Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Emperyalizm

  • “Vahdettin, 21 Mart 1921 günü İngiltere yüksek komiseri Sir Horace Rumbold’a; “Ankara liderlerinin Türkiye ile hiçbir gerçek bağlantıları yoktur. Ne kan bağıyla, ne de başka bir şeyle ülkeye bağlıdırlar. Mustafa Kemal kökeni belirsiz bir Makedonya ihtilâlcisidir. Kanı, Bulgar, Sırp, Rum her şey olabilir. Daha çok Sırp’a benzer. Ankara liderleri arasında hiç bir gerçek Türk bulunmaz….…

  • “BMM Hükümetinin Dışişleri Bakanı Bekir Sami, 4 Mart 1921 günü Lloyd George’a; “Türkiye’yi Rusya’dan korumak için bütün Kafkasya’da askeri bir set olarak bağımsız bir konfederasyon kurulmalıdır.” önerisini yapmıştır. (1) Bekir Sami’nin Kafkas konfederasyonu düşüncesini Lloyd George önce çok övmüş ama bu düşünceyi Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin’e anlatarak Türkiye ile Rusya’nın arasını açmıştır. (2) Ali Fuat…

  • “Vahdettin “Türkiye’nin ölüm fermanı” saydığı Sevr Antlaşması’nı “Gelecekte İngiltere yardımına dayanacağı umuduyla” imzaladığını açıklamıştır.  Vahdettin ve Damat Ferit hep İngiliz yanlısı olmuşlardır.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Sevr’i Osmanlı heyeti imzaladı ancak Vahdetin onaylamadı.

  • “1925 yılında Şeyh Sait İsyanı çıkar. İngiltere Milletler Konseyinde Türkiye’yi, eskiden olduğu gibi Hıristiyanlara zulüm yapmakla suçlar ve konsey 16.12.1925’de Musul’u İngilizlere bırakır. 5 Haziran 1926 Antlaşmasıyla Musul İngiltere’ye bırakılır ve Ekim 1929’da İngiliz donanması İstanbul’a dostluk ziyareti yapar. 1890’lardan beri İngiliz emperyalizmine karşı savaştığımız ve 1914 ile 1918 yılları arasında topyekûn bir ölüm kalım…

  • “Mayıs 1924’te İstanbul’da Musul işi görüşülmek üzere bir konferans toplanır. İngilizler Musul’un tam kuzeyinde (Burada Musul şehrinden değil eyaletten söz ediliyor) Hakkari’de Nasturilerin (Hz. İsa’nın doğduğu köy olan Nasara köyünden olan Hıristiyan Kürtler) yaşadığını, hatırlatarak.. Türkiye ile Irak arasında bir Nasturî tampon bölgesi kurmak isterler. Konferanstan 5-6 ay sonra, Hakkâri’yi bombalayacak kadar ileri giderler. Hatta…

  • “Irak Hükûmeti İçişleri Danışmanlığı yapan G.J. Edmonds “Kürt, Türk, Araplar” adlı kitabında şunları yazıyor: “Türklerin o sırada (1926 yılı) Bağdat’ı geri almamalarının tek nedeni, Türk Hükümetinin iyi niyet ve uyanıklılığı idi. Hakkâri Valisi’nin Nasturiler tarafından tutsak alınması, Jandarma Komutanının yine onlar tarafından öldürülmesi, müzakereler üzerinde bir gerginlik havası estirmişse de, çabuk geçmiş. Türk Hükûmeti yine…

  • “2 Ekim 1922’de İngiliz askeri törenle İstanbul’dan ayrıldı. David Walder Çanakkale Olayı adlı kitabının 405. sayfasında, bu töreni şöyle anlatır. “Harrington (İngiliz kuvvetlerinin komutanı) İngiliz bayrağı yukarıda dalgalanarak ülkeyi terk etmeye kararlıydı. … Türkler bu törene katılmak için askerlerinin donatılmadığını ileri sürünce, İngilizler, koca bir Alay’a yepyeni çizmeler göndermişler. .. Fransız ve İtalyan birliklerinin geçişleri…

  • “Lozan’daki ABD delegesi GEW anılarında: “İsmet galip bir devleti temsil etmekteydi, fakat ona yenilmiş bir düşman gibi davranılıyordu. Konferansın düzenlemesinde Türk Delegasyonuna (diplomatik temsilci) hiçbir önem verilmiyordu. İsmet Paşa, önemli Komisyonlardan birinin Başkanlığının Türkiye’ye verilmesini istedi, reddedildi. Genel sekreter Türk olsun dedi, reddedildi. Türkiye’nin iki değil üç delege ile temsilini istedi, reddedildi. Öteki istekleri de…

  • “23 Eylül 1922’de İngiliz Hükûmeti müttefiklerle birlikte Ankara’ya bir nota (Diplomatik İhtar yazısı) yollar: “tarafsız Bölgeye asker gönderilmemesi” istenir. Aynı gün Türk süvarileri (atlı birlikler) tarafsız bölge sınırını aşarlar. Ama Türk süvarileri tüfeklerinin namlularını yere doğru tutarak, savaşmak niyetinde olmadıklarını belirtirler. (1)    Londra Harrington’a; “Türk askeri tarafsız bölgeyi çiğnerse ateş açma yetkisi verir ve…

  • “Yunan Orduları İzmir’de denize döküldükten sonra, TBMM orduları,  İngilizlerle karşı karşıya kalır. İzmir Konsolosu Sir Harry Lamb Mustafa Kemal’e gayrıresmi (resmi olmayan bir biçimde) olarak, “Siz İngiliz Hükümetine savaş mı ilan ediyorsunuz?” diyor. Mustafa Kemal “Siyasal ilişkiler kurulmamıştır ki, yeniden savaş ilan olsun.” Yani bizim için 1. Dünya Savaşı bitmemiştir diyor. (1) İngiliz Kabinesi 15…

  • “İngiltere Başbakanı Lloyd George 15 Ağustos 1921’de “Kral Konstantin Ankara’ya” emrini verdikten sonra, Avam Kamarasında (1) şöyle der: “Türk ayaklanmasını bastırmak için, Anadolu’nun dağlık bölgelerine kadar İngiliz ordularını gönderemeyeceğimize göre, İngiltere önünde tek bir şık vardı: o da her iki tarafı sonuna kadar vuruşturmaktır.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1.…

  • “İngiliz Prof. Arnold Toynbee The Western Question adlı eserinde “Türkiye’ye uygulanacak barış koşullarını kabul ettirebilmek için gerekli kuvveti, İngiliz Hükûmeti, Doğuda bulundurmak imkanından yoksundu, ..” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 164 ile 170 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Avcıoğlu’nun analizinin özeti; 1.Dünya Savaşının…

  • “İngilizlerin Desteği İle İzmir’de 24 Ekim 1921’de bir Çerkez Kongresi düzenlenmiştir. Rumbold’un 13.12.1921 günü İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği raporunda: “İzmir’deki Çerkez Kongresi’nde Anadolu Çerkezlerinin Karadeniz kıyısında toplanıp, İngiliz himayesi altında özerk olmayı istediklerini” bildiriyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 156) kitabından birebir alınmıştır  

  • “Türkiye 1922 yılında Özdemir Bey’i Musul’un Revandiz bölgesine gönderir. Görevi Irak Kralı Faysal’ın bu bölgeyi işgal etmesini önlemektir. Özdemir Bey Revandiz’de bazı aşiretlerin desteğini sağlayınca karşısında İngilizleri bulur. İngiltere, Revandiz’i havadan bombalamaya başlar. Özdemir Bey 30 Ağustos 1922’den bir gün sonra İngilizlere karşı Derbent savaşını verecek ve İngilizleri tam bir yenilgiye uğratacaktır. 18 Eylül’de de…

  • “İngiliz Yüksek Komiseri Amiral de Rabeck, İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a “Sadrazam Damat Ferit bana geldi. Bana, anlaşmaya (Mondros’a) göre Kürtler ayrı bir devlet olacaktır, Kürtler hiçbir zaman Mustafa Kemal’i sevmezler, çünkü o Bolşevikliği istiyor. Siz Mustafa Kemal’den nefret ediyorsunuz çünkü o sizin yaptığınız anlaşmayı kabul etmiyor. O halde Kürtleri Mustafa Kemal’e karşı birlikte kullanalım…

  • “3 Martta Ali Rıza ve Salih Paşa Hükûmeti istifa ediyor. Yeni gelen Salih Paşa Hükûmeti de istifa ediyor. 5 Nisan’da Damat Ferit Hükûmeti geliyor.”   Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 136) kitabından birebir alınmıştır.     BAKKAL’IN YORUMU (2007): Mustafa Kemal Paşa’nın ve İngilizlerin yaptığı büyük baskı sonucunda…

  • “20.12.1919’da İngiltere Büyükelçilik Baş tercümanı Ryan (İngiliz ajanı) “Panislamizm’i (İslam birliği ideolojisi) ezeceğiz. Bu, tıpkı Batıdaki milliyetçilik gibidir. Bizim şimdiki hedefimiz; bölmek, arkadaş gibi davranıp kazanmak ve sonra hükmetmek olmalıdır.”  Prof. Toynbee  “İngilizler Musul’u işgal ettikleri andan itibaren Kürt milliyetçiliğini teşvike (özendirmeye) koyulmuşlardır.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı…

  • “5 Mart 1920’de İstanbul’un işgali kararlaştırıldı. İngiltere Başbakanı Lloyd George; “Mustafa Kemal Paşa bir çeteci değildir. Türk Hükümetinin atadığı Erzurum valisidir. Bu Türk valisi bizim müttefiklerimize saldırsın (Maraş direnişini kastediyor) biz hiç bir harekette bulunmayalım bu olmaz.” İlk iş olarak Mustafa Kemal’in atılmasını istemedi. Sonra “Müttefik kuvvetlerle İstanbul’u işgal etmeliyiz” dedi. İstanbul 16 Mart 1920’de…

  • “Kâzım Karabekir Paşa’nın 15. Kolordusundan başka, öteki Kolordular bir iskelet haline getirilir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır BAKKAL’IN NOTU (2007): 15. Kolordu’nun Sovyet yayılmacılığına karşı bir güç olarak bulunması, İngiltere’nin de yararına olmalıdır.

  • “İngiliz İmparatorluğu için Türkiye ile savaşın özel bir önemi vardır. Osmanlı Halifesi, İslam dünyasının başı idi ve İngiltere İmparatorluğu içerisinde her şeyden çok Müslüman vardı. Ayrıca Türk İmparatorluğu deniz yollarının üzerinde duruyordu. Gidiş-geliş yolları ve Doğu’daki prestijimiz açısından, Türklerin bize savaş ilan eder etmez yenilip itibarlarını yitirmeleri çok önemli idi. Türk Ordularının üç sefer yılı…