Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian
-
Haykuhi Azaryan’ın Tanıklığı (D. 1908, Adapazarı) Adapazarı’nda Türkler bile Ermenice bilirlerdi. Sf. 611 Evimiz harabeye çevrilmiş; ama içine Türkler yerleşmiş yaşıyorlardı. Büyükannem onları evden çıkardı; Türkler gittiler. Dürüst, yapıcı halkımız evlerini yeniden inşa etmeye başladı. Amcalarımın, dayılarımın evleri boş kaldı. Babam bir dikiş makinesi satın alıp, terzi dükkânı açtı. Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının…
-
Garegin Abrahami Hişeyant’ın Tanıklığı (D. 1896, Adapazarı) Adapazarı 1915 yılında safi 30.000 Ermeni nüfusa sahipti, bunların yüksek kültür aydınlanma düzeyi Konstantinopolis’ten sonra gelirdi. Sf. 607 [Türkler] savaş öncesinde Ermeni erkeklerini topladılar, yol inşaatlarına yolladılar. Parti üyeleriniyse silah toplama bahanesiyle astılar. Ermeniler müstakil bir bankaya sahiptiler. Genellikle ticaret Ermenilerin elindeydi, doktorluk da. On doktor ve dört…
-
Gregor Sütçüyan’ın Tanıklığı (D; 1901 Bursa) Nisan’da bizim Milli Birliğimiz, Fransız hükümet temsilcileriyle müzakerelere başladı. Ayntap savunma muharebesinde görevim ulaklıktı; silah, mektup, ilaç götürüp getiriyordum. Kentin tam merkezindeki Protestan kilisesi mühimmat, Ermeni kilisesi ise zahire merkeziydi. Ermeni ‘Vrej’ [İntikam] isimli top Türkleri ve Kürtleri bozguna uğrattı. Burada vurgulamak gerekir ki, tüm cephelerde istisnasız Sivaslı, Gürünlü,…
-
Hovhannes Stepani Gasparyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Eskişehir, Yayla Köyü) 1913’de İttihat ve Terakki Cemiyeti komitesi Talat başkanlığında gizli bir oturum yapmış, o oturuma Enver, Doktor Nazım, Bahaeddin Şakir ve başkaları da katılmıştı. Onlar Türkiye’de yaşayan Ermenileri ortadan kaldırmayı kararlaştırır ve o oturumda yok etme planını geliştirirler: yeni doğan bebeklerden en yaşlı insanlara kadar hiçbir Ermeni’yi…
-
Hovhannes Paronyan’ın Tanıklığı (D. 1890, Eskişehir) En güzel evler, en güzel dükkânlar Ermenilere aitti. Türkler Ermenileri onların mal varlıklarına el koymak için sürgün etmek istediler. Bu planı gerçekleştirdiler. Ermeniler sürgüne giderken, paralarını, altınlarını elbiselerinin içine dikti; kemerlerinin içine koydu; kötü günler için yanına aldı. Türkler Ermenileri sözde korumak amacıyla atlılar görevlendirdiler; ama Ermeniler aç, susuz…
-
Hakob Karapeti Papazyan’ın Tanıklığı (D. 1891, Sivrihisar) (Ermenistan Cumhuriyeti Ressamlar Birliği başkanı, sanat uzmanı, Prof. Karen Ağamyan, büyük babası, Türk ordusunda askerlik yapmış olan Hakob Papazyan’ın 1975’te yazdığı, 2002 yılında bize teslim edilen bu kapsamlı tanıklığı bazı kısaltmalarla size sunuyoruz.) “Daha 1912 yılında İttihat ve Terakki Partisi yöneticileri Talât, Enver, Cemal Paşalar Dr., Nazım ve…
-
Asatuk Hovsepi Menecyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Afyonkarahisar) Sokağımızda Ermeni bir bakkal ailesi vardı. Türkler adamı, onun karısını ve erkek çocuğunu kestiler; kızına ise tecavüz ettiler. Bizim iyi kalpli Türk komşumuz o kıza acıdı; onu içeri alıp bizimle birlikte ona da baktı. Öyle ki, Türklerin içinde de iyi olanlar vardır. Sf. 576 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan…
-
Sargis Yetaryan’ın Tanıklığı (D. 1907, Afyonkarahisar) Ben Ermenilerin kiliseye gidip diz çöktüklerini, yere eğildiklerini, namaz kılar gibi dua ettiklerini hatırlıyorum. Dini ayinden sonra Türkçe vaaz veriliyor; Hükümete sadık kalmak, Osmanlı İmparatorluğu’nun varlığını sürdürmesine yardımcı olmak ve Vatan’a karşı olan sorumlulukları yerine getirmek için hiçbir fedakârlıktan kaçınmamak gerektiği dile getiriliyordu. Biz Ermeniler Osmanlı sayılıyorduk; Ermeni kadınlar…
-
Sargis Yetaryan’ın Tanıklığı (D. 1907, Afyonkarahisar) 1915’te Afyonkarahisar, Uşak, Eskişehir, Akşehir, Bursa, Bilecik, Kütahya, Adana Maraş ve Ayıntap’ta yaşayan Ermenilerin büyük bir kısmının konuştuğu dil Türkçeydi Bütün bu insanlar da sürgüne gönderildiler. Günahlarının ne olduğunu kendileri de bilmiyorlardı. Sf. 574 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter…
-
Arpine Bartîkyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Afyonkarahisar) Amcam iş için İzmir’e gitti. Sonra da, hepimizi İzmir’e götürdü. Bir de baktık ki, Kemalist hareket baş gösterdi. İzmir’i ateşe verdiler. İlk yangını Ermeni mahallesinde çıkardılar; Aziz Stepanos kilisesini yaktılar. Zira bütün Ermeniler korunmak için o kiliseye girmişlerdi. Sonra, biz Ermeniler kaçıp deniz kıyısına gittik. Denizde bir sürü kayık…
-
Karapet Tigrani Kelekyan’ın Tanıklığı (D. 1904, Everek) Köpeklerin, yol üzerindeki Ermeni çocukların cesetlerini yediğini kendi gözlerimle gördüm. Sf. 560 Bir gün Andranik Paşa Adana’ya geldi; onun şerefine büyük resepsiyonlar verildi, pencerelerde üç renkli Ermenistan Bayrağı dalgalanıyordu; sokaklarda Ermenice şarkılar söyleniyordu. Fransız Ordusu’nda görev yapan Ermeni lejyonerler Bay Damatyan’la birlikte Hükümet Binası’na gittiler ve binaya üç…
-
Veronika Gaspari Berberyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Yozgat, Boğazlıyan Köyü) Elli gün sonra, Mart 1916’da kaymakam şöyle emretti: “Bir kilo Ermeni eti sağ kalmayacak; bütün Ermenileri katledeceksiniz.” O zamana kadar bütün Ermeni köylerinde pek çok Ermeni katledilmişti; sağ kalanların hepsi kaçıp bizim yanımızda saklanmaya gelmişlerdi. Sf. 540 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine…
-
Veronika Gaspari Berberyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Yozgat, Boğazlıyan Köyü) Boşanma yoktu. Kız kaçırma geleneği de vardı; ama herkes papaz tarafından evlendirilmeliydi. Katliama kadar iki kişi Türklerle evlendi. Bir Türk’ün, biri Ermeni, diğeri Türk iki karısı vardı. Adam Ermeni’yle konuşurken yüzünü ekşitiyor, Türk karısıyla konuşurken ise gülümseyerek konuşuyordu. Sf. 538 Deri kaplı büyük bir “Haysmavurq”, Ermenice…
-
Veronika Gaspari Berberyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Yozgat, Boğazlıyan Köyü) En büyük sülale Araboğlu Gevorg Ağa’nınkiydi. O, koyun, yün tüccarıydı. Ermeni kuyumcular vardı; her türlü takı imal ediyorlardı: yüzükler, zincirler, bilezikler. Ermenileri iyi yaşıyorlardı. Türkler zavallıydı; yamalı, yırtık pırtık elbiseleri vardı. Mülk sahibi, çiftçi çalıştıran zengin Beyler vardı. Sf. 537 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının…
-
Veronika Gaspari Berberyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Yozgat, Boğazlıyan Köyü) Bizde düğünlerde Türkçe şarkılar söylemeye başlamışlardı. Ermeniler ve Türklerin tarlaları ayrıydı; ama birbirimize karşı hep sevgiyle davranırdık. Ermeni mahallesi daha iyi, daha temizdi ve ıslah olmuştu; ama Türk mahallesi daha karanlıktı; sokakları karmakarışıktı. Sf. 536 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden…
-
Barunak Hovhannesî Papazyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Yozgat, Boğazlı Yan Kasabası) Ben öz annemi göremedim; ama 1970 ve 1975 yıllarında kız kardeşim beni ve karımı davet etti. Kayseri’ye kız kardeşimin evine gittik. Evimize. Evimize Arnavutlar yerleşmişti. O köydeki yaşlı Türkler beni hatırladılar; zira katliama kadar birbirimizle barışık ve barış içinde yaşamıştık. Artık, keçi kurban ettiler, koyun…
-
Barunak Hovhannesî Papazyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Yozgat, Boğazlı Yan Kasabası) Yolda bir kaynak gördük; orada yaralarımı yıkadım. Adam beni annemin yanına götürdü. Annem beni görüp sevindi; yaralarımı yıkadı; yaralarıma ilaç sürdü; beni yatağa yatırdı. O Türk’ün iki karısı vardı; annemle de evlendi. Anneme Fatma, bana da İbrahim adını koydu. Beni de sünnet ettiler. Ailemizden sadece…
-
Barunak Hovhannesî Papazyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Yozgat, Boğazlı Yan Kasabası) Ermeni kadınlar ise uzun don giyerler; başlarına yazma bağlarlardı. Kızların saçları kalem genişliğinde ince-ince örülür, giysileri açık renk olurdu. Erkeklerin kız seçmeye hakkı yoktu. Ebeveynler seçip, nişan yaparlardı. Erkek kızı görmezdi. Sf. 531 Düğün havası ve oyunu Türk’tü. Köyün içinde, bol su akan bir kaynak…
-
Arşakuhi Petrosyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Yozgat) “Bir de baktık ki bir tellal geldi; başladı bağırmaya; “Haydi gâvur kesmeye gidelim! Balta, kürek alalım! Gâvur kesmeye gidelim!” Orada bir Türk Köyü vardı. Türk kadınlar gelip bizim için gözyaşı döktüler; öyle bir ağladılar ki sanki önlerine cenaze konmuştu. Sf. 527 O yaralı Ermenileri boğazlamadan evvel onların elbiselerini üzerlerinden…
-
Sırbuhi Danieli Galtakyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Yozgat, Menteşe Köyü) Abilerime gelince 1915 başında jandarmalar köyümüzü kuşattılar ve saldırdılar. Erkekleri topladılar, köyden dışarı çıkardılar ve biz tüfek atışlarının sesini duyduk. Ağlama ve feryatlar içinde köylülerle vadiye gittik; onların cesetlerini getirdik ve gömdük. Ablalarımdan Yester evliydi ve beş yaşında bir oğlu vardı. Türk jandarmalardan biri ablamın kocasını…