Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Evrim, Darwin

  • Her türlü öğrenmeyi nasıl ki ortadan kaldıramazsak, boş inanca dayalı öğrenmeyi de ortadan kaldıramayız. Doğru kalıp tanımanın hayatta kalmamızı sağlamasına karşın, yanlış kalıp tanıma mutlak ölmemize yol açmaz; bu yüzden kalıpsal-yaklaşım fenomeni doğal seçilimin savurma sürecine ayak diremiştir. Sağ kalmak ve üremek açısından bağlantılar kurmak zorunda olmamız nedeniyle, doğal seçilim bütün bağlantı kurma stratejilerini, hatta…

  • Savımın esasına dikkat etmek gerekir. Bu, sadece insanların saçma şeylere niçin inandığını açıklamaya dönük bir teori değil, insanların şeylere niçin inandığını açıklamaya dönük bir teoridir. Nokta. Kalıpsal-yaklaşım, kalıplar arayıp bulma, noktaları birbirine bağlama, A ve B arasında bağlantı kurma sürecidir. Yine belirteyim, bu düpedüz çağrışımla öğrenmedir ve bütün hayvanlar aynı şeyi yapar. Evrim çok yavaş…

  • En son araştırmalara göre beynimizin kocaman oluşunu düşünme ve koşma ihtiyacımıza borçluyuz. Sf. 220 Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 220) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha açık bir şekilde ifade edecek olursam, aerobik egzersiz yapmak BDNF üretimini artırır, yaşlılarda görülen hafıza çöküşünü önler ve beynin hafıza merkezindeki yeni beyin hücrelerinin üretimini tetikler. Sf.150 Bundan milyonlarca yıl önce pek çok hayvandan daha hızlı koşmayı başararak onlardan kaçtık ve hayatta kaldık. Şu anda zeki insanlar oluşumuzu da büyük ölçüde buna borçluyuz. Beynimizin,…

  • Evrim boyunca, atalarımız şekere sadece iki yoldan ulaşabiliyordu: yılın sadece birkaç ayı bulabildikleri meyvelerden ve arıların koruması altındaki baldan. Ama son yıllarda şeker neredeyse tüm işlenmiş gıdalara ekleniyor ve tüketicinin seçenekleri sınırlı. Doğada şekere erişmek çok zordur ama insanoğlu bunu kolaylaştırdı. Sf. 117 Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz…

  • Tekrar avcı ve toplayıcılara dönelim. Onların beyinleri sizinkilerden çok da farklı değildi. Yağ ve şeker oranı yüksek yiyecekler bulmaya programlanmışlardı. Zira bu her şeyden önce bir hayatta kalma mekanizmasıdır. Ancak siz bolluk çağında yaşadığınız için avlanma çabanız çok çabuk sonuç veriyor ve işlenmiş yağ ve şekerlere de kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. İşte sorun da burada başlıyor. Mağara…

  • Diğer yandan Sovyetler Birliği bilim ve teknoloji bakanlığı tüm biyoteknoloji laboratuvarlarını, Lenin Ziraat Bilimleri Akademisi’nin kötü şöhretli başkanı Trofim Lysenko’nun teorilerini benimsemeye ve kullanmaya zorladı. Çağının hâkim genetik teorilerini reddeden Lysenko, bir organizmanın yaşarken kazandığı özelliklerini doğrudan bir sonraki nesle de aktarabileceğine inanıyordu. Darwinizmi hiçe sayan bu fikir, komünist eğitim ilkeleri arasında yer edinmeyi başarmıştı.…

  • Dataizm iki farklı bilimsel akımın yarattığı büyük sarsıntının kesişiminden doğdu. Charles Darwin’in Türlerin Kökeni’ni yayımlamasından yüz elli yıl sonra; yaşambilimleri, organizmaları biyokimyasal algoritmalar olarak değerlendirmeye başladı. Bu büyük gelişmeyle eş zamanlı olarak, Turing Makinesi’nin üzerinden geçen seksen yılın ardından, bilgisayar bilimciler gittikçe karmaşıklaşan algoritmalar yaratmayı başardı. Bu iki önemli gelişmeyi birleştiren Dataizm, aynı matematik kanunlarının…

  • Evrim bu hileyi pediatristlerden çok önce keşfetmişti. Doğum sırasında kadınların yaşadığı dayanılmaz acılar düşünüldüğünde aklı yerinde hiçbir kadının bir daha doğurmak istemeyeceği varsayılabilir. Sf. 309 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap,  1. Baskı Aralık 2016 – Sf. 309) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kutsanan “özgürlük” kelimesi, tıpkı “ruh” gibi elle tutulur herhangi bir anlamdan yoksundur. Özgürlük sadece insanların uydurduğu hayali hikâyelerde vardır. Özgürlük son darbeyi evrim teorisinden alır. Evrim nasıl ebedi ruhlarla asla bağdaşmayacaksa özgür irade fikrini de sindiremez. Eğer insanlar özgürse, doğal seçilim onları nasıl şekillendirmiş olabilir? Sf. 295 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) –…

  • Zihin akışını oluşturan bilinçli deneyimler tam olarak nelerdir? Her öznel deneyimin iki temel özelliği vardır: Duyu ve arzu. Sayısız yeteneklerine rağmen robot ve bilgisayarlar hiçbir şey hissetmez ve istemezler. Bir robot ana işlemcisine pilinin bittiği sinyalini gönderebilen enerji sensörlerine sahip olabilir. Bir elektrik prizine ilerleyip fişini takarak kendini tekrar şarj da edebilir. Ne var ki…

  • Evrim teorisi, basit ve net bir esasa, en uyumlu olanın hayatta kalması ilkesine dayanır. Oysa görelilik kuramı ve kuantum mekaniği bir şeyin yoktan var olabileceğini, zamanın ve uzayın bükülebileceğini ya da bir kedinin aynı anda hem hayatta hem de ölü olabileceğini savunur. Sağduyumuzla dalga geçmesine rağmen kimse masum ilkokul çocuklarını bu rezil fikirlerden korumaya çalışmıyor.…

  • 2012’deki Gallup anketine göre ABD’de nüfusun yalnızca yüzde 15’i Homo sapiens’’in herhangi ilahi bir etki olmadan doğal seçilimle evrimleştiğine inanıyor; yüzde 32’si insanların milyonlarca yıl içinde erken yaşam formlarından günümüze evrimleştiğini ancak tüm bu sürecin tanrı tarafından yönetildiği inancını sürdürüyor; yüzde 46’sıysa İncil’de anlatıldığı gibi tanrının geçtiğimiz 10 bin yılda insanlara günümüzdeki hâlini verdiğini düşünüyor.…

  • Psikolog Harry Harlow bir dizi ünlü (ve akıl almaz derecede acımasız) deney yürüterek çok önemli sonuçlara ulaştı. Deneylerde bebek maymunlar doğumdan kısa zaman sonra annelerinden koparılıp küçük kafeslerde yalnız bırakıldılar. Bebek maymunlara dolu süt biberonu olan, metalden yapılmış oyuncak bir anne modeliyle, üzerine yumuşak kıyafetler giydirilmiş ancak biberonu boş olan bir anne modeli sunulduğunda bebek…

  • Genleri bir sonraki nesle aktarabilmek için hayatta kalma problemlerini çözmek yetmez; hayvanların üreme sorunlarına da çözüm bulabilmesi gerekir ve bu süreçler de algoritmalara muhtaçtır. Doğal seçilim tutku ve tiksinmeyi, üreme şanslarını hızla değerlendiren algoritmalar olarak geliştirmiştir. Sf. 97 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap,  1.…

  • Bu düzen doğal seçilimin en temel kuralıyla çelişmiyor mu? Evrim teorisi tüm içgüdü, istek ve duyguların sadece hayatta kalma ve üreme amacıyla evrimleştiğini iddia ediyor. Öyleyse çiftlik hayvanlarının sürekli üremesi, tüm gerçek ihtiyaçlarının karşılandığını göstermez mi? Bir ineğin hayatta kalması ya da üremesi için gerçekten; ihtiyaç duymadığı bir “ihtiyacı” nasıl olabilir? Sf. 91, 92 Alıntı;…

  • Epikür yaklaşık 2300 yıl önce, ölçüsüz bir haz arayışının mutluluktan çok sefalete yol açacağı konusunda uyarmıştı. Ondan birkaç yüzyıl önce Buda, daha da radikal bir iddiayla haz peşinde koşmanın sefaletin ve ıstırabın kaynağı olduğunu öne sürüyordu. Sf. 53 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap,  1.…

  • Biyokimyasal sistemimiz nesiller boyunca mutluluğumuzu değil, sağ kalma ve üreme ihtimalimizi artıracak şekilde evrildi. Biyokimyasal sistemimiz, sağ kalmaya ve üremeye yardımcı olan davranışları haz veren duygularla ödüllendirir. Bunlar sadece geçici hilelerdir. Sf. 49 Bir hayvan hayatta kalma ya da üreme şansını artırmaya çalıştığında (örneğin yiyecek, eş ya da sosyal statüyle), uyanık ve heyecanlı olması için…

  • Verili bir zamanda evrenin daha sonra nasıl gelişeceğini belirleyen bir yasalar dizisi olmalıydı. Bu yasalar her yerde ve bütün zamanlarda geçerli olmalıydı, yoksa yasa olmazlardı. Herhangi bir istisna veya mucize olamazdı. Tanrılar veya şeytanlar evrenin işleyişine karışamazlardı. Bilimsel determinizm ilk ortaya atıldığında bilinen yasalar yalnızca Newton’ın hareket ve çekim yasalarıydı. Bu yasaların Einstein’ın genel görelilik…

  • Ancak kuantum parçacıklarının kaynaktan ekrana giderken kesin bir yol izledikleri söylenemez. Gözlem yaparak bir bucky topunun (mıknatıslı toplar) yerini saptayabiliriz, ancak gözlemlerimizin arasında parçacık bütün yolları birden kullanır. Kuantum fiziğine göre; şimdinin gözlemi ne kadar mükemmel olursa olsun, (gözlemlenmeyen) geçmiş, tıpkı gelecek gibi, belirsizdir ve yalnızca olasılıklar yelpazesi olarak mevcuttur. Kuantum fiziğine göre, evrenin tek…