Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Gizli Tarih I – Yalçın Küçük

  • Resmi tarihin uyuşturucu yanını şimdi daha iyi kavrıyoruz. Ve resmi tarihi dahi halkların afyonu sayıyoruz. Sf. 146 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.

  • Enver kaçınılmaz sondan kaçamamaktadır. Kardeşi, Bakü Fatihi Nuri Paşa veya Amcası Kut Kahramanı Halil Paşa, kaçabildiler; güçlenmiş Mustafa Kemal, Türkiye’de her türlü değerli eylemliliği yasaklayınca bir köşede yaşamaya razı oldular. Kuşçubaşı Eşref de yasaklıdır ve bir parantez ile Cumhuriyetin başından itibaren uyguladığı bu yasaklama teoremini daha önce görememem, büyük hatamdır. Kabiliyetler ve inisiyatif sahipleri ve…

  • Cahid, asıl soyadı “Üçok” olmakla, Profesör Coşkun Üçok vasıtasıyla büyük martirimiz (şehidimiz) Profesör Bahriye Üçok ile akraba idi ve Antalya’da, mübadeleden çok zengin bir ailenin henüz teen- age’inde (genç) pek güzel bir kızıydı. Paşa Hazretleri’nin Antalya’yı şereflendirdikleri zaman, üç teen-ager (genç) kız olup Afet ile dördü buldular, Afet de ol zamanda teen-age’indeydi, henüz profesör olmaktan…

  • Irk, dil ve din itibariyle Türkiye Çerkezlerinin hayli karışık olduklarını buyuruyordu. Sf. 145 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.

  • Batı dillerinde “Transkafkasya” ve Arabi “Mavera-i Kafkas” çağrılıyor, bizim yamaçtan ise “Kafkas-Berisi” demektir, Rusça “Pred-Kafkas” diyoruz, Azeriler, ki Rusyalılar ve bunlardan etkilenerek Batılılar “Tatar” tesmiye ediyorlar, Gürcüler ile bilhassa Ermeniler yaşıyorlardı, iç içedirler. İçlerine, Hazar Yahudileri, sürgünde gelip İsrael ile bağları kopuk Yahudiler ile Kripto-Yahudiler mebzulen (zibil gibi yani bol olarak) karışmışlar. Hakiki Tatarlar, Kırım…

  • Bu açıdan Evangelistleri hatırlatıyorlar; bütün Yahudilerin eninde-sonunda, İsa’yı Mesih kabul edeceklerinden eminler ve bu nedenle bir Yahudi düşmanlığı sergilemiyorlar, yarın’ın Hristiyanları olarak görüyorlar. Sf. 139 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 139) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cemiyet-i Akvam, 16 Aralık 1925 tarihinde, Musul’u, Büyük Britanya lehine karara bağladı. Son nokta ise şudur; 1926 İngiltere için bir savaş açısından en elverişsiz bir zamandı. Çünkü Büyük Britanya, yirminci yüzyılda en büyük işçi eylemlerini işte bu yılda yaşadı, daha doğrusu, 1925-1926 yıllarındadır. Önce “genel grev” ve sonra “madenciler grevi”, İngiltere’yi ve Londra’yı sallıyordu. Maden…

  • İnsanoğlunun en büyük yaşatanı ve en büyük zehiri, alışmaktır. Domuzlar, burunlarını pislikten, güzel oldukları için değil, alıştıkları için koparamıyorlar. Ve meraksızlık, isyansızlık’tır. İsyansızlık ise insansızlık’tır. Türkçe’nin düşmanları, hepsi, bizim de düşmanlarımızdır. İnsana en büyük ceza, insan’dan çıkarmaktır. Sf. 123, 124 Hep sevdiklerinden kopmuş olanlar, hep ve hiç gülmezler. Sf. 125 Alıntı; Gizli Tarih I –…

  • Peki, bir ilgisi var mı; 16 Şubat 1926 tarihinde, Türkiye Yahudi Cemaati, Osmanlı’dan beri elinde tuttuğu azınlık haklarından, tek taraflı olarak, vazgeçtiğini ilan etti. Artık Yahudilerimiz, Türkiye Cumhuriyetinin ayrıcalıksız vatandaşları ve “Türk” olmayı kabul ediyorlardı. İşte bu tam overdetermination yılında, Yahudilerimiz, “ne mutlu türküm diyene” dediler ve Türk oldular. Musul’un hediye edildiği zamanda, Türk rakamını…

  • Toynbee’nin (İngiliz tarihçi) güzel bir teşbihi daha var, hikâye ettiğimi hatırlıyorum, hırsızın müthiş olanı, asıl büyük hırsız, cürüm arkadaşlarından çalandır, diyordu. Teşbih, Londra içindi; Osmanlı mülkünü talan etmek üzere, İtalya ve Fransa ile birlikte sefere çıktılar ve evvelinde paylarını yazdılar; İtalya, Ege’de olacaktı ve Musul, Fransa’ya veriliyordu. Fransa’nın payını, kendilerine aldılar ve İtalya’nın payını Elenistan’a…

  • Yalnız masallarda esastır, kahramanlarımızın kişilikleri hakkında duyduklarımızı da nakletmemiz isabetlidir; Moorehead, Kemal Faşa Hazretleri için claustrophobia teşhisi koyuyor ki, kuşatılmış ya da kapatılmış olmaktan aşırı korku anlamındadır. Sf. 109 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kemal Bey’de protokol ve şatafat merakı son derece aşikâr idi; Sofya’ya ataşemiliter derecesinde tayin edildiğinde en lüks otelde kalması ve Cemal Paşa’dan hayranlık dolu mektup ile para istemesi calib-i dikkattir. Aynı şekilde Mütareke’de İstanbul’a geldiğinde Pera Palas’ta ikamet etmesini de izah hayli müşkil olmalıdır; o tarihte Dersaadet’te Pera’dan daha pahalı ve mutena bir otel olmadığını…

  • General Harbord, Sivas Kongresi’nin oy birliğiyle Amerikan Mandası kararı aldığı ve bunu bildirdiği görüşündedir. Harbord’un maruf raporunda, Mustafa Kemal’in şu sözleri de yer almaktadır: “After all our experience we are sure that America is the only country able to help us. We gurantee no new Turkish violences against the Armenians will take place”. Bu sözlerin…

  • “Türkiye’de Amerikan Mandası Meselesi” mevzulu bir monografi yazmış olan Doktor Mine Erol, “ancak Mustafa Kemal Paşa niçin Amerikan mandası lehinde konuşanlara, söz alarak, açık ve kesin bir cevap vermedi” sorusunu da vaz etmektedir. Sivas’ta Kemal Paşa Hazretleri’nin mandaya muğayyir bir kelamı olmadığı kesindir. Sf. 104 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran…

  • Falih Rıfkı Atay, “Atatürk’e, henüz Mustafa Kemal iken, padişahlığı ve halifeliği teklif ettikleri günleri hatırlıyorum” yollu da yazmıştır; bu ifade de, aşikâr, quantum metodunu yeniden davet ediyor. Nesne ile öznenin birbirinden pek de bağımsız olmadığını artık ben de ilke sayıyorum. Teklif edenlerin bir tahminleri olabilir: ayrıca, memnun etmek istediklerini de düşünebiliyoruz. Sf. 101 Alıntı; Gizli…

  • Bu beşliyi, Rauf, Kazım, Ali Fuat, Refet ve Mustafa Kemal’i, Anadolu’da, bir “Muvakkat Hükümet” kurmak isteyen komutanlar olarak teşhis ve tespit edebiliyoruz. İkisi, Ali Fuat ve Kazım, ilki Konya’da Yirminci ve diğeri, Erzurum’da On Beşinci kolordu komutanı idiler, demek düzenli askerleri vardı. Sf. 97 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006…

  • Nogales Bey’den söz ediyorum, İspanyol ve yerli karışımı olarak Venezüella’da doğmuştu, “Hilal Altında Dört Yıl” nam hatıratı İspanyolca olarak, 1924 yılında yayınlanmıştı, Bizde subay ve “Nogales Bey” oldu. Hatıratı’nda, Ermeni Kırım’ını bizzat gören tek Hıristiyan olmakla da övünmektedir, Hıristiyan idi. Büyük komutanlarımızı yakından tanıdı ve dört cephede, bizim safımızda savaşmıştı. Mr Mears, “Erzurum Valisi” ve…

  • Osmanlı Sultanı, Şark’taki bir mukavemetin, pazarlık imkânını artıracağını düşünecek tarih bilincine sahip olmalıdır dolayısıyla Kemal Paşa’ya, Vahidettin veya Ferit’in verdikleri sözlü direktiflerde bu noktanın da yer aldığını kabul etmemiz yerindedir. Sf. 94, 95 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 94, 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toynbee ne güzel söylüyor, büyük hırsızı, hırsızlık ortaklarının payından çalan olarak, tarif ediyor. Lloyd George ile birlikte, Londra, ortakları Fransa ve İtalya’nın hırsızlık torbasına el atan bir büyük hırsızdır. Sf. 94 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 94) kitabından birebir alınmıştır.

  • Almanlardan, diplomatik mahfilde, bir diplomattan üstün sayılan gazeteciler vardı; bir membaa da, “belki de Sami ırkına mensup olan bu muhabir” denilen Frankfurter Zeitung muhabiri Paul Wertz, bunlardan birisidir. Mütareke’de İngiliz Gazeteci Ward Price’ın da İngiliz servisleriyle irtibatı olduğunu, hatıratından, çıkarabiliyoruz, Mr. Price, Mustafa Kemal’in, İngilizlere hizmet arz ettiğini yazıyor; muktedir vali olarak düşünülebilir ve Price’ın…