Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Enver Paşa
-
(12 Nisan 1920 tarihli gizli celsede mali durum ve Tekalif görüşülüyor. Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var.) Cemil Bey (Kütahya): “Müskirat (alkollü içecekler) Kanununun tatbikinden sonra 80 ila 150 kuruşa satılan içki, 400-700 kuruşa kadar satıldı ve içildi ve bundan yine çoğunluğu Pontus’çu,…
-
(Hazırlayan İsmet Bozdağ’ın notu: Abdülhamit, sürgünde iken, 1. Dünya savaşı yıllarında ülkemize gelen, Gazete de Lausanne muhabiri Jean Felix’e şunları söylüyor:) “Cavit Bey, çağdaş maliye konularını hakkıyla bilen, zeki ve cerbezeli (konuşkan, karizmatik) bir zattı. Osmanlı İmparatorluğunun maliyesini düzeltmek ve geliştirmek gayretindeydi. Fakat her inkılâp memleketinde olduğu gibi, askerler, karşısına büyük engeller çıkartmışlar, özellikle savaşa…
-
“… beni büyük bir saygı içinde dinleyen Enver Paşa’yı tetkik ediyordum (inceliyordum). Naciye Sultan’la evliydi…. Öfkeli ve muhteris (hırslı, ihtiraslı) bir insan olduğunu hemen fark ettim. Tuhaftır bana Hüseyin Avni Paşa’yı hatırlattı, yalnız onun kabalığı Enver Paşa’da nezakete, zekâsı da kurnazlığa dönüşmüştü. Bu çeşit insanlar bir yere bağlandılar mı, hele menfaatleri de besleniyorsa, sadakatlerine hudut…
-
“Oğlum Abit Efendi benimle konuşurken, bu Mustafa Kemal Bey’le tanıştığını söyledi. Sonradan Paşa olmuş, hem de burada Beylerbeyi Sarayı’nda tanışmışlar. Şaşırdım! “Burada ne arıyormuş?” dedim. “Yüzbaşı Salih Bey’in (Salih Bozok, Abdülhamit’in koruması, sonradan Mustafa Kemal’in yakın adamı oldu.) arkadaşı” dedi. Ara sıra arkadaşı Salih Bey’i görmeye gelirmiş, Abit Efendi ile de bu münasebetle dost olmuşlar.…
-
“Hareket Ordusu Kumandanının şöhretinden halas olmak (kurtulmak) ve Enver Paşa’ya harbiye Nazarlığının yolunu açmak için, Mahmut Şevket Paşa’yı güpegündüz kurşunlayıp öldürdüler.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Meclis-i Mebusan Kamil Paşa hükümetini düşürmeye karar verince, her teşebbüs (girişim) öylece kaldı. Bu celsenin (meclis oturumunun) nasıl yapıldığı malumdur (bilinen şeydir). Başta Enver Bey olduğu halde, bir sürü subay ve er resmi ve sivil elbise ile Millet Meclisinin içini tutmuşlar ve bir zırhlıyı Meclisin hizasına (yanına) getirmişler.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet…
-
“İttihatçılarda tek adam değil, bir heyet diktatördü.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1635) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Mustafa Kemal ordu komutanlarını isyana teşvik eder, Enver çağırır kızar, “.. Namusu üzerine söz verdi, ayağıma kapandı, affettim.” diyor. Ankara’ya dönüşümde Enver’in bu sözlerini Mustafa Kemal’e .. Söyledim. Dikkatle dinledi, yüzü kızardı, bozardı, gözünün biri sağa biri sola kaydı. Sonra hep önüne baktı. Ret de edemedi. Sözüm bitince kalktı savuştu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III…
-
“Ruslar Azerbaycan hududuna dayanmışlar. Enver’in amcası Halil Paşa’yı Bakü’ye yollamışlar. Azeriler savunma tertibi almışlar. Meclisleri olağanüstü toplanmış. Halil Paşa Meclis’e gelmiş; “Savunma yapmayınız, Ruslar buraya yerleşmek için gelmiyorlar. Türkiye’deki kardeşlerinize bir yardım ordusu gönderecekler. Bu ordu buradan geçecek. Bunu bana Mustafa Kemal Paşa yazdı. Savunma yapmasınlar diyor.” demiş. Uzun tartışmalar olmuş, sonuçta Meclisleri “geçsinler” demiş.…
-
“Kâhya, Enver (Paşa) lehinde Trabzon’da tertibat yaptırmış (hazırlık yaptırmış) “Enver Paşa Yaşa” diye bağırtmış, bunun şerefine fener alayı bile düzenlettirmiş. Kâhya’yı vurduran Trabzon Askeri Kumandanıdır. Mustafa Kemal’in emri tertibi ile yapılmıştır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.731) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2015): Yahya Kâhya; Trabzonludur. Trabzon…
-
“Bulgar ordusu Tekirdağ’ında ve daha yukarılarda bulunuyordu. Gelibolu Şibih Ceziresini (kısmını) savunmak için bir Ordu gönderilmişti, bu ordunun Erkân-ı Harbi (kurmay subayları) Fethi ve Mustafa Kemal’di. Enver’in tertibi (düzenlemesi) üzerine aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edeceklerdi, Bulgar fırkalarını mahvedeceklerdi. Tertip yapıldı fakat Enver’in hücumunu beklemeden Mustafa Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı.…
-
“Hürriyet ve İtilafçı Kamil Paşa, Sadrazam. Ermeni Nardokyan’ı Hâriciye Nazırı yapmışlardı. Şiddetli Ermeni istiklâlcisi idi. Nitekim Harbi Umumiden (Genel Harpten, 1.Dünya harbinden ) sonra Avrupa’da Ermenilerin başına geçmiş, Ermeni bağımsızlığı için açıktan çalışmış. ..İttihatçılar her yerde askere harp etmemeleri hakkında propaganda yapıyorlarmış.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 –…
-
“Abdülaziz zamanında Münif Paşa, Padişah’a yazı hakkında dilekçe sunuyor. Enver Paşa harflerin bitişik değil de ayrı ayrı yazılmasını orduda uyguluyor ve askerin okuryazarlığı üzerinde çok duruyor. 8 Şubat 1928’de İstanbul’da ilk hutbe okundu, 1.11.1928’de harf devrimi oldu.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 320) kitabından birebir alınmıştır.
-
“5 Kasım 1919’da İngilizler, tıpkı Suriye gibi, Urfa, Maraş ve Antep’i de Fransızlara devrederler. 12 Şubat 1920’de Maraş, 10 Nisan 1920 ‘de Urfa Fransızları yenerek şehirlerini kurtarırlar.” Alıntı: Tek Adam II – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf.180) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mustafa Kemal, 17.09.1917’de Başkumandanlık Vekâletine bir rapor gönderdi. Bu rapor kabul edilmeyince hiçbir askerin hiçbir Ordu kumandanının yapamayacağı bir işi yapıyor. Kendi vekilini (yerine bakacak kişiyi) kendisi tayin ederek kendi kendine vazifesinden çekilir.” Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 310 ile 318 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Savaş…
-
“29 Ekim 1914’de savaş başlıyor. .. Almanya ile yapılan ittifaktan ne Padişah ne Kabine ne de Meclis’in haberi var. Sadece Enver, Talat Paşalarla, Meclisi Mebusan Reisi Halil Bey ile Sadrazam Sait Halim Paşa’nın bilgisi var… Türkiye, sınırları bile ortak olmayan Almanya ve Avusturya gibi iki orta Avrupa ülkesinin safında, hem kara hem de deniz yolları…
-
“1835’de Alman askeri uzmanlarından General Moltke orduyu ıslah için geldi. Daha sonra bir Alman ıslah heyeti de General Liman Von Sanders başkanlığında geldi. Bu geliş Enver Paşa’nın Harbiye Nazırı olmasından sonraya (1913) rastlar. Liman Paşa çok geçmeden Harbiye Nezaretinde söz sahibi olur… Alman İmparator’u II. Wilhelm Genelkurmay Başkanı Barıon Von Vangenhayn’a yazdığı mektupta; “Türkleri safımızda…
-
“Ve 30 Mayıs 1913’de Londra’da Barış Antlaşması imzalandı, Edirne Bulgarlara kaldı. Edirne’nin Bulgarlara kalması İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin itibarını iyice zayıflattı. Muhalefet intikam peşindeydi, 11.06.1913 günü sadrazam Mahmut Şevket Paşa öldürüldü. Bu olayı iktidarın terörü takip etti. İdamlar ve sürgünler Cemal Paşa tarafından organize edildi. 29/30 Haziran 1913 günü II. Balkan Harbi çıktı ve 29…
-
“İstanbul Hükümeti, ..Balkan Devletleriyle beraber büyük devletlerden bu arada Almanya ve Avusturya’dan da gelen baskılara cevap hazırlamakla meşgul iken 23 Ocak 1913 günü öğlenden sonra, Başta Enver Bey (Enver Paşa) olmak üzere İttihat ve Terakki Cemiyet’i ani darbesini vurdu. Bir baskınla Babıâli’ye girdi, İmparatorluk çökünceye kadar elinde tutacağı iktidarı eline aldı. Enver Bey İle Cemiyet’in…
-
“İttihat ve Terakki’nin çekirdeği 1889 Mayısının 21. gününde Tıbbiyenin bahçesinde atılmıştı. Kurucuları: İbrahim Temo, Arapkirli Abdullah Cevdet, Diyarbakırlı İshak Sükûti, Kafkasyalı Mehmet Reşit (Çerkez Ethem’in ağabeyi olmalı ?) Bakülü Hüseyinzâde Ali… vs. İttihat ve Terakki 1912’de Parti halini aldı. 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İngiltere Hâriciye Nazırı Sir Edvard Grey İstanbul’daki İngiliz Sefiri’ne (Büyükelçisine) Jön…