Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • Kötülüğü ile ünlü Uganda diktatörü 1979’da sürgüne gönderildiği zaman, Suudi Arabistan ona sığınma hakkı tanımış, 100 ile 300 bin arasında kişinin ölümünden sorumlu despot, Suud Hanedanı tarafından sağlanan arabalar ve hizmetçilerle lüks bir hayat sürmeye başlamıştı. ABD, sessizce itiraz etmiş ama Suudiler ile olan anlaşmaya zarar vermemek için çok da ısrarcı olmamıştı. Sf. 143 Alıntı;…

  • Müteakip yıllarda bu inceleme işlemini özellikle örgüte giren SS mensuplarına çevirerek yeniledik. Amerikalı yetkililerin de onayını alarak, politik yönden temiz sicile sahip bazı eski SS mensuplarını denizaşırı görevlere yolladık. Örneğin “Nazi geçmişi” olan Almanları, Arap ülkelerinin hoşgörüyle karşılamaya hazır olduklarını öğrenmiştik. Bu şekilde görev verdiğimiz insanların sayıları pek fazla değildi. Buna karşın zaman zaman, örgüt…

  • Haziran ayı (1953) ortalarında, Berlin’deki inşaat işçileri, başkent sokaklarında protesto mitingleri gerçekleştirdiler. Ertesi sabah, yani 17 Haziran’da da bu mitingler genel bir grevle sonuçlandı. Ulbricht düşmanlığı dalga dalga büyümeye başladı. Sovyet bölgesindeki halkın çoğu da bu ayaklanmaya katıldı. Gün boyunca, Doğu Berlinli yöneticilerin yazgıları tehlikede kaldı. Sonra, Rus birlikleri imdatlarına yetişti ve bu ulusal ayaklanma…

  • Bütün bunlara karşın Hitler, gerçeklik sezgisinden tamamıyla yoksundu. Rus seferinin geleceği için politik ve askerî gayelerini değiştirmeye ne gücü yetiyordu, ne de böyle bir arzu besliyordu. Ne Halder, ne de Zeitzler Hitler’in bu davranışını değiştiremediler. Hitler, Vlasov’u, Sovyet Silahlı Kuvvetlerini zayıflatmak için bir propaganda aracı olarak görmekteydi; Vlasov’un çağrısına uyarak, ona katılmaya gelen kaçaklara çeşitli…

  • Clausewitz, savaşın devlet politikasının değişik bir tarzdaki süreci olduğunu belirtir ve: “Savaş… Düşmanımızı, isteklerimizi yerine getirmeye zorlamak için başvuracağımız bir vahşet eylemidir” diyerek, devam eder: “Bir toplumun savaşı daima bir siyasi sonuçtan çıkar ve bir siyasi motifle gelişir. Bundan dolayıdır ki savaş siyasi bir olgudur.” Sf. 114, 115 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard…

  • İşgal edilen Rus şehirlerinde, özellikle Koch, Sauchel ve Kube gibi şehirlerde Rus halkına uygulanan insanlık duygusundan yoksun hareketler, Ruslarda, Almanlara karşı derin bir nefret duygusunun doğmasına neden oldu. Bu hataların etkisi, birçok stratejik hatadan daha yaygın olmuştu. Çünkü Hitler Rusların moral duygularıyla oynamıştı. Bunun ateşle oynamaktan hiçbir farklı tarafı yoktu. Sf. 114 Alıntı; Hitler’in Sığınağından…

  • Diğer zamanlarda Türk Dışişleri Bakanlığı Rusya hakkında bize ilginç bilgiler geçmekteydi. Sf. 105 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hitler ve başdanışmanı arasında oluşan havayı Halder son derece canlı bir şekilde şöyle dile getirmişti: “Hitler benden kurtulana kadar, ona karşı çıkmaya devam edeceğim! Artık ne akıl, ne de mantık dinliyor!” Sf. 77 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1942’de Canaris ile yaptığım uzunca özel görüşmeyi hatırlıyorum: Uzun uzun, ihanet kavramı üzerinde tartışmış, sonuçta Almanya’nın içinde bulunduğu savaşın şartlarının göz önüne alınması durumunda, yapılan ihanetin haklı olabileceği düşüncesini savunmuştu. Canaris, suikastın ancak başarıya ulaşması halinde, suikastçının haklı görülmesinin mümkün olabileceğini, ihanet eden kişinin daha baştan bunu kabullenmesi gerektiğini de savunmuştu. Sf. 73 Alıntı; Hitler’in…

  • Bizim karargâhta, Dışişleri Bakanlığı irtibat memuru olarak görev yapmış olan diplomat Hasso von Etzdorf, Hitler’in gerçek dışı akıl yürütme yöntemlerini Amaç ve Fikir Yönünden Dünya adlı kitabında acı bir mizahla sembolize etmiş, Hitler’in dünyasını “hayal gücü olmayan bir irade. dünyası” olarak tanımlamıştı. Sf. 72 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri…

  • Homo sapiens’in diğer tüm canlılardan ve olaylardan farklı ve kendine özgü bir doğası vardır. Homo sapiens’in iyiliği her şeyin üzerindedir. Liberal Hümanizm; “İnsanlık” bireyseldir ve her bir Homo Sapiens’ten bulunur. Sosyalist Hümanizm; “İnsanlık” kolektiftir ve Homo sapiens türünün tamamında bulunur. Evrimsel Hümanizm; “İnsanlık” değişebilen bir türdür. İnsanlar bozularak alt insana dönüşebilir veya evrim geçirerek üstün…

  • Modern çağ liberalizm, komünizm, kapitalizm, milliyetçilik ve nazizm gibi yeni birtakım doğa dinlerinin yükselişine tanık olmuştur. Bu inançlar kendilerine din değil, ideoloji adını verirler ama bu sadece anlambilimi ilgilendiren bir çabadır. Din insanüstü bir düzene olan inanca dayanan bir insani değerler ve normlar sistemiyse, Sovyet Komünizmi İslam’dan daha az din değildir. Sf. 228 Alıntı; Sapiens…

  • Gelecek kaygısı sadece mevsimsel üretim döngüsü yüzünden değil, tarımdaki belirsizliklerden de kaynaklanıyordu. Çoğu yerleşim yerinde çok sınırlı evcilleştirilmiş bitki ve hayvan türüyle yaşadıklarından, kuraklık, sel ve hastalığın olumsuz etkilerine çok açıktılar. Köylüler stok yapabilmek için tükettiklerinden fazla üretmeye mecburlardı. Depolarda tahıl, mahzendeki fıçılarda zeytinyağı, peynir ve çengellerden sarkan sucuklar olmazsa, kötü geçen yıllarda açlıktan ölebilirlerdi.…

  • İddialara göre Roma İmparatoru Caligula, en sevdiği atı Incitatus’u konsolos olarak atamayı bile düşünmüştü. Sf. 106 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bazı toplumlar -örneğin aşırı İslami teokrasiler- çok fazla eşitliğin, serbestliğin, özgürlüğün, zenginliğin ve sosyal refahın ahlaksızlığa, hovardalığa, önüne gelenle yatmaya, pornografiye fuhuşa, küçük yaşta gebe kalmaya, intiharlara, kürtajlara, zührevi hastalıklara, uyuşturucu bağımlılığına ve rock n’roll müziğine yol açtığına inanıyor. Ed Husain, Britanya’da İslami aşırılığı ve beyninin yıkanmasıyla Müslüman Kardeşler örgütüne katılışını konu alan İslamcı adlı…

  • Diğer yandan, iktidar boşlukları uzun sürmez. Eğer 21. yüzyılın geleneksel siyasi yapıları veriyi anlamlı bir vizyon elde etmek için yeterince hızlı işleyemezse, yerini yeni ve daha etkin yapılara devredecektir. Bu yeni yapıların, ister demokratik ister otoriter olsun, bundan önceki siyasi kurumlardan tamamen farklı olması kuvvetle muhtemeldir. Sf. 394 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi)…

  • Diktatörlükler merkezi veri işleme yöntemlerine başvururken, demokrasiler dağıtılmış veri işleme yöntemlerini tercih eder. Sf. 389 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap,  1. Baskı Aralık 2016 – Sf. 353, 354) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kahneman’ın soğuk su deneyindeki gibi siyasette de anlatıcı benlik doruk-son kuralını takip eder. Yaşananların çoğunu unutarak yalnızca uç örnekleri hatırlar ve son zamanlarda olanlara orantısız bir ağırlık verir. Geçen seçimden beri başbakanın politikalarından şikâyet etmiş, yakaladığım herkese “bu adam sonumuzu getirecek” diye yakınmış olabilirim. Gel gör ki seçimden aylar önce vergi indirimine giden hükümet cömertçe…

  • Takip eden iki yüzyıl boyunca demokrasinin kendini savunma refleksi açık ve netti: İnsan haklarını savunmak gerekir, çünkü demokratik ülkelerdeki işçilerin ve askerlerin performansı, diktatörlüklerdeki işçilerin ve askerlerin performansından daha yüksektir. İnsanlara siyasi haklar tanımak motivasyonlarını artırır ve yetkiyi ele almaları için onları teşvik eder. Bu formül hem meydanlarda hem de fabrikalarda sorunsuz işlemektedir. 1869-1909 yılları…

  • Bu durum, siyasette “Şehitlerimizin Kanı Boşa Dökülmedi” olarak karşımıza çıkar. İtalya 1915’te İtilaf Devletlerinin yanında I. Dünya Savaşı’na katılır ve amacının Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından “haksızca” alıkonulmuş iki “İtalyan” bölgesi olan Trento ve Trieste’yi “özgürleştirmek” olduğunu ilan eder. İtalyan siyasetçiler parlamentoda ateşli konuşmalar yaparken, tarihi düzelteceklerine ve antik Roma’nın ihtişamlı günlerine döneceklerine ant içerler. Yüz binlerce…