Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • Ömer Halifelik seçimini, bir düzene soktu. “Şura“ uygulamasını getirtti. Şura üyeleri Kureyş kabilesinin önde gelenlerinden oluşuyordu. Yeni Halife seçimi için Halife Ömer’in talimatı şöyleydi. “Üç gün danışıp, görüşün. Azınlık çoğunluğa uysun. Size muhalefet edenlerin boynunu vurun.“ Böylece, Halife seçiminde konu kapanmış oldu. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013…

  • Claudius doğduğundan beri hastalıklı, zayıf ve silik bir tiptir. Çocukken önce sıtma, sonra kızamık, sonra yılancık, sonra kalınbağırsak iltihabı ve en sonda çocuk felci olmuştu. Bir kulağı az duyuyordu, bir bacağı aksıyordu, kekemeydi, kalbinde de bir problem vardı, sık sık kalp ağrısı çekerdi. Ailecek, Julian ailesine uygun olmadığı düşünülür ve hiç sevilmezdi. Aslında çok zeki…

  • Şeyh Sâîd Kıyam’ında, TC tarafından dünyada ve tarihte eşine ender rastlanır bir şekilde terör estirildi; rejim, önüne gelen herkesi astı. Sırf Türkçe bilmediği için asılanlar oldu. Mahkeme hâkimleri kimi zaman karşılarına Türkçe bilmeyen insanlar getirildiğinde, “Türkçe bilmeyen birinden vatana millete zaten fayda gelmez” deyip idâm kararları veriyorlardı. Ne de olsa Kürdistan halkı “hem Müslüman, hem…

  • Şükrü Saraçoğlu hükümeti zamanında, İstanbul’daki posta kutuları kaldırıldı.  Ve mahdut merkezlere atılan mektuplar, orada beklenen hafiyeler tarafından alınarak açılıp tetkike başlandı.  Bu meyanda şüpheli görülen 1.500 kadar imzasız mektubun hepsi polis müdürlüğünce alınarak hiç biri adreslerine gönderilmemiş.  ..nihayet beni, 23 Mayıs 1944 günü akşam üzeri, avukatım Celal Yardımcı, Ağrı Milletvekilinin evinde, kendisiyle görüşürken ve hastalığı…

  • Enver Paşa, her şeyde olduğu gibi bunda da ifrat kararını iltizam etti (aşırılık kararını lüzumlu gördü).  Latin harfleri şeklinde, Arap harflerini birbirleriyle birleştirmeksizin, yan yana yazmak usulünü ileri sürdü.  Bunu aklına koydu ve ısrara başladı. Sf. 150  Bu zihniyetle orduya emir verilmişti.  Ayrı harflerle, munfasıl (fasılalı, aralıklı) harflerle yazı yazılacak; bütün askeri muhabere (haberleşme) evrakı;…

  • Bazen Enver Paşa’da mistik bir ruh hali sezerdim.  O âdeta kendisini bazen, bu vatanı kurtarmağa memur edilmiş semavî bir murahhas gibi telâkki ediyor (algılıyor) görünürdü.  Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 97) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünyada her şey bir başka şeye itaat etmek durumundadır.  İnsana değilse, şartlara, kendi karakterine, ama her durumda daha güçlü olana.  Bu yüzden iyilik uğruna daha güçlü olacağız.  …  İsrail kralı, Avrupa’nın kendisine sunduğu tacı başına giydiği zaman, dünyanın atası olacaktır.  Kaçınılmaz olarak kurban etmesi gerekecek olanların sayısı, Yahudi olmayan hükümetlerin büyüklük düşkünlükleri yüzünden yüzyıllar boyu…

  • Gerektiğinde Masonları dahi, kardeşliğin korunmadığı gibi gerekçelerle idam ederiz.  Sadece ölümle cezalandırdıklarımız değil, gerekirse hepsi normal bir hastalıktan ölmüş gibi ölürler.  Sf. 234 İktidar halemiz (acaba “kalemiz” mi demek istedi) mükemmel şöhretini pekiştirmek adına en küçük bir başkaldırıyı dahi zalimce cezalandırmaktan kaçınmayacaktır.  Sf.236 Günümüzde Yahudi olmayanları hâkimleri, tam bir görev anlayışına sahip olmadıkları için, her…

  • Yahudi doğası otokratiktir.  Demokrasi tüm dünya için en uygun yöntemdir, fakat Yahudi, olduğu her yerde şu veya bu şekilde otokrasiyi kullanır.  Demokrasi sadece Yahudi tahrikçilerin baskı altında kaldıkları zaman, eski serbestliklerine kavuşmak için kullandıkları bir sözcükten ibarettir.  Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf.…

  • Avrupa kıtası üç yüz yıldan beri İngiltere’nin siyasi emellerinin egemenliği altına girmiş ve böylece kalmıştır. Sf. 531 İngiltere Fransa’yı karada birinci devlet durumuna getirmişti.  Birleşik Amerika’yı da denizlerde kendisine denk bir devlet olarak kabul etmek zorunda kalmıştı. …  Almanya’nın ittifak kurma imkânları incelenince, yapabileceğimiz şeyin İngiltere’ye yaklaşmak olduğunu çabuk anlarız. Sf. 535 Şu durumda filan…

  • Ne mecliste ne de senatoda hiçbir zaman oy verilmeyecektir.  Bu heyetler çalışma organlarıdır.  …  Karar verme yetkisi ve hakkı yalnız lidere aittir.  Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 383) kitabından birebir alınmıştır.

  • Propaganda, gerekliliği ve zorunluluğu oluşturmadığı için, afişlerde olduğu gibi, çoğunluğun dikkatini çekmelidir, bilimsel bilgi sahibi olanlara ya da bu bilgiyi edinmek isteyenlere seslenmelidir.  Her propaganda halkın anlayacağı biçimde yapılmalıdır ve hitap ettiği toplumda en dar kafalıların bile anlayacağı bir seviyede olmalıdır. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004…

  • Eğer herhangi bir devlet meselesinde bir karar almaya birkaç uzmanın aklı ve bilgisi yeterliyse seçimle gelen beş yüz adama ne gerek var?   İşte meselenin aslı budur.  …  Demokrasinin bu şekli, gizli planlar hazırlayan ve eskiden olduğu gibi aydınlıktan korkan Yahudi ırkının en çok sevdiği duruma düşmüştür. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda…

  • (Yöneticiler) Samanla dolu kafalar arasında, bir değer taşıyan bir kafaya tahammül edemezler ve ona karşı ortak bir kinle saldırıya geçerler.  Bunun sonucu şudur ki, yönetici sınıf gitgide akıl yoksulluğuna düşer. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarih okumak, tarihi olayları doğuran ve gerektiren şeyleri öğrenmek ve araştırmaktır.  Asıl beceri şuradadır; önemli olanı saklamak, ayrıntıları ise unutmak.  Tarih dersinin öğretim ve sınavlarında bunu anlamış bir hocanın öğrencisi olmam, benim genç yaşta ihtilalci olmama neden olmuştur. Sf. 22 …  Alman ırkının kurtuluşu, Avusturya’nın yok olmasına bağlıydı.   Milli duyguyla, bir hanedana bağlılık arasında hiçbir…

  • (Dede Yakup Cemil;) “Ermenilerin Van’daki saldırıları artınca Van Valisi Cevad Bey şehirdeki Türklerin başka illere göç etmelerini emretti.  30 000 Türk göç etmek zorunda kaldı.” Sf. 231 …  “İstanbul’daki Ermeniler yerlerinden edilmemişti.  Şehirde 77.000 Ermeni yaşıyordu ve sadece 3.000’e yakını sürülmüştü.  …  Ruslar, özellikle Ermeni Ortodoksları kışkırtıyordu.  İstanbul’daki Katolik ve Protestan Ermeniler bu kışkırtmalara hiç…

  • (Dede Yakup Cemil anlatıyor;) Bölgedeki bazı görevliler, Teşkilatı Mahsusa’nın Kafkasya sorumlusu Bahaeddin Şakir, Trabzon Valisi Cemal Azmi ve benim hakkımda “Ermenilerin katledilmelerine ve yağmalanmalarına göz yummaktadırlar.” diye İstanbul’a jurnal telgrafları gönderiyorlardı!  Hakkımızda tahkikat açılmasını istiyorlardı. Sf. 211 …  Yeni görev yerim Bitlis’ti.  Alayın kumandanı Afyonkarahisarlı Kel Ali’ydi (Çetinkaya).  … İttihat ve Terakkinin gözü pek fedailerinden…

  • (Dede Yakup Cemil anlatıyor;) “Sadece ben değil, İzmirli Mümtaz, Yenibahçe’li Şükrü, kardeşi Nail, Çerkez Eşref ve kardeşi  Selim Sami gibi Teşkilatı Mahsusa fedailerinin çoğu Çerkez’di.”  (Dipnot; İlginçtir, Türkiye’deki güvenlik güçlerinin (ordu ve polis) kilit noktalarında hala hep Çerkezler vardır.) Sf.198  “Enver Paşa, başkumandan vekili ve Şark Cephesi kumandanı sıfatıyla Sarıkamış etrafında süren harbi bizzat cepheden…

  • (Dede Yakup Cemil;) Osmanlı Devleti 2 Ağustos (1914) günü seferberlik ilan etti. .. 21 yaşından 41 yaşına kadar bütün vatandaşlar silahaltına çağrıldı.  Seferberlikten birkaç gün önce Almanya’nın İstanbul Elçisi Baron Vangenheim ile Sadrazam ve Hariciye Nazırı Said Halim Paşa arasında Osmanlı – Alman ittifakı anlaşması yapılıp imza edildi.  Bazı arkadaşlar savaşa girmeye, hele Almanya’yla ittifak…

  • (Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) 1 Ocak 1914 tarihi itibarıyla “Enver Bey”, Harbiye nazırlığına atanarak resmen “Enver Paşa” oldu. Aynı zamanda Başkomutan vekilliği (başkomutan padişahtı) ve Genelkurmay başkanlığını da eline aldı.  Henüz 34 yaşındaydı.  …  Ordu hiç de genç değildi.  80 yaşında binbaşılar, 62 yaşında üsteğmenler, 58 yaşında teğmenler vardı.  Okuma yazma bilmeyen subaylara ağa denirdi. …