Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Emperyalizm
-
“Bizi İtilaf Devletleri bağımsız bir devlet olarak tanısa bile biz yardıma muhtacız… Amerikalılar da mandadan korkmamamız gerektiğini söylemektedirler. İstanbul’daki Amerika temsilcisine bir mektup yazarak Amerika’ya gizlice bir heyet gönderebilmek ve görüşmelere girişmek üzere emrimize bir torpido tahsis (hususi olan, özel ayrılmış) edilmesini isteyebiliriz.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber I – Mazhar Müfit Kansu (TTK…
-
“Aynı celsede Refet Paşa da konuşuyor; “Manda ile istiklâl (bağımsızlık) biri birine engel şeyler değildir. Şu kadar ki kuvvetli olmak lâzımdır. Kuvvetli olmazsak o zaman manda altında eziliriz. .. Biz harici ve dâhili istiklâl-i tam (içeride ve dışarıda tam bağımsızlık) istiyoruz. Bunu kendi kendimize yapabilecek miyiz ve bizi kendi başımıza bırakacaklar mı? Şurası muhakkaktır ki…
-
“Meclis-i Mebusan kapatılınca Mazhar Müfit ve diğer mebusları Fransa Sefareti (Büyükelçiliği) memurlarından Mösyö Marcel Anadolu’ya kaçırıyor.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber II – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 550) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Osmanlı Paşaları, çok omurgasız, ne zaman sıkışsalar kendi halklarına veya güçlerine değil de bir…
-
“Mustafa Kemal; “Vaki olan başvuru ve talebi üzerine Mr. Bravn’ı kabul ettim ve kendisi ile uzun uzun konuştum. Amerikalı bir gazeteci olan Mr. Bravn bana ‘Hiçbir resmi sıfatım ve memuriyetim yoktur, tamamıyla özel ve kişisel olarak sizinle görüşüyorum’ dedi. Kendisi ile mandaterlik üzerine de görüştüm. Mr. Bravn Amerika’nın mandaterlik gibi bir vaziyet ve vasfı (sıfatı)…
-
” Mustafa Kemal Sivas’ta odasında sohbet ediliyor, konu 4. Maddedeki Geçici İdare; Mustafa Kemal “Yarın, İstanbul Hükûmeti mülkümüzden bir parçayı düşmanlarımıza terk’e razı olur veya bu ıztırarda (zarar verme zorunda) kalırsa ne olacak? Böyle bir olayı suskunluk ve onay ile mi karşılayacağız. Bu karşı koymamıza isterse isyan adını versinler, biz muhakkak ki hemen arkasından bir…
-
“İstanbul’dan hükûmet ile Sivas arasında arabuluculuk yapan, Mustafa Kemal’in eski ve samimi arkadaşı Erkân-ı Harbiye Mirlivası (Genelkurmay’da General) Abdülkerim Bey’e, Mustafa Kemal telgraf ile durum değerlendirmesi yapıyor: “İngilizler bilhassa devlet ve milletimizin iç işlerine ve meşru (haklı) amaç takip ettiği gerçekleşen milli hareketimize, katiyen (kesinlikle) müdahale etmeyeceklerine dair Eskişehir’den gönderdikleri bir özel heyet ile söz…
-
“25-26 Temmuz 1919’da Bekir Sami Bey’in Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Orbay Paşa’ya yazdığı mektup; “İstiklâl şayan-ı arzu ve tercihtir. (Bağımsızlık arzulanan bir tercihimizdir.) Ancak İstiklâl-i tam (tam bağımsızlık) talep ettiğimiz halde, mülkün menatık-ı müteaddideye taksimi (mülkümüzün, ülkemizin, çeşitli mıntıkalara, bölümlere ayrılması) kati (kesin) ve şüphesizdir. Şu halde iki üç vilâyete münhasır (sınırlanmış, özgü) kalacak…
-
“Ayrıca Elçiliklere yazdığımız muhtıranın (siyasi ihtar yazı) sureti de şudur; “..Sekiz ay önce kapatılmış olan Millet Meclisimiz, Kanun-i Esasi (anayasa) gereğince, dört ay içerisinde yeniden toplanması gerektiği halde, .. hâlâ toplanamamıştır. Bu vaziyet (durum) üzerine harekâtı ile icraatında hiçbir fikri meşruiyet (haklılık) kalmayan Ferit Paşa kabinesi (hükümeti), genel nefret karşısında zulüm ve şiddetle payidar olabilmek…
-
“Mustafa Kemal, Halk Partisinin ilkelerini açıklarken, 5.Maddede; “Dayanağı TBMM olan Makam-ı Hilafet (halifelik), beynelislam (müslümanlararası) bir makam-ı muallâdır. (yüce, ulu makamdır) “Mustafa Kemal Paşa, namaz, imam halife ilişkisini açıkladıktan sonra, devam ediyor; “Yeryüzünde bir hilafet makamı bulunmazsa, İslam âlemi kendisini imamesiz kalmış bir tespih gibi dağılmış, perişan gözükür. Bu ifadeden anlaşılıyor ki, mutlaka İslam ümmetinin…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): Lord Stratford Canning İngiltere’nin Türkiye büyükelçisi, üç defa görev yapıyor. Ve Tanzimat Fermanını Mustafa Reşit Paşa’nın kendisine danışarak hazırladığını anılarında iddia ediyor. Bu Lord, Bodrum’daki Mozoleyi kaçırıp Londra’ya götüren kişi. BAKKAL’IN NOTU: (2022): Çok ilginç bir anekdot; 4.79.40 nolu not; Fuat Paşa, yukarıdan gelen otoriterizme karşı halktan bir tepki gelmediği, ya “da…
-
” Madde1; Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya) arasında yapılan Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı 30 Teşrinievvel 1334 (1918) tarihindeki hudut içerisinde kalan ve her noktasında, Müslüman çoğunluktan oluşan Osmanlı Ülkesi kesimi, Osmanlı devletinin bölünmez ve ayrılmaz bir bütünüdür. Bütün İslam unsurları diğerlerine karşı saygı, fedakârlık duygusu ile dolu etnik ve sosyal çevrelerine uyumlu…
-
“Gerçekten petrolcülerin adamı Max Ball’e, ABD petrolcülerinin istedikleri biçimde bir Petrol Kanunu hazırlatılır. Hatta tasarıya ‘Bu yasa ancak yabancı şirketlerin izniyle değiştirilebilir.’ diye, bir 136. madde eklenirse de, bu sonradan çıkartılır. ABD, Türk Petrol Kanunu’nu Güney Amerika’daki muz diktatörlüklerine, “örnek yasa” diye gösterir, İnönü, 1954 seçimlerinde ‘Petrol Kanunu, bir kapitülasyon kanunudur.’ derse de, sonra bu…
-
“1959 yılının ilk ayında, belli koşulları yerine getiren ABD sermayesinin millîleştirilmesinde muhatabın ABD Hükûmeti olacağını öngören “İstimlâk ve müsadere garantisi anlaşması.” kanunlaştırılır.” Sf.1696 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1694) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ortak Pazar ülkelerinin politik liberalizmi, Türkiye’deki parlamenter rejimin bir cins garantisi sayılır. Bu tutum, Tanzimat döneminin nüktedan devlet adamı Fuat Paşa’nın ‘Avrupa devletlerine kapılanma’ politikasını hatırlatmaktadır, Fuat Paşa, yukarıdan gelen otoriterizme karşı halktan bir tepki gelmediği, ya “da bu tepki yetersiz kaldığı için, politik liberalizm yolunda büyük Avrupa devletlerine (bunların sefaretlerine) sığındıklarını açıklar; “Bir devlette…
-
“Osman Deniz anılarında, 21 Ekim 1961 protokolünden vazgeçiş nedenini İstanbul Vâlisi Korgeneral Refik Tulga’dan sorar. Protokolde imzası bulunan Korgeneral Tulga şu karşılığı verir; “-İyi ki karar uygulanmadı, İstanbul’un ekmeğini Amerika’dan getirilen buğdayla sağlıyoruz. Buğday yüklü Amerikan gemileri Okyanus’tan geri dönebilirlerdi, şimdi Ofis’e telefon edeyim, bakın kaç günlük unumuz var?” Vâli, Ofisçe telefon eder ve cevabı…
-
“Menderes, 1 Kasım 1950’de ABD’nin 487 radyo istasyonundan yayınlanan mesajında “Türkiye’de demokrasinin kuruluşunun Amerika’nın çabaları sâyesinde» olduğunu, bunun en somut örneğini “kendi partisinin iktidarda bulunuşunun teşkil ettiğini” açıklar.” Sf. 1685 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1685) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Başkan İnönü de; Associated Press Ajansı’na verdiği bir demeçte, ABD yetkilileri gibi konuşarak, demokrasi adına Amerikan yardımı ister: “Amerikan yardımı, demokrasiyi kurmak yolunda bir adımdır. Türkiye ile Birleşik Devletler arasında daha sıkı ilişkiler kurulmasına ve demokrasinin Türkiye’de sağlam yerleşmesine yardım edecektir.” Sf. 1682 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım…
-
“Alman yenilgisi ve Müttefik zaferi kesinleşince, 15 Mart 1944’te Varlık Vergisi kaldırılır. Yalnız vergi cezaları değil, ödenmeyen ‘vergiler de iki gün içinde bağışlanır. Bu birden değişikliği Prof. Weisband şöyle yorumlar: “Yasanın kaldırılmasına günün koşulları neden gösterilmişti, ama aslında, özellikle Birleşik Devletler’in baskısına olumlu bir cevap vermek ve Türkiye ile Batılı müttefikler arasında daha iyi ilişkiler…
-
“ABD, Mısır ve Suudi Arabistan’ı pakta sokmayı başaramaz İsrail de paktın dışında bırakıldığı için kuşkuludur. Muhammed Heykel’e göre, bu amaçla Mısır liderlerine rüşvet sunulur. Necip’e ABD 3 milyon dolar verir. Nâsır’a da 3 milyon önerilir: «Necip, paranın CIA ile ilgisi olmadığını, ABD Başkanı Eisenhower’ın komünizmle mücadeleyi kolaylaştırmak üzere, bâzı devlet liderlerine yardım ettiğini ısrarla söyledi……
-
“Muhammed Heykel, Rusya’nın tutumunu şöyle anlatır: «Nâsır, Kruşçov’dan garanti ister. Amerikalıların Türkleri Suriye’ye saldırmaya sevk ettikleri takdirde, Mısır’ın da Türkiye’ye karşı savaşması gerekeceğini, bunun da çok fena olacağını anlatır. Kruşçov, şu karşılığı verir: -Rüzgâra göre eğilmek gerek. Başka yol yok. Zira Dulles, dünyayı parça parça edebilir… Dulles, din adamı pozunda. Fakat eminim ki, dinsiz. olduğum…