Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ermeniler

  • Gürci Harutyuni Keşişyan’ın Tanıklığı (D. 1900, Zeytun) Bu şekilde, aç-susuz bir-iki gün yürüdük. Yorgun düşüp, bir yerde uyuduk; ben, annem ve annemin kucağındaki üç yaşındaki erkek kardeşim… Gözlerimizi açıp baktık ki, birkaç kadın ateş yakmış, et pişiriyorlar. Beni ve annemi de çağırdılar. Ben açtım; ben de yiyeyim diye gittim; ama annem endişeyle oraya buraya koşuşturup…

  • Hovsep Bıştikyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Zeytun) 1915 yılma kadar, Zeytun’da otuz bin Ermeni vardı. Türkiye’de yalnız Zeytun’un nüfusu sadece Ermenilerden oluşuyordu. Sf. 652 Aynı Çeçenler sonbaharda mallarla birlikte geri geldiler; bunlar hem İstanbul taraflarından, hem Konya tarafından, ülkenin her tarafından getirilen Ermenilerin serveti, elbiseleri, takıları, altınları, paralarıydı, ne istersen, aklından ne geçerse vardı! Ne maldı…

  • Yebruhi Sargisi Cırdıkhyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Hacın) Bir de bakmışlar ki, Türkler çoktan kendilerini dört yandan kuşatmışlar. Dacikler gidip o diğer genç kızları sürükleyerek kaçırmışlar; benim kocamın kız kardeşi güzel Nazeli, ağabeyine sarılmış ve ona şöyle demiş: “Ağabey! Vur beni! Bak diğer kızları götürdüler.” -Seni nasıl vurayım? Demiş. Sargis kocam. -Tüfeğinde bir tane fişek var.…

  • Vrej Edüryan’ın Tanıklığı (D. 1906, Adana) O yüzbaşının askerleri gelip bizi kumların içinden çıkardılar; bir kamyona bindirdiler ve askeri hastaneye götürdüler. Alman bir doktor vardı; o bizi tedavi etti. Ama Gukas dayanamadı; öldü. Bir tek ben kaldım. Yüzbaşının adı Selahattin’di. Bana: “Biz Ermeni çocuklarına karşı savaşmıyoruz” dedi ve beni alıp İstanbul’a götürdü; bir yetimhaneye koydu.…

  • Mikayel Keşişyan’ın Tanıklığı (D. 1904. Adana) 1909 Adana Katliamı sırasında ben beş yaşındaydım. O dehşet verici geceye “Camuz Dellendi”, yani “Manda Delirdi” adı verildi; zira gerçekten de Sultan çıldırmıştı. Onun emriyle insanları boğazladılar; otuz bine yakın Ermeni öldürdüler; evlerini yıktılar, yaktılar, küle çevirdiler. Katliamdan sonra kim canlı kaldıysa, onları toplayıp Adana Nehri’nin kıyısına götürdüler. Sultan…

  • Sırbuhi Makaryan’ın Tanıklığı (D. 1903, Adana) Meğer Türk kocası bizim o güzel Arusyak’ımızı takip etmiş; Adana’ya kadar gelmiş; kaldığı yeri bulmuş ve: “Size büyük bir meblağ veririm; yeter ki karımı bana teslim edin” demiş. Türkler babamla görüşmeye geldiler. Babam düşünmek için vakit istedi. Görüşüne başvurmak için diğer kız kardeşinin kızını da getirtti. Onun aracılığıyla Arusyak’ın…

  • Dolores Grigori Zohrap-Lıebmann’ın Tanıklığı (D. 1892, İstanbul) Annem elimden tutup, beni de tanıdık Türklerin evlerine gidiyorduk. Annem onlara: “Yalvarırım bize yardım edin! Grigor Zohrap gibi bir mebusa elinizi sürmeye hakkınız yok” diyordu. Ama kimse onu dinlemiyordu. Evimize kadar gelen Talat’ı [Paşa], onu o kadar iyi hatırlıyorum ki, babam götürüldükten sonra bir gün sokakta beni gördü,…

  • Haykuhi Azaryan’ın Tanıklığı (D. 1908, Adapazarı) Tam kendimize gelmiştik ki, milliciler geldi. Milliciler silahlı milliyetçilerdi. Şaşırdık. Türkler artık eskisi gibi savaştan yenik çıkan zavallı acınacak insanlar değildi. Tepeden tırnağa silahlı milliciler gelip işe başladılar. [Mustafa] Kemal Ermenilerin ve Rumların, Müslüman olmayanların sürgüne gönderilmesi işini düzenlemişti… Amcamın oğlu Nerses yeniden geldi: “Çabuk kaçın! Milliciler geldi; katliam…

  • Haykuhi Azaryan’ın Tanıklığı (D. 1908, Adapazarı) Kocam da halk düşmanı olarak tutuklandı. Bir kâğıt getirilmiş ve imzalaması için kocamın önüne konmuş. Kocam o kâğıdı imzalamamış; Şağbatyan ise imzalamış; o da öksüzdü; onu Sibirya’ya, orman ve bataklıklarda ağaç kesmeye gönderdiler. Karısı kocasına bot buldu ve bataklıklarda çalışırken giymesi için Sibirya’ya kadar götürdü. Kadın büyük zorluklarla Sibirya’daki…

  • Haykuhi Azaryan’ın Tanıklığı (D. 1908, Adapazarı) Adapazarı’nda Türkler bile Ermenice bilirlerdi. Sf. 611 Evimiz harabeye çevrilmiş; ama içine Türkler yerleşmiş yaşıyorlardı. Büyükannem onları evden çıkardı; Türkler gittiler. Dürüst, yapıcı halkımız evlerini yeniden inşa etmeye başladı. Amcalarımın, dayılarımın evleri boş kaldı. Babam bir dikiş makinesi satın alıp, terzi dükkânı açtı. Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının…

  • Artavazd Karapıti Kıtratsyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Adapazarı) Ermeni olsun, Türk olsun fark etmez, insan, insan olmalıdır. Sf. 608 Gitti bir parça nabat şekeri getirdi: “Götür bunu döv; toz haline getir. Suyu kaynat ve üstünü iyice suyla kapla; çocuğun yüzünü buhara tut. Sonra o şekeri gözlerine serp ve bağlayıp yatır” dedi. Annem de öyle yaptı. Sabah…

  • Garegin Abrahami Hişeyant’ın Tanıklığı (D. 1896, Adapazarı) Adapazarı 1915 yılında safi 30.000 Ermeni nüfusa sahipti, bunların yüksek kültür aydınlanma düzeyi Konstantinopolis’ten sonra gelirdi. Sf. 607  [Türkler] savaş öncesinde Ermeni erkeklerini topladılar, yol inşaatlarına yolladılar. Parti üyeleriniyse silah toplama bahanesiyle astılar. Ermeniler müstakil bir bankaya sahiptiler. Genellikle ticaret Ermenilerin elindeydi, doktorluk da. On doktor ve dört…

  • Gregor Sütçüyan’ın Tanıklığı (D; 1901 Bursa) Nisan’da bizim Milli Birliğimiz, Fransız hükümet temsilcileriyle müzakerelere başladı. Ayntap savunma muharebesinde görevim ulaklıktı; silah, mektup, ilaç götürüp getiriyordum. Kentin tam merkezindeki Protestan kilisesi mühimmat, Ermeni kilisesi ise zahire merkeziydi. Ermeni ‘Vrej’ [İntikam] isimli top Türkleri ve Kürtleri bozguna uğrattı. Burada vurgulamak gerekir ki, tüm cephelerde istisnasız Sivaslı, Gürünlü,…

  • Hovhannes Stepani Gasparyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Eskişehir, Yayla Köyü) 1913’de İttihat ve Terakki Cemiyeti komitesi Talat başkanlığında gizli bir oturum yapmış, o oturuma Enver, Doktor Nazım, Bahaeddin Şakir ve başkaları da katılmıştı. Onlar Türkiye’de yaşayan Ermenileri ortadan kaldırmayı kararlaştırır ve o oturumda yok etme planını geliştirirler: yeni doğan bebeklerden en yaşlı insanlara kadar hiçbir Ermeni’yi…

  • Hovhannes Paronyan’ın Tanıklığı (D. 1890, Eskişehir) En güzel evler, en güzel dükkânlar Ermenilere aitti. Türkler Ermenileri onların mal varlıklarına el koymak için sürgün etmek istediler. Bu planı gerçekleştirdiler. Ermeniler sürgüne giderken, paralarını, altınlarını elbiselerinin içine dikti; kemerlerinin içine koydu; kötü günler için yanına aldı. Türkler Ermenileri sözde korumak amacıyla atlılar görevlendirdiler; ama Ermeniler aç, susuz…

  • Hakob Karapeti Papazyan’ın Tanıklığı (D. 1891, Sivrihisar) (Ermenistan Cumhuriyeti Ressamlar Birliği başkanı, sanat uzmanı, Prof. Karen Ağamyan, büyük babası, Türk ordusunda askerlik yapmış olan Hakob Papazyan’ın 1975’te yazdığı, 2002 yılında bize teslim edilen bu kapsamlı tanıklığı bazı kısaltmalarla size sunuyoruz.) “Daha 1912 yılında İttihat ve Terakki Partisi yöneticileri Talât, Enver, Cemal Paşalar Dr., Nazım ve…

  • Asatuk Hovsepi Menecyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Afyonkarahisar) Sokağımızda Ermeni bir bakkal ailesi vardı. Türkler adamı, onun karısını ve erkek çocuğunu kestiler; kızına ise tecavüz ettiler. Bizim iyi kalpli Türk komşumuz o kıza acıdı; onu içeri alıp bizimle birlikte ona da baktı. Öyle ki, Türklerin içinde de iyi olanlar vardır. Sf. 576 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan…

  • Sargis Yetaryan’ın Tanıklığı (D. 1907, Afyonkarahisar) Ben Ermenilerin kiliseye gidip diz çöktüklerini, yere eğildiklerini, namaz kılar gibi dua ettiklerini hatırlıyorum. Dini ayinden sonra Türkçe vaaz veriliyor; Hükümete sadık kalmak, Osmanlı İmparatorluğu’nun varlığını sürdürmesine yardımcı olmak ve Vatan’a karşı olan sorumlulukları yerine getirmek için hiçbir fedakârlıktan kaçınmamak gerektiği dile getiriliyordu. Biz Ermeniler Osmanlı sayılıyorduk; Ermeni kadınlar…

  • Sargis Yetaryan’ın Tanıklığı (D. 1907, Afyonkarahisar) 1915’te Afyonkarahisar, Uşak, Eskişehir, Akşehir, Bursa, Bilecik, Kütahya, Adana Maraş ve Ayıntap’ta yaşayan Ermenilerin büyük bir kısmının konuştuğu dil Türkçeydi Bütün bu insanlar da sürgüne gönderildiler. Günahlarının ne olduğunu kendileri de bilmiyorlardı. Sf. 574 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter…

  • Arpine Bartîkyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Afyonkarahisar) Amcam iş için İzmir’e gitti. Sonra da, hepimizi İzmir’e götürdü. Bir de baktık ki, Kemalist hareket baş gösterdi. İzmir’i ateşe verdiler. İlk yangını Ermeni mahallesinde çıkardılar; Aziz Stepanos kilisesini yaktılar. Zira bütün Ermeniler korunmak için o kiliseye girmişlerdi. Sonra, biz Ermeniler kaçıp deniz kıyısına gittik. Denizde bir sürü kayık…