Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • Anarşiden sonra gelen ilk doğal aşama despotizmdir. Alıntı: İktidar – Bertrand Russel, (Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Adler; “Otoriter eğitimin en büyük kusuru.. çocuğa bir iktidar ülküsü aşılaması ona iktidarın ele geçirilmesine bağlı zevkleri göstermesidir.” Sf. 18 Alıntı: İktidar – Bertrand Russel, (Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Madde 1- Tunceli Vilâyetine ordu ile irtibâtı (ilişkisi) baki kalmak ve rütbesinin salahiyetini (yetkisini) haiz bulunmak (sahip olmak) üzere, korkomutan rütbesinde bir zat Vâli ve komutan seçilir. Vâli ve komutan usulü veçhile Milli Müdafaa Vekâletinin muvafakati alınmak şartıyla Dâhiliye Vekilinin inhası (onayı) ve İcra Vekilleri Heyetinin (hükümetin) kararı ile tayin olunur. Bu Vâli ve kumandan…

  • Yönetimi ele alan Milli Birlik Komitesi; “Şeyh Sait’in oğlunun DP yöneticileri tarafından Rus yapısı ciple Doğu illerinde propaganda yaptığı.” Kanısındaydı. Bu haberin gazetede yayınından bir gün sonra aralarında Şeyh Sait’in oğulları Ali Rıza, Gıyasettin, Selahattin ve Ahmet Fırat’ın da bulunduğu 485 ağa gözaltına alınıyordu. Ağalar beş ay Sivas’ta tutulduktan sonra sürgün yerlerine gönderildiler. Alıntı: Kürt…

  • 1960 Yılı 27 Mayısında Demokrat Partiyi devirerek yönetime el koyan ihtilâlciler, “2510 Sayılı İskân Kanunu’na ek 105 Sayılı Kanun’u” kabul ederek aralarında Şeyh Sait’in yakınlarının da bulunduğu “55 Ağa”yı Doğu ve Güneydoğu illerinden Batı Anadolu’ya sürdüler. 55 Ağa operasyonu, 1 Haziran 1960 günü 485 kişinin 3. Ordu Komutanlığı tarafından Sivas’taki bir kampta toplanmasıyla başlamıştı. Bu…

  • Yasa’nın 3. Maddesiyle bu ağaların gayrimenkulleri de kamulaştırılıyordu. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 102, 103) kitabından birebir alınmıştır.

  •   Bu yasa hiç kuşku yok, antidemokratiktir, ancak, topraksız köylüler üzerindeki ağa ve bey baskısını kaldırmayı amaçladığı için devrimci izler taşımaktadır. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2002) Bu yasanın amacı Kürtlerin bir araya toplanmasını engellemek, onları Türklerin içinde eritmek. Bunu da yasanın gerekçesinde zaten açıklamışlar. Bu açıklamada…

  • B) Bu kanunun yayınından önce herhangi bir hüküm veya vesika ile veya örf ve adet ile aşiretlerin şahsiyetlerine ve onlara izafetle reis, bey, ağa ve şeyhlerine ait olarak tanınmış, kayıtlı, kayıtsız bütün gayrimenkuller devlete geçer. Bu kanun hükümlerine ve devletçe tutulan usullere göre bu gayrimenkuller, muhacirlere, mültecilere göçebelere, naklolanlara, topraksız ve az topraklı çiftçilere dağıtılıp…

  • “Ana dili Türkçe olmayan nüfus birikimlerinin men’i ve mevcutlarını dağıtılması ve bu suretle milli birliğin korunması.” Olarak açıklanıyor. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Temmuz 1927 tarihinde çıkartılan “Bazı Eşhasın Şark Mıntıkasından Garp Vilâyetlerine Nakillerine Dair Kanun” ile Diyarbakır ve Ağrı çevresinden 1.400 kişi Batı İllerine sürülmüştü. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rıza’nın kendisine Hânedan adı olarak aldığı “Pehlevî” sözcüğü, eski İran dillerinden birisinin adıdır ve buna İranca’nın atası demek te mümkündür. Rıza, dilin atasını soyadı yaparken, Kemal Paşa milletin atasını ad olarak almıştır. Sf. 51 Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Chomsky ve meslektaşlarına tamamıyla katılıyorum; medya ifade özgürlüğünün önündeki engeldir ve işin kötüsü medya düşünceyi daha oluşum hâlindeyken boğup çarpıtmaktadır. Sf. 315 Profesör Pierre Rosanvallon yaşadığımız çağı “tele demokratik” olarak isimlendiriyor ve temsili parlamenter sistemin çöktüğüne dikkat çektikten sonra … Parlamenter sistemin çözülmesiyle ya da mevcut siyasi sistemin işlevini yerine getirememesiyle doğan boşluğun, medya tarafından…

  • (İlhan Selçuk’un Demirel’i darbelerin demokratlaştırdığını iddia etmesi üzerine;) İlhan, kasaba gitseydi lop lop etlerin darbe indikçe pirzola olduklarını görürdü, ben darbenin bir demokrat – yetiştiren değil, pirzola yapan etkisi olduğunu biliyorum. İlhan Selçuk’un “Demokrat pirzola” ile “demokrat Demirel” düşüncelerini karıştırdığını sanıyorum. Sf. 283 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997…

  • 1932 baharında…  “Şimdilik bırakın da halk siyasetin dışında kalsın… Ülkeyi on yıl ya da on beş yıl ben yönetmeliyim. Ondan sonra belki açıkça konuşmalarına izin verebilirim.” Sf. 237 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.

  • Menemen’e askeri birlikler gönderdi. Askerler binlerce Türk’ü yakaladılar ve alelacele kurulmuş Sıkıyönetim Mahkemesi asilerin elebaşlarından yirmi sekizini Şeyh Mehmet’in Kubilay’ı öldürüşüne denk bir vahşilikle astı. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 236) kitabından birebir alınmıştır.

  • Altı yıldır ülkeyi Halk Fırkası idare ediyordu. Sonuç; Ekonomik ve mali çöküntü nedeni ile tam bir felaketti; Ülkenin gelirlerinden çok daha fazlasını işe yaramaz yollara, gereksiz demiryollarına ve belediye parkları gibi pahalı oyuncaklara harcamışlardı. Kişisel maddi çıkarları için devlet tekelleri yaratmışlardı. Sf. 229, 230 Ve sürekli değişen yasalar yüzünden hiçbir gemi Türk limanlarına uğramaz olmuştu.…

  • Kendi heykellerinin yapılmasını emretti. Ankara’da çıplak modellerle çalışacak karma bir sanat okulu açtı. Batı müziğini yerleştirmek istiyordu. Türklerin Araplardan öğrendikleri genizden gelen, kedi sesine benzeyen yüksek sesten vaz geçilmeliydi. En son çıkan Viyana Valslarını son moda zenci cazını ve fokstrotu ülkeye getirmişti. Sf. 213 Herkesi, bakanları, mebusları ve bürokratları .. baloda dans etmeye mecbur etti.…

  • Ali utanç içindeydi. İsmet’le münakaşa etmişti. Kendisi ve bir arkadaşı için hükümette bir görev istemişti. İsmet ise reddetmiş; bu külhanbeylerden hiç birinin kendi işine karışmasına izin vermeyeceğini açık açık söylemişti. Ali, İsmet’in konuşma tarzına içerlemişti. Mustafa Kemal’e kendisi ortadan kalkacak olursa, İsmet’in derhal onun yerine geçeceğini ima etti. İsmet sağırdı ama bu sözleri açıkça duydu.…

  • Çiftliğin ortasına bir havuz emri; “Marmara Denizi modelinde bir rezervuar yapın.” Diye emretti. “Ve boyutlarının tam olarak doğru olmasına dikkat edin.” Mösyö Yencke emri yerine getirdi. Bu çok büyük paraya mal oldu.” Sf. 215 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Selam” yasaklandı. .. Selam vermek üzere şapkanın baştan çıkarıldıktan sonra ne kadar kaldırılacağı belirlendi. Eski üçlü temennanın yerini tokalaşma aldı. Sf. 210 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 210) kitabından birebir alınmıştır.