Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • Haydarabad’daki bir konuşmadan sonra, bazı arkadaşlar beni arabayla havaalanına götürüyorlardı. Üç kilometre kadar yolumuz kalmışken trafik tamamen durdu. Yolun her bir karışı bisikletler, rikşalar, kağnılar, arabalar vs. ile kaplıydı. İnsanlar oldukça sessizdi; kimse mesele çıkarmıyordu. Sf. 367 Anayol neden kapalıydı? Yolun kenarında VVIP yazan tabelalar vardı, Çok Çok Önemli Kişi anlamına geldiğini söylediler. Bir VVIP,…

  • Leninizm’in solun değerleriyle hiçbir ilgisi yok, hatta onlara kökten karşı. Anton Pennekoek, Paul Mattick ve Kari Korsch gibi ana akım sol Marksistler bunu zamanında fark etmişlerdi. Troçki bile Leninistlerin diktatörlük yönetimine döneceğini, kendisi onlara katılmaya karar vermeden önce, tahmin etmişti. Rosa Luxemburg da aynı konularda uyarıda bulundu (az çok dostça bir şekilde yaptı bunu, çünkü…

  • İnsanlar yeterince sindirilirse, halk örgütleri yeterince tahrip edilirse, insanlara ya eli silahlıların hükmünü kabul edecekleri ya da dinmeyen bir ıstırap içinde yaşayıp ölecekleri kafalarına vurularak belletilirse, yaptığınız seçimler istediğiniz gibi sonuçlanacaktır. Herkes de buna alkış tutacaktır. Sf. 247 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp…

  • Bu konuda Adam Smith’le aynı fikirdeyim, eşitliğe bir yönelim görmek istiyoruz. Sadece fırsat eşitliği değil, gerçek eşitlik: Kişinin, varoluşunun her aşamasında bilgiye erişme ve o bilgiye dayanarak kararlar alma kabiliyeti. O halde demokratik bir iletişim sistemi, büyük ölçüde halk katılımı içerecek ve hem kamu çıkarlarını hem de hakikat, dürüstlük ve keşfetme gibi gerçek değerleri yansıtacaktır.…

  • Güney Kore’nin öyle bir derdi yok, sermaye kaçışı için idam cezası var. Aklı başında her planlamacı gibi kaynak ayırmak için piyasa sistemlerini kullanıyorlar, fakat bunu planlanmış merkezi yönetime çok bağlı olarak yapıyorlar. Sf. 115 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz…

  • Her türlü iktidar sistemi, faşist bir diktatörlük bile, halk muhalefetine duyarlıdır. Sf. 102 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • İki süper güç de kendi birincil düşmanını -kendi halkını- diğerinin işlediği (oldukça gerçek) suçlarla korkutarak kontrol altında tutuyordu. O halde soğuk savaş, birçok önemli bakımdan, Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasında bir çeşit örtük anlaşmaydı ve bu anlaşmayla ABD, Üçüncü Dünya’ya karşı savaşlarını yürütürken Avrupa’daki müttefiklerini idare ediyor, aynı anda Sovyet yöneticiler de kendi…

  • Doğru komutanlarla iyi ilişkiler sürdürürseniz, onlar da sizin için hükümeti devirirler. Sf.41 Kennedy yönetimi sırasında, ABD kontrolündeki Latin Amerikalı askeri güçlerin görevi “yarımküresel savunma”dan “iç güvenlik”e, yani kendi halkına karşı savaşa, kaydırıldı. Bu hayati önem taşıyan karar, 1961’den 1966’ya kadarki kontrgerilla planlamasından sorumlu Charles Maechling’in geçmişe dönük hükmüne göre, “Heinrich Himmler’in imha mangalarının usulü”nde gerçekleşen…

  •  Bu tarımsal ihracata dayanan kalkınma modeli genellikle bir “ekonomik mucize” yaratır. Şöyle ki, nüfusun çoğu aç kalırken gayri safi milli hâsıla yükselir. Bu tür politikalar izlendiğinde kaçınılmaz olarak halk tepkisi doğar, o da yıldırma ve işkenceyle bastırılır. Sf. 40 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi,…

  • Orwell’in örneklerinden bazılarını alırsak, bir halkı şiddet ve terörle kontrol altına almaya çalışıyorsan, bunun adı “barışı ve huzuru” sağlamadır. Sf. 301 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.

  • Irksal ayrımcı rejim tarafından hapisteyken öldürülen Güney Afrikalı aktivist Steve Biko bir keresinde demişti ki: “Zalimin en büyük potansiyel silahı, mazlumun zihnidir.” Sf. 238, 239 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 238, 239) kitabından birebir alınmıştır.

  • Benim bildiğim her vakaya baktığınızda, o vaka gösterilen nedenden oldukça farklı bir nedene dayanmaktadır. Devletler ahlaki aygıtlar değildir. Her zaman insani amaçları öne sürmelerine rağmen hiçbir devlet insani amaç için kuvvete başvurmaz. Belki de bazı otantik ve yerel vakalar vardır. Sf. 237 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit…

  • Nazi Almanya’sından konuşursak, onların Propaganda Bakanı Joseph Goebbels bir keresinde şunu demişti: “Bir karenin hakikatte bir daire olduğunu ispat etmek, yeterli tekrar ve halkın psikolojisini anlayarak hareket etmek koşuluyla, imkânsız değildir. Bunlar yalnızca sözcüklerdir ve sözcükler biçim değiştirmiş bir halde fikirlerle giydirilene kadar bir kalıba sokulabilirler.” Bu fikri nereden aldığını hatırlamak önemlidir. İnsani müdahaleye geri…

  • Bunlar 1999’un ilk yarısında oldu. Peki, ne oldu? Acımasız kıyımlar devam etti. Referandum 30 Ağustos’ta geldi çattı. Herkesi -bu arada beni de- şaşırtan bir sürprizle ve insanı büyüleyen bir cesaret gösterisiyle, acımasızlıklara, yok etmelere ve cinayetlere, elbette ki etnik temizliğe rağmen, hakikaten bütün nüfus oy verme noktalarına gitti. Oy verenlerin yüzde sekseni bağımsızlık için oy…

  • Nikaragua’daki Somoza iktidarı hakkında Roosevelt’e atfedilen bir yorum vardı.          “O belki de bir orospu çocuğu olabilir, ama o bizim orospu çocuğumuzdur.” Bu yanlış biçimde atfedilmiştir, ama doğru fikirdir. Sf. 216 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf.…

  • 1937 yılında, Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa Bölümü şu pozisyonu takındı: Faşizm “başarmak zorunda” yoksa “hayal kırıklığına uğramış kitleler, onlardan önceki Rusya Devrimi’nde olduğu gibi… tatminsiz olan orta sınıfların katılmasıyla sola kayacaklardı.” Sf. 214 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014…

  • Kework Gregoryan (Mehmet Balcı) Anlatıyor; “Giderken at arabasında, bir su gördüm ben. Göl gibi… Nasılsa çocuğum ya, suyu görünce babama, “baba” dedim. Ermenice ama “Ne büyük bir deniz!” dedim. Arabacı anladı onu. “Bir daha böyle konuşma!” dedi. “Bu dili” dedi. “Dilini keserler.” O günden sonra… Bak yazacaksın… O günden sonra Ermeniceyi unuttuk biz. Ya!”  Sf.…

  • Kework Gregoryan (Mehmet Balcı) Anlatıyor; Amcam on beş sene Amerika’da kalıyor. Geliyor sonra Marsilya’da beş sene de orada otelcilik yapıyor. Geliyor tekrar Elazığ’a… Elazığ’ı bilir misin, bilmem. Xulvank var orada (Xulvank manastırının olduğu yer; Şahinkaya köyü-y.n.). Xulvank’in yarısını bir Türk’le beraber satın alıyorlar. Kavaklık, bilmem neler. Sf. 256 Tapu Müdürü: “Oğlum Ermeni malı diye bir…

  • Kework Gregoryan (Mehmet Balcı) Anlatıyor; Türkiye’de o anda “Ermeni malı” diye bir şey yoktur. Ermeni malı olan mallar… Yani o yasaklanmıştır. Ermeni malı yoktur. Affedersin yani derlerdi ki, “Bir Ermeni ata binemez” Ya! Yani sen Kürt’sün ya da Türk’sün ata binebilirsin ama bir Ermeni binemez. O kadar aşağılık görüyorlardı Ermenileri o zamanlar. Sf. 256    Alıntı;…

  • M. Kirmitçiyan anlatıyor; “Sana söz veriyorum, memleketteki mülklerimizi satalım, tüm ayrıntılarıyla konuşacağım. Bırak konuşmayı, haykıracağım. Sen de yayınla, dünya duysun. Korkuyoruz, korkuyorum. Bak, Paris’te bile evin kapısına gerçek adımı yazmadım, biliyor musun? Korkudan, insan kaçacak yer arıyor…” Sf. 147 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları,  1. Basım, Şubat 2016…