Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Fatih Sultan Mehmet

  • Sonra Anadolu ve Rumeli’deki vilâyetlerde bulunan vezirlere emirler gönderilip her vilâyetten İstanbul’a adamlar getirtildi. Üsküp halkını Üsküplü Mahallesi’ne, Yenişehir halkını Yenimahalle’ye, Mora Rumlarını Fener kapısına, Selânik Yahudilerinden elli grubunu Tekfur Sarayı ve Şehidler kapısına yerleştirdiler. Bu sebeple buraya «Cufut Kapısı» derler. Anadolu tarafından getirilen Aksaraylıları Aksaray mahallesine, Akkâ, Gazze ve Remle’den gelenleri Tahtakale’ye, Balat şehrinden…

  • Ziyâfetten sonra bütün asker sınıflarının ağaları kâtipleri ve padişahın üç defterdârı toplandılar. Daha önce deniz savaşında alınan Fransa Kralı’nın yirmi gemisindeki mallar, Müslüman olan Baba Mehmed’in Ayasofya’da gösterdiği’ hazine, Tersâne bahçesinde öbek öbek yığılmıştı. Ayrıca diğer bütün kilise ve manastırlardan toplanan mallar da buraya getirildi. Bunlar deftere kayıt olundu, önce orduda hizmet eden hekimlere, göz…

  • Sonra Fâtih, iki rekât hacet ve şükür namazı kılmak için Ayasofya kilisesine girmek istediler. Fakat Ayasofya’nın dört tarafında oturan rahipler kiliseye kapanmışlar, damlardan, pencerelerden ve kulelerden İslâm askerleri üzerine zemberek, neft ve katran yağdırmaktaydılar. Fatih, hemen, Ayasofya’nın etrafını sardırdı. Üç gün üç gece çarpışıldıktan sonra, elli üçüncü günde Ayasofya ele geçirildi. Önce Sultan Mehmed, Ayasofya…

  • Yüksek mülkiyet ilkesini Fatih önemle uygulamıştır. 1476 yılından sonra imparatorluktaki emlak ve evkafın büyük kısmını ilga etmesi sonucu, devlet 20 binden çok köy ve mezraya el koymuştur. Fatih yeniden büyük miktarda araziyi tımar toprakları hâline getirdiği gibi yerinde bıraktığı emlak ve evkaf için de tasarruf edilen arazi gelirine göre eşkinci gönderme yükümlülükleri koyar. Toprak üzerinde…

  • Fatih, 4 bin Sırp’ı aileleriyle birlikte İstanbul’a getirir, şehre bağlı çevreleri tutsaklarla şenlendirir. Bir kısım vergi dışında tuttuğu Yahudileri İstanbul’a getirir. Rabbin’e sahip olma izni verilir. Yahudiler için Osmanlı İmparatorluğu gettosuz ve pogromsuz yeryüzü cenneti haline gelir. Mülklerini istedikleri gibi kullanabilmekte, istedikleri gibi giyinebilmektedirler. İstanbul’un fethinden sonra Yahudiler Balat semtinde ayakta kalabilen tek gruptur. Barkan’a…

  • Fatih Mehmet 1451’de ikinci kez tahta çıktığında ücret artışlarını onaylamadığından ilk yeniçeri isyanı olur. Yeniçeriler Edirne’yi yakarlar. Pazar alevler içinde kalır, bütün pazarcı başları öldürülür, depolar yanar. Yeniçeri ücreti yarım akçe artırılır. Sf. 103 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım 2013 –…

  • Roma ikiye ayrılıp Konstantin, İstanbul’u merkez yapınca, korku ve kuşku ile büyük oğlunu öldürmüştü. Fatih Sultan Mehmet yeni bir kanun getirmişti. Merkezi otoriteyi sarsmamak için Sultan, veliaht bırakmak şartıyla şehzadeleri öldürmeliydi. Kanaatimce bunda merkeziyetçiliği gerektiren üretim ilişkilerinin rolü önemlidir. Fakat bu kanun üretim güçlerinin gelişemediği, Celali olabilen taifenin arttığı Kanuni devrinde, şehzade isyanlarında rol oynamış…

  • Asya’da, Ön Asya’da bu mekanizmayı mükemmelleştiremeyen ve ikta verme işlerini kan bağlarıyla yürütmek isteyen hükümdarlıklar uzun ömürlü olmamışlardır. Osmanlıların başarılarından biri de buradadır (kulluk sistemi). Fatih Sultan Mehmet’in 20.000 kadar özel mülk halindeki köye ya da malikâneye el koyup tımarlı hale getirişi gibi. Sf. 59 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel…

  • (Moltke’nin Mektubundan 28 Aralık 1837, İstanbul) Türklerin genel bir hücuma hazırlandıkları bu sırada şehirde ikilik, cesaret kırıklığı ve kıtlık hüküm sürüyordu. Rumlar en amansız bir düşmanlıkla, âyin sırasında mayalı mı yoksa mayasız mı ekmek kullanılacağını tartışıyor ve vatan hizmetinde kullanılmak için ellerinden alınmasın diye hazinelerini yere gömüyorlardı. 29 Mayıs 1453 sabahı kuşatmanın elli üçüncü ve…

  • Bilen, tarih okuyan, musikiler dinleyen, Şark’a ve Garib’e açık, kendi emperyal protokolünü kendisi çizen, sarayını buna göre tersimleyen (resmeden, düzenleyen), mütevazı da olsa bir büyük hükümdar vardır.  Ve o, ateşli silahları kullanan bir ordunun başındaki mareşaldir.  Bu da çok önemli;  babası da mareşaldi, dedesi de mareşaldir, büyük dedesi de mareşaldir; fakat Fatih, ateşli silahların kullanıldığı,…

  • Tarihçi Dukas, Grandük Notaras’ın şöyle dediğini yazar : “Ayasofya’da bir Kardinal (Katolik Hıristiyan) şapkası görmektense, bir Türk sarığı görmeyi yeğlerim.” Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 210) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fatih’in ölümünün gözler önüne serildiğini, bunun üzerine devlet çapında bir cinayet olduğunu sanarak arkadaşlarını intikam almaya çağırdıklarını ve nümayiş yaparak, zor kullanarak Avrupa kıyısına ayak basıp, Yahudi mahallesini yağmaladıktan sonra, Saraya hücum ederek, tahtı Cem Sultan aleyhine gasp etmekle suçladıkları Vezir-i Azam’ın kafasını kestirdiklerini kaydetmektedir. Sf. 81 Alıntı;  Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz…

  • …Yeniçerilerin, … devlet çapında bir cinayet olduğunu sanarak arkadaşlarını intikam almaya çağırdıklarını ve nümayiş yaparak, zor kullanarak Avrupa kıyısına ayak basıp, Yahudi mahallesini yağmaladıktan sonra, Saraya hücum ederek, tahtı Cem Sultan aleyhine gasp etmekle suçladıkları Vezir-i Azam’ın kafasını kestiklerini kaydetmektedir.  Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 –…

  • Başka bir kaynağa göre de Fatih, İstanbul’u fethettikten sonra, imar işine başlamış ve şehrin nüfusunu artırmak için Anadolu ve Rumeli’nin çeşitli yerlerinden muhtelif unsurlara mensup insanlar getirtmiş, “Üsküp” şehrinden gelenleri “Üsküplü Mahallesi” adı verilen yere, “Mora” dan getirdiği Rum ailelerini Haliç sahilindeki “Fener” e yerleştirmiştir. O, önce “Selanik” ten getirdiği aileleri (Elli Cemaat) Yahudi Mahallesi’nde…

  • “Mora”dan getirdiği Rum ailelerini Haliç sahilindeki “Fener” e … “Selanik” ten getirdiği aileleri (Elli Cemaat) Yahudi Mahallesi’nde ve sonra “Sefed” den getirdiği aileleri de “Hasköy” de iskân etmiştir.  Daha sonra muhtelif yerlerden gelen Yahudi aileleri de kendi arzularıyla “Kuzguncuk” a yerleştirilmiştir.  (Dipnot: Sefed, Eski Beyrut vilayetinin Akka sancağında bir kaza merkezidir) Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi…

  • …  zorla İstanbul’a getirilen bir takım Yahudilerin inşa ettikleri ibadethaneye ‘Sürgünlerin İbadethanesi’ adı verilmiştir.  Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fatih; 29 Mayıs 1453 Salı günü, Justinien’in Süleyman Mabedi’nden üstün gördüğü “Ey Süleyman! Ben seni bile mağlup ettim!” diyerek övündüğü ve 915 sene 5 ay 5 gün kilise olarak duran Ayasofya’ya girip “Secde-i Şükran”a kapanmış, iki rekât namaz kılmış ve ilk ezanı okutmuştur.  …  Galanti, “Türkler ve Yahudiler” adlı eserinde, Fatih’in İstanbul’u fethettiği zaman orada…

  • Yahudiler, Beylikler Döneminden, İsrail Devleti’nin kuruluşuna değin, Osmanlı toprakları üzerinde huzurlu bir yaşam sürmüşlerdir. Tarihsel sü­reçte Fatih ile başlayan koruma şemsiyesi hanedan zincirinde aralıksız de­vam etmiştir. İstanbul’daki Hahambaşılık Kaymakamlığı daima saygı görmüş ve kimi istekler doğrudan Sultan’a iletilebilmiştir. Öyle ki, Theodore Herzl, II. Abdülhamit’ten Yahudiler için özerk nitelikli bir İsra­il yerleşimine izin vermesini istemesine karşın,…

  • Feramerz, yani Molla Hüsrev Efendi, 1460’ta Fatih Sultan Mehmed tarafından şeyhülislamlığa atandı. Ve yirmi yıl bu görevde kaldı. Sf. 332 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mehmet Roma tarihini iyi biliyor; Roma tarihinde karadan gemi taşımanın örnekleri var. Sf. 271 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 271) kitabından not alınmıştır.