Kategori: Ermeniler
-
Gömmeye Kömbe, üsküreye üsküme diyorlar. Düğün; Harzink. Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 62, 63) kitabından birebir alınmıştır.
-
Millette gülmekten hal mi kalır? Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.
-
Maraş’ın köyü Zeytun’da 1895’te çıkan Ermeni İsyanında kadınlar ön saflardaydı. Osmanlı, isyanı anlaşmayla bastırabildi. 1914’te seferberlik ilanı üzerine yeniden ayaklanan Ermeniler, “Zeytun Fedai Alayı” nı kurdular. Askerlere ve devlet memurlarına saldıran bu alayı, Süleyman Efendi komutasındaki birlik 25 Mart 1915’te saatler süren çatışmayla dağıttı. Dağlara kaçan Alayın Türk köylerine baskınları Tehcire değin sürdü. Zeytun’a sonradan…
-
Oşgin Ermenilerin de bilip oynadığı bir iskambil kâğıdı oyunu. Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022); Oşkin üç veya dört kişi ile oynanır. Oşkin kâğıdı; dört deste iskambil kağıdının onludan büyük kağıtlarından yani; as, papaz, kız, vale onlu kağıtlardan…
-
Çok geçmeden büyük bir tutuklama dalgası İstanbul’u sardı. Yine Talat Paşa’nın emriyle 200 kadar Ermeni aydını ve Taşnak Partisinin ileri gelenleri tutuklandı. Takvimler 24 Nisan 1915’i gösteriyordu. Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bibi Ermenicede büyük hala anlamına geliyor. Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.
-
Çoğunlukla tarım ve hayvancılıkla uğraşan Müslümanlar, el sanatlarına pek heves etmezlerdi. Birine şaşırıp “Usta” diye hitap etsen hemen kızar, “Ben neden usta olayım? Hıristiyanlar usta olur, ben Elhamdülillah Müslüman’ım” derdi. Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 24 ile 25 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
Büyükbabamın adı da Hazar’mış. Babam oğluna Hazar adını vererek ikisinin de adını yaşatmak istemiş. Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.
-
Amca anlamına gelen “amu” Halep Ermenicesinde yaygın bir sözcük. Ermenicede Mardig insan, Ahpar ise ağabey anlamına gelir. Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mayrik; Anne. Sf. 18 Şuşan; Suzan Sf. 20 “Ahçik du ayet ?”; Kız sen Ermeni misin? Sf. 20 Ayo; Evet. Sf. 20 Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 18 ile 20 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
15 Eylül 1922 Cuma Tepecik’e varıyoruz ve biraz sonra Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hıristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmışken, karşı taraftaki Türk bölgeleri olduğu gibi duruyor. Yangın sol tarafa da ilerlemiş, ama yayılmamış; Türklerin büyük çabası sayesinde orada durmuş. Bir Türk süvari taburu adım adım ilerlediğimiz bu yol boyunca gidiyor ve kısmen…
-
Bazı gizli birliklerin ardından illegal siyasal partilerin kurulması gerçekleşti, bunlar arasında sadece Marksist eğilimli Hınçaklar, Ermenilerin hem Osmanlı İmparatorluğundan hem de Rus Çarlığından bağımsız olması için savaşım veriyor ve bağımsız, cumhuriyetçi bir ulusal devletin kurulması için çaba harcıyorlardı. Buna rağmen Batı Ermenistan’daki kırsal nüfusun geniş kesimleri özellikle tutucu ve siyaset dışı kaldı. Sassun’da 1894 yılında…
-
(1876-1952) Dr. Garabet Haçeryan 1876’da, Türkçe Bahçecik adıyla bilinen, Bardizag‘da doğmuştur. Bardizag adı İzmit (Nicomedia) Sf.13 1914’de, Bardizaglı 1.500 gençle birlikte Türk ordusuna katıldı ve I. Dünya Savaşı süresince tıbbiye zabiti olarak hizmet etti. İstanbul, Çanakkale, İzmir ve Romanya’daki üstün askeri hizmeti nedeniyle askeri madalyalarla taltif edildi. 1915’de askerlik görevini ifa ederken, Bardizag’ın Ermeni nüfusu…
-
1915 teki kitlesel tehcir sırasında Kütahya Valisi olarak görev yapan Kürt Şair Faik Ali Bey, hükümetinin talimatlarına uymayı ve “Ermenilere yardım elini uzatan herhangi birini tevkifle tehdit ve ölüme mahkûm etmeyi.” reddetti. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf.…
-
24 Eylül 1922 Pazar İzmir’den ayrılmadan önce sadece Türkler tarafından soyulmadık, aynı zamanda son dakikada, mültecileri kendi paralarıyla güvenli bir bölgeye nakletmek gibi insani amaç taşıyan Amerikan Relief tarafından da soyulduk. Bu sahte biletlerden edinilen kâr, kurtarma Teşkilatının kasasına girmeyecekti elbette, .. Dolayısıyla zaten kanları emilmiş mülteciler bir kez daha soyuluyorlardı. Alıntı; Bir Ermeni…
-
17 Eylül 1922 Pazar Etrafıma bakıyorum ve biraz uzakta iki tanıdığı görüyorum. Birisi bir Musevi, adı İshak, Akhisar’dan komşumuz ve İzmir’deki evini doktor olarak birkaç kez ziyaret etmiştim. Diğeri Akhisarlı Hacı Osman adında dini fanatizmi ile tanınan bir tüccar. Her ikisi de bir kahvenin önünde oturmuş çay içiyorlar. .. Askerler, ellerinde elektrik lambaları, kadınların yanına…
-
(Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Bu şiddet içeren sürgün ve soykırım zamanlarından kalma, hükümetin baskıcı politikalarına karşı çıkan ve zulüm gören Ermenilere yardım elini uzatan sıradan Türk vatandaşlarına ilişkin etkileyici öyküler de vardır. Polis Hüseyin de bunlardan biridir. Hüseyin’in yardımı olmasaydı Dr. Haçeryan’ın kaderi farklı olabilirdi. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi)…
-
15 Eylül 1922 Cuma… Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmış iken, karşı taraftaki Türk mahalleleri olduğu gibi duruyor. … kısmen harabe olmuş evleri yağmalayan pek çok Türk kadın ve yetişkin genç görüyoruz.” Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge…
-
(Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Kâfir, imansız anlamlarına gelen gâvur kelimesi, Türkler tarafından tüm gayrimüslim azınlıklar, özellikle de Ermeniler ve Rumlar için kullanılan alçaltıcı bir addır. Buradan hareketle Gâvur İzmir, kâfirlerin şehri anlamına gelir. “Gâvur İzmir, Türk İzmir oldu.” cümlesi, Türkiye’nin “Türkiye Türklerindir.” şeklinde özetlenebilecek nihai amacına işaret eder. Bundan ötürü, hiç kuşku yok ki,…
-
(Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) İzmir, soykırıma ve genel tehcire tabi tutulmadığı için, soykırımdan sağ kalan öksüz ve yetimler de dâhil olmak üzere, 1922’ye kadar Türkiye genelindeki tüm mülteciler için bir sığınak yeri olmuştu. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005…