Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler
-
Bir insanın değeri, başka insanlara karşı takınmış olduğu tavırlar ve topluluk hayatının gerektirdiği iş bölümüne yaptığı katkı derecesi ile belirlenmiştir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bulunduğu yere kuvvetle kök salmış organizmaların bir ruhu olması gerekmez. Hareketle ruhsal hayat arasında sıkı bir bağlılık vardır. Bitki ile hayvan arasındaki fark da buradan ileri gelir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mizaçlar iç salgı bezlerinin yaptığı salgılara bağlı şeylerdir. Tiroit bezinin yetersiz bir şekilde çalıştığı eblehlik gibi bir hastalıkla karşılaştığımız zaman … Tiroit bezinin salgısının çok arttığı insanlar vardır. Bu hastalar aşırı derecede duyarlıdırlar; kolayca öfkelenirler ve çoğu zaman çok belirli endişe halleri ile birlikte giden telaşlı, gergin ve sarsak, faaliyetlerle belirlenmişlerdir. Guatr olmuş bir…
-
Birinci Murat Yeniçerileri kölelerden (kapıkullarından) oluşan bir muhafız alayı olarak kurmuştu. Daha sonra Yeniçeriler modern Avrupa’nın ilk sürekli ordusunun çekirdeğini oluşturdular. Elli yıl sonra zorlamalı bir devşirme usulü geliştirilmiş ve Yeniçeri Ocağının insan gücü kaynağı bu yolla garantiye alınmıştı. Hıristiyan babalar beş yılda bir, yerel yönetim yetkililerine ailelerinde kaç erkek evlat olduğunu bildirmek zorundaydılar. Beş…
-
Zaman ilerledikçe Mussolini de Stalin de bilinçli ya da bilinçsiz olarak Hitler’den bir şeyler almışlardı. Bunlar giderek daha çok nasyonal sosyalist olmuşlardı. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 257) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir yurtsever ille de muhafazakâr değildir; hatta soyut değilse de bir tür liberal bile olabilir. Yirminci yüzyılda bir milliyetçi pek liberal olamaz. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 253) kitabından birebir alınmıştır.
-
Milliyetçilik hem bencil hem benlikçidir. Çünkü insanî sevgi, insanın kendisini değil, başkasını sevmesidir. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.
-
Doğanın merhameti yoktur ve merhamet göstermez. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.
-
Demokrasiye yönelen tehlike politik ayrılıkçılık değildir. Kırgınlık ve açgözlülükle beslenen hırstır ve açgözlülükte bir nedenden çok bir sonuçtur, bir korku duygusunun sonucudur. Bu korku gerçekte mali güvensizlik korkusu değildir. Kişisel yetersizlik korkusudur. Açgözlülüğün babası, kendini beğenmişliktir. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yirminci Yüzyılın başlıca politik gücü milliyetçilik olmuştur, komünizm değil. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kemal Paşa … Kurtuluşa .. Çok büyük ihtimalle Damat (Damat Ferit) vasıtasıyla İngilizlerin onayı sağlanarak katılıyor.. Bu tarihe kadar Türkiye Ordusunda sıradan subaylardan birisidir; başarısızlıkları, başarılarından çok çok fazladır. Sevgisiz, geçimsiz, hiçbir özgürlük ve ihtilal hareketine girmemiş, kendisine son derece güvensiz, hatta sıkıştırılmışlık kompleksi olan bir kimsedir. Geçmişi politik açıdan boş, ve geçmişinde başarıdan çok…
-
Benim önyargıma göre “biz” Türklerin müzik değeri olan sesi olamaz. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 462) kitabından birebir alınmıştır.
-
Orhan Veli’nin, boynu bükük, dejenere insanların şairi olduğunu yazdım; çok küfür aldım. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 474) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dönekler Ortodoks’turlar. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 479) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hainlik iddiası bir zamanlar Kemal’in Vahdettin’e yakınlığının üstünü örtmek ve Kemal’le Osmanlı yönetimi arasında ayrılık olduğu izlenimini vermek için, tarihte yaratılmış ve sürdürülen bir terördür. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 457) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yalçın Küçük’ten Yaşar Kemal’e mektup:) Ne yazık, senin anadilin Kürtçedir ve senin, anadili Kürtçe olanların kendi dillerinde okuyamamaları büyük bir talihsizliktir. Dili seviyorum ve dili sevmenin yeni sözcükler uydurmaktan daha çok dilin yapısını geliştirmek, kuruluşunu zenginleştirip esnetmek olduğuna inanıyorum. Bu, bir. İkincisi, Türk diline en büyük zararın Türk Dil Kurumu tarafından verildiğini düşünüyor ve hep…
-
Dilini sevmeyenin halkını sevebileceğini hiç sanmıyorum. Dili katledenlerin halkını sevdiğine inanmam mümkün değildir. Felsefesi ve insan içini çözümleyen romanı olmayan hiçbir dilin gelişmesini mümkün ve muhtemel göremiyorum. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 394) kitabından birebir alınmıştır.