Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • Dr. Tevfik Rüşdü Aras o gün yani 11 Kasımda Cumhurbaşkanlığı oylaması yapılmadan önce İsmet İnönü’yü Ankara’daki Pembe Köşk’ünde ziyaret etti, ismet İnönü’yü dalgın buldu. “Başımız sağ olsun Paşa’m, milletçe öksüz kaldık” dedi. Kısa cümlelerle sohbet ettiler, İsmet Paşa, Dr. Tevfik Rüşdü Aras’a soğuktu. Sonra Dr. Aras, oy kullanmak için Meclis’in yolunu tuttu. TBMM çevresindeki olağanüstü…

  • Şükrü Kaya, Nâzım Hikmet’e uyarıda bulundu: “Türkiye büyük bir hızla Mareşal Fevzi Çakmak inisiyatifiyle faşizme doğru kaymaktadır. Ben bütün gücümle bunu önlemeye çalışıyorum. Fakat buna gücüm yetmiyor. Beni devirdikleri anda Türkiye faşizmin kucağına düşecektir. Faşizm geldiği an, benden evvel siz tasfiyeye uğrarsınız. Bu itibarla sosyalistlik-komünistlik propagandasını bırakın.Faşizme karşı mücadelede bana yardımcı olun.” (Abidin Nesimi, Yılların…

  • Enver Paşa; stratejik noktalarda kümelenmiş gayri Türk nüfusun (Rum ve Ermeni azınlıkların) tehcirini planlıyordu. Enver Paşa tabii bunu açıkça söylemekten çekiniyordu. Talat Paşa’nın sözleri üzerine, Kuşçubaşı Eşrefin bölgeye gidip araştırma yapmasını istedi. Kuşçubaşı Eşref, kimliğini gizleyip, Bursa Gemlik’ten başlayarak, Ayvalık, Edremit, İzmir, Urla, Aydın, Akhisar, Manisa ve Uşak’a kadar tüm bölgeyi gezdi. Bir de rapor…

  • Yakub Cemil, İzmitli Mümtaz, Mustafa Necib, Sapancalı Hakkı, ile Silahçı Tahsin, Eyüb, Yenibahçeli Şükrü ve Nail kardeşler, Filibeli Hilmi ve Samuel İsrael gibi fedailer silahlarını kuşanıp Babıâli’ye doğru yürümeye başladılar.       Binbaşı Enver, beyaz bir atın üstündeydi… Halk merakla ittihatçılara bakıyordu. Bir köşede Ömer Naci, diğer köşede Ömer Seyfeddin halkın desteğini almak için heyecanlı konuşmalar yapıyorlardı:…

  • Örneğin Celal Bayar, 10 Aralık 1936 tarihli “Yüksek Başvekâ­lete” başlıklı raporunda şöyle der: “Doğu illeri bizim rejimimize gelinceye kadar kati bir tarzda hâkimiyetimiz altına girmemiştir. Geçmiş hükümetler, halk üzerindeki hâkimiyetlerini ağalar ve şeyhler vasıtasıyla yürütmek istemişlerdir. Ağalar ve Şeyhler soyduklarının bir kısmını hükümet erkânına vermek suretiyle müşterek idarei maslahat (vaziyeti idare etme) devri yaşanmıştır. Şark’ta…

  • Fazilet Partisi Milletvekili Nazlı Ilıcak’ın soru önergesi; “Nisan 1998 tarihli ve dönemin Genelkurmay ikinci başkanı Çe­vik Bir’in olurunu taşıyan ‘Andıç’ başlıklı yazıda, PKK’lı terörist Şemdin Sakık’ın yakalanıp ifadesine başvurulmasından istifade edilerek, ‘bazı gazetecilerin kamuoyunda saygınlığının azaltılması, itibarının düşürülmesi, terör örgütüne destek sağladıkları iddiala­rıyla aleyhlerine kamuoyu oluşturulması’ talimatı verilmiştir. Can Ataklı Öküz dergisine verdiği beyanatta (Ekim…

  • Kürtçenin Cumhuriyet döneminde ilk kez yasaklanması, 1925 yılında kabul edilen ve uzun yıllar gizli tutulan Şark Islahat Planı uyarınca gerçekleşiyor. Planın 41. maddesi şöyle: “Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Ho­zat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişgezek, Ova­cık, Hısnımansur (Adıyaman), Besni, Arga (Arguvan olmalı), Hekimhan, Birecik, Çermik vilayet ve kaza merkezlerinde, hükümet ve…

  • Tarık Ziya Ekinci Anlatıyor; “Ömer, babamın amcasının oğlu, Şeyh Said İsyanından Lice’de devletin ilk idam ettiği kişi… O yıllar, 1924-1925. Lice’de Şapka İnkılabının sonrası. Şapka satan tek dükkân var Lice’de: Hikmet Çetin’in amcası Tahir… Ucuza getirip bayağı pahalıya satıyorlar. Ömer de tel çekiyor Ankara’ya, Mustafa Kemal’e: ‘Sıkıyönetim komutanı falan zatla şapka ticareti yapıyorlar; elli kuruşa…

  • Tarık Ziya Bey: “Hayal meyal hatırlıyorum. O zamanlar Lice dağın eteklerine uzanırdı. Tepeye kadar teras teras. Bizim mahallede bir cami vardı. Jandarma mitralyözlerini caminin toprak damının üstüne kurmuştu. O mitralyözlerin güneş altında nasıl parıl parıl parladığı gözümün önüne gelebiliyor hâlâ…” Çocukluk hatırası olarak silah… Devam ediyor Tarık Ziya Bey: “Hafızama kazınmış bir başka şey var.…

  • Tarık Ziya Ekinci 1925’te Lice’de doğmuş. 1925 yılında çıkan ve Kürtçeyi yasaklayan Şark Islahat Planı’nın 41. maddesinde Doğu ve Güneydoğu illeri tek tek sayıldıktan sonra şöyle denmiş: “Hükümet ve belediye dairelerinde ve diğer kuruluşlarda, okul­larda, çarşı ve pazarlarda Türkçe’den başka dil kullananlar, hükü­met ve belediyenin emirlerine aykırı davranmakla suçlanacak ve cezalandırılacaktır.” Tarık Ziya Bey anlatıyor:…

  • Adı; Saliha Şener Altmış bir yaşında. Diyarbakır’da yaşıyor. Yerel seçimler öncesi, 20 Mart 1989’da bir SHP mitinginde ko­nuştu. “Gelin millet oyunuzu SHP’ye verin, zamlara ‘hayır’ demek için oyunuzu SHP’ye verin!’ dedi. Ama konuşmasını Kürtçe yap­tı, çünkü Türkçe bilmiyordu. Bu yüzden 1 yıl hapis cezasına çarp­tırıldı. Diyarbakır’da mahkemenin verdiği karar özeti şöyleydi: “Belediye önünde SHP’nin düzenlediği…

  • Felat Cemiloğlu anlatıyor; “Sonra­dan, mahkûmlardan sorumlu güvenlik amirinin Yüzbaşı Esat Oktay Yıldıran olduğunu, Birol Binbaşının güvenlikle alakası olma­dığını öğrendik. Asayişle ilgili her hususta olduğu gibi, diğer hu­suslarda da hep Yüzbaşı Esat Oktay Yıldıran’dı tutukluların muha­tabı. Ve yüzbaşı kendi deyimiyle ‘5 No’lunun Allah’ıydı.” Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 22)…

  • Düşüncelerini kafa tutarak, emirler vererek ortaya koyanlar akıldan yana güçsüz olduklarını belli ediyorlar. Sf. 188 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu konuşmanın üstünden birkaç gün geçmeden, 3 Ağustos I960’da çıkarılan 42 numaralı kanunla, 235 General ve ertesi gün de en çokları yüksek rütbeli olmak üzere 5.000 kadar subay, birden emekliye sevk edildiler. Bu iş, Millî Birlik Komitesinin 26 ağustos gecesi ve emeklilik kanununda yapılan bir tadil teklifi ile tezgâhlanmıştı. Orduda yapılan bu geniş tasfiyeden sonra,…

  • Ama Bilim Heyetinin bu arada en önemli çalışma eseri «Anayasa Komisyonunun Raporu» başlığını taşıyan, çok dikkati çekici ve darbeyi, hukuk açısından da doğrulayan, meşru kılan, önemli bir Belge’nin tanzimi ve yayınlanması oldu. Bu Belge, 28 Mayıs 1960 tarihini ve Bilim Heyetinin bütün üyelerinin imzalarını taşır. Bu belge bir dayanaktır ki, ona İhtilâlin Berat’ı veya meşruluğunun…

  • Hâlbuki yakın tarihimizde bütün siyasî müdahaleler ordudan gelmiştir. 1876’da Sultan Aziz’in tahttan indirilmesi olayın­dan beri bu gelenek, Prensip gücünde bir şekle dayanmaktadır. Bu prensip, Türkiye’de ordunun, siyaset dışı olduğu ve buna her iktid­arın, ehemmiyetle dikkat etmesi esasıdır. Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aynı ay içinde, 27 Aralık’ta, başka bir tedbir ortaya atıldı. İktidar, yeni bir İçtüzük getiriyordu. Daha ilk bakışta görünüyordu ki bu içtüzük, Muhalefetin Meclis denetimini kısıtlayıcı hükümler taşımaktadır. Meselâ sözlü sorulara Bakanlar, artık cevap vermek zorunluğunda olmayacaklardı. Muhalefet Milletvekillerini hedef tutan bir ye­ni usul olarak da kürsüde konuşulan sözlerden beğenilmeyenler, tu­tanaklardan çıkarılabilecekti. Böylece Muhalefet direnişlerinin…

  • Meselâ tekrara hacet olmamakla beraber, başka partiye oy verildi diye Kırşehir vilâyetinin kaza haline getirilişi, daha sonra İnönü oy topluyor diye Malatya Vilâyetinin parçalanışı, bu arada sayılabilir. 12 Haziran 1957’de Kırşehir ilçesi, yeniden Vilâyet haline getirildi. Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 254) kitabından birebir alınmıştır.

  • İşte bu Kıbrıs davasına bağlanacaktır ki, 6 Eylül 1955’te, o güne kadar pek de adı duyulmayan “İs­tanbul Ekspres” gazetesi, Selanik’te Atatürk’ün doğduğu eve bir bomba atıldığı haberini heyecan uyarıcı manşetlerle yaydı. Evet, bu evin bahçesinde bir bomba patlamış, eve zararı dokunmamıştı. Bu olayın gerçek yönü ise, hiç bir zaman aydınlanamadı. Hatta Binadaki Türk Bekçi ile…

  • Darbenin gerekli olmadığı zamanda seçim yapılıyor. Seçimin yetmediği dönemde darbe geliyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 96) kitabından birebir alınmıştır.