Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ermeniler

  • Bu konuya girmeden önce bir soru yöneltmek istiyorum: Türkler tekstil işini, tüccarlığını kimden Öğrendi? Araştırılması gere­ken bir soru. Araştıracak kişilere bir ön bilgi vereyim; bu konuda dilimize yerleşmiş sözcüklerin çoğunun İbranice olması ilginç değil mi? Antariye (entari), astar (astar), atlas (atlas), basma (basma), batista (patiska), baul (bavul), bindallı (bindallı), bohça (bohça), camaşir (çamaşır), dulbent (tülbent),…

  • Yazar Arşen Yarman, bundan üç yıl önce, Ermeni cemaatinde çok konuşulan bir olayı aktardı: “İstanbul Kumkapı eski Ermeni patriği Şinork Kalustyan ölme­den önce çevresine, Diyanet İşleri eski başkam Lütfi Doğan’ın üvey kardeşi olduğunu açıklamış.”  Hangi Lütfi Doğan’la kardeşti; aynı adı taşıyan biri MSP’li, di­ğeri CHP’li iki Diyanet İşleri başkanı vardı. Sf. 256 Alıntı; Beyaz Müslümanların…

  • Ermeni Yahudiler Pakraduniler. Selanikli Sabetaycılar, İspanyol Marranolar – Konversolar ve İranlı  Meşhedilerden sonra Ermeniler içinde de gizli Yahudi bir cemaatin iki bin yedi yüz yıldır varlığını sürdürdüğünü biliyor muydunuz? Pakraduniler (Bagratuni / Bagradits) adı verilen ve asırlarca Ermeni toplumunu yöneten bu gizli Yahudi cemaatin hikâyesi, MÖ 730 yılında başlıyor ve günümüze kadar uzanıyor. İddianın iki…

  • Simyonoğlu Fabrikası, Has’a geçince, “Milli Mensucat” oldu. Ben de ne zaman “Türk” veya “Milli” başlıkları görünce, bir tuhaf olmaya başladım. Bu açıdan, Bezmen’lerinki “Santral Mensucat” olunca, “mensucat” ol tarihte “tekstil” karşılığı idi, rahatlıyorum. Bezmen’ler. -Varlık Vergisi Faciası” sırasında ortakları Taranto’lardan kurtuldular ve zamanında Türkiye’nin en büyük fabrikasının tek sahibi oldular. Taranto’lar Yahudi ve Bezmen’ler dönme…

  • Theodore Herzl, Abdülhamit tarafından da kabul ediliyordu, burada ticaretini yaptığı meta başkadır; Hamid’in, Filistin kapılarını, daha fazla Yahudi göçmene açması karşılığında, Osmanlı mülkünde Ermenilere yapılanlara, dünya matbuatının gözlerini kapatmasını, öneriyordu. Herzl, dünya matbuatındaki Yahudi hegemonyayı pazarlık masasına hep getirmiştir ve dünya Yahudileri de hala bu noktadadır. Sf. 212 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük,…

  • Bu zamanda, “Küçük Ermenistan”, İskenderun, Adana, Antep ve çevresine deniyordu, Sf. 175 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nogales Bey’den söz ediyorum, İspanyol ve yerli karışımı olarak Venezüella’da doğmuştu, “Hilal Altında Dört Yıl” nam hatıratı İspanyolca olarak, 1924 yılında yayınlanmıştı, Bizde subay ve “Nogales Bey” oldu. Hatıratı’nda, Ermeni Kırım’ını bizzat gören tek Hıristiyan olmakla da övünmektedir, Hıristiyan idi. Büyük komutanlarımızı yakından tanıdı ve dört cephede, bizim safımızda savaşmıştı. Mr Mears, “Erzurum Valisi” ve…

  • Ben de onlara değer biçmiştim Yahudi düşmanlarının başında Rumlar geliyordu en pozcular Fransızlar en hor görenler Türkler, en yakınlık gösterenler Ermenilerdi. Sf. 132, 133 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 132, 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • Başka yerlerde olduğu gibi, hamamda da biz bize olurduk. Müslüman kadınlar perşembe yıkanırdı, Yahudiler cuma ve Hıristiyanlar cumartesi. Kuşkusuz Ortodokslar ve Katoliklerle karşılaşmaktan kaçınmak için saatleri de aralarında pay ediyorlardı. Orada da Ermeniler yalnız kalıyor olmalıydı. Sf. 81, 82 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005…

  • Durumun suçluları Rumlar ve Ermenilerdi. Yahudilerle birlikte ticaret ve finans sektörünü paylaşıyorlardı. Sayıları daha fazlaydı, iç çekişmelerle daha az bölünmüşlerdi, pazarlarımızı yavaş yavaş kemiriyorlardı. Sf. 40 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sokakta reayadan biri, kaldırımları Müslümanlara bırakmak zorunda olan ikinci sınıf bir vatandaş olduğunu nasıl düşünebilirdim? Diğer Yahudiler, Rumlar ve Ermeniler gibi, babamın yüksek evler yaptırmaya, ata binmeye ve silah taşımaya izni olmadığını bilmiyordum. Kimsenin önünde eğildiğini, insanların önünde küçüldüğünü, yapılan hakareti köle gibi kabul ettiğini görmemiştim. Sf. 33 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken)…

  • Ağabeyim Babıâli’nin uyanacağına inanıyordu, çeşitli cemaatlerin anlaşması olasılığına; “Yakında, diyordu, Rum, Yahudi, Ermeni kalmayacak, yalnızca Türkler olacak. Din özel bir konu, kişiye özel bir alan olacak. Yasa hepimiz İçin bir olacak. Bizim Yasamız değil, Yasa.” Sf. 31 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf.…

  • Ustachi’nin katliam bilançosu tüyler ürperticiydi. 1941 ve 1945 yılları arasında 500 binden fazla Ortodoks Sırp, 80 bin Yahudi ve 30 bin Çingene, Bağımsız Hırvatistan Devleti’nde katledilmişti. Bu vahşet yirminci yüzyılın kayıtlara geçen en büyük katliamıydı. Vatikan’da birkaç kişi Hırvatistan’da uygulanan bu politikanın hiçbir sonuç getirmeyeceğine inanıyordu. Sf. 81, 82 Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve…

  • Çok iyi eğitim almış Katolikler de bu işin içindeydi, örneğin Herzogovina, Siroki Brijig’deki Franciscan Koleji’ne atanan ünlü hukuk öğretmeni Peter Brzica bunlardan biriydi. 29 Ağustos 1942 gecesi Jesenovie’deki toplama kampında yeni gelen mahkûmlara yer açmak için toplu katliam yapılması emredildi. Peter Brzica ve arkadaşları aralarında bir yarışma düzenlediler. Belirlenen zaman diliminde en fazla kurbanı katleden…

  • Türkiye küçük bir grupla, Zahle kenti yakınlarındaki Asala kamplarına yapılan operasyonlara katıldı. Burada ilginç bir olay meydana geldi; Asala’nın örgüt kayıtları, üyeleri, tetikçileri, para kaynakları listeleri de ele geçirildi, ancak MOSSAD bunu Türkiye’ye vermedi… Sf. 361 Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26.…

  • Pardon Paşam, pek anlayamadım. 6-7 Eylül Olayları mı? Tabiî… 6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı. (Paşa bunları söylerken benden de soğuk terler boşandı.) Sorarım size! Bu muhteşem bir örgütlenme değil miydi? Sf. 51 Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve…

  • Türkler binlerce yıldır birlikte yaşadıkları Rum, Ermeni, Yahudi vatandaşlara ait ev ve işyerlerini birkaç saat içinde yakıp yıktılar, yağma ettiler: Lebon. Markiz. Lion pastaneleri. Banco di Roma, Beyoğlu, Arnavutköy, Bebek, Beşiktaş, İstinye, Yeniköy semtlerini dolaşan öfke Adalar’a kadar ulaşmıştı… Göstericiler, “Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır, Rumlar ittir it kalacaktır” diye slogan atıyorlardı sürekli. 6 ve 7…

  • 1891 yılında Sultan Hamit ta­rafından kurulan ve adına bağlanarak “Hamidiye Alayları” adını alan bu ku­ruluşlar, tümüyle Osmanlı Ermenistan’ındaki Ermenilerin canlarını ve mal­larını hedef alıyordu ve ikinci olarak da Türk-İran hududunu koruma misyonları vardı. Hamidiye Alayları, tümüyle Kürt aşiretlerinden oluşuyordu ve bunlardan alay komutanlarına “albay” rütbesi veriliyordu; Hamidiye Paşala­rı da bulunuyordu. Sf. 76 Profesör Lazarev, Hamidiye…

  • Bir, ben de “jenosit” iddiasını kabul etmiyorum; “jenosit” çok teknik bir kavramdır ve burada koşullarını bulamıyoruz, iki, Erivan’da da böyle bir iddia teknik olarak “büyük kırım” anlamında sözler kullanıyorlar. Sf. 11 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ölümlerden dolayı, Türklerden çok Yahudileri sorumlu tutuyorlar. Son yüz elli yılda, Türklere yüklenen katliamlar, aslında, bu topraklarda bir Yahudilik – Hristiyanlık kavgasının neticesi mi idi, öyle sanıyorum. Sf. 137 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.