Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ermeniler
-
Rum kaçırtmasının başındaki isimlerden Celal Bayar, Birinci Dünya Savaşı öncesi sadece İzmir ve civarından 130.000 dolayında Rum’un zorla Yunanistan’a göç ettirilmiş olduğunu aktarır. Halil Menteşe’ye göre “100.000’e yakın Rum, kimsenin burnu kanamaksızın Yunanistan’a çekilip gittiler. Bundan sonra aynı tarzda İzmir civarında teşebbüs ele alındı. (…) İzmir civarından da 200.000’e yakın Rum Yunanistan’a gitmiştir. Kaçırtma işlerinin…
-
Günümüzdeki sendikaların atası sayılabilecek Ameleperver Cemiyeti 1871’de kuruldu, ilk grev tersane işçileri tarafından 1872’de yapıldı. 1873 yılı Ocak ayında başlayan ve aralıklarla dört yıl süren Kasımpaşa Tersanesi Grevi’ne, işçilerin anaları, eşleri ve kızlarından oluşan eli sopalı ‘hanum birlikleri’ destek verecektir. Aynı eş desteği tramvay grevlerinde de görülür, tramvayların sefere çıkmasını engellemek için tramvaycıların eşleri rayların…
-
30 yıl aradan sonra 17 Aralık 1908’de açılan Meclis-i Mebusan’da; 147 Türk, 60 Arap, 27 Arnavut, 26 Rum, 14 Ermeni, 10 Slav ve 4 Yahudi mebus yer aldı. Partilere göre dağılım ise 160 İttihatçı, 20-25 Ahrarcı, 4 Taşnak, 1 Hınçak, 2 Bulgar devrimci, 1 Bulgar Sosyal Demokrat ve 70 bağımsız şeklindeydi. Kısacası Osmanlı İmparatorluğu’nun çok…
-
1894 yılında, Sasun’da (bugün Batman’a bağlı) başlayan toplumlararası çatışmalar, Hınçakların katkısıyla kısa sürede tüm bölgeye yayıldı. Kürtler ve merkezi ordular, işbirliği halinde Ermenileri ezmeyi başardılar. Olaylarda binlerce Ermeni hayatını kaybetti. Ölümlerin hepsi çatışmalar sonucu olmamıştı, açlık, hastalık ve yokluk nedeniyle ölenler de pek çoktu. Ermeni kayıplarını 80 bin olarak gösteren Kayzer II. Wilhelm gibi kaynakların…
-
Bu sıralarda Anadolu’daki Doğu Roma idari yapılanması şöyleydi. Anatolik Teması: Merkezi Konya idi, Konya, Isparta, Burdur, Afyon, Kütahya’yı içine alıyordu. Armenyak Teması: Merkezi Amasya idi, Amasya, Samsun, Sinop, Çorum’u içine alıyordu. Trakezyen Teması: Başkent Efes’ti, Aydın, Uşak, Manisa, Denizli’yi kapsıyordu. Optimon Teması: Merkezi İzmit’ti, Kocaeli ve Sakarya çevresini kapsıyordu. Opsikyon Teması: Merkezi İznik’ti, Bursa, Balıkesir,…
-
İbrahim Yınal ve Kutalmış Bey, 1048 yılında Erzurum’a kadar ilerlediler. O sırada Erzurum 200.000 kişiye varan nüfusu ile Anadolu’nun büyük kentlerinden biriydi. Kenti 26.000 kişilik bir Doğu Roma ordusu koruyordu. Kentte 800 kilise vardı. Alıntı; Bizimkiler IX (Selçuklular) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ermeni devleti, daima, başında bir kral olsun veya olmasın, “naharar“ denen özerk prenslerden kurulu yapısı ile farklı bir siyasi yapıya sahipti. 50 naharar ailesi vardı ve tüm topraklar bunlarındı. Bu Ermeni Prensleri arazilerini ellerinde Batı Avrupa’da olduğu gibi, asker besleme karşılığı olarak tutmazlardı. Zaten askerlik hizmetine yükümlülük olarak değil bir ayrıcalık olarak bakılırdı. Bu Ermeni…
-
Ortodoksluk dışında da çeşitli doğu kiliseleri oluşmuştur. Bu kilise öğretilerini, mezhepler olarak kabul edebiliriz. Bunlardan biri, V’ci yüzyılda Constantinopolis patriği Nestorius’un adına izafeten adlandırılan Nesturiliktir. Nesturilere göre, İsa, Meryem’den doğduğu sırada Tanrı değildi; “Söz” sonradan, ondaki insan tabiatı ile birleşti. Bu durumda İsa’nın çektiği acılar mutlak gerçektir, Tanrısal nitelikten ayrıdır. Bunun tam tersine inananlar, Evtikhes’in…
-
Asrın başlarında Ermeniler kendi alfabelerine kavuşuyorlardı. Dinsel şefleri Sahak ve rahip Mesrop’un çabalarıyla, Ermeni alfabesi oluşturuldu. Kendi alfabesine kavuşmak, ulusal bir Ermeni edebiyatının oluşmasında büyük bir rol oynayacaktı. Ermenilerin bir bütünlük içinde hareket etmelerinde ve aynı kültürde kalmalarında bu alfabe çok işe yaradı. Alıntı; Bizimkiler V (Hıristiyanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap,…
-
Suriye ile Kapadokya arasında Kommagene krallığı olduğunu biliyoruz. Kommagene krallığı Seleukosların vasıllığında bir krallıktı. Başşehri Samosata (Samsat) idi. Kralı ise 1. Antiokhos’du. Pompeius, stratejik Kommagene krallığını, Roma’ya vassal bir krallık şeklinde, 1. Antiokhos yönetimine bıraktı. Kommagene’nin güneyinde, Osrhoene (Urfa) krallığı da Roma vassalı oldu. Pompeius, Armenia krallığını da vassal krallık haline getirdi. Böylece Roma ile…
-
Anadolu’nun ilk yerlilerinin üzerine Hattiler gelmişti veya Hattiler Anadolu’nun bilinen ilk yerleşikleriydi. Bunların üzerine Batıdan Hititler geldiler. Hititlerle beraber, akraba kabileler de, Yunan ana karasına giriş yaptılar. Hititler Batıdan gelirken, Doğudan Hurri’ler güneydoğu Anadolu ve Suriye’ye giriş yaptılar. Hatti, Hitit ve Hurri’ler karıştılar. Sebebini tam bilmediğimiz bir nedenle, Ege ve Orta Doğuda büyük bir kargaşa…
-
Urartu devletinin yıkılışından sonra, ülkede pek çok prenslikler oluştu. Bunlardan en güçlüsü Armenler kabilesiydi. Armenler’in öne çıkmasından sonra bu bölgeye Ermenistan denmeye başlandı. Ermeni halkı bu tarihten sonra, bölgeye gelenlerle yerli halkın karışmasından doğdu. Ermenilerin atalarının M.Ö. 1200 ila M.Ö. 800 tarihleri arasında, Frigler ve Traklar gibi batıdan gelerek, bu topraklara yerleşen Hind – Avrupa…
-
Jandarma Umum Kumandanlığının “Dersim” adlı gizli kitabından; Çarekan / Çarekli Büyükleri; Şah Hüseyin Bey zade Mustafa ve Hasan Beyler. Ankara İstiklal Mahkemesi kararıyla Kastamonu’da ikamete mecbur edilen Mustafa Bey’in “geçen sene” Dersim’e geri gelip aşiretin yönetimini eline aldığı kaydedilir. Not: Lahika’da bu aşiret büyüklerinden 2 ailenin Çorlu’da iskânı teklif edilir. Yusufan Büyükleri; Mehmet Ağa, Kamer…
-
27. Türk Süvari Tümeni ile 53. Piyade Alayının ve Bayburt, Kelkit, Kemah jandarma kuvvetlerinin hücumlarına maruz kalan bu kuvvetler çetin savaşlardan sonra Dersim’e ulaşmayı başardılar. Dersim’e iltihak eden önderler Pülür`deki Kürd aşiret kuvvetleriyle birlikte Kemah’taki Türk garnizonlarına saldırarak muhasara ettiler (kuşattılar). Bu çarpışmada Türk ordusu saflarında Dersimli Kürtlere karşı çarpışan Topal Osman yaralanarak Giresun’a kaçtı. …
-
Yıl 1919. Hozat’ın Axdat köyünde Seyid Rıza’nın önderliğinde Kürdistan bayrağı dalgalanıyordu. Seyid Rıza Türk kuvvetlerine akınlar yaparak zayiat verdiriyordu. Yunanlıların batı cephesinde Türk devletine saldırmaları üzerine Ankara`daki Türk hükümeti, Sivas hapishanesinde bulunan Alişan ile beraber 400 kadar Kürt’ü serbest bıraktıktan sonra Seyit Rıza’yla barış yapma siyasetine başvurdular. 15 Haziran 1920’de Seyit Rıza toplantı yerine geldiğinde,…
-
Bir Alman belgesinde şöyle yazıyordu: “Talât Bey (…) hiç çekinmeden hükümetin Dünya Savaşını bahane ederek, dış ülkelerin diplomatik müdahalelerine aldırmaksızın, ülkeyi iç düşmanlardan her türlü mezhebe bağlı tüm Hıristiyanlardan tamamen temizlemek istediğini anlattı.” (1) Sf. 192 Alıntı; Öteki Tarih I (Abdülmecid’den İttihat Terakki’ye) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ocak 2012 – Sf. 192)…
-
Şeyh Sâîd’in cesedinin üzerinde fuhuş sineması açtılar, içki fabrikası yaptılar. Zilan Deresi’nden su yerine kan aktığını, Palu halkının Murat Nehri suyunun kırmızı akması karşısında donup kaldığını bilenler, bu bölgenin merkezi olan Amed’de içki fabrikası açılmasının ne anlama geldiğini çok iyi bilirler. Yine Bediüzzaman Sâîd-i Nursî’nin ölüsüne yapılan işkenceler, dirisine yapılanlardan kat be kat daha fazladır.…
-
Şeyh Sâîd Kıyam’ında, TC tarafından dünyada ve tarihte eşine ender rastlanır bir şekilde terör estirildi; rejim, önüne gelen herkesi astı. Sırf Türkçe bilmediği için asılanlar oldu. Mahkeme hâkimleri kimi zaman karşılarına Türkçe bilmeyen insanlar getirildiğinde, “Türkçe bilmeyen birinden vatana millete zaten fayda gelmez” deyip idâm kararları veriyorlardı. Ne de olsa Kürdistan halkı “hem Müslüman, hem…
-
Osmanlı donanması geçen asırda Paskalya ve Noel gibi Hıristiyan bayramlarında demir atardı. Çünkü neferlerin, çavuşların yortu dolayısıyla evlerine gitmeleri gerekiyordu. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 50) kitabından birebir alınmıştır.
-
Merhum Ömer Lütfi Barkan Hoca’nın Süleymaniye inşaatı defteri üzerinden yaptığı yayından da anlaşılıyor; mesela taşçılık Süryani ve Ermenilere has. Doğu Anadolu’dan geliyor. Ayrıca bazıları hiç tahmin etmez ama camcılık, vitray, zücaciye işleri Türklere hastır. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 48) kitabından birebir alınmıştır.