Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Faşizm, Despotizm
-
Cahid, asıl soyadı “Üçok” olmakla, Profesör Coşkun Üçok vasıtasıyla büyük martirimiz (şehidimiz) Profesör Bahriye Üçok ile akraba idi ve Antalya’da, mübadeleden çok zengin bir ailenin henüz teen- age’inde (genç) pek güzel bir kızıydı. Paşa Hazretleri’nin Antalya’yı şereflendirdikleri zaman, üç teen-ager (genç) kız olup Afet ile dördü buldular, Afet de ol zamanda teen-age’indeydi, henüz profesör olmaktan…
-
Kemal Bey’de protokol ve şatafat merakı son derece aşikâr idi; Sofya’ya ataşemiliter derecesinde tayin edildiğinde en lüks otelde kalması ve Cemal Paşa’dan hayranlık dolu mektup ile para istemesi calib-i dikkattir. Aynı şekilde Mütareke’de İstanbul’a geldiğinde Pera Palas’ta ikamet etmesini de izah hayli müşkil olmalıdır; o tarihte Dersaadet’te Pera’dan daha pahalı ve mutena bir otel olmadığını…
-
Otuzlu yıllarda gülen hiçbir resmine rastlamıyoruz. Kemal Paşa’nın pek çok sırrını görünmez mürekkeple yazmaktan geri kalmamış olan Falih Rıfkı, her okuyuşta satırların arasına sıkıştırdığı bir sırrı daha buluyoruz, Paşa Hazretleri’nin kurulu Cumhuriyet’e artık çok uzaktan baktığını da not ediyordu. Paşa, müstağni (doygun, gönlü tok) idi ve heyecan duymuyordu; bunu da, öğreniyoruz. Sf. 60 Güneş dil…
-
Yüksek ücretle sanayileşme süreci bu sanayileşmeyi gerçekleştirinceye kadar dışa kapanmayı gerektiriyor ve bu yöntemle kendini besleyen hızlı bir sanayileşme, daha özgürlükçü bir ortamı da beraberinde getiriyor. İhracata yönelik sanayileşme ise daha çok askerî diktatörlüklerle bir arada gidiyor… Tabiatıyla yüksek ücretle, hızla sanayileşme sürecinin başlangıcında otarşi demek istemiyorum ama bir ölçüde dışa, uluslararası rekabete kapanmanız gerek.…
-
Belleği silme yalnızca propaganda işi değil. Bir tezi yazabilirim: En iyi bellek silici; işsizlik ve ölümdür. Hitler’in yükselişini işsizliğin ve siyasi cinayetlerin bir sonucu olarak düşünmek mümkündür; Sf. 31 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.
-
Calvi’nin Mason Locaları (P-2) ve mafya ile olan bağlantıları gün gibi ortada… Calvi’nin 10 milyar dolar olarak tahmin ettiği Vatikan’ın, bankasında yatan para, Kilise’nin diğer bankalardaki serveti yanında ancak devede kulak kalırdı. 17 Haziran 1982’de Roberto Calvi’nin cansız bedeni Londra’da Karakeşiş Köprüsü’nün altındaki bir ağacın dalına asılmış olarak bulundu. Sf. 191, 192 Calvi’nin öldürüldüğü yer…
-
Ustachi’nin katliam bilançosu tüyler ürperticiydi. 1941 ve 1945 yılları arasında 500 binden fazla Ortodoks Sırp, 80 bin Yahudi ve 30 bin Çingene, Bağımsız Hırvatistan Devleti’nde katledilmişti. Bu vahşet yirminci yüzyılın kayıtlara geçen en büyük katliamıydı. Vatikan’da birkaç kişi Hırvatistan’da uygulanan bu politikanın hiçbir sonuç getirmeyeceğine inanıyordu. Sf. 81, 82 Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve…
-
Başpiskopos Stepinac da Vatikan’a düzenli aralıklarla rapor gönderiyordu. 8 Mayıs 1944 tarihli resmi bir belgede başpiskopos o güne dek, “244 bin Ortodoks Sırp’ın” zorla “Tanrı’nın Kilisesi’nin bünyesine girmeyi kabul ettiğini papaya büyük bir sevinçle bildiriyordu. Sf. 79 Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç: Handan Eğlence, (Güncel Yayıncılık, 2.…
-
Çok iyi eğitim almış Katolikler de bu işin içindeydi, örneğin Herzogovina, Siroki Brijig’deki Franciscan Koleji’ne atanan ünlü hukuk öğretmeni Peter Brzica bunlardan biriydi. 29 Ağustos 1942 gecesi Jesenovie’deki toplama kampında yeni gelen mahkûmlara yer açmak için toplu katliam yapılması emredildi. Peter Brzica ve arkadaşları aralarında bir yarışma düzenlediler. Belirlenen zaman diliminde en fazla kurbanı katleden…
-
Yapılan zulmün bir başka türü olarak, Ustachi askerleri baltalarla parçalamadan önce 331 Sırp’ı kendi mezarlarını kazmaya zorlamıştı. Bir Ortodoks papazına, oğlu gözlerinin önünde parçalanırken, ölüm duası yapması emredilmiş; ardından papaza akıllara durgunluk veren bir işkence yapılmıştı. Askerler papazın sakalı yüzünden ve saçlarını da kafa derisinden soyup, gözlerini oyarak onu o şekilde canlı bırakmışlardı. Ustachi askerleri,…
-
Bütün toplu taşıma araçlarının üzerinde ve parkların girişinde, “Sırplar, Yahudiler, Çingeneler ve köpekler giremez!” yazısı yer alıyordu. Ancak bu tür uygulamalar Yeni Hırvatistan rüyasının gerçekleşmesi için yeterli değildi. “İstenmeyenler” in hepsinin toplu bir şekilde katledilmesine karar verildi. Hint-Avrupa kökeninden gelmeyen ya da Roma Katolik Kilisesi’nin üyesi olmayan herkes “istenmeyenler” listesindeydi. 2 Haziran 1941’de Adalet Bakanı…
-
Birlikte yaşadığı Dona Rachele ile Kilise’de evlendi. Yortu günlerine ve dini törenlere katılmaya başladı. Çocuklarını vaftiz ettirdi ve Tanrı’dan korkan bir ebeveyn olarak “şeytana ve tüm şeytani işlere karşı olacağına” yemin etti. Dindarlığını başka yollarla da göstermek için çocuk yapmayan çiftlere vergi zorunluluğu getirdi, zinayı şiddetle yasakladı, frengiye yakalananları cezalandırdı. Ayrıca mayo ve mini etek…
-
16 Ekim 1922’de Mussolini 40 bin yandaşıyla birlikte Roma sokaklarında yürüdü. 100 binden fazla vatandaş faşizme olan desteklerini göstermek için sokakları doldurdu. İtalya’nın kral vekili olan eski Kral Emmanuel, bu manzara karşısında o kadar korkmuştu ki faşistlere hemen yeni bir hükümet kurma sözü verdi. Bir gece sonra Mussolini içişleriyle ilgili tüm bakanlıkları ele geçirdi. Dışişleri,…
-
Mussolini, Kilise’ye bağlı dindar bir adam değildi. Dindar olması şöyle dursun, 1910 yılında Tanrı Yoktur adlı kışkırtıcı bir kitapçık yayınlamış ve Kardinalin Metresi adında bir de roman yazmıştı. Bu da yetmiyormuş gibi geleneksel Katolik değerlerini aşağılamak için eski bir Marksist olan Dona Rachele ile evlenmeden birlikte yaşamaya başlamış ve bu ilişkiden birkaç çocuğu olmuştu. Mussolini…
-
ABD Başkanı George Washington 17 Eylül 1796 tarihinde siyasî hayattan çekilirken yaptığı veda konuşmasında bakın neler diyordu: “Belirli bir millete sevdayla bağlanmaktan kaçınınız. Başka bir ülkeye nefret yahut sevgi duyguları beslemeyi âdet edinen milletler köleleşirler, kendi görev ve çıkarlarını unuturlar. Zira bir millet ortaklık hayaline kapılarak başka bir millete bağlandı mı, bu İkincisinin kavgalarına boşu…
-
“Mustafa Kemal Paşa, düğünler, dernekler kuracağı, şereflendireceği Antalya’ya küsmüştü. Çünkü Milli Emniyet görevlileri Antalya’da dönen dedikoduları ona anlatmışlardı. Güya Mustafa Kemal Paşa, Antalya’nın üç güzel kızını, Cahit’i, Konya güzelini, bir de Afife’yi alıp götürecekmiş. Sf. 291 Gazi bir an durdu; ‘Efendiler’ dedi ‘Bu kız olsa olsa ancak benim öz kızım olabilirdi.’ Dedi.” Sf. 293 Alıntı;…
-
Gazi’nin kızlarının hiçbirini sevmediğimi biliyorum. Öğrenci arkadaşlarını da sevmezlerdi; bu bir dönemdir. O zamanlar Cahit Üçok’un anıları yoktu, şimdi, rahatsızlığımızın nedenlerinden birisini bulmuş haldeyiz. Bir yerde şunları, yazıyordu: “Antalya’da henüz 14-15 yaşlarında bir kızken Gazi Mustafa Kemal Paşa ile sekiz saat konuşmuş, onunla dans etmiş,., manevi evladı Afet Hanım’a arkadaşlık etmiştim. Hoş olmayan, dedikodular sonucunda,…