek imkânsızdı. Sf. 60 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tuz madeninin yanından geçerek, iki saat boyunca korkunç bir yokuş indik ve Munzur çayının sol kıyısına, Tirişmeg’in (Türüşmek’in) karşısına vardık. Kılavuzumuz Mesrop, çayda yıkanan gençlerden birine seslenip, geçudun nerede olduğunu sordu. Kürt delikanlı geçudu (geçidi) gösterdi; ama biz kendisinin önümüze düşüp bizzat önderlik etmesini istedik, ne kadar isterse karşılığını ödeyeceğimizi söyledik. Kürt kabul etti, ben…
-
Mardik; “Hikimet de (hükümet de) neymiş? Biz o hikimeti tanımayız, çunki o kanunsuzdur, adalet dağıtmayı da bilmiyor. Biz yalnız silah tanırız. ” (Antranik) “Ne yapabilirsiniz ki? Altı üstü kaç kişisiniz ki silahı tanıyorsunuz.” “Biz kalabalığız, bitünümüz de silahlanır, gider onların analarını ağlatırız.” “Hükümet de onların tarafına geçip sizin ananızı ağlatırsa ne yaparsınız o zaman?” “Hikimet…
-
“Bir gün de, aklıma geliyor, bitün begler ve ağalar bir- birleriyle barıştılar, kef yapmak için bitünü de buraya toplandılar. Ağama söyliyim, bir de ne görelim! Bitün begler ve ağalar kendi Ermenilerini toplayıp dediler ki: “Hepiniz bu yazıdaki çukurlara (derinliği bir arşın) gireceksiniz; begler ve ağalar üzerinizde cirit oynayacak.” “Ah Kara gün, kara gün,” deyip ağladı…