Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ekonomi, Tekeller

  • Rusya Ermenistan’ının başkenti Erivan’dır; Erivan’da Ermeniler değil Müslümanlar çoğunluğu meydana getiriyor. E. H. Carr, incelediğim bu zamanda, Gürcülerin, Tiflis’te, başka her kentten daha çok, Ermeni yaşadığını ve Ermeni nüfusunun Gürcülerden fazla olduğunu kaydediyor. Ermeniler, kendi başkentinde azınlık ve kendilerini hiç sevmeyen bir başka milletin başkentinde ise çoğunluktadırlar; sevilmemeleri, bölgenin tüccar «sınıfını» oluşturmalarından kaynaklanıyor.. Bölgede parayı…

  • Sakıp Sabancı, ücret, kira, fiyat ve kârların birlikte dondurulmasından yana olduklarını açıkladı. TL’nin değeri bir kez daha düşürüldü, 1 dolar 15 TL oldu. Türkiye’nin Sovyetler Birliği’nden 60 adet helikopter alacağı haber verildi. İran Şahı ve eşi, Korutürk’ün çağrılısı olarak Türkiye’ye geldi. Genelkurmay 2. Başkanı ile Hava Kuvvetleri Komutanı, Sovyetler Birliği’ne davet edildiler. Sf. 386 Alıntı;…

  • Toplumlararası şiddet olmadığı zaman, Türk kesimindeki küçük esnaf, Rum kesimindeki üretim birimlerinden doğrudan doğruya meta alıp Türk kesiminde satabiliyor. Ticaretten doğan kârların, Türk kesimindeki bir avuç büyük burjuvanın elinde toplanması, tekelleşmesi için, toplumlar arası şiddet gerekiyor. Sf. 359 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 359) kitabından…

  • Cumhuriyet döneminin üç büyük devalüasyon örneği var. Üçünde de ortak özellikler var. Üçü de seçimlerden hemen sonra yapılmış. Eylül 46 devalüasyonu, 46 seçimlerinden sonra; ağustos 58 devalüasyonu, 57 seçimlerinden sonra; ağustos 70 devalüasyonu, 69 seçimlerinden sonra yapıldı. Sf. 333 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 333)…

  • Dünya küçüldü. Küçüldükçe olaylar, çok daha aydınlatıcı olmaya başladı. Son günlerin önemli olaylarından birisi İspanya’da. İspanya’da faşistler, Vedat Dalokay‘ın deyişi ile “beş fidanı” kestiler. Dalokay da Ankara’daki İspanyol Büyükelçiliğinin suyunu kesmeyi kararlaştırdı, bundan sonra işe ince diplomasi karıştı. İspanyol Büyükelçisi, faşizmde idam etme özgürlüğü olduğunu ve faşist ülkelerin birbirinin idam etme özgürlüğüne müdahale etmemeleri gerektiğini…

  • Kuşku duyulmasını gerekli kılan bir de bölük pörçük tarih araştırmaları var. Türkiye’deki memurların geleneksel olarak, hep gösterilmek istendiğinin tersine, ticarete düşkün olduğunu ortaya koyan çalışmalar var. Tarihçi Halil İnalcık, on dokuzuncu yüzyıldaki büyük Osmanlı tüccarlarının bir bölümünün büyük memur olduğunu su yüzüne çıkardı. Mehmet Zeki Pakalın’ın basılmamış, çok ağır bir dille yazılmış fakat çok değerli…

  • Kıbrıs, küçük bir yer. Burjuvazisi de küçük. Türkiye ölçülerine göre. Ancak Kıbrıs’a göre etkili. Ve her yerde olduğu gibi becerikli. Becerikliliği şurada: Kıbrıs’ta bağımsız Kıbrıs devleti kurulunca ilk anayasal anlaşmazlığın konusu gelir vergisi ile ilgili. Türk kesimi usulüne uygun olarak çıkarılan yeni gelir vergisi yasasını 1961 yılında onaylamadı. Makarios, bu yasayı yürürlüğe koydu. Anlaşmazlıklar böylece…

  • İktisat tarihi okuyanlar Lancaster’i hatırlar. İngiltere’de bir kent. Ama bütün dünya halkları için özelliği olan bir yer. Bir bakıma endüstri devrimi burada filizlendi. Tekstil sanayii, Lancaster’de doğdu. Bir süre dünyanın tarımcıları Lancaster’e pamuk yetiştirmek için çalıştı. Türkiye’ye pamukçuluk Lancaster’in fabrikalarını çalıştırmak için girdi, dışarıdan sokuldu. İş burada kalmadı. Lancaster’in dokumalarına pazar bulmak gerekti. Pazar, mevcut…

  • Keynes iktisadı, 1930’ların büyük ekonomik bunalımının çocuğu. Bu bunalımdan nasıl kurtulacağını gösterdi. Gittikçe zenginleşen kapitalist ekonomilerde yatırımların, herkese iş yaratacak düzeyde gelişemeyeceğini ileri sürdü. Bunalımlardan çıkmak için toplam harcamaların arttırılması gerektiği açıklandı. Düşük kâr oranlarında gerekli yatırımları yapmayan özel girişimcilerin yarattığı eksik harcama düzeyini aşmak için, devletin ister savaşları, isterse verimli olmayan bayındırlık hizmetleriyle ekonomiyi…

  • Son olarak bir nokta daha; özgürlük getirme iddiası var. Tarih çok öğretici. Birisi size özgürlük vaat ederse, ekonomik programını sorun. Çünkü ancak büyük kitlelerin ekonomik çıkarlarını, özlemlerini geliştirmeyi amaçlayanlar gerçek özgürlükçü olur. Özgürlük lüks değil. Özgürlük, ekonomik politikadan ayrılmaz. Eğer Adalet ile Hareket ve de Selâmet özgürlükçü değilse, ekonomik programları büyük kitlelerin çıkarlarına ters düştüğü…

  • Yirminci yüzyılın gördüğü çeşitli savaşlardan önce ekonomilerin durumu şöyle: Birinci büyük savaştan önce dünya ekonomisinde fiyatlar düşüyor, ekonomik eylem yavaşlıyordu. Savaş, bu duruma son verdi. İkinci büyük savaştan on yıl önce, dünya büyük bir ekonomik bunalım yaşadı. Otuzların ilk yıllarındaki silahlanma yarışı ekonomiyi canlandırdı ise de, 1937 yılında dünya yeniden bir bunalımın eşiğine geldi. 1937…

  • Kapitalist dünyada önem, bir fiyat sorunudur. Kapitalist dünyada fiyat, bir önem sorunudur. Sf. 158 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1936 Yılında İngiltere Kralı Edward Türkiye’yi ziyaret ediyor. Yine 1936 yılında İngiliz Brassert firması, Alman Krupp firmasının daha elverişli tekliflerine rağmen, Karabük Demir Çelik Tesisleri inşaatı işini alıyor. Bunu İngiliz Aleksander Gibb Bratners firmasının İstanbul Limanı da dâhil bir dizi ihaleye imza atmasını izliyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995…

  • “Kemalist restorasyon, Kemalist devrimin yarattığı zenginlere, arazi kanunun ilgasından (kaldırılmasından) sonra, yeni Medeni Kanun ile büyük toprak sahipliklerinin tesciline, bu yolla yaratılan büyük toprak sahiplerine, ordu müteahhitlerine, savaş zenginlerine dayandı.   Yunus Emre ile açılan kapıdan Mevlana edebiyatı ile mistisizm ile dinsellik koyulaştırıldı.     Büyük Fransız Devrim’i feodaliteyi kaldırdı; köylüler feodal boyunduruktan kurtarıldı. Ancak Napolyon’dan başlayarak…

  • İş gücüne değerinin ödendiğini varsayacak olursak, şu alternatifle karşı karşıya kalırız; emeğin üretme gücü (üretkenliği) ve normal kullanım yoğunluğu veri ise, artıkdeğer oranı ancak iş gücünün mutlak azaltılması ile yükseltilebilir; Diğer yandan iş gücünün sınırları belli ve veri ise artıkdeğer oranı ancak unsurlarında, yani gerekli- emek ve artıkemekte meydana gelecek bir nispi büyüklük değişmesiyle yükseltilebilir…

  • Bir kimsenin başka kimselerin yarattıkları değerlere bir hak olarak el koyabilmesi onlara sahip olabilmesidir. Alıntı: 100 Soruda Ekonomi El Kitabı – Sadun Aren kitabından dil içi çevirisi yapılarak alınmıştır.

  • Türk Aydını bir Paşaya intisap ederek geliyor ve bilincinde değil ama bir dayanak buluyor; Bu sistem Osmanlı Paşaları için bir devlete intisap biçimini alıyor ve sürüyor.     … sivrilmiş olan ya da sivrilmek isteyen Paşalar içinde bu sürecin dışında kalan yok. (Bu sürecin) çok zaman başlatıcısı Paşanın kendisidir.   Hüseyin Avni Paşa, hastalığını bahane ederek Avrupa’ya gitti…

  • “Efendi” kelimesi Türkçeye, Grekçe “Ofendis” den geçmiş. Dillerin çoğunda “ekonomi” kelimesi koca, huzband veya efendi kelimesinden türemiştir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ankara – Kayseri treni 15 günde bir gidiyormuş ve içinde ancak 15 yolcu bulunuyormuş. Onlar da memurlarmış. Herkes otomobil ve otokar (kamyon) ile gidiyormuş.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi,1967- Sf. 1750) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “14 Haziran 1931 tarihli Milliyet geldi. Başmakalesinde şu var; “..parti gurubunda memurların durumu hakkındaki görüşmelerden de anlıyoruz ki, 1930 yılında memur maaşları olarak 65.550.000 lira sarf ettik. Bu para 222 milyon liralık bütçenin % 34’ünü, İngiltere’de bu oran % 7.5, Almanya’da ise % 8 oluyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi,…