Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Gladio ve Özel Harp Dairesi

  • Müthiş bir gizlilik var. Özel Harpçi olan siviller kesinlikle birbirini tanımıyor. Sadece aynı birimdeki isimler birbirini tanır, o da yalnızca kod adlarıyla… Sf. 52 Özel Harp Dairesinde operasyon ve eylemlerde askerler kadar önemli olan bu siviller, askerlerin Bordo Bereliler adını almasıyla birlikte onlar da Beyaz Kuvvetler diye anılmaya başlandı. Sf. 54 Alıntı; Özel Harp Dairesi…

  • Bu amaçla İzmir Menteş’te ilk Özel Harp Dairesi kampı açıldı. Kampın başına da yine Daniş Karabelen getirildi. Bu kampta Türk ordusundaki ilk paraşüt birliğini oluşturan Daniş Karabelen, aynı kampta ilk özel harp ekibini de yetiştirdi. Sf. 50 Amerika tarafından sağlanan finansla Eğridir Dağ Komando Okulu’nda da özel harpçiler yetiştirilmeye başlandı. Bu yeni özel harp okulunun…

  • NATO şemsiyesi altında oluşturulan Özel Harp Dairesi 27 Eylül 1952’de dönemin Milli Savunma Yüksek Kurulunun kararıyla kuruldu. Milli Güvenlik Savunma Kurulu, bugünkü Milli Güvenlik Kurulu işlevini görüyordu. Özel Harp Dairesinin merkezini konuşlandırmak üzere de Ankara Kızılay’da bir ev kiralandı. Doğrudan NATO merkezinden yönetilen bu daire, Türkiye’de ise Genelkurmay İkinci Başkanlığına bağlandı. Sf. 44 Alıntı; Özel…

  • NATO’ya bağlı üçüncü gizli ordu tarih bakımından İtalya ve Fransa’dan sonra Yunanistan’da oluşturuldu. Adı ise Koyun Postu oldu. Örgüt ilk önce Helenik Akıncılar Kuvveti adıyla faaliyet yürüttü. Sf. 42 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 007 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amerika da, 1947’den beri eski Nazi subayların öncülüğünde eğittiği özel kuvvetleri ilk kez Kore Savaşı’nda kullandı. Daniş Karabelen’in ekibinde 12 Mart 1971 darbesinin simgesi haline gelecek ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı yapacak olan Binbaşı Faik Türün de vardı. Amerika’ya giden ekip içinde yer almayan Türün, Kore Savaşı’nda özel harp tekniklerini öğrendi. Özellikle burada öğrendiği esirleri sorgulama…

  • Subaylar eğitimin devamını ise Georgia’daki Amerikan Piyade Okulu’nda görüyorlardı. Eğitimin son üç aylık evresi çok önemliydi. Çünkü bu bölümde adam öldürme, sabotaj ve bomba yerleştirme teknikleri öğretiliyordu. Teğmen ile albay arası rütbedeki subayların yer aldığı üsteğmen Alparslan Türkeş’in yanı sıra önemli bir isim daha vardı: Turgut Sunalp. Sunalp, (1) 16 kişilik ekip içinde Amerika’ya önce…

  •  Sol hareketlerin “siyasi bir oyunla ya da yıkıcı faaliyetlerle” iktidarı ele geçirebileceğini söyleyen Galula, gizli orduya halkı ayaklanmacılardan yani solculardan ayırmak için teröre yani kontrgerilla operasyonlarına başvurması gerektiğini belirtiyor. Galula, bu operasyonlardan ilkini “şuursuz terörizm” olarak adlandırıyor: “Şuursuz terörizmden maksat, alaka toplamak ve halkın dikkati bir defa çekildikten sonra gizli olarak bulunan taraftarları cezp etmektir.…

  • İstanbul Örfi İdari Mahkemesi’nde gö­rülen dava sonunda 29 Mart 1945’te 14 sanık beraat ederken 10 sanığa çeşitli cezalar yerildi. Ceza alan isimlerden biri de Alparslan Türkeş’ti: 9 ay 10 gün hapis.. Cezaevinde yattığı süre cezasını karşılayınca tahliye edildi. Sf. 27 Askeri Yargıtay, Turancılık Davası’nda verilen cezaları bozdu ve tüm sanıklar 31 Mart 1947’de beraat etti.…

  • Özel harp eğitim alacak ilk ekip 16 kişiden oluşuyordu. 1948’da Amerika’ya giden bu ekip içinde Turancılık davasından kamuoyunun adını duyduğu ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Türkiye’deki bağlantılı ismi olan Yüzbaşı Alparslan Türkeş vardı. Sf. 27 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 007 – Sf. 27)…

  • Nazi istihbaratının Sovyetler Birliği Birim Başkanlığı yapan Reinhard Gehlen, Hitler’in beyinlerinden biriydi Doğu Yabancılar Orduları Komutanı olarak Sovyetler Birliği’ne karşı savaşırken yenileceklerini anlayan Gehlen’e göre Hitler’den sonra komünizmle ancak Amerika mücadele edebilirdi. Bunun için 1945’te Amerika’ya teslim oldu. Sf.23 Gehlen, uyguladığı büyük işkence yöntemleriyle Sovyet’ler Birliği ve komünistler hakkında ciddi bilgiler toplamıştı. Bu bilgileri dikkatlice…

  • İleride 40 yıl boyunca adı kontrgerilla faaliyetleri içinde anılacak olan Türkeş, 25 Kasım 1917’de Lefkoşa’da doğdu. İlk askeri üniformayı Kuleli Askeri Lisesi’nde giyen Türkeş bu okulu 1936’da, Kara Harp Okulu’nu da 1938 yılında tamamladı. Bir yıl da Piyade Atış Okulu’nda eğitim gördü. Alparslan Türkeş, İkinci Dünya Savaşı başlamadan önce, 1939 yılının başlarında İnönü’ye bir mektup…

  • 26 Nisan 1944’de, aralarında Turancı hareketin önemli isimlerinin de bulunduğu grup, o dönemde Anafartalar Caddesi üzerinde bulunan Adliye’den Ulus’a doğru yürüyüşe geçti. Bu yürüyüş ilk ciddi komünizm karşıtı eylemdi. Yürüyüş boyunca “Kahrolsun Komünistler” sloganı atan gruba polis engel oldu. Eylemden sonra ırkçı grubun liderleri olarak 23 kişi tutuklandı, haklarında dava açıldı. Bu isimler şunlardı: Reha…

  • (Özel Harp Dairesi) 1994 yılında tümen yapılarak Özel Kuvvetler adını aldı. Yeni görevlerinden biri PKK’ya karşı mücadele oldu. Bu vesileyle de gittikçe güçlendirildi. Özel Kuvvetler şimdi kolordu düzeyinde. Sivil unsurların sayısı ise 10 binlerle ifade ediliyor. Sf. 11 Alıntı; Özel Harp dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 007 –…

  • Özel Harp Dairesi 27 Eylül 1952 tarihinde Seferberlik Tetkik Kurulu adıyla kuruldu. Diğer ülkelerdeki gizli ordular gibi varlığı sır gibi saklandı. TBMM’nin bile bilmediği bu gizli ordunun kurucuları ve sonraki yöneticileri Amerika’daki merkezlerde özel harp eğitimden geçirildi. Özel Harp Dairesi’nin eğitim, silah ve teknik malzeme ihtiyaçları bütünüyle Amerika tarafından karşılandı. Olası bir Sovyetler Birliği işgalinde…

  • Moon Tarikatı, Kore’nin bölünmesinden hemen sonra kuruldu.  Kurucusu, CIA’nın yan kuruluşu gibi çalışan, Kore İstihbarat Teşkilatı.  …çalışmalar sonucu bugün Güney Kore nüfusunda Hıristiyanların oranı yüzde 35’i buldu.  …  Moon tarikatının bir süre önce ölen Türkiye temsilcisi Kasım Gülek, Fethullah Gülen’in sağ koluydu. Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım…

  • Fethullah Gülen’in vazifesi, İslam Dünyası’nın her tarafından süper zeki çocukları seçerek Amerika’da okutmak ve sonra onları kendi memleketlerine müstakbel siyasi ve idari kadrolar olarak göndermektir.  Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.  

  • 25 Ocak 2006 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde Hikmet Çetinkaya, kendisine bir Cumhuriyet okurunun telefon ettiğini söylüyor, konuşmayı şöyle aktarıyordu;  “Erzurum’da Komünizmle Mücadele Derneği’nde Başkanlık yapan Fethullah Gülen’in Kontrgerillayla ilişkisini neden araştırmıyorsunuz?”   Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 – Sf. 86, 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şerif Hüseyin, ömrünün son yıllarını vaktiyle İngiliz altınlarından yapmış olduğu hatırı sayılır serveti sayesinde refah içinde geçirdiği Kıbrıs’ta eski KKTC Devlet Başkanı Rauf Denktaş’ın babası Raif Denktaş’la dost olmuşlar.  O vakitler küçük bir çocuk olan Rauf Denktaş, babasıyla zaman zaman Şerif Hüseyin’in evine ziyarete gidermiş. Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2.…

  • 11 Ekim 1951’de ilim Yayma Cemiyeti kuruldu. Görünürdeki amaç manevî değerleri gençlere öğretmekti; ama asıl niyet komünizmle mücadeleydi. Bir yanda Said-i Nursî’nin avukatı Seniyüddin Başak, diğer yanda Emekli Kurmay Albay Vehbi Bilimer liderliğinde İlim Yayma Cemiyeti hızla örgütlendi. Sonraki sayfalarda ayrıntılarıyla göreceğiz ki, en büyük destek masonlardan gelmişti; yönetimde masonlar vardı. Evet, düğmeye basılmıştı: İlim…

  • Elbette ki Papa II. John Paul ne mafya ailesindendi ne de bir P-2 üyesiydi. Ancak buna rağmen Gelli’nin gizli mason topluluğunun Vatikan içinde barınmasına göz yumdu ve Kilise’nin mafyayla olan bağlantısına son vermedi. Tam aksine bu bağlantıları daha da sağlamlaştırdı, Sf. 226 Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç:…