Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian

  • Mesrop Manveli Mesropyan’ın Tanıklığı (D. 1900, Yozgat) Bu imam 20 Ermeni öksüzü arka arkaya dizmiş ve onlara: “Siz spor yapmayı seversiniz; ben size spor yaptıracağım” deyip kalplerine nişan alarak mavzeriyle arkalarından ateş etmiştir. Katliamın ertesi günü sabah gün ağarırken, Ermeni öldürmeyi meslek edinen 400-500 kişi ve ayrıca civardaki Arpa Köyü’nden gelen Türk kadınlar kanlı don-gömlekleri…

  • Mesrop Manveli Mesropyan’ın Tanıklığı (D. 1900, Yozgat) Bu katliam zevkini pek çok kişiye tattırmak için, Çorum, Kayseri, Boğazlıyan, Avanız ve Haymana’ya kadar Kürtlere telgrafla önceden haber verilmişti. Her türlü pislik, ganimetçi, çocuk hırsızı, kadın hırsızı, eli kanlı cani, hapishanelerden salıverilmiş katil Yaraş Vadisi’nin yakınlarına doluşmuştu. Sf. 522 Tehcir edilen insanların arasındaki hamile bir kadın doğum…

  • Mesrop Manveli Mesropyan’ın Tanıklığı (D. 1900, Yozgat) Yozgat’a bağlı 25 Ermeni köyünün ortadan kaldırılması işini Ermeni Katili kaymakam Ali Kemal organize etmişti. Tellal ise şöyle bağırıyordu; “24 saat içinde İslam’ı kabul eden aileler tehcirden muaf tutulacak.” Sf. 520 Az sonra, İktidarın resmi temsilcisi Yozgat Mutasarrıf vekili Kaymakam Ali Kemal, Keller’e ulaşmış, karakol binasının önünde tam…

  • Mesrop Manveli Mesropyan’ın Tanıklığı (D. 1900, Yozgat) Yozgat 1750’li yıllarda Çapanoğlu feodal ailesi tarafından kurulmuştur. Çapanoğlu’nun Deli Karapet adında meşhur bir Ermeni palyaçosu olmuştur. Sf. 519, 520 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 519, 520) kitabından birebir…

  • Mesrop Hakobi Minasyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Samsun) Efendim beni bir hizmetkâr gibi çalıştırıyordu. Her gün bana: “Gâvur şu koyunları sür getir!” diyordu. Bana en onur kırıcı işleri veriyorlardı. Kendisi tuvalete oturup bana: “Gâvur taş getir! Kıçımı temizle!” diyordu. Bir gün taşı götürmekte geciktim; efendim bana çok kızdı; büyük bir taşı kaldırıp başıma vuracaktı ki, gelini…

  • Intsa Nışani Çemberciyan’ın Tanıklığı (D. 1898, Amasya) 1946’da Vatan’a göç ettik. Ermenistan’a [Hayastan] mı geldik, Vayastan’a mı biz de anlayamadık. 1948’de oğlumu siyasi suçlu olarak yakaladılar; zira o arkadaşlarına üç yüz gram ekmekle doyamadığını söylemişti. O arkadaşları kendisini ele vermişlerdi. Bir ay kalede kaldıktan sonra, mahkeme kararıyla onu Karaganda’daki kömür madenlerinde çalıştırmaya götürdüler. Orada yedi…

  • Intsa Nışani Çemberciyan’ın Tanıklığı (D. 1898, Amasya) O zaman iki zabit birbiriyle yarışmaya başladı; birinin elinde kaçırdığı küçük bir çocuk vardı, diğeri ise erkek kardeşimin elinden kaptığı küçük oğlumu tutuyordu. Bu zabitler ellerindekini en uzağa fırlatmak amacıyla bir birleriyle yarışıyordu. Küçük oğlumu o kadar uzağa, sıcak kumların ve taşların üzerine fırlattılar ki, zavallı paramparça oldu.…

  • İmastuhi Stepani Galacıyan’ın Tanıklığı (D. 1904, Sebastiya [Sivas]) Evinde Ermeni saklayan Türklerin evlerinin kapısının önünde asılacaklarına dair Türk Hükümeti’nden emir verilmiş olmasına rağmen, o Türk, Ali Paşa anneme: “Sizi kurtaracağım” dedi. Memurlarından birine: “Hekimhane’ye vardığınızda, bu kadını ailesiyle birlikte muhtara teslim edin” demiş. Sf. 495 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian,…

  • Suren Sargısyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Sebastiya [Sivas], Koçhisar Köyü) Sabah Hekimhan’dan çıkıp yolumuza devam ettik; kaderimiz değişmemişti. Kürtler! Her tarafta Kürtler! Yağma yapmaya, halkı soymaya, öldürmeye çalışıyorlardı. Jandarmalar ateş ediyor, kadınlar yardım çağrısında bulunuyor, arabalar iniş çıkışlarla yoluna devam ediyordu. Bir yaşlı kadın arabadan düştü; arkadan gelen arabalar onun üstünden geçti. Sf.477 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta…

  • Suren Sargısyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Sebastiya [Sivas], Koçhisar Köyü) Khırkhi Han oldu; onun solunda bir Türk köyü, sağ tarafında ise verimli, buğdayıyla meşhur Ermeni köyü Ulaş vardı. Sf. 476 Burada, halk iyice istirahat etti; öküzler de otlayıp kuvvet topladı. Dördüncü gün Mancılık Ermeni Köyü’ne vardık. Köy ıssızdı. Terk edilmiş evlerin pencereleri cehennemin şeytanları gibi bize…

  • Suren Sargısyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Sebastiya [Sivas], Koçhisar Köyü) Köyün muhtarı olan amcam Abig Sargısyan oraya buraya koşuyor, zaptiyelerin kibrit çakıp evimizi ateşe vermelerine ve anneme vurmalarına engel oluyordu. Sonunda rüşvet karşılığı evimizi yakmaktan vazgeçtiler; ama zavallı annemi yanlarında götürdüler. Zavallı anneme bütün gece tecavüz etmişlerdi. Ertesi gün onu yarı ölü halde geri getirdiler. Biz…

  • Suren Sargısyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Sebastiya [Sivas], Koçhisar Köyü) Köydeki 10-12 jandarma köyümüzün papazı (papazlık ismiyle Ter Yustos’u) Sargis Mazmanyan’ı eşeğe ters bindirip getirdi. Evdekileri kaba bir şekilde dışarı attılar; ama ben dışarı çıkmadım; beni önemsemediler. Saçları ve cildi yanmış, sakalı yolunmuş ve dişleri çekilmiş papazın tabanlarına nal çakılmış, kafasına sıcak sac geçirilmiş olduğunu gördüm.…

  • Suren Sargısyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Sebastiya [Sivas], Koçhisar Köyü) Bu şekilde üç-dört ay geçti. 1914 yılının Aralık ayında Enver Paşa’nın geleceği ve köylülerimizin köy sınırları dâhilinde bulunan yaklaşık 4 kilometre uzunluğundaki yolu hazırlamaları gerektiği haberleri aniden köye yayıldı. Birkaç gün sonra, Enver maiyetiyle beraber gelip köyümüzün batı ucunda durdu. Sf. 472 Ben arabaların sol tarafına…

  • Manvel Sahakyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Sebastiya [Sivas], Gürün) Her pazar günü hindi etiyle harisa (keşkek) pişirmek Gürün’de herkes tarafından kabul gören bir gelenekti. Harisayı asla evdekiler yalnız yemezdi; mutlaka yakınlarını yemeğe davet etmeleri gerekirdi. Masanın baş tarafına mutlaka babam otururdu. O, sofrayı kutsar; rakı kadehini kaldırıp içkisini içer, insanlar yemeğe ondan sonra başlardı. Sf. 471…

  • Khoren Gaspari Gülbenkyan’ın Tanıklığı (D. 1895, Sebastiya Sivas], Divriği) Divriği ilçesi Sivas Vilayeti sınırları içerisindedir. Şehrin sol tarafından Halis Nehri akar. Divriği’nin etrafı bahçeler ve meyve bahçeleriyle çevrilmişti. Şehre girince binalar neredeyse görünmüyordu; zira onlar tamamen yeşilliklerin içine gömülmüştü. Şehirde üç kilise ve iki okul bulunuyordu: bunlardan biri beş yüze yakın öğrencisi ve on dört…

  • Maryam Karacyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Adıyaman) Annem, iki yaşındaki erkek kardeşim ve ben kaldık. Bizi sürüp Suruç’a götürdüler Ne barınak vardı, ne ekmek, ne de su. Aç ve susuzduk. İnsanlar o kadar açtılar ki, pisliğin içindeki arpa taneciklerini ayırıp yemek için atın pislemesini bekliyorlardı. Kedi ve köpekleri dahi yiyorlardı. Şunu da hatırlıyorum: bir eşek gördüler…

  • Nıvard Petrosi Ablaputyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Yedesya [Urfa], Kamurc Köyü) O zamanlar ben 9 yaşındaydım; ablam Azniv ise on bir. Nereye gideceğimizi bilmiyorduk. Ben ağlıyordum. Annem, sesimi kesmediğimi görünce, saçımı bağladığım kurdeleyi söktü, boynuma bağladı ve beni boğmaya başladı. Ben orda boğulmuş olarak kaldım. Türk askerleri ağlama sesimi duyarak, gelip avlumuza girdiler. Kilere girdiler; babamı,…

  • Petros Stepani Voskeriçyan’ın Tanıklığı (D. 1905, Severek) Ben Severek’te (Severak, Ermenice Sev: Siyah, kara-averak: harabe anlamında) 1905’te doğmuşum. Sf. 436 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 436) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mıkırtiç Karapetyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Tigranakert [Diyarbakır]) Asıl Tigranakert, Ararat Ovası yönünde bulunan 25 kilometre uzaklıktaki Farğin’dir. Kral Büyük Tigran’ın sarayı ordaymış; ama deprem yüzünden yıkılmış. Tigranakert’ten Ağrı Dağı gözükürdü. Oradan Tigris Nehri geçerdi. Biz doğma büyüme Tigranakertliyiz. Ben her şeyi teferruatlı olarak iyi hatırlıyorum. 1915 yılında bizi aniden sürgün ettiler. Ben çok küçüktüm; ama…

  • Grigor Ekizyan’ın Tanıklığı (D 1921 Malatya) Babam Malatya’ya gitmiş; karısının ve çocuğunun sürgün yollarında öldürüldüğünü duymuş… Mecburen yeniden bir Ermeni’yle evlenmiş; yeniden ev bark kurmuş. Ben, Grigor, babamın ilk çocuğuyum; 1921’de doğdum. Sonra, 1925’te diğer erkek kardeşim doğdu. 1929 yılına kadar babamın ailesi o Türk Hüseyin’in altı erkek kardeşiyle çok sıkı ilişkiler içerisindeydi; zira onlar…