Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ermeniler
-
Harutyun Torosi Grigoryan’ın Tanıklığı (D; 1898 Erzurum, Avırdnik Köyü) 25 Haziran 1915 günü sabahı, tellal Mezre’nin ve şehrin bütün mahallelerini teker teker gezerek Hükümet’in resmi kararnamesini duyurdu: “Ermeniler, dinleyin! Sözüm gâvurlaradır. Şanlı devletimizin ve Padişah’ın emriyle Kharberd’deki [Harput] tüm gâvurların Urfa’ya gönderilmesi kararlaştırılmıştır. Beşikteki bebekten en yaşlı insana kadar herkes yolcu olacak. Emir kesindir; duyanlar…
-
Harutyun Torosi Grigoryan’ın Tanıklığı (D; 1898 Erzurum, Avırdnik Köyü) 1915 yılının Nisan-Mayıs aylarında Osmanlı Hükümeti önde gelen Ermeni aydınlarını, zenginlerini, din adamlarını, profesörleri, öğretmenleri, Harput Dini Önderi Ter Khorenyan’ı, Yervand Sırmakeşliyan’ı (Yerukhan), Mezre Ulusal Merkezi Okulu müdürü ve tanınmış yazar Hakob Canikyan’ı, Doktor Mikayel Hakobyan’ı, Yeprat Koleji hocalarından Prof. Tonapet Lüleciyan’ı, Prof. Nikoğos Tenekeciyan’ı [Harput…
-
Harutyun Torosi Grigoryan’ın Tanıklığı (D; 1898 Erzurum, Avırdnik Köyü) Şehirde ve köylerde Ermeni zenginlerini hapsettiler; halk çobanının yitirmiş sürü gibi oldu. Birkaç önde gelen şahsın tabanlarına nal çakıldı; birkaçının dişleri çekildi; hapiste olanlar işkencelere dayanamayarak kendi kendilerini yaktılar. Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve…
-
Harutyun Torosi Grigoryan’ın Tanıklığı (D; 1898 Erzurum, Avırdnik Köyü) Harput her türlü nimete sahip bir yerdi; toprağı verimli, meyvesi bol, suları lezzetli, otları, çiçekleri bol bir yöreydi. Gümüş, bakır, taşkömürü, tuz bakımından da zengindi. Maden suları da boldu. Harput’ta eski anıtlar da vardı; Zeva yakınlarında üzerinde Ermenice yazılar bulunan, labirent şeklinde mağaraları olan bir kale…
-
Geğam Poğosi Hatsagortsyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Sper [İspir] Kazası) Sper ahalisi 1530 yılında 4.500 kişi idi, 1915’te ise 500, bunun 62’si Ermeni, kalanıysa zorla Müslümanlaştırılmış Ermenilerdi. Sf. 303 1915 kışındaydı, Enver Paşa 12 bin kişilik ordusuyla Rusların üzerine saldırdı. Ruslar Sarıkamış’a kadar geri çekildiler, fakat orada Osmanlı ordusu kuşatıldı ve kötü şekilde yenildi. Harbiye Nazırı…
-
Masis Nikoğosi Kocoyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Baberd – Bayburt) Zaten hepimiz de bitkindik. Kervanla birlikte yürüyemeyen on yedi-on sekiz yaşlarında iki erkek kardeş jandarmadan kendilerini öldürmesini rica etti. Jandarma bir an bile düşünmeden ikisinin sırt-sırta durmalarını sağlayıp onları tek kurşunla öldürdü; kurşundan tasarruf ettiği için de sevindi. Sf. 300 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının…
-
Nektar Hovnani Gasparyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Ardvin, Tandzot Köyü) “Yabancılar bize yardım etmek istemediler; Ruslar bize yardımda bulundular. Şunu da söylemeliyim ki bütün Türkler kötü değildir; onların içinde de iyileri vardır. O İttihatçıların tertiplediği bir olaydı; yoksa halk iyiydi ve biz Türklerle hep iyi ilişkiler içerisindeydik. Şu da bir gerçek ki, onların arasında da iyi…
-
Ğukas Abroi Karapetyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Moks Bölgesi, Arnabat Köyü) Biz Cezire’nin Dekabra Köyü’nde 18 gün kaldık. İyi kalpli bir Kurmanci aile bizi evine aldı; bize yemek verdi. Onların babalarının ismi Muhammed’di. O beni çok sevdi ve yanında sakladı. Bir adam gelip, beni kendisine vermesi için efendime üç kuruş teklif etti; ama efendim beni ona…
-
Azniv Aslanyan’in Tanıklığı (D.1908 Van, Arcak Bölgesi, Kharakonis Kûyü) Ermeniler, Türkler ve Süryaniler birbirleriyle uyumlu bir şekilde barış içinde yaşıyorlardı. Zanaatkâr olarak marangozlarımız demircilerimiz vardı. Süryaniler arasında zanaatkâr yoktu; onlar ticaretle iştigal ediyorlardı. Türklerin de Ermenilerle ticari ilişkileri vardı. Kürtlerin ise hiç kimseye faydası yoktu; birbirlerini dövüp öldürürlerdi. Sf. 234 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü…
-
Nişan Sukyasi Abrahamyan’ın Tanıklığı (D. 1908, Van, Alcavaz [Artske] Bölgesi, Ziraklu Köyü) O şekilde aralarından çıkıp tarlalara düştüm. Aynı yaşta genç erkeklerin sıraya dizilip öldürülmüş olduğunu gördüm. Kafalarını kesip düz bir çizgi halinde yan yana dizmişlerdi; vücutlarını da başka düz bir çizgi oluşturacak şekilde dizmişlerdi. Meğer bunlar askere çağrılan Ermeni gençleriymiş. Onların üzerinde iğrenç şeyler…
-
Yervand Simoni Şirakyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Van) 1914’te savaş başladığında Doğu Ermenistan ve Tiflis Ermenileri bir gönüllüler ordusu kurup Rus ordusuyla birleştiler. Osmanlı kendi ordularında da 60.000 Ermeni vardı; bunu duyunca Ermenileri ordudan çıkardılar; amele taburları kurup onları katletmeye başladılar. Sf. 220 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler;…
-
Patrik Avetisi Saroyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) Antranik Van’a girmedi; çatışmadan sonra bu kez Vanlılar Türk evlerini yağmalamaya başladılar. Babam o yağma olaylarına katılmadı. O günlerde babam elimden tutup kaleye çıkmıştı; bir açıklıkta 15 tavuk yumurtası gördü. Onları bir mendilin içine koyup eve götürdük. Annem babamın üstüne güldü; “Kervan gitti; tüy getirdi” diye, zira çok…
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) Osmanlı imparatorluğunda Ermenilere Karşı baskıcı bir siyasetin güdülmediği ve Ermenilerin durumlarının çok iyi olduğu dönemler de olmuştur. Ermeniler Türklerle barış ve huzur içinde yaşayabilirlerdi. Meşrutiyetin ilanından sonra 18-45 yaşlarındaki Ermeni erkeklerini askere almaya başladılar. Birçok Ermeni 50 altın ödeyip askerlik yapmaktan kurtuldu. Ağabeylerimden biri Paris’e gitmeye hazırlanıyordu, diğer…
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) Ev ve sokak giysilerimiz vardı. Dışarı çıkarken giyinip kuşanırdık ve ben hep “Sen beni sakla bohçada, ben seni saklayayım insan içinde” özdeyişini hatırlıyorum. Annem renkli atlastan yapılmış, eteğine kadar inen kırmızı, mor ve beyaz renkte bluz giyerdi. Annemin kadife bir mantosu vardı. Saçlarını omuzlarına bırakırdı; ama başında yazma…
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) Bizim orda kayısı iriliğinde kiraz yetişirdi. Kavun ve karpuz dışında meyve boldu Kayısı pırıltılı, lezzetli ve tatlı olurdu. Boş vakitlerimizde meyve bahçelerinde oyun oynar, göl kıyısına yüzmeye giderdik. Kıyı şehre 25 kilometre mesafedeydi. Annem her sabah erkenden arabasıyla gider göle girerdi; ben de onunla birlikte giderdim. Kıyı çok…
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) “Van’da ilk defa Levon Şant’ın “Eski Tanrılar” oyunu sahnelendi. Annem, babam, beni ve Gurgen’i oyunu seyretmeye götürmediler. Ben ve Gürgen güzel giysilerimizi arabanın içine koyduk ve akşam giyinip onların arkasından gittik. Biletin fiyatı bir altındı. Babam bizi görünce şaşırdı, ama ses çıkarmadı. O piyes Kentronakan Okulunda sahneye kondu.…
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) “Yedi okulumuz vardı: Ulusal okul Sandıkhtyan Okulu’ydu; ben orda öğrenim gördüm. Yetimhane de vardı. İki yıllık ve dört yıllık yükseköğrenim kurumları da mevcuttu; orda, köy okullarını bitirenler öğrenim görürlerdi. Kentronakan Okulu da vardı. Öğretmen kadrosu çok geniş değildi. Onların çoğu İstanbul’da öğrenim görmüştü. Mesela benim ağabeylerim 7 ve…
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) “Evimiz iki katlıydı. Her kat 5-6 metre yüksekliğindeydi. Dam düzdü; üstüne kayısı sererdik; kayısının rengi sarı gökyakut rengine çaldığında ağzına koysan dilinin üstünde erirdi. Birinci katta ekmek deposu vardı. Ekmeği iki haftada bir pişirirlerdi. Bitişiğinde kiler vardı. Sırlı kapların içinde yiyecekler muhafaza edilirdi. Üzümü ise asardık. Karşısında mavi…
-
Sımbat Davti Davityan’ın Tanıklığı (D. 1905, Van, Narek Köyü) Köyde büyük bir zeytinyağı fabrikamız vardı. Sf. 202 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 202) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ağasi Garegini Kankanyan’ın Tanıklığı (D. 1904, Van) “Babam oyma ustası-zanaatkârdı. Yeteneğiyle ün salmıştı. Sipariş veren kişiyi karşısına oturtup gümüş kutu üzerine onun resmini yapabilirdi. Annem, Van Sandukhtyan-Maryamyan Ortaokulu’nda öğretmendi. Van’ın ilk bayan öğretmenlerindendi”. Sf. 201 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge…