Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Fatih Sultan Mehmet

  • Bu tabloyu tamamlayan bilgiyi ise Franz Babinger Fatih Sultan Mehmed ve Zamanı kitabında aktarıyor. Babinger, II. Murad zamanına gelindiğinde artık devlette yerel, eski Anadolu ailelerinin oğullarına verecek pek az mevki kaldığını; hükümetteki ve ordudaki bütün mevkilerin Sırbistan’dan, Arnavutluk’tan, Yunanistan’dan gelmiş eski Hıristiyanlarca doldurulduğunu yazıyordu. Sf. 233, 234 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz…

  • Bizans’ın son imparatoru XI. Constantinus’un müteveffa ağabeyinin üç oğlu da fethin hemen ardından Fatih tarafından saray hizmetine alınıyorlardı. Şehrin düşmesinden 17 sene sonra, 1470 yılında bu oğullardan biri, Osmanlı donanması amirali ve Gelibolu vilayeti Sancak Beyi Mesih Paşa olarak, İngilizcesiyle christ ya da messiah ismiyle, saray duvarlarının dışına çıkacaktı. 1482 yılında bu yeni Osmanlı paşası…

  • Roma Ortaçağ’da hem Balkanlar, hem de Doğu için bir modeldi. Tam da bu nedenle zaptı bir tür modeli ele geçirme ve modelin yerini alma anlamına geliyordu. Roma İmparatoru olmanın yolu ise İstanbul’u almaktan geçiyordu; bu bakış açısıyla zapt edilmek isteneni “Roma’nın tüm bir tarihi ve unvanları” olarak düşünebiliriz. Nitekim Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u fethettiğinde sadece…

  • Balkan ülkelerinden pek mühim bir tarihçi olan Iorga, bunun tam tersini yazıyor, Fatih dâhil o zamana kadar bütün Atamanlı sultanları, fetihlerde din motifini hiç kullanmadılar. Fatih Mehmet, Trabzon asillerinin hiçbirisini, zorlamak bir yana, hiçbirisine din değiştirmeyi telkin bile etmedi. Hepsinden Hıristiyan olarak yararlandığını biliyoruz. Sf. 450 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1.…

  • Bayezid, babası Mehmet Fatih’in dinsiz ve imansız olduğunu yaymasının ötesinde, Mehmet’in Bellini’ye yaptırdığı resimlerin tamamını ya yırttırmış ya da pazarda sattırmıştı, resim yapılmasını da dinsizlik saydığını düşünmek durumundayız. Sf. 435 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 435) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doktor Fisher, bu çalışmasında, daha çok Dalezze’ye dayanarak, İkinci Bayezid’in, “babam Peygamber Muhammet’e inanmazdı ve as­lında hiçbir inancı yoktu” dediğini haber vermektedir. Sf. 430 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 430) kitabından birebir alınmıştır.

  • Buradan, Atamanlıların “dini var, imanı yok” hallerini tekrar bulmuş oluyoruz. Dinleri, dillerindedir. Bir dinler federasyonu içindedirler ve bir din kurmayı deniyorlar. Dinleri önemsemeyen yeni bir kavme yol açıyorlar. Sf. 420, 421 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 420, 421) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kritovoulos, Mehmet’in askerlerinin, öldürerek korkuttuklarını ve doğrayarak terörize edip köleleştirmek istediklerini anlatıyordu. Mehmet’in bu yoluna “Cengiz Usulü” diyorum. Korkuyu silah yapmıştır. Sf. 410 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 410) kitabından birebir alınmıştır.

  • Konstantin’in Mehmet’e şu cevabı geldi: “Kent’i teslim etmek ne benim iktidarımdadır ne de buna buradaki herhangi bir kimsenin gücü yeter. Hepimiz kendimizi ölüme hazırladık ve bundan da üzüntü duymayacağız.” Kent’ini ve halkını seven bir onurlu yönetici davranışı ile karşı karşıyayız. 29 Mayıs yaklaşırken surların içinden en çok “Kirye Elison” sesleri yükseliyordu; İstanbullular “Tanrım, bize acı”…

  • Fakat Mehmet, heyecanlarına daha çok basınç uygulamak istiyordu ve kendisini çok heyecanlandıran noktaya gelmişti: “Sonra oğlan çocuklarına da sahip olacaksınız; çok sayıda, çok güzel ve asil ailelerin oğlanları sizin olacak.” Sf. 391, 392 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 391, 392) kitabından birebir alınmıştır.

  • İkinci Mehmet, yine askerlerinin moralsizlikle savaştan dönmek istedikleri bir zamanda, adamlarının birisinin aracılığıyla, Eyüp’ün mezarını buluvermişti. Bugün “Eyüp Sultan” olarak bilinen yer, İkinci Mehmet’in uydurmasıdır; Mehmet, askerlerin batıl inançlarından yararlanmaya çalışırken, Hazret-i Eyüp’ü bulmuştu. Bir icattır. Sf. 392 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 392) kitabından birebir…

  • Türklerin İstanbul’a girdiğini ve katliamın başladığını görünce, “Beni öldürecek bir Hıristiyan yok mu?” diye haykırarak ağladığı rivayet ediliyor. Kim ve nasıl öldürdü, bilmiyoruz, iki yeniçeri daha sonra Konstantin’i öldürdüklerini iddia ederek bahşiş almak istemişlerdi, verdiler. Sf. 370, 371 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 341 ile 343…

  • Fatih’in zamanında yazdığı ve Fatih’e sunduğu kitabında açıkça, Fatih’ten çok daha önemsiz kimselerin daha iyi bilinmelerine ve daha ünlü olmalarına razı olamayacağını belirtiyordu ve Mehmet’i, “Makedonya’lı İskender’den hiçbir zaman aşağı olmayan” bir lider olarak tanımlamıştı. “Gerçekten de Sen, eylemle sözü ve akıl ile görkemi birleştiren krallar içinde bir tanesin veya herhalde pek azından birisisin; çünkü…

  • “Son derece önemsiz bir adım, Seni, en büyük, en güçlü, yaşayan ölümlülerin en meşhuru yapabilir. Nedir diye soruyorsun? Anlamak zor değil; bulmak için uzağa gitmeye gerek yok. Her yerde bulunabilir: Vaftiz olmak, Hıristiyanlığa dönmek ve İncil inancını kabul etmek için, biraz su, aqme pauxillum. Bir kez bunu yapınca, yeryüzünde şöhrette Seni geçecek, güçte Sana eşit…

  • Papa İkinci Pius, Mehmet’i vaftiz etmeyi planlıyordu, Mehmet’e teklif edilen Hristiyanlıktır. Sf. 319 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bayezid Partisi, orduya tümüyle egemen görünüyor. Fatih zehirlenir zehirlenmez, ordu, İstanbul’a hâkim oluyor. Yağma da var. Ordu, Fatih’ten nefret etmektedir. Fethettiği kentte, Fatih’in cesedini kokuttular. Baltacı Kasım, Fatih’in kokan cesedinin iç organlarını temizleyerek kokuyu önlemeye çalışmıştı. Dokuz gün Fatih’in cesedine yaklaşmadılar. Fethettiği kentte, Fatih’in ölüsüne, mum yakmayı unuttular. Fatih’i karanlığa bıraktılar. Sf. 230 Alıntı; Atamanoğlu…

  • Fatih, Konstantinapol’ü fethetmemiş olsaydı da yine Fatih’tir. Kapısında ölüm beklerken hülya kurabiliyordu. Osmanlı düzeninin doruğudur ve belki de Osmanlı bu dorukta bitmiştir. Sf. 18 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi  1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hepsi, sultanları “çok güçlü” çizerler. En güçlüleri dahi, bir anlamda, zavallıdır; Mehmet, sadrazamı Çandarlı Halil’in Bizans’ın casusu olduğunu biliyordu, dokunamamıştır ve kinini içine attığı kesindir. Güçleri anlıktır. Mehmet’i de tahta bir çıkardılar ve bir indirdiler. Çeliğe su verdiler. Oğlu Bayezid, babasının katili idi, kendi oğlu Selim’in verdiği zehirle öldü. Bayezid bir zehirleme uzmanı idi, zehirlendi.…

  • Fatih Sultan Mehmed Han, denizler gibi askerle karadan ve denizden Trabzon’u kuşatıp, 865 tarihinde ve yetmiş gün kuşatmadan sonra Rumların elinden aldı. Su ve havasının güzelliğinden hazzederek, adına «Tarb-ı Etzun» dedi. Doğrusu, eğlence yeridir. Bir adı da Batumzir (Aşağı Batum)’dur. Bir adı Lezki şehridir. Bazıları Tarb-ı Efsun derler. Amma halk Trabzon der. Fetihten sonra, Mehmed…

  • Ebu’l-feth Mehmed Hân tabiatı seven büyük bir padişahtı. Bir gün bütün hekimleri toplayıp, onlara, «Acaba İstanbul’un en güzel suyu hangisidir?» diye sordu. Onlar da, Eski Saray’da bulunan Şem’un pınarının suyunun lezzetli, hafif ve hoş bir su olduğunu söylediler. Diğer pınarların sularını da beşer miskal ağırlıktaki pamuklarla birlikte tarttılar, sonra pamukları ölçülmüş sulara batırıp güneşte kuruttular.…