Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Emperyalizm
-
1839’da Sultan’ın hizmetinden Berlin’e dönüşünde amirlerine Türkiye’yi daha dikkatle izlemelerini rapor etti. Ülkenin Alman nüfûzuna hazır bir duruma geldiğini iddia ediyordu. İmparatorluk Balkanlardan geçecek bir demiryoluyla, hem ekonomik hem de askeri açıdan Berlin’e bağlanabilirdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.
-
Askeri Heyet resmiyette Osmanlı yetkililerinin hizmetindeyse de Berlin Goltz’un İstanbul’daki varlığından yararlanacaktı. General sadece İmparatorluğun dört bir yanında istihbarat toplamakla kalmıyor, Alman üreticileri için çok değerli silah anlaşmaları da yapıyordu. Böylece Essen’li Krupp Sultan’a ağır toplar, Berlinli Loewe tüfek ve makineli tüfek sağlıyordu. .. Bu arada, başlarında büyük Deutsche Bank’ın bulunduğu Alman bankaları da İngiliz…
-
Sultan gibi İran Şahı da .. Almanların ülkesiyle ilgilenmesini özendirmeye hevesliydi. Bismarck’a, askeri ve sivil danışman istediğini bildirdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bismarck Almanya’nın dış politikasının başında olduğu sürece bu durum böyle kalacak ve yayılmacıları düş kırıklığına uğratacaktı. Ancak 1858 yazında II Wilhelm babasının yerine Alman İmparatoru oldu. Kısa zamanda ateşli bir yayılmacı olduğunu gösterdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır .
-
.. Sol kolu gelişmedi, diğerinden birkaç santim kısa.. Ana-babasının kendisini sevmediklerinin farkına varması, onu aşırı derecede hırslı, hayranlık peşinde koşan ve tiyatral tavırlar takınmaya eğilimli bir kişi yaptı. .. karakterindeki bu bozukluklar kendisinin bir dahi lider olduğu inancıyla da birleşince, tüm dünya için çok trajik sonuçlar yarattı. .. Bismarck, sonunda, dengesiz kabul ettiği kişi…
-
Alman sanayii 1880’lerden sonra tanınmayacak kadar değişmişti. Ülke 15 yıl içinde bir tarım devletinden, modern bir sanayi devletine dönüşmüştü. 1907 de Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi Britanya’nın önüne geçmişti. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.
-
29 Ocak 1971 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde, Deniz Gezmiş’in babasına yazdığı mektup yayınlanır. “Baba sana her zaman müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni. Küçüklüğümden beri hep evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim. …. “ Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 196)…
-
Mustafa Kemal Vahdettin’in “fahri”, bugünkü dille “onursal” yaveridir. Kemal daha sonraki tarihçilerin yazdıklarının aksine bir mücadeleci değil, bürokratik manevralarla yükselmeyi seven, sayısız Osmanlı subayından birisidir. Hep şikayetçi, hep hırçın ve son derece kıskançtır; Jön Türk döneminde sivil aydınlar İngiliz yanlısı ve subaylar ise çok büyük ölçüde Alman taraftarı olarak görünüyorlar. Kemal çok küçük istisnadan…
-
İngilizlerin kendilerine karşı direnen 6. Ordu Kumandanı Ali İhsan Sabis’i görevden alarak yerine Mustafa Kemal’i atamak istedikleri belgelerle kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 455) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sivas Kongresinin oy birliğiyle; Mustafa Kemal’in de oyuyla Amerikan mandasını isteme kararı aldığı da kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 457) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Manda, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bazı az gelişmiş kabul edilen ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Milletler…
-
12 Mart darbesi Dışişleri Bakanı’nı doğrudan doğruya NATO karargâhından getiriyor; Osman Olcay, NATO Genel Sekreter asistanlarından birisi iken Dışişleri Bakanı yapılıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 427) kitabından birebir alınmıştır.
-
İdris Küçükömer, Mustafa Kemal Paşa’yı İngiliz ajanı ilan etti ve ben hiç katılmadım. Ancak Mustafa Kemal Paşa’nın hep İngiltere ile uzlaşmak istediği kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 275) kitabından birebir alınmıştır.
-
27 Mayısta ilk açıklanan listede Dışişleri Bakanı Amiral Fahri Korutürk olarak gösteriliyor ve Korutürk o zamanlar Amerika’ca pek tanınmıyordu. Altı saat içinde ilan edilen liste değişti ve bir Amerikan uşağı olarak kendisini kanıtlamış olan Selim Sarper bakan yapıldı. 12 Mart, Dışişleri Bakanı’nı NATO’dan getirdi ve 12 Eylül de henüz başbakan belli değil iken, zamanında Sovyet…
-
Her emperyalist ülke, kendisini emperyalist olarak kabul ettirebilmek ve bunu sürdürmek için, mutlaka, belli aralıklarla ülke toprakları dışında kuvvet kullanmak zorundadır. Emperyalist aşamanın ordusu profesyonel ordudur. Politik ordu, profesyonel olamıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019): Müthiş bir öngörü, bilimsel bakabilmenin sonucu.
-
Tekeller mutlaka ülke dışı ekonomik hareketlilik istiyorlar. .. Türkler, dışarıda iş yapmasını, diğer tekellerle ortaklık kurmayı, Arap liderlere rüşvet vermeyi öğrendiler. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tüketim araçlarında bir ihraç kapasitesi yaratabilmek için gelir bölüşümünü hızla bozmak zorunludur. .. Ücretler hızla düşürülür, Türk Lirası sürekli devalüe edilirse, ihracatı arttırmak bir mucize değildir, ancak bunları hızla yapmak gerekiyorsa, mutlaka kan akıtmak ta gerekli oluyor. Türkiye, emperyalist devlet düzenine giriyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 31)…
-
Türkiye Cumhuriyeti, İkinci Dünya Savaşının sonunda Amerikan emperyalizmiyle eklemlenirken, içeride tehdit altındaydı ve bunu dıştan tehdit görüntüsüyle örtmeye çalışıyordu. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
-
Emperyalist düzeni sürdürebilmek için “yenmek” ve eğer vulgar sözcükler kullanacak olursak, arada bir sorun çıkararak sağa veya sola dayak atmak gerekiyordu. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Enver Paşa’nın Halil Paşa’ya Berlin’den 4.12.1920 tarihinde yazdığı mektuptan alıntı:) “Eski Memaliki Osmaniye’nin (Osmanlı mülklerinin) confederation şeklinde ipkası (yerinde tutulması) lâzımdır. İngilizler buna bir türlü razı olmayacak.” Alıntı: İstiklâl Harbimizde Enver Paşa ve İttihat ve Terakki Erkânı – Kâzım Karabekir (Tekin Yayınevi, 1. Baskı 1990 – Sf. 279) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Halil Paşa’dan Enver Paşa’ya mektup;) Moskova 12.01.1921 “Karahan şu beyanatta bulundu, İngilizler bize Londra’da Krasin vasıtası ile Afganistan, İran, Türkiye’de inkılap yapılmaması ve buralarda İngiliz aleyhine propaganda edilmemesini teklif ediyorlar.” Alıntı: İstiklâl Harbimizde Enver Paşa ve İttihat ve Terakki Erkânı – Kâzım Karabekir (Tekin Yayınevi, 1. Baskı 1990 – Sf. 315) kitabından birebir alınmıştır.