Kategori: Enver Paşa
-
“14 Temmuz 1880’de iki taraf arasında yapılan bir sözleşme ile Osmanlı Hükümeti, Osmanlı rütbesi ve üniforması taşıyacak bazı asker ve sivil uzmanları kadrosuna alıyor. Times Gazetesi “İstanbul’da Alman subayları” başlığı altında tepkisini ve hayretini yazdı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 350) kitabından birebir alınmıştır.
-
(İlber Ortaylı’nın II. Abdülhamit Döneminde Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu adlı kitabından;) “Colmar Freiherr Vo der Goltz özellikle genç subayların eğitiminde etkin rol oynadı. On iki yıllık ilk çalışma döneminde Harbiye Mektebi’nde ders kitabı olarak okunmak üzere 4000 Sayfadan fazla Türkçe broşür ve ders kitabı yayınladı.” “Öncelikle eğitim gören genç subaylar ve subay adaylarını etkilemeyi bildiğinden…
-
“Mahmut bir diktatörlüğün temellerini attı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 156) kitabından birebir alınmıştır.
-
(12 Nisan 1920 tarihli gizli celsede mali durum ve Tekalif görüşülüyor. Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var.) Cemil Bey (Kütahya): “Müskirat (alkollü içecekler) Kanununun tatbikinden sonra 80 ila 150 kuruşa satılan içki, 400-700 kuruşa kadar satıldı ve içildi ve bundan yine çoğunluğu Pontus’çu,…
-
(Hazırlayan İsmet Bozdağ’ın notu: Abdülhamit, sürgünde iken, 1. Dünya savaşı yıllarında ülkemize gelen, Gazete de Lausanne muhabiri Jean Felix’e şunları söylüyor:) “Cavit Bey, çağdaş maliye konularını hakkıyla bilen, zeki ve cerbezeli (konuşkan, karizmatik) bir zattı. Osmanlı İmparatorluğunun maliyesini düzeltmek ve geliştirmek gayretindeydi. Fakat her inkılâp memleketinde olduğu gibi, askerler, karşısına büyük engeller çıkartmışlar, özellikle savaşa…
-
“… beni büyük bir saygı içinde dinleyen Enver Paşa’yı tetkik ediyordum (inceliyordum). Naciye Sultan’la evliydi…. Öfkeli ve muhteris (hırslı, ihtiraslı) bir insan olduğunu hemen fark ettim. Tuhaftır bana Hüseyin Avni Paşa’yı hatırlattı, yalnız onun kabalığı Enver Paşa’da nezakete, zekâsı da kurnazlığa dönüşmüştü. Bu çeşit insanlar bir yere bağlandılar mı, hele menfaatleri de besleniyorsa, sadakatlerine hudut…
-
“Oğlum Abit Efendi benimle konuşurken, bu Mustafa Kemal Bey’le tanıştığını söyledi. Sonradan Paşa olmuş, hem de burada Beylerbeyi Sarayı’nda tanışmışlar. Şaşırdım! “Burada ne arıyormuş?” dedim. “Yüzbaşı Salih Bey’in (Salih Bozok, Abdülhamit’in koruması, sonradan Mustafa Kemal’in yakın adamı oldu.) arkadaşı” dedi. Ara sıra arkadaşı Salih Bey’i görmeye gelirmiş, Abit Efendi ile de bu münasebetle dost olmuşlar.…
-
“Hareket Ordusu Kumandanının şöhretinden halas olmak (kurtulmak) ve Enver Paşa’ya harbiye Nazarlığının yolunu açmak için, Mahmut Şevket Paşa’yı güpegündüz kurşunlayıp öldürdüler.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Meclis-i Mebusan Kamil Paşa hükümetini düşürmeye karar verince, her teşebbüs (girişim) öylece kaldı. Bu celsenin (meclis oturumunun) nasıl yapıldığı malumdur (bilinen şeydir). Başta Enver Bey olduğu halde, bir sürü subay ve er resmi ve sivil elbise ile Millet Meclisinin içini tutmuşlar ve bir zırhlıyı Meclisin hizasına (yanına) getirmişler.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet…
-
“İttihatçılarda tek adam değil, bir heyet diktatördü.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1635) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Mustafa Kemal ordu komutanlarını isyana teşvik eder, Enver çağırır kızar, “.. Namusu üzerine söz verdi, ayağıma kapandı, affettim.” diyor. Ankara’ya dönüşümde Enver’in bu sözlerini Mustafa Kemal’e .. Söyledim. Dikkatle dinledi, yüzü kızardı, bozardı, gözünün biri sağa biri sola kaydı. Sonra hep önüne baktı. Ret de edemedi. Sözüm bitince kalktı savuştu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III…
-
“Ruslar Azerbaycan hududuna dayanmışlar. Enver’in amcası Halil Paşa’yı Bakü’ye yollamışlar. Azeriler savunma tertibi almışlar. Meclisleri olağanüstü toplanmış. Halil Paşa Meclis’e gelmiş; “Savunma yapmayınız, Ruslar buraya yerleşmek için gelmiyorlar. Türkiye’deki kardeşlerinize bir yardım ordusu gönderecekler. Bu ordu buradan geçecek. Bunu bana Mustafa Kemal Paşa yazdı. Savunma yapmasınlar diyor.” demiş. Uzun tartışmalar olmuş, sonuçta Meclisleri “geçsinler” demiş.…
-
“Kâhya, Enver (Paşa) lehinde Trabzon’da tertibat yaptırmış (hazırlık yaptırmış) “Enver Paşa Yaşa” diye bağırtmış, bunun şerefine fener alayı bile düzenlettirmiş. Kâhya’yı vurduran Trabzon Askeri Kumandanıdır. Mustafa Kemal’in emri tertibi ile yapılmıştır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.731) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2015): Yahya Kâhya; Trabzonludur. Trabzon…
-
“Bulgar ordusu Tekirdağ’ında ve daha yukarılarda bulunuyordu. Gelibolu Şibih Ceziresini (kısmını) savunmak için bir Ordu gönderilmişti, bu ordunun Erkân-ı Harbi (kurmay subayları) Fethi ve Mustafa Kemal’di. Enver’in tertibi (düzenlemesi) üzerine aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edeceklerdi, Bulgar fırkalarını mahvedeceklerdi. Tertip yapıldı fakat Enver’in hücumunu beklemeden Mustafa Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı.…
-
“Hürriyet ve İtilafçı Kamil Paşa, Sadrazam. Ermeni Nardokyan’ı Hâriciye Nazırı yapmışlardı. Şiddetli Ermeni istiklâlcisi idi. Nitekim Harbi Umumiden (Genel Harpten, 1.Dünya harbinden ) sonra Avrupa’da Ermenilerin başına geçmiş, Ermeni bağımsızlığı için açıktan çalışmış. ..İttihatçılar her yerde askere harp etmemeleri hakkında propaganda yapıyorlarmış.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 –…
-
“Abdülaziz zamanında Münif Paşa, Padişah’a yazı hakkında dilekçe sunuyor. Enver Paşa harflerin bitişik değil de ayrı ayrı yazılmasını orduda uyguluyor ve askerin okuryazarlığı üzerinde çok duruyor. 8 Şubat 1928’de İstanbul’da ilk hutbe okundu, 1.11.1928’de harf devrimi oldu.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 320) kitabından birebir alınmıştır.
-
“5 Kasım 1919’da İngilizler, tıpkı Suriye gibi, Urfa, Maraş ve Antep’i de Fransızlara devrederler. 12 Şubat 1920’de Maraş, 10 Nisan 1920 ‘de Urfa Fransızları yenerek şehirlerini kurtarırlar.” Alıntı: Tek Adam II – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf.180) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mustafa Kemal, 17.09.1917’de Başkumandanlık Vekâletine bir rapor gönderdi. Bu rapor kabul edilmeyince hiçbir askerin hiçbir Ordu kumandanının yapamayacağı bir işi yapıyor. Kendi vekilini (yerine bakacak kişiyi) kendisi tayin ederek kendi kendine vazifesinden çekilir.” Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 310 ile 318 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Savaş…
-
“29 Ekim 1914’de savaş başlıyor. .. Almanya ile yapılan ittifaktan ne Padişah ne Kabine ne de Meclis’in haberi var. Sadece Enver, Talat Paşalarla, Meclisi Mebusan Reisi Halil Bey ile Sadrazam Sait Halim Paşa’nın bilgisi var… Türkiye, sınırları bile ortak olmayan Almanya ve Avusturya gibi iki orta Avrupa ülkesinin safında, hem kara hem de deniz yolları…
-
“1835’de Alman askeri uzmanlarından General Moltke orduyu ıslah için geldi. Daha sonra bir Alman ıslah heyeti de General Liman Von Sanders başkanlığında geldi. Bu geliş Enver Paşa’nın Harbiye Nazırı olmasından sonraya (1913) rastlar. Liman Paşa çok geçmeden Harbiye Nezaretinde söz sahibi olur… Alman İmparator’u II. Wilhelm Genelkurmay Başkanı Barıon Von Vangenhayn’a yazdığı mektupta; “Türkleri safımızda…